jeunet!caro!jeunet!
11 replies · 196 views
jeunet!caro!jeunet!
buyrun burdan yakin. elini neye degdirse altina çeviren bu abi(ler)in en iyi isi hangisidir?
önemli not: burda marc caro'nun hakkini yemisim gibi bi durum olustu. fazla seçenek olsun diye yaptim. pismanim.
ben delicatessen dedim. hayatımı değiştiren filmdir. o sebeple duygusal bir bağımız var. üstelik caro ve jeunet ile bu film sayesinde tanışmıştım. ama city of lost children ve amelie'nin de hastasıyım. biline. yani aralarından sweçim yapmak benim için zor oluyor...
ben de amelie ile şarküteri arasında kaldım ama hislerim mantığımı yendi ve amelie dedim...
bir de ben yojinin anket konusunda çok başarılı olduğunu düşünmeye başladım...kendisini bizi anket manyağı yapmaya çağırıyorum buradan...
hatta bunun için ayrı bir forum bölümü bile açılabilir bana kalırsa...
onumuzdeki günlerde insallah daha iyi anketlerle sinefillerin karsisinda olacagiz. bir kaç proje var gündemde. çok yakinda bunlari hayata geçirmek istiyoruz ama türkiye'de anketlerin durumu malum. bu nedenle düsük bütçe gerçegini aklimizdan çikarmamaya çalisiyoruz. "minimum parayla maksimum soru" parolamiz zaten. sagolun varolun.
ya bende itiraf edicem,Amelie dedim.
bakın buradan da biçok sonuç çıkabilir,filmleri izledikten sonra,hangi kriterlere göre değerlendiriyoruz,ve filmin genel imajı hafızamızda neye göre kalıyor.bu sonraki değerlendirmelerimizi nasıl etkiliyor di mi???vs. vs..
ben neden delicatessen'i seçtim?
1- öncelikle bu ikilinin çektiği ilk uzun metraj filmleri. adamların ve benim ilkgöz ağrımız...
2- bana o dönemde hayatımız ve sinema için ses/müzik/ritmin ne kadar önemli olduğunu hatırlatan, farklı bir vizyonla bakmama neden olan bir film.
3- filmi izlediğim zamanlarda metafizik konulara çok eğilmiştim. hayatın uyumluluğu, bütünlüğü üzerine taoist felsefe üzerine falan da okuduğum bir dönemde bu film sanki bir ispatmış gibi suratıma tokat atmıştı.(etkilendiğim bir film işte...)
4- steampunk özellikleri taşıyan atmosferi yine benim daha önce hiçbir filmde görmediğim bir yaratıcılığa sahip (o zamanlar "brazil" i izlememiştim)
5- senaryo ve konu olarak çok sürükleyici; ince işlenmiş bir romans var...
6- absürde kaçan esprileri çok naif ve eğlenceli
7- marc caro-jean pierre jeunet filmlerindeki sanatsal anlayış ve fotografik bakış, o çizgiromanımsı anlatım çok keyifli...
sizin de vaktiniz varsa sebeplerinizi merak ediyorum. ama şunu da eklemeliyim. diğer filmlerin aşağı kalır bir yanı olduğunu düşünmüyorum.
fekat amelie'de marc caro abimiz yok diye biliyorum ben. yanlis miyim? ben hic dusunmeden kayip cocuklar sehri filmini isaretledim. lakim amelie de dadindan yenmez bir filmdir benim icin. hayat yetmezligine karsi agri kesici niyetine bunyeye alirim zaman zaman.
uzun süredir giremiyordum sinefile ama bir baktım ki anket yapılıyor hemen atladım. Delicatessen dedim ben. Sayın yoji hizmetleriniz devam eder umarım bir daha ki seçimde oyum sizedir.
Bu arada Alien'lar arasında en iyisi anketi de fena olmazdı aslında.
bir de yeri gelmişken küçük bir anektod ekleyeyim...
caro ve jeunet kayıp çocuklar şehrini gösterime soktuktan sonra "iyi de kardeşim delicatessen(şarküteri) daha iyiydi!" şeklinde eleştiriler almışlar.İki üstad da buna cevap olarak "iyi de biz para bulabilmek ve bu filmi çekebilmek için şarküteri'yi yaptık demişler."
son bir not daha...
jeunet ve caro bildiğiniz üzere o iki filmden sonra bir araya gelmedi..neden ayrıldıklarına dair sorulan bir soruya jeunet cevap olarak "biz sadece iki film için anlaşmıştık,ikili olmak gibi bir niyetimiz yoktu" demiştir...
yav kendimi tutamıyorum en birinci son notumu daha yazayım...
alien resurrection filminin dünyada genel olarak başarısız olmasının sebebi de "caro" nun olmayışına yorumlanmıştır...(ben katılmıyorum o ayrı mesele...)
You need to log in to post a reply.