Anatomie de L''Enfer
9 replies · 475 views
Anatomie de L''Enfer
Rocco haftaya sinemalarda boy gösteriyor. Kaçırmayın.
işin içine sanat falan girince abi bocalıyor. bu filmin öncesi var galiba bir de, romans'mıdır nedir? aldığım duyumlara göre o biraz daha dişe dokunur bi filmmiş, bu sanatmış adama dedirtiyomuş. ama bu enfer'de (ki if' de gösterildi) kendi harcamış hatta o kadın yönetmene harcatmış. kendisi pek bir gey insanı oynuor ama arzu nesnesi olaraktan. romans'da gine arzu nesne idi ama bu sefer heteroydu. bir kadın kocasını mocasını rocco için terk ediyordu. sanat memat meselsi olduunda arzu nesnesi aranıyorsa bir yerlerde illa ki rocco çıkıyor karşımıza. ben daha çok jo'e d amato yla çektiği filmleri yeğlerim. ne biliyim tarzan ripp-off ları olsun, westernler olsun.
porno filmlerden iğrenip rocco'yu merak eden bir çok bayan tanıyorum. onlar için iyi bir fırsat. ben rocco izleyecek olsam animal trainer var evde zaten.
buna benzer tartışmalar "tinto brass" filmlerindede yapılıyor...bunların sanatla falan alakası yok gerek "tinto brass" gereksede bu filmi çeken kadın yönetmenimiz gençliklerinde yaşadıkları abazal durumu dışa vuruyorlar en azından ben böyle düşünüyorum...
**tinto namı diğer maestro **- kadına sanat eseri gözüyle baktığı için filmleri sanat eseri kapsamında değerlendirilmelidir.
joe d'amato'nun ripp- off ları eğlenceliktir hoş seyirliktir. sıcak yaz günlerinde klimalı sinemalarda boş ve loş ortamı yaklayıp mastrübasyon yapmaya yarar(en azından medeni cesareti olan ergen çocuklar için)
romansların Catherine Breillat(bkz:kalitesiz kevaşe) adlı .rospu kendine yönetmen dememeli. rocco'yu eril iril bir obje olarak kullanmış. abimizin gülliverin börülcesi boyutundaki istekli erejon organından fayda değer elde etmeye çalışmış. abimizi kulvarından dışarı çıkarmış. hatta ağlatmış. ben rocco'nun vucut sıvılarında göz yaşını görmeye alışık değilim. varsa sperma yoksa ağza yada g.te doğru savurduğu tükürüklerini görelim mümkünse.
bu .rospunun 36 fillette isimli filmini izlemiştim ergen zamanlarımda. türkçe ye bakire olarak çevrilen bu filmi sinemada izleme hatasına düşüp boş bir sağ elle çıkmıştım sinemadan. çünkü o eli dolduracak olan nesne yi ortaya çıkarmama yarayacak olan görsel malzemeden, erotizimden nudizmden eser yoktu gümüş perdede. bu muydu olay? dedim- yakası açılmadık sinkaflı küfürler ettim içimden. tövbe ettim bu .rospunun filmlerine...
**baise moi'nun **kaltakları bile bu BKZ:::dan dah yüce daha hanımefendi insanlardır benim için...
pornografi denen haz yüklü dünyanın derinlerinde dolanan kadın-erkek kişiliklerinin aslında ne mene şeyler olduğunu anlatmaya hayatını adamış bi yönetmen breillant bana kalırsa.karakter yapılandırması oldukça yüzeysel ve perdede gördüklerimiz insanoğlunun cinsellik karşısındaki çaresizliği.bu oldukça genel yapı biraz "beylik".romans 2 nin başlangıcında sinema üstüne keskin bi laf ediliyor ardından filmin tanıtım yazısında da geçen basit ama bi türlü sorulamayan sorular ve kastırıcı cevaplar bizi bekliyor.bu uzun diyaloglara simgesel bi anlatım eşlik ediyor ve diyaloglardan nasibini almamış izleyici görüntülerle boğuşmak durumunda kalıyor.rocco siffredi,istese kendi klişe sinema anlayışı içinde varolabilirdi,breillant a hiç bulaşmayabilirdi."bakın ben iyi oyuncuyum aslında"diyip kendini entellektüellere kanıtlamaya çalıştığını düşünmüyorum.kendi hayran kitlesini hiçe sayıp,bu filmde yer almasının sebebi onca filmin ardından ilüzyonun altında bi gerçeklik olduğunu düşünmesi ve bu gerçeklikle yüzleşmek istemesi olabilir.oyuncu ve yönetmen arasında karşılıklı bi kullanım söz konusu.
breillant ın filmleri sayesinde,hayvansal bi güdü olan cinselliğin "insan"denen yaratıkta neye dönüşmüş olduğunu görüyoruz.ayrıca bu "hayvansal"kökün insanoğlunu neden rahatsız ettiğini sorguluyoruz.her çeşit vücut sıvısının kullanımı da buna işaret.bitkinin sadece bitki,hayvanın sadece hayvan olabildiği bi dünyada insanoğlunun herşey olabilirliği temel sorunsalı oluşturuyor.bu yüzden adem-havva mitinin kahramanlarından biri değişime uğruyor ve hemcinsiyle yaşadığı cinsellik onu daha çok mutlu ediyor ya da öyle görünüyor.
breillant "yasak elma"hiç yenmemeliydi diyor.çünkü kadın ve erkek cinsi cinselliği asla yaşayamazlar,yaşıyor gibi görünürler.her şey rocco nun uçurumdan baktığı deniz kadar karanlık.ya da insanoğlu karanlığa ulaşmak için asla uçurumdan atlamaz.
Kızkardeşim ve Kusursuz aşk..Ve romans!
Breillat'ın ''sinema''sını seviyorum..Filmleri genel anlamda,sanki bir puzzle'ın parçalarını tamamlarmış gibi yönetmen hakkında bize ipuçları verse de,bu ipuçlarının birbirinden çok bağımsız olması işi zorlaştırılıyor.Bu kadının filmlerine sadece ''erotik'' ya da ''bi kadın çekmiş'' gözüyle bakmamak lazım.Birincisi Breillat'ın ''yaşamayı'' seçtiği filmler oldukça cesur,en azından cinsiyetine ve etrafını çevreleyen dünyaya göre.İkincisi Breillat'ın filmografisine baktığımızda oldukça zengin öğelere sahip,insanı gördüklerinden fazlası olduğuna inandıran filmler mevcut.Bu filmler izlendikten sonra,inanıyorum ki Romance'ın devamı olan Cehennemin Anatomi'sinde kadınların hayalini süsleyen Bay Rocco'nun eşlik etmesinin nedenlerini ,cesur erotik sahneleri barındırmasının genel anlamını,eşcinsellik kavramının seyirciye batırılmasının altında yatan şaşırtıcı nedenleri görmek zor olmayacaktır.Ve bunlar çözüldüğünde Breillat rahat bi nefes alacaktır.
Bu filme gitmemin nedenleri arasında Bay Rocco da vardı,itiraf ediyorum.Ama bundan fazlası olduğunu da bilmek gerek.
Kız Kardeşim(A ma Soeur) ve Kusursuz Aşk(Parfait Amour) filmlerinin izlenmesini de şiddetle tavsiye ediyorum.
ne mutlu en sonunda kadının karmaşık yapısını sinemaya dökebilen gerçek bir yönetmeni izleme şansına sahibiz.!
Last edited: Sep 01, 2004, 05:43 PM (1)
You need to log in to post a reply.