Skip to content

Ekim - Kasım 2002: Belgesel Sinema ve Türkiye'de Belgesel

11 replies · 525 views

NA
Nazmi Ulutak
Konuk Moderator
Joined: Oct 08, 2002
3 posts
Oct 11, 2002, 09:28 AM#756

Ekim - Kasım 2002: Belgesel Sinema ve Türkiye'de Belgesel

Merhaba,
Sanal ortamda yapılan tartışmalar konusunda hiç deneyimim olmamasına karşın, "Belgesel Sinema" benim ilgi alanlarımdan biri, hatta en önemlisi. Umarım bir ay süresince açık kalacak bu forum hepimize yararlı olur. Birbirimizden çok şeyler öğreneceğimize inanıyorum.
Yolunuz açık olsun...
Sevgiler
Nazmi

Martin Mystere
Martin Mystere
Joined: May 27, 2002
1,621 posts
Oct 11, 2002, 09:33 PM#759

acikcasi bugune kadar ne belgesel yapmayı dusundum ne de ciddi ciddi belgesel uzerine okumlar yaptım. ama yine de bir isim tamlamasi olarak "belgesel sinema"yi daima, en azindan, adinin icinde sinema var diye ciddiye aldim. es gecmemeye dikkat ettim. fakat, ne yaziktir ki izledigim begesel "sinema" ornekleri icerisinde cok azinin temel meselesi "sinema" idi.

discovery çenıl ve "neyşınıl ceografik" sayesinde "belgesel" izliyorum. ve, fakat bu izlediklerimin ne kadarı "sinema" pek emin değilim. mezun oldugum okul itibari ile de belgeseli daima "belge bulmak" olarak algilamam gerektigi ogretildigi icin de bu isten cok sıkılmıs bir adamim. sanirim bu ise gonul verenlerin meselesi farklidir. merak icindeyim. paylasmak ve sabit olmayan fikirlerimin degisimini gormek isterim. hadi hayırlısı. (aslında kuyuya atacak cok taşım var)...

Pumpkin King
Pumpkin King
Joined: May 19, 2002
2,100 posts
Oct 12, 2002, 06:10 AM#760

Benim kafami karistiran birsey var, bir kismi Martin Mystere'in yazdiklarina yakin. Yilmaz Guney sinemasindan bahsedilirken cogu yerde Belgesel Sinema geciyor. Belgesel sinema nedir ben mi yanlis biliyorum. Ya da Yilmaz Guney sinemasinda benim goremedigim birseyler mi var.

Benim belgesel sinema denince anladigim, yasanmis ya da yasanmakta olan bir olayin, hayatin, bilgilendirici bir kaynak olarak sinema diliyle anlatilmasidir. Acaba yaniliyor muyum. Bu durumda Yilmaz Guney sinemasini Belgesel Sinema yapan nedir onu anlamiyorum.

NA
nagayasi
Joined: Oct 13, 2002
1 posts
Oct 14, 2002, 12:18 AM#771

"bana kalirsa turkiye'de belgesel sinemanin onunu tikayan en buyuk engel sinema adı altiında medya (ozellikle televizyon) egitimi veren akademilerdir" diyerek sert bir giris yapicam konuya. buyuk ihtimalle bu ise yurek ve emek koymus bir cok insan da ustume gelecek ama allahtan takma adla yazıyorum, kim oldugumu bulana kadar kanada sinirlarini bile terk edebilirim. :-)

boyle dusunmemin bir cok sebebi var aslinda. tartismaya bok atmak icin girmis degilim. ben de bu "sinefil" denilen nefis, iyi niyetli yayin organın "sinema egitimi" almis (!??) uyelerindenim. okulda yok "hedef kitle kim, metin ne olacak, bu konu belgesel cekmek icin yeterli degil, uslubun sacma sapan, bu konu sizin icin cok zor" vs. vs. gibi mevulardan beni bu isten tiksindirdiler. ben de ne haliniz varsa görün dedim. ta ki vertov'un "kameralı adam"ını görene kadar (gerci belgesel camiasında bu filmin de suyunun suyunu cıkarmislardir sanki baska konusacak konu yokmus gibi. ayrica mezun olduktan sonra izleyebilmis olmam da ne acidir)...

bu film, ta evvelsi yüzyılın baslarında cekilmis bir film olarak beni bir cok acidan dengelemistir belgesele karsi. aslinda meselenin sadece benle ilgili olmadigini bu filmi izledikten ve uzerinde az da olsa kafa patlattiktan sonra anladim (dusuncelerimi o zamanlar yaziya dokseydim ve cok sevgili hocalarimin onune koysaydim, dipnotlar, bilmem hangi kil tüy meseleler yuzunden "bilimsel" bulunmaycak ve yazi okunmadan cope atilacakti. binlerce tesekkur sinefil. sayende takma adla bile olsa bir iki satır yazi yazma ihtiyaci duyuyorum.)...

akademi diyorum, hem zorla yazi yazdirmak hem de yazdiklarinizi "ciddiyetsiz" bularak sizi ciddi bir bicimde yazmaktan, uzerinde düsünmeye calismaktan alikoydugundan sucludur belgesel mevzusunda. keske universitedeki hocalarimla bu forum rahatliginda konusabilme sansina kavusmus olsaydim (nazmi bey siz de universitedesiniz anlasildigi uzere, burada bu kadar guzel bir sitede yazabilme olgunlugunu gosterdiniz ya, hosgorunuze siginarak biraz kin kusuyorum). Beni, dipnot veremedigim, kaynakcayi israrla yanlis yazdigim, belgesel onerisi getirirken oznelligimden bir turlu sıyrılamadigim (?) icin "geri zekalı" sanan hocalarimi burada gormek isterdim. konusacaklarim var onlarla. kabul, ben kesfedilememis bir dahi degilim ama onlar da akademinin z'sini bile bilmiyorlardi. böyle güzelim bir meseleyi (belgesel sinema) "pirekare=bilmem ne" denkliginde açıklama sevdasındaki adamlar.... içim yanıyor o yillara...

oh be!

Martin Mystere
Martin Mystere
Joined: May 27, 2002
1,621 posts
Oct 14, 2002, 02:32 AM#772

nagayasi soylediklerinin coguna bir sinema tv mezunu olarak (anadolu uni.) katildigimi soylemek isterim.

ben bu tartismayla birlikte Belgesel Sinemacilar Birligi'nin sayfalarini ziyaret ettim ve daha once de yeni cikan dergilerini okumustum. bu birlik bana cok kararli geldi. ozellikle bildirgeleri cok tutarli. ancak kac kisiyle bunun arkalarında olacaklar cok merak ediyorum. artik festivallerde bolca ve "kelle gosteren"belgesellerin disinda filmler izlemek istiyorum.

bu arada BSB'nin dergisinde okudugum Atölye B'ye de dikkatinizi cekmek isterim. sapka cikartiyorum yazdiklarina ama yine de temkinli konusup "urun uzerinden konusmayi tercih ederim" diyorum.

RO
rocco
Joined: May 29, 2002
77 posts
Oct 16, 2002, 01:46 PM#787

Bir söylentiye göre belgesel yapımcıları şiddet içeren türde yapımlar hazırlamaları için belgesel kanalları ya da yapımcı şirketler tarafından sıkıştırılıyorlarmış. acaba su 'reality tv' olayının çıkması ve gerçek'in yeniden tanımlanması belgesel sinemanın gidişatını nasıl etkileyebilir?

NA
Nazmi Ulutak
Konuk Moderator
Joined: Oct 08, 2002
3 posts
Oct 23, 2002, 03:18 PM#847

Merhaba,

Bizim üniversitenin hatlarında ortaya çıkan sorun yüzünden, denememe rağmen bir türlü mesaj gönderemedim. Özür dilerim.

Öncelikle "Belgesel Sinema" deyince ne anlıyoruz, aynı "şey"i mi konuşuyoruz, ona bakmak gerek. Şimdiye kadar çeşitli kitap ve yazılarda belgesel sinemanın çeşitli tanımları yapılmış durumda ancak herkesin fikir birliğine ulaştığı bir tanım hala ortalarda yok ve bu da bence çok doğal. Bunun doğal olmasının en önemli nedenlerinden biri, belgeselin bir "sanat" alanı olmasından kaynaklanabilir. Sanatın sınırlarının her zaman değişip, genişleyeceğini düşündüğümüzde yapılacak bir tanımlamanın zaman içinde yetersiz kalabileceği ortaya çıkar.

John Grierson'ın yaptığı ve genel kabul gören belgesel sinema tanımını aktaralım hemen burada: "the creative treatment of actuality", türkçesi ile "olanın (gerçeğin) yaratıcı bir biçimde işlenmesi". Tanımda yer alan kavramları tek tek ortaya çıkardığımızda; "OLAN (GERÇEK) - YARATICI - İŞLEME" her birinin kendi içinde tartışılabilir olduğu da görülür. Belki forumun tartışmalarını bu kavramlar üzerinde yoğunlaştırabiliriz.

Yılmaz Güneyin filmlerine belgesel dendiğine ben hiçbir yerde rastlamadım. Belki "belgesel tadı var" denmiş olabilir.

Akademisyenlere gelince, onlarda size daha işin başından belgesel yapmanın nasıl bir sabır işi olduğunu göstermeye çalışıyorlardır diye düşünüyorum. Gerçekten belgesel öncelikle araştırma ve bunun sonucunda bulunan belgeleri, konuları, olayları sonuçları yorumlama (işleme) sürecini içeriyor. Başka bir deyişle belgesel sinemaya nasıl bir sanat alanıdır diyorsak, aynı zamanda belgesel sinemaya bilimsel bir alan olarak da bakmak gerekir ve bilimsel çalışmalarda da yöntem, hepinizin bildiği gibi işin başlangıçıdır.

Evet, şimdilik bu kadar,

Sevgiler
Nazmi

PR
priapos
Joined: Oct 24, 2002
1 posts
Oct 24, 2002, 04:04 PM#855

Türk Belgeseli, işte bukadar.......

Türkiyenin en iyi sinema okulu!
O okulun sinema klubünün sitesi,
O sitenin "Sinema Platformu"
Değerli bir Hoca,
Ve ayın konusu "Belgesel Sinema"

Bu mesajı yazdığımda 24 Ekimdi. Başlık, 8 Ekimde Sn.Nazmi Ulutak tarafından belirlenmişti. O günden beridir, hemen hemen her gün bu formu takip ettim. En sonuda dayanamadım ve yazdım. Yazmak zorunda hissettim kendimi. Çünkü "Türkiyenin en iyi sinema okulunun ve dahası diğer sinema okulu öğrencilerinin belgesel sinemacılık hakkında söyleyecekleri pek de bir şeyleri olmadığını anladım.

Türk belgeselciği? Acaba gerçekten varmı? Vardıda, yok mu oldu yoksa?

Bence yok edilen diğer şeylerin yanında " Türk Belgeselciliği"de yok edildi. Bizlerin sayesinde yok edildi tabi, kimse, yani dış mihraklar falan yapmadı, biz kendimiz yok ettik.

Son bir not; ( Özellikle A.Ü.lülere) Herşey kitaplardaki gibi olmaz sırtınıza kamerayı vurup sahaya çıktınızmı, ne nokta vardır, ne virgül, nede imla kuralları.

Saygılarımla.

DO
dopey
Joined: Jul 03, 2002
914 posts
Oct 27, 2002, 07:08 PM#870

belgesel sinemanın olanı yaratıcılıkla işlemek olduğu konusunu öğrendikten sonra belgesl sinemanın gerekliğini her halde hepimiz anlamış bulunmaktayız.. bu konu üzerine gerek dünyadada gerekse türkiyede gerekli çalışmanın yapılmamış olmadığını düşünmekteyim.. belgesel çalışmalar sinema boyutundan çok dizi formatında yapılmakta ..sonuç olarak biz tüm gün televizyon başında, kıçlarını kaşıyan maymunları ,fillerin ve billimum iri" şeyli" hayvanların çiftleşmelerini izleyerek belgesel izleme hevesimiz tüketiyoruz ..her ne kadar bu tür belgeselcilik anlayışının karşısında olmasamda fazlalıkları çok göze çarpıyor.. microcosmos ve le peuple migratéur gibi hayvanlar üzerine yapılmış iki büyük belgesel sinema projesininde farkındayım..
son olarakta en sevdiğim belgesel sinema örneğinin wild man blues olduğunu belirmek isterim.. woody allen bir caz turnesi anlatan bu film.. olanı olduğu gibi fakat yaratıcılıkla sağlanan ironi ile daha bir hoş seyirlik olmuştu..

nazmi hocama da bir soru sormak istiyorum.. belgesel sinemanın senaryo hazırlık aşamaları üzerine bilgi verebilirmisiniz.. malumunuz olanı çekmek zorundayız ..peki olanın çekim senaryosu nasıl yazılır.. tek yapmamız gereken kamerayı sırtlayıp sokağa çıkmak mı ???????

saygıyla dopey

NA
Nazmi Ulutak
Konuk Moderator
Joined: Oct 08, 2002
3 posts
Oct 31, 2002, 03:48 PM#893

Merhaba;

Daha önce de belirtmiştim, belgesel çekmek biraz sabır işi diye. Kamerayı alıp sokaklara çıkmakla yapılan belgeseller de var ama bu yapımların ardında yatan bir seçme süreci var, bunun için öncelikle konunun iyice araştırılması, gözlemlenmesi gerekir. Örneğin Flaherty "Nanook of the North" filmini çekerken iki yıl bölgedeki insanlarla birlikte yaşamış, bunun da ötesinde yine o bölgede çekimler öncesi yaptığı araştırma gezileri var. Sonuçta ortaya çıkan filmin önceden hazırlanmış bir senaryosu yok ama araştırma ve gözleme harcanan zamanın önemi var. Buna benzer, yapımı 10 yıl süren belgesellerin varlığından söz edebiliriz. Yine senaryosu olmayan ancak çekim anında kamera önünde geçen olayları görsel olarak yorumlamayı beceren yapımların varlığından söz edebiliriz. Örneğin diret-cinema yapımlarından "Primary", "Don't Look Back" ya da yakın zamanda çekilen cinema-verite örneği "Roger and Me".

Burada önemli olan konunuza ayırabildiğiniz zamandır, biraz abartarak söyleyelim; konunuzu yaşamınızın bir parçası haline getirebilmektir. Yoksa kamerayı eline alıp, iki günde belgesel çekiyorum demek, oldukça kolaycı ve hatta belgeseli küçümseyen bir yaklaşım haline gelir. Evet iki günde çekilen belgesellerde olabilir ama bu yapımlar başarılı ise mutlaka ardında günler alan düşünme, tasarlama, gözlemleme ve araştırma süreci vardır.

Sevgiler
Nazmi

Martin Mystere
Martin Mystere
Joined: May 27, 2002
1,621 posts
Nov 02, 2002, 05:27 PM#903

priapos wrote:
Türkiyenin en iyi sinema okulu!
O okulun sinema klubünün sitesi,
O sitenin "Sinema Platformu"
Değerli bir Hoca,
Ve ayın konusu "Belgesel Sinema"

Bu mesajı yazdığımda 24 Ekimdi. Başlık, 8 Ekimde Sn.Nazmi Ulutak tarafından belirlenmişti. O günden beridir, hemen hemen her gün bu formu takip ettim. En sonuda dayanamadım ve yazdım. Yazmak zorunda hissettim kendimi. Çünkü "Türkiyenin en iyi sinema okulunun ve dahası diğer sinema okulu öğrencilerinin belgesel sinemacılık hakkında söyleyecekleri pek de bir şeyleri olmadığını anladım.

Türk belgeselciği? Acaba gerçekten varmı? Vardıda, yok mu oldu yoksa?

Bence yok edilen diğer şeylerin yanında " Türk Belgeselciliği"de yok edildi. Bizlerin sayesinde yok edildi tabi, kimse, yani dış mihraklar falan yapmadı, biz kendimiz yok ettik.

Son bir not; ( Özellikle A.Ü.lülere) Herşey kitaplardaki gibi olmaz sırtınıza kamerayı vurup sahaya çıktınızmı, ne nokta vardır, ne virgül, nede imla kuralları.

Saygılarımla.

soylediklerinizin bir coguna katilmakla birlikte boyle bir tartismanin bir bicimde anadolu iletisim'in belgesel konusundaki "ezikligi" mevzusuna cekilmesi pek saglikli degil. bir cok acidan (egitim kadrosu, koklu bir kurum olmasi, sundugu olanaklara vs.) anadolu iletisim gercekten de turkiye'de bu alanda en iyi okullardan birisi. buradan mezun biri olarak rahatlikla soyleyebilirimki bu okul belgesele ciddi bir onem veriyor. ornegin bitirme projelerinden biri de mutlaka belgesel sinema oluyor. belgsel sinema ve belgesel estetigi gibi konuyla ilgili dersler aciyor yillardir ve bu derslerde teoriye oldugu gibi pratige de buyuk onem veriyor. ancak bir okul ogrencilerine tek basina bir "ask" asilayamaz. ancak tesvik edebilir, yol acabilir. kendi adima son yillarda anadolu iletisimden cikan bir cok belgeseli de buyuk bir keyifle izledim. okullar arasinda yillardir tatli bir rekabet vardir (ozellikle ogrenciler arasinda). oylesine ki ayni universitenin iki fakultesi arasinda bile bazen olur bu (anadolu gsf ve iletisim rekabeti gibi). ankara universitesi iletisim (ilef) ile anadolu arasinda da bariz bir rekabet vardir. ne yazikki bu rekabet bence cok tatsiz ilerliyor. ornegin iki yildir eskisehirde yapilan kisa film senligine israrlara ragmen ankara film yollamiyor. cok gereksiz. keske okuldaki arkadaslara birlikte de bir seyler yapabilseydik. ama bu istek neredeyse bir "fantazi"...

neyse uzun lafin kisasi; kim daha iyi kim daha bilmem ne tartismasina gerek yok. oyle ya da boyle bu ulkede ite kaka da olsa bu iki okul ogrencileri iyi niyetlerle bir seyler yapiyorlar. ben anadolu iletisimden insanlari da ilef'ten insanlari da bu platformda daha fazla gormek isterim.

SO
SOLAS
Joined: Jul 09, 2002
236 posts
Nov 06, 2002, 05:41 PM#926

Sevgili Martin, yazdıklarına tamamiyle katılıyorum. Herşeyden önce bence de çeşitli okullarla ilgili eleştiriler için farklı bir platform bulmak gerek ayrıca bu durum sadece belgesel alanında ve sadece Anadolu Üniversitesi' ne özel yaşanan bir sorun değil bu sorun daha çok Türkiye' da kısa film alanında ve bu alanda eğitim veren fakültelerin hepsinde farklı biçimlerde baş gösteren bir sorun o yüzden sorunu sadece belli boyutuyla ele almak sorunun çözümü için bir katkı sağlamaz kanımca. Bence asıl incelenip üzerinde durulması gereken Türkiye' de genel olarak sinema dilinin, anlatıların yaşadığı sorunlar ama maalesef Martin' in de vurguladığı gibi sorun kişisel boyutlara indirgenmekte bu da sorunun teşhis ve tedavisini geciktirmekten başka bir işe yaramamaktadır.
Benim gördüğüm kadarıyla son dönemde öğrenci filmlerinde yaşanan en büyük problem film çeken insanların bütn bunalımlarını anlatmak için bu filmleri bir araç gibi kullanmalarıdır elde olan kısa sürelerde tüm hayat boyunca yaşananlar, problemler, bunalımlar tüm soyutluğuyla perdeye taşınmakta bu da filmleri izlenemez, izlenirken insana kendine jilet atma noktasına getirmektedir. Bu sorunun temeline inildiğinde de bence Türkiye' de kısa film eğitiminde görülen eksiklikler yatmaktadır. Buna birde okullarda verilen bilgilerin sorgulanmadan belli bir eleştirel süreçten geçirilmeden alınması ve alındığı gibi uygulanılmaya çalışılması eklenince sonuç şu an Türkiye' de yaşanan durum ortaya çıkmaktadır.
Bence bu durumun düzeltilmesi adına yapılması gereken Türkiye' de sinema eğitimi veren fakültelerin öğretim elemanlarının ve öğrencilerinin biraraya gelerek ve dışardan bu alanda yetişmiş insanların da katılımı sağlanarak verilen eğitim programının yeniden oluşturulmasıdır. Bu tabi ki atılacak adımların ilkidir bunun yanında yapılması gereken çok fazla şey olduğu bu alanda olan insanlarca bilinen bir durumdur.
Şimdilik yazıma burada son veriyorum ama öncelikle sayın Nazmi Ulutak olmak üzere tüm forum katılımcılarından konunun ve başlığın dışına taştığım için özür diliyorum ama bu sorunlarında konuyla tamamıyla ilgisiz olduğunu sanmıyorum ve Nazmi Hocamın birazda Türkiye' de ki sinema eğitimi ve özelde belgesel eğitimi konularında ki fikirlerini,
gördüğü sorunları, bu sorunların düzeltilmesi için neler yapılaması gerektiği konusunda neler düşündüğünü bilmek istediğimi belirtirim.
Şimdiden teşekkürler....

You need to log in to post a reply.