Skip to content

Sinema eleştirmenleri ve programları...

14 replies · 448 views

DE
Demonaz
Joined: Aug 21, 2002
24 posts
Aug 22, 2002, 06:32 PM#456

Sinema eleştirmenleri ve programları...

Merhaba,

Türkiye' deki Sinema eleştirmenleri ve programları hakkında neler düşünüyor sunuz?

LY
lynch2046
Joined: Jun 01, 2002
109 posts
Aug 22, 2002, 08:23 PM#457

Türkiye deki sinema eleştirmenlerinden memnunum.Ama sevmediklerim de var.Her eleştirmen filmi kendine göre algılar buna bir itirazım yok.Ama mesela Tunca Arslan gibi birini hiçbir zaman sevmem.Çünkü kendisinin de söylediği gibi bazı siyasal ideolojiler bağlamında eleştiriyor filmleri.Yani bir film onun siyasi görüşünü paylaşıyorsa iyi,paylaşmıyorsa kötü ve orta!Bu benim sinemada en çok karşı çıktığım konuya denk düşüyor.
Kutlukhan Kutlu ve Tuna Erdem ise en sevdiğim eleştirmenler.Onlar çok sağlam düşünce ve kıstaslarla film eleştirisi yapıyorlar.Ayrıca Tuna Erdem in bir filmden eşeleyip önümüze sunduğu ve kimsenin aklına bile gelemeyek yargılar mevcut.
Beyazperde,Ve Sinema dışında sinema programı takip edemiyorum.(Aslında bu ikisi dışında başka pprogram var mı onu da bilmiyorum)
Seviyeli programlar ama kimi eksiklere sahipler.Bunlardan bir tanesi bizi televizyonda sessiz sedasız gösterilen başyapıtlardan haberdar etmemeleri.(Olay Tv de bir arkadaşım söylemese izleyemeyeceğim "Eraserhead" filmi).Bir başkası az kısa film göstermeleri.
Bunun dışında şikayetim yok!

Martin Mystere
Martin Mystere
Joined: May 27, 2002
1,621 posts
Aug 22, 2002, 08:54 PM#459

lynch2046 wrote:

...Ama mesela Tunca Arslan gibi birini hiçbir zaman sevmem.Çünkü kendisinin de söylediği gibi bazı siyasal ideolojiler bağlamında eleştiriyor filmleri.Yani bir film onun siyasi görüşünü paylaşıyorsa iyi,paylaşmıyorsa kötü ve orta!Bu benim sinemada en çok karşı çıktığım konuya denk düşüyor...

tunca arslan cok tutugum bir yazar degildir ancak bir seyi eksik birakiyoruz galiba. film okuma, ya da elestirisinde politik elestiri yapmak yanlis bir sey degildir. cesitli kurmalar cercevesinde film okuma yapmak mumkun. bu bir tarz olarak ortaya konabilir.

sadece politik elestiri ile degil, femsinist kuram, sosyolojik cozumleme, tarihsel bakis, gibi yontemlerce "her" filmi cozumlemeye calismak mumkun (elbette filmin ana vurgusunu gozden kacirip tek bir elestiri yontemine bagli kalinca yazi guduk kalabiliyor.) ancak elbette hepsinin kendi ic tutarliligi saglanmissa yazida. elbette bir okuyucu olarak kendi adima en keyiflisi "cok acidan" bakilmis yazilari okumakta. tuna erdem'in matrix ile ilgili yazdigi yazinin tadi hala damagimdadir mesela.

DE
Demonaz
Joined: Aug 21, 2002
24 posts
Aug 23, 2002, 11:48 AM#462

Merhaba,

Tuna Erdem' in sinemayı yorumlama tarzını bende beğeniyorum.
Özelliklede fantastik tür hakkındaki düşünceleri beni tatmin ediyor.
Birde, birara CNNTürk' deki sinema programında bir bayan eleştirmen
vardı. Şimdi adı aklıma gelmiyor, o da çok iyi yorumluyordu filmleri.

Türkiyede çok fazla eleştirmen olduğunu düşünüyorum. Hatta çoğu
eleştirmenin, eleştirdiği filmi izlemeden işe koyulduğunu tahmin ediyorum.
Mesela; Final Fantasy filmi için yapılan eleştirilere bakarsak bu açıkca belli
oluyor. Daha film gösterime girmeden herkes garip düşüncelerle ortalıklarda
dolaşıyordu. Felaket senaryoları yazılıyordu. Film gösterime girdikten sonrada
bu durum daha da ateşlenerek devam etmişti.

Citizen Kane filmini tüm zamanların en iyi filmi olarak gören insanların,
Matrix gibi bir filmi eleştirmesinede bir anlam veremiyorum. Ne yazacağı
veya söyleyeceği zaten bellidir bu kişilerin. Filmi yerden yere vurur ve
bir küfür etmediği kalır. Veya, Bram Stoker's Dracula' yı şöyle eleştirirler;
Filmin niye bu kadar tutuğunu anlayamıyorum, filmin başarısı kadrosundan
kaynaklanıyor. Yönetmenide tanınmış birisi olunca izleniyor tabiki.

İnsanların sıkıştıkları kalıplardan sıyrılıp daha geniş bakış açılarından bakmaları
gerekiyor. Bunları defalarca birçok eleştirmene bildirdim. Fakat çoğu üzerine
bile almadı. Neyse, konuyu burada kessem iyi olur. Yoksa sinirlerim tepeme
çıkacak.

Programlara gelince; TRT' de daha önceden birçok sinema programı vardı.
Kısa filmlerin gösterildiği birkaç program biliyorum. Şimdi bu programlar
yayından kaldırıldı ne yazık ki. Zaten bu hep böyledir; TRT hiçbir zaman kültüre
ve sanata gereken önemi göstermez. Göstermeye çalıştığında da farklı bir
şekilde gösterir. Beyaz Perde programını zamanım oldukça takip ediyorum.
Fazla iyi olmasada orta düzey bir program diye düşünüyorum. Süresi
kısaltılmasaydı daha iyi olurdu. Büyük ihtimalle yakında yayından da kaldırırlar.

CNNTürk' de Pelin Batu (yoksa başka birisi miydi?)' nun sunduğu bir program
vardı. Fena değildi doğrusu. Birde NTV' nin Sinema Sinema diye bir programı var.
Gerçi süresi az ama hiç yoktan iyidir. Ayrıca NTV' nin bu konuda daha iyi çalışmalar
yapması gerektiğini düşünüyorum. Nede olsa bu ülkenin en iyi kanalı. CNBC-E' de
Hollywood filmlerinin kamera arkası yer alıyor, mutlaka izleyin derim

Martin Mystere
Martin Mystere
Joined: May 27, 2002
1,621 posts
Aug 23, 2002, 08:21 PM#463

yazilan uzun uzun seylerden sonra sunu anladim ki tartismamizin eksenini daha net belirleyerek ilerlememiz gerekiyor. en iyi program hangisidir, tartismasinin cevabina ulasbilmek icin "elestiriden ne bekliyoruz" ya da "elestiri nedir, ne olmalidir?" sorularini yanitlamak gerekli. biraz moderator rolu ustlendim ama gercek mderatorler affetsinler simdilik. verilen cevaplar uzerine ben de yazmak isterim fikrimi...

LY
lynch2046
Joined: Jun 01, 2002
109 posts
Aug 24, 2002, 05:18 PM#468

Eleştiri bir filmi her yönüyle masaya yatırmaktır diyebilirim.Aslında eleştiri türleri üzerine pek fazla bilgim yok."Femsinist Eleştiri" nedir o nuda bilmem.Bir filme siyasi ideolojilerle bakılması aslında benim kendimle ilgili bir sorun.Yani siyasi ideolojilerle kendi içinde tutarlı eleştiriler olabilir belki ama benim gibi politik sinemayı kabullenmeyen bir insan için tamamiyle kişisel olarak bu eleştiri tipini dolayısıyla Tunca Arslan ı sevmiyorum.
Bir eleştiriden ilk ve en önemli beklentim benim görmediğim bir takım özellikleri oldukça öznel bir bakış açısıyla harmanlaması."Eleştiri nesneldir"düsturunu desteklemiyorum.Eleştiri öznel bir yazındır diye düşünüyorum.

Majere
Majere
Joined: May 29, 2002
982 posts
Aug 24, 2002, 06:14 PM#469

Filmi begenip begenmemek ozneldir.
Elestri nesneldir.

DO
dopey
Joined: Jul 03, 2002
914 posts
Aug 25, 2002, 11:05 AM#470

eleştirmenler

Eleştirmenler

Sinema programlarlarını ve eleştirilerini ayrı ayrı ele alacam ..ilk önce eleştirmenler

*Mehmet Açar benim ilk üçümde 2 numara ..seviyeli ve entelektüel bir eleştirmen her türe hemen eşit değerlendiriyor.. kült filmleri seven ve hisseden biri ayrıca roman yazarı eleştirilerini sinema dergisinde okuyabilirsiniz.. kendisi sinema dergisinin genel yayın yönetmenidir.. ayrıca sanırım moby nin gayri meşru kardeşi sanırım : ))
*Tunca Arslan eskiden oldukça sevdiğim bol kıllı bir eleştirmendi.. ama kendisi ile fi
tarihinde bir söyleşisinde american pie 1 hakkında bir polemiğe girmiştik.. filmi tür gözeterek eleştirdiği için filmi en hafif tabirle çıktığı deliğe sokmuştu.. ben de neden tür gözeterek eleştiriyorsunuz bu nadide teen comedy i dedim .. demez olaydım.. sonuçta kendisi alt metinlere önem veren ve siyasi filmleri seven bir eleştirmendir..
*Atilla Dorsay Türk sinema eleştirmenlerinin atasıdır.. ama artık emekli olması lazımdır.. bunu düşünmemin sebebi geçenlerde abre oj lojos un türkiye de gösterime girmediği ni belirttiği bir yazısını okudum.. geceyarısı sinemasından Kaan da uyan Atilla dorsay isimli bir mail attı guruba ..evet Atilla Dorsay ya uyan yada bir daha uyanma da aklımızı meşgul etmiş olma..
*Tuna Erdem eleştirmen piyasasının en cool hatunudur.. kendisiyle birkaç defa festival filmlerini antraktlarında görme şerefine nail oldum .. özellikle bilimkurgu türüne verdiği değeri severim.. eleştirilerindeki dolaysız ve yalın dili çok severim..ayrıca kendileri ilk üçümün 3 .sırasında iştigal etmektedir..
*Alin Taşçıyan kara kuru ve kısa bir kadıncağız olmasına rağmen erkek hegemonyasının üstün olduğu bir piyasa da kendine sağlam bir yer edinmiştir.. tek falsosu aksiyon filmleri ne olan ön yargısıdır.. benim gözümde senior sınıfı bir eleştirmen olup eski milliyet sanat tayfasından çıkmadır.. seksapalitesi olan bir eleştirmendir..
*Sevin Okyay a gelirsek ,inanın babannendem daha çok seviyorum bu kadını ..katıldığım her kültür-sanat eyleminde onu gördüm..edebiyat üzerine eleştirilerini severim ama sinema konusunda aynı başarıyı elde edemedi bir türlü .. aynı zamanda başarılı bir çevirmendir kendileri.. ama bence hiçbir zaman başarılı bir sinema eleştirmeni olamayacak ..emeklerine izlediği filmlere ve okuduğu kitaplara ve yazılarına verdiği emeğe saygı duyduğumu söyletip yaşam enerjisinin hiç bitmemesini dillerim..
*Fatih Özgüven son dönemler de en baba eleştirmenidir.. sonsuza yakın olduğu sandığım bilgi birikimi ve yazılarında kullandığı nüktedan dili ile ideal eleştirmen prototipidir. Benim ilk üçümün zirvesindeki bu sahış aynı zaman da bir edebiyat devi olan nabakov un bir kitabını çevirmiştir ..bununla beraber oscar wilde ın sosyalizm ruhu kitabını da çevirmiştir.. zatı-şahaneyi radikalden takip edebilirsiniz..

Diğerlerine gelirsek Murat Özer yeni nesilden sağlam bir eleman ..Engin Ertan ise sinema dergisinde güzel eleştirileri olan bir eleştirmen.. son olarak Uğur Vardan , Burçin Yalçın , Ali Ulvi Uyanık ve adını hatırlayamadığım diğerleri gereksiz bir eleştirmenler güruhudur.

Last edited: Aug 25, 2002, 02:14 PM (1)

RO
rocco
Joined: May 29, 2002
77 posts
Aug 25, 2002, 12:03 PM#473

vallahi şu eleştirmen tayfasına yıldız vermek gerekirse

m. açar ***
a.dorsay ***
sevin okyay **
alin taşçıyan**
tuna erdem ***
fatih özgüven****
uğur vardan***
tunca arslan**
necati sönmez***(elestiri yazısı pek yok ama olsun, sağlam adam)
murat özer***

bu arada uğur vardan'ın hakkı yeniyor. adam üç yarı cephede fhm editörü, radikal futbol editörü, aktüel de bişilerin editörü

ayrıca dopey sen nerde kalmışsın be. murat özer'in yeni nesil'den olduğunu iddia etmekle dosta düşmana naftalin koktuğunu ima ediyosun. kendisi sinema dergisinin ilk zamanlarında derginin önemli kalemlerinden biriydi. nerdeyse bi memet açar kadar eskidir afedersin. cem altınsaray, tamer baran, ali hakan gibiler unutulmuş. yazık

DO
dopey
Joined: Jul 03, 2002
914 posts
Aug 25, 2002, 02:11 PM#474

rocco abi yapma be abi.. murat özer benim için hep genç bir yazar olarak kalacak.. yeni nesilden kastım o ..ayrıca uğur vardan a her ortamda bitmesini söylediki.. herifçioğlu yabani ot gibi radikalde nereyi açsam karşıma o çıkıyor.. ayrıca hiç bir konuda kendisi yetkin biri olarak göremedim .. unuttuğumuz bir kaç insan olabilir ama kusuruma bakmayın hepsini aklımda tutamıyorum dog pack gibiler .. abi tekrar özür diller 30 santimlik zamazingonun başına birşeyler gelmemesini dillerim.. :o

majare ye de tespitinden dolayı başarılar dillerim..

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Aug 28, 2002, 06:10 AM#489

tunca arslan hakkında çoğu eleştiriye ben de katılsam da ne yalan söyleyeyim onun da yazarlık sıfatıyla var olması gerektiğine inananlardan biriyim.çünkü,arslan çoğu yazardan daha iyi bir literatüre sahip.ve araştırma yazıları sayesinde çoğu "underground" filme dikkatimi çekmeyi başarmıştır.

DO
dopey
Joined: Jul 03, 2002
914 posts
Sep 07, 2002, 08:53 PM#521

Sinema proglamları açısından ne yazıkki pek şanslı bir durumda değiliz .. basında boş olan her delikten fıtlayan eleştirmenler iş telvizyonda sinema programı yapmaya gelince boş oturuyorlar..
Gözüme çarpan tek iyi sinema programı beyaz perde tuna mehmet ve alin takılıyorlar filmlere. Her bir farklı bir eleştiri tarzının temsilcisi olarak programı dengede tutuyorlar.. arkasından başlayan sinemanın büyüsü kuşağı ile beraber izlendiğinde bir sinefil kolaylıkla sinemaya doyabiliyor.. (tabi ki sadece bir gece için) ..
Son olarakta gözüme çarpan gerçektan kötü sinema programı number one tvnin 35 mm adlı kısa fragman ağırlıklı programı ... zıpırcan vj ler fragman aralarında etmek oldukları o gereksiz 3 5 cümleyi keşke sarfetmeseler.. benim önerim programa sağır dilsiz ve kör bir vj konulması..
Unutuğum diğer proglamlar için özür..

SO
SOLAS
Joined: Jul 09, 2002
236 posts
Sep 09, 2002, 03:53 PM#549

varolanlarla ilgili zaten herkes yorumunu yazmış birde türkiye debu işi başlatanlar ve bu günkü duruma gelmesini sağlayanlar var hazır böyle bir başlık açılmışken bir nijat özön ü, nezih coş u, tuncan okan ı, halit refiğ i, ve tabi ki agah özgüç ve burçak evren i de ayrıca belirtmek istedim (sevgi ve saygıyla selamlarım)
benim sorunum daha çok şu noktadan kaynaklanıyor: Türkiye de pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da yapılan işin sınırlarının belirsizliği sorunu var hemen açıyorum eleştirinin nerde ne amaçla yapıldığı bence çok önemli çünkü hafta sonu gazetesin açıp gitmek için bir film seçmeye çalışan insan için yazılan yazı ile bir sinema dergisinde veya sinema ile ilgili bir kitapta yazılan yazıların arasında her açıdan (içerik ve biçim ve üslup) fark olması gerektiğini düşünüyorum ve düşündüğümle de kalıyorum çünkü başta belrttiğim gibi türkiye de neyin nerde karşınıza çıkacağı belli olmadığından büyük heyacanla aldığınız bir dergide veya kitapta sanki haftasonu gazeteye koymak üzre yazılmış bir yazıyla karşılaşabileceğiniz gibi bir gazetenin haftasonu ekinde de içerik açısından sizi ters döndüren bi yazıyla karşılaşabiliyorsunuz( örnek bence tuna erdem in radikal cumartesi de ki yazıları)
bugün türkiye de sinema üzerine-özellikle de türk sineması üzerine- birşeyler yazmak gerçekten zor çünkü ciddi bir kaynak sorunu yaşıyorsunuz filmlere ulaşmak imkansıza yakın bu durumda elinizde kaynak olarak az sayıda sinema yazarının yazdığı az sayıda kitap ve daha fazla sayıda yazı kalıyor fakat bugün türkiye de türk sineması üzerine yazılan kitapların bir kısmı yazarın gazete ve dergilere yazdıklarının derlemesinden öteye gitmiyor bu durum gerçekten kötü çünkü sinema kitabını bu alanda uğraşan ilgilenen biri alır fakat o kişi de kitapta bu tür yazılarla karşılaşınca zor durumda kalıyor işte bu yüzden türkiye de türk sineması üzerine yazılan kitapların çoğu iyi niyetli fakat yetersiz eksik çlışmalar olarak karşımıza çıkmakta buda bir soru akla geliyor: böyle yazılarla bir kitap çıkarmamak mı yoksa ne olursa olsun deyip kitap haline getirmek mi?(soruyu türkiye gibi sinema üzerine çok sınırlı yayının olduğu bir ülkeyi göz önüne alarak cevaplayınız.)
son bir not : hafta sonları zevkle okuduğum radikal in sinema ekinin radikal cumartesiye dönüşüp sinemanın giderek daha az yerde daha az kaliteli yazılarla verilmesi haftasonlarıma ve kahvaltı keyiflerime büyük darbe vurmuştur acı ile belirtilir!

ES
esmirna
Joined: Aug 15, 2002
7 posts
Oct 03, 2002, 10:55 AM#716

basinda oldugu gibi tv'deki sinema programlarinin da erozyona ugradigini uzulerek izliyoruz. biz buyudukce yabanci muzik programlari azalmisti artik sinema programlari da teker teker yayindan kaldiriliyor ornegin trt'deki ve sinema. konuyla ilgili bir yazi da cikmisti gecenlerde :
http://www.radikal.com.tr/veriler/2002/09/17/haber\_50206.php

RO
rocco
Joined: May 29, 2002
77 posts
Oct 03, 2002, 12:11 PM#717

Yahu insan niye inat eder Sevin Okyay'dan şekil yapacağım die. Kardeşim ne kadar ekmek o kadar köfte, en fazla saç biçimini değiştireceksin. Daha ne kadar ileri gidebilirsin ki! yazık

You need to log in to post a reply.