türkiye de film çekmenin zorlukları
8 replies · 275 views
türkiye de film çekmenin zorlukları
yaşadığımız ülkede sinema bir sektör olamamış durumda ve genelde iyi yapımlar bağımsız ellerden çıkıyor ee tabi o da zorla...
peki siz bir film yapmak isteseniz , filmin kendi içinde mevcut olan tüm işleri bitmiş olsa yani senaryo casting kurgu falan... ilk olarak ne yapmanız gerektiğini biliyormusunuz....
işte şimdi türkiye de niye insanların TV dizisi çekerken bu kadar imkana sahip olduğunu ve neden bir sinema filmi çekiminin bu kadar kolay olmadığını tartışalım.....
oysaki bilmem kaç bölümlük dizilerin mali tutarı ortalama bir sinema filminden daha fazla.....
Tv dizilerini de geçiyorum ben, 1 reklam filmi için harcanan para kullanılan ekipmanla neler yapılabileceğini düşündükçe...
Artık sektör oluşmamış,oluşmazmış,oluşurmuş ama şu gerekliymiş konuşmaları da bir yere varmıyor,çünkü o oluşmamış sektörün içindeki herkes aynı şeyden dert yanıyor ve yine bir şey olmuyor. İran Sinemasını takip etmek bu yüzden önemli işte,case study bize.Tabi onlarda bir Farabi Fonu var ve devlet tarafından destekleniyorlar, hani insanın inanası gelmiyor neyyse.
kardeşim bu ülkede her şey bürokrasiyle yürüyor. en ufak bir şey yapmak için on yerden izin almanız gerekiyor. ayrıca düşündüğünüzü filme dökerseniz hayatınızı geri kalan kısmını DGM den DGM ye dolaşarak geçirmek zorundasınızdır. çok laf kalabalığı yapmadan direk bir anımı anlatarak bitireyim: yaklaşık iki aydır kısa bir film çekmek için oradan oraya dolaşıyorum. kafadan üç senaryo değiştirdim. iki hafta sonra çekeçegimiz filmin tamamı evde geçiyor. neden mi? çünkü ilk senaryoda bir sahne dışarda geçiyordu ve bizde kameradan görüntünün kalitesini ölçmek için öylesine çekimler yapıyorduk ki bir araba önümüzde durdu. ne dese beğenirsiniz; orada çekim yapmak için kara yollarında çekim izni almamız gerekiyormuş. okulda öğretmenlerle ilgili bir anket yapıyorduk sadece ödevimizde geçtiği için tabii. müdür ne dese iii; milli eğitim bakanlığından izin almamız gerekiyormuş nasıl alacayız amca önce dilekçe yolluyormuşsunuz. iki aya kalmaz cevap geliyormuş(çok erkenmiş gibi söylüyor.) tabi kabul edilip edilmediği belirsiz... böyle gider . tabi ödev vereceğimiz ders çoktan geçmiş olacak. yani beni sinema yapmaya iten tek bir neden vardır. içimde kabaranı film denen olaya ışık olarak düşürmek . diğerlerinin işiyse bunu ellerinden geldiğince zorlaştırmak.
......
Bu arada yaptığınız filmi kime izleteceksiniz? bu filmi kim izletecek? bu filmi yapmak için kaynağı nerede bulacaksınız? .....
sonra biri çıkıp Zeki Demirkubuz'a laf ediyor benim şalterler atıyor..
biraz dağınık oldu galiba.... özür dilerim, acele yazdığımdan.
Benim güzel ülkemde sinemayla yakindan ilgilenen herkes "bir gün mutlaka xxxx bir film çekecem, herkes görecek", "bir gün xxxxde ödül alirken söyle yapacam" demekten ideal sahibi olmaya firsat bulamiyor. Herkes vatani kurtaracak kahramani oynamayi istiyor. Kimse bu ise baska türlü katki yapabilir miyim diye düsünmüyor.
ad or no ya da katiliyorum. Sanat tüketecek kadar bir ekonomik gelismislik düzeyimiz de yok ama herkes yönetmenlik hevesinde.
Söyle bir cümle de var. "Aklimda bir senaryo var ki offff". Yok abi öyle bir senaryo. Çekilmedigi sürece de o senaryo olmayacak. Hatta çekilmeyi bir tarafa birak, izlenmedikçe olmayacak. Aylardir buradan bagiriyorum, "artik tüm bagimsiz kültür sanat camiasinin omuz omuza vermesi lazim" diye. Ama bu en amatör ruhla olusan sitede bile, "siz söylesiniz böylesiniz ben süperim", "günün birinde bir film yapacam, aman da aman"...
Nerede gösterilecek, hangi medyada yer bulacak, tanitimini, dagitimini nasil yapacaksin, teknolojin ne düzeyde, cebinde para var mi, sponsor olacak kisi ya da kurumlarin istahini kabartacak bir fayda gösterebiliyor musun?
Körü körüne giriliyor bu islere, iki üç yil sonra da "abi benim agzim yandi, bu ülkede olmaz" deyip kenara çekil.
haytımız roman birer filim neyi ne zaman isteklerimizi yerine getirmek her zaman olmuyor herkes guzel birseyler yapmanın pesinde ama ne kadar cabalıyoruz ne kadar emek sarf ediyoruz kendimize soruyoruz mu emek hicbir zaman kaybedilmeyen nadide bir el isi hatırladıgım bir guzel soz vaardı ( bedava peynir yanlız fare kapanında olur ) her birimiz daha cok calısır yapcagımız ise inanırsak basaracagımıza ben inanıyorum sartlar ne olursa olsun hedefimiz yuksek tutugumuzda turk sinaması bir yere gelecektir bunu yapmak ...
TR de film çekmek zor
Sadece TR de diil her ülkede film çekmek zor...
TR de film yapmak için Nerede çekecekseniz o ilin vilayetine bildirimde bulunuyorsunuz (dikkat izin diil ) ve çekime başlıyorsunuz. Çünkü çekmeden önce izin alma zorunluluğu yok. Çekmeye başladığınız anda suç işlemeye de başlıyorsunuz demektir :-)))
Film çekiminin zorlukları;
Ekonomik zorluklar / Para , sponsor, Kültür B.nın Sinema Fonuna biriktirdiği paraları sinemaya vermemesi...
Yaratım zorlukları / ii senaryo, ii ekip, ii ekipman
Yasal engeller / üstte yer alıyor
Ve yaratıcılık... / Altyapıda bu memleketle ve dünyayla ilgili ii bir okuma, bu memleketi tanıma felsefesi olmama +felsefesi olmama, ülkesinin aydını, entellektüeli olamama... vs. vs. Daha ne diim.
PiSi: Gözleri deniz köpüğü / dudakları martı kanatlı kızlar severdik...
Sandinista duruşlu ve bahar gülüşlüydüler
Her gülüşlerinde bin sevda
Her öpüşlerinde bir dünya yaşardık
../.
evvela sait faik'in "yazmasam delirecektim" dedigi gibi "cekmesem delirecegim" diyebilecegi kadar inandigi projeleri olmali insanin...zoruklari asma gucunu bu duygu verecektir sanirim..
endustrinin carklarina ne kadar girmek istemeseniz de en iyi ihtimalle dagitim ve gosterim asamasinda bu iliskilerin icerisine girmek kacinilmaz. sistemi cok iyi anlamak gerekiyor bu durumda. bu konuda hayal kirikligina ugramamanin en iyi yolu beklentileri gercekci olarak kurmak olacaktir.
ben film cekmedeki temel problemin para olduguna inanmiyorum.. asil mesele film cekmek isteyenlerin bu is icin gercekten inandiklari projeler uretmemeleri..
maalesef bu ise gonul verdigini soyleyenler bile ornegin kisa film cekmeyi sadece bir gun uzun metraja sicrayabilmek icin bir basamak olarak goruyorlarsa bu da sinema uzerine pek kafa yorulmadigini anlatiyor bana...
sinema uzerine okumadan; edebiyatla, guzel sanatlarla hasir nesir olmadan; topluma ve hayata dair kavramlari kendi icinde tartismadan bu is olmaz diyorum... olmuyor da...
"imkanlarim arttikca onu kullanma becerim azaliyor" (bresson)
You need to log in to post a reply.