"Alejandro Amenabar" Sineması ve Mar Adentro
5 replies · 222 views
"Alejandro Amenabar" Sineması ve Mar Adentro
bu adamın sineması bana, çok farklı deneyimlerin bir araya gelerek nasıl alternatif bir tür yaratılacağını gösteriyor ...adamın filmlerini seyrederken yer yer "hollywood" dan izler görmek mümkün ama ..."hollywood" un düştüğü tuzağada hiç bir zaman düşmüyor yarattığı karektere çeşitli acılar çektürmesini bilen ve bu anlamda seyircinin özdeşlik kurduğu karaktere zarar verebiliyor bu yönüyle "avrupa" sinemasının cüretkarlığını görmekte mümkün ama "amenabar" avrupa sinemasının akisine seyirciyi biraz önemsiyor en azından seyircinin filme olan ilgisini ayık tutmak ve seyirciyi etkilemek için çeşitli yollara başvuruyor...yaptığı sinema biraz gerilime yakın dursada genel anlamda filmlerinin belli bir türe sokmak zor ...ama her filminde belli oranda gerilim var ...çok başarılı bir korku-gerilim denemesi olan ilk filmi "Tez " ile birlikte sağlam bir sineması olacağının sinyalini verdi...ikinci filmi "open your eyes" (filmi izlemedim bu nedenle "vanilla sky " dan yola çıkarak bir genelleme yapacağım) ile "Tez "in aksine çok daha sağlam bir hikaye ile yola çıkıyor "amenabar" bu sefer filmin dramatik yönü daha ağır basıyor ama yinede belli oranda gerilim var,hayatta her şeyi yolunda giden ve hayatın zevklerini hiç bir ahlaka değere bağlı kalmalsızın umursamadan tadını çıkaran bir bireyin bir anda düştüğü yabancılaşma ve yalnızlığı şaşırtıcı ve etkileyici bir üslupla yerine getiriyordu ve belli miktar "Tez" de bulunan ama daha çok son filmi "the others" da olan sürpriz bir final(open your eyes filmini dün bir marketin ucuzluk sepetindeki filmlere bakarken buldum ve bulur bulmaz da aldım en kısa zamanda filmi seyredip buraya ayrıca bir yorum yazacağım)...şimdilik son filmi olan ve bana göre başyapıt olan "the others" la beraber fantastik sularada yelken açtı ve hemde en korkunç filmine imza attı...hikayeye bakacak olursak normal bir gizemli ev ve sıradışı olaylar silislesinin hakim olduğu bir film izleyeceğiz yargısına kapılıyoruz ama hiçte öyle değil aslında bu film hakkında birşeyler yazmak çok zor çünkü filmin öyle bir son 5 dakikası varki tüm bir filmi yerle bir ediyor adeta sonuç olarak "nicole kidman" ın harika oyunculuğu ve "amenabar"ın dahice senaryosu ile ortyaya gerçek bir şaheser çıkıyor...ve şu aralar "kurgusu" süren son filmi "Mar adentro" ile yine sinemalara bomba gibi düşecek kanımca..."carlos saura" "amenabar" için "luis bunuel " ve "pedro almadovar " ile beraber ispanyol sinemasının en iyi yönetmenlerinden biri diyor ben içlerine "saura" yıda katıyorum ...sonuç olarak kafasındaki şeyleri yapabilen kendiyle barışık dürüst bir sinemacı var karşımızda....
Last edited: Feb 21, 2005, 10:24 AM (1)
adamın firesiz ilerlediği gerçeğinin yanında the others'ın tecimsel başarısının ardından kendini holivuda kiralamaması için de takdir edilmeli. 3 filmini de seyrettiğinizde yönetmenlik olarak nasıl başarıyla evrildiğini görüyosunuz. yani ilk filmi bilhassa whodunit öyküsünün sürükleyiciliğiyle,twistleriyle gerilim yaratmaya çalışıyordu, ki bu tez filmi 20lerindeki her hevesli yönetmen adayının yazıp çekmek isteyeceği filmdi ama usta bi yönetmenin işi olucak bi film değildi.
yine öyküsündeki merak unsuruna ve plot dönüşlerine dayanan 2. filmiyleyse bu sefer çok daha girift, yabancılaşma gibi temaları yansıtan bir senaryo ve daha gelişkin bir yönetmenlikle ortaya çıktığı için usta bir yazar-yönetmenin gelişini müjdeleyen asıl film 'aç gözlerini'ydi derim bu bakımdan.
senaryolarına dayanan ilk 2 filmden sonra the others'da atmosfere ağırlık verince tez'deki kaba hatlarının nasıl yontulup sinemasının estetik -bu açıdan avrupa'ya yakınlaşarak- zerafete ulaştığını gördük. bu müthiş gotik, atmosferik film, carnival of souls'tan beri çok kullanılıp klişe haline gelen bir trüğe orjinallik de katmayı başarmıştı.
genel olarak amenabar'ın tek zaafıysa, benim kişisel olarak çok hazzetmediğim ve son yıllarda holivudda iyice cılkı çıkarılma durumunda olan sürprizli son taktiğini kullanmakla kalmayıp, bunu ifrada vardırması neredeyse,3 fiminde de son birkaç dakikaya kadar olayı açıklamıyor. sürpriz finalden hoşlananlar için bir zaaf olmayabilir ama filmleri sürükleyici kılmanın bundan başka yolları olmalı.kısacası 3. filmiyle estetik olarak geliştirdiği sinemasını senaryo düzeyinde de zenginleştirmesini beklerim; yani hala büyük yönetmenler arasına girmiş değil, ki ispanya'dan sinemanın en baba isimleri arasına koyacağım tek isim bunuel'dir diyorum yeri gelmişken.
Last edited: Jan 04, 2005, 02:19 PM (1)
yalnız bana göre "amenabar" sinemasının sürpriz sonlarının bence çok rahatsız edici bir yönü yok filmlerine çok farklı bir anlam katıyor onun sonları...mesela "the others" bir alışma devresini anlatan filmdir .... filmin sonundaki sürpriz gelişmeyi ana karekter olan "nicole kidman" ile beraber öğreniriz ...yani bir bakıma film boyunca ana karekter ne biliyorsa bizde onu biliyoruzdur ...filmde bu bakımdan hizmetçilerin rolü çok ayıcalıklıdır çünkü onların çok daha fazla şey bilen ve bu hikaye içersinde bir nevi gerçek olananı "nicole kidman" a söyleyecek kişilerdir...mesela "james mangold"ın kimlik filmini her ne kadar beğensemde sırf kolayllığa kaçmak için sürpriz son yaptıklarını düşünürüm fakat "amenabar" senaryosunu bana göre o sürpriz son üzerine kuruyor ve çok daha anlamlı oluyor...
aylar önce bu başlıkta amenabar ın sineması hakkında ve yeni filmine olan beklentimi dile getirmiştim...bugün son filmi "mar adentro" yu seyrettim...öncelikle film beklentimi aşan bir ölçüde karşıladı ...son dönemde iyiden iyiye düşen avrupa sinemasında, ayakta duran belli başlı yönetmenlerden biri olan "amenabar" bu filminde önceki 3 filmini aşan bir yönetmenlik becerisi sergiliyor...hele "sampredo" nun penceren çıkarak sonunda okyanusa ulaştığı rüya sahnesi ile yine "sampredo" nun denize balıklama atladığı sahne beni deyim yerindeyse kendimden geçirdi...."mar adentro" bana göre sinema da şu ana dek anlatılmış en iyi insanlık trejedisi filmlerinden biri.. fimi izlerken iyiki hollywood çekmemiş diye dua ediyorsunuz...burun farkıylada olsa "abre los ojos" hala en iyi bulduğum amenabar filmi..ama ne yalan söyliyim "mar adentro" izlerken beni en çok etkileyen ve beğendiğim amenabar filmi oldu...ayrıca son yıllarda sinemalara gelmiş en iyi film.. kaçırmayın dan başka diyecek bir şeyim kalmadı galiba...
açıkcası içimdeki deniz iyi film. yeşim tabak2ın geçenlerde radikal cumartesi'de bir yazisi vardi.. içimdeki deniz iyi bir film fakat ben amenabar'ın diger filmleri daha cok seviyorum diye.. benim de dusuncelerimi en iyi aciklayan cumle budur herhalde..
abre los ojos ise dahice.. ama vanilla sky bulunan ana fikrin uzerine cok daha fazla calisilan, detaylarla orulu bir film... ve bence vanilla sky daha iyiydi..
the others ise ... hayranım..
insallah ilk uc filmine yakin filmlerine geri doner..
öncelikle "amenabar" gerçekten amerikan sinemasını çok iyi biliyor...o sinemanın görselliğini avrupa sinemasının hikaye anlatış stiliyle birleştirip ortaya çok alternatif bir tarz çıkartıyor..amenabar'ın en sevdiğim yönü bu...popüler sinema ile sanat sineması arasında bir denge tutturmuş durumda...son olarak amenabar'ın her filmini beğenirim onun içinde ilk 3 filminin yapısına dönsün diye bir kaygıya sahip değilim..."mar adentro" aslında onun farklı türleride başarıyla anlatabileceğinin kanıtı oldu...benim dileğim konu ne olursa olsun aynı sinemasal nitelikle devam etmesi ...
You need to log in to post a reply.