Dreamers ve Bertolucci
9 replies · 386 views
Dreamers ve Bertolucci
Sanki içsel bir hesaplaşma, bir günah çıkarış. Kavranması zor bir film. Hikaye biraz zorlama olsada, görsel olarak tabi ki tatmin edici. Aynı zamanda sinema tarihine bir saygı duruşu gibi Bertolucci için. Çok içten bir film Dreamers, kimileri için bir hayalkırıklığı olabilir kuşkusuz ama çok iyi olmasa da iyi bir film sonuç olarak. Gerçi meselesini tüm filme yaymada biraz sorunlu gibi. Tüm anlatılmak isteneni bir-iki diyaloga sıkıtırması biraz yavan duruyor. Yine de kayıtsız kalmayın derim. Keaton-Chaplin tartışmasına bayıldım. Filmi izlerken uyarlama yapılan kitabın isminin "Kutsal Masumlar" olduğunu bilmek sanırım işe yarayabilir.
sinemanın yalnızca film izleme eylemi olmadığını düşünen,sinema tarihini bi koleksiyoncu titizliğiyle inceleyen,filmlerle ve sinemacılarla alışılmışın dışında tutkulu bi bağ kurmayı tercih eden insanlar için birden fazla doruk noktası içerdiği kesin filmin.(ki bu civarlarda onlardan oldukça fazla var)bu doruk noktalarının sinefile yaşattığı beyinsel orgazmlar(orgazmın zaten beyinsel bi deneyim olduğunu söyleyenler çıkıcaktır) çok az filmin bıraktığı bi tat kalmasına neden oluyo ağızda sinemadan çıkıldığında.(yoksa filmin sinema tarihine geçicek bi başyapıt olduğunu falan iddia edicek değilim, benim kişisel sinema tarihim içindeki minör başyapıtlardan biri olucağını söyleyebilirim ama)filmin bizzat bertolucci içinde aslında bi çeşit sinemasal masterbasyondan farksız olduğunu düşünmemize neden olucak bi çok sahne geçiyo film boyunca gözlerimizin önünden.bunu düşününce theo'nun marlene dietrich'in der blaue engel filminden alınmış resminin üstüne boşalttığı şeyde daha bi anlam kazanıyo sanki..
konusunun ve odaklandığı ana fikrin biraz belirsiz olmasına rağmen bunun hoş karşılanabileceği filmlerden biri. bence güzel bir film. sinefil'in tanımını yapan ve bir sinefil gibi hissetmek üzerine bir film. ayrıca 68 hareketine de değinmesi ve konu hakkında bir görüş belirtmekten çok karar hakkını izleyiciye vermesi oldukça güzel. "dreamers" kelimesi aslında tam anlamıyla özetliyor filmin anlatacaklarını...
Filmdeki karakterlerin üçüde gerçek birer sinefil onların muhabbetleri ve oyunları çok hoşuma gitti hatta bu oyunu bende arkadaşlarımla oynamaya başladım.CEZASI VAR DİYE başlıyoruz ve bilemeyen olursa ceza variyoruz ama cezası tabiki bertolucci tarzı değil
Tüm filmi anlatan tek bir kelime var,dreamers!Bu film için daha iyi bir isim olamazdı sanırım..Sinemanın tek başına ifade edebildiklerinin tahminlerimizden çok daha derin olduğuna dair sinyaller veren,ensest ilişkileri tanrıya şükür normal bir konuma sokabilen,ve bu ilişkilerin doğuş ve ölüm anlarının birbirleriyle ne kadar da senkronize olduğunun ilginç anlatımları...Filmin soundtrack'ini aldım geçenlerde,oldukça yaratıcı.Bertolucci sadece 60lara ait bir film çekmemiş,ayrıeten 60'ları yaşadığı bir film çekmiş...Filmini gerçekten seven yönetmenler,filmin mekanları,hikayesi,karakterleri,zamanı ile öyle özdeşleşirlerki...2000lerde yada 90 larda çekilen eski dönemlere ait bir film dedirtmez kendine...Sanki gelecekte olanlar onlardır da,biz geçmişten izleriz onları..
Bi tek ben mi böyle hissediorum bilmiyorum..Sanırım yeterince açık da anlatamadım.Bertolucci kafamı karıştırıyor bazen,ama kesinlikle seviyorum onu.The Dreamers'ı aynı gün 3 defa izleyebilecek kadar ''değerli'' bulmuştum..Sanırım bunun nedenlerinden birisi de,biz sinefillere hitap edebilmesi..Filmdeki küçük ''hangi film'' oyunlarını heyecanla takip edip,tahmin etmeye çalıştığımı farkedince oldukça şaşırmıştım...
filmde bahsedilen ''Top Hat'' filmini izlemek için sabırsızlanıyorum..Sofistike olmuş bi iki Fransız genciyle kibar(!) bir amerikalının uyumu yetmiyormuş gibi,Chaplin ve Keaton tartışmalarını oldukça akıllıca yürütmeleri kıskanmama neden oldu o zamanları,Parisi,ve Bertolucci yi..
You need to log in to post a reply.