resfest
12 replies · 432 views
bu arada resfest turkiye'nin reklamlari bazi tvlerde donmeye basladi. ben bayildim reklamlara. aramizdan birinin (ismini vermek gibi olmasin ama yojimbo) yazdigi reklamlar oldugundan soylemiyoruml, sahiden cok komik reklamlar. radyo reklamlari henuz yayimlaniyor mu bilmiyorum ama onlar da cok guzel olmus.
kimler geliyo? ben kombine aldım az önce yalnız olmam di mi orda.
martin mystere, yojimbo, paronoid kesin olarak orada olacaklar. ben kesin gidilecekler listesi olusturdum onlari takip edicem. orada gorusuruz.
gitmeyi isterdim..
ben de gitmek isterdim ama şaşırdım doğrusu. istanbul nasıl bir yerdir böyle. dijital kısa filmlerden oluşan 1-1,5 saatlik programa insanlar 10 milyon mu veriyorlar? izmirde (ankarada da en son öyleydi) normal sinema bileti zaten 7,5-8 milyon en fazla. festivallerde kısa filmler bedava ve boş salonlara oynuyor. ismi ve kendi yabancı diye mi kıymete biniyor. yoksa gerçekten sanat sevgisi mi? yoksa pazarlamanın zaferi mi? nüfus farkı o derece değil çünkü.. varoşlarda o kadar adam tvye hapsolmakta haklı demek ki. aman, hiç gelmemeli o taraflara.
walla ben de 2 kombine almak için biletix'e girdiğimde orada 60 milyon yazdığını görünce ufak çaplı bir şok yaşadım. bari gondry'ye gideyim diye bakındım ona da özel gösterim hesabı avam takımını almıyolarmış. gidenlerden tavsiye alıp kazaa'ya emule'ye başvurmaktan başka çare kalmadı.
biletix'in sepet sistemi yapmayıp her bir gösterim biletini tek tek satması bi de bu yetmezmiş gibi eşekliğin alasını yapıp her bir satıştan da 3 milyon masraf alması nasıl bir mantıkdır onu anlamadım ben. topunuzu... diyorum başka bişi demiyorum onlara.
Res fest başarılı bir şekilde kotarıldı ve tamamına erdi. Gerçekten büyük bir devletti diyebiliriz. Video klip, kısafilm, motion graphics, animasyon ve reklam dalında internette cımbızla topladığımız her şeyi, büyük sinema perdesinde izlemek çok keyif vericiydi. Retrospektifler şahaneydi (sağlık nedenleriyle Michel Gondry'nin yarısında çıkmasaydım keşke). Glazer daha iyiydi diye düşünüyorum. Godry'nin program akışını doğru yapmadıkları için, yeterince ritmik değildi. İnsanlar biraz sıkıldı sanırım. Halbuki adam gerçekten bir deha.
Shorts 1 ve Shorts 2 oldukça başarılı pek çok filmden oluşuyordu. Keşke organizasyonun parası yetseydi de Shorts 3 'ü de yayınlasalardı.
By design'da beklediklerimi pek de bulduğumu söyleyemem. Genellikle düşük profilli işleri seçmişler. Netten çok daha iyilerini bulup bir arşiv yapmak mümkün.
TSK(Türkiye'den Seçilmiş Kısalar): Sucks demekten başka yol yok. Çok kötüydü. Almamız gereken çok ama çok yol var. Kompozisyon ve hikaye yoktu. Hiçkimse bunları kendine dert edinmemiş. Bu beni bir yandan üzerken diğer yandan sevindirdi. Çünkü yapılacak o kadar çok şey var ki. Potansiyel hiç kullanılmamış. Bence bu durum 2005'te kısa film yapımında bir patlamaya sebep olabilir. Çünkü en sıradan insana bile "ben de yapabilirim olm bunlardan, nedir ki" hissiyatını veren bir programdı. İkinci yarısını izlememe kararını almanın ne kadar doğru olduğunu, bizim gibi girmeyen bi 100 kişiyi gördükten sonra daha da iyi anladım.
Cinema Electronica: Bunu da pek tutmadım açıkçası 3-5 videoklibin haricinde iyi işler yoktu. An eye for an eye'ı bile vermediler:(
Sinemada görüntü ve ses kalitesini çok başarılı buldum ama koltuklar için aynı şeyi söylemek mümkün değildi. Ergonomik olduğu söylenemezdi.
Nacizane fikrim, ilk kez yapılmış olmasına rağmen Res Fest mükemmel bir organizasyon olmuş. Devamının daha da iyi olacağına inanıyorum. Ekibi tebrik ediyorum:p
yerli kisa filmler pek kesmedi beni. salonun en ust katindan hic bir sey izlenmiyor. orasini hic acmasalar daha iyiydi.
Resfest tam da ihtiyacım olan anda geldi elimi tuttu,sonra beni kucakladı,saçlarımı okşadı.Güzel bir nefes aldım resmen.
Öncelikle bu tadı damağımda kalan organizasyonu cennet vatanıma getiren şahıslara içtenlikle teşekkürlerimi sunuyorum.
Jonathan Glazer ve Michel Gondry retrospektiflerini keyifle izledim,fakat Michel Gondry'nin çalışmaları arasından yapılan seçimler daha sağlıklı olabilirdi.O adamın daha izlenecek çok şeyi var nitekim.Bu sebeptendirki Jonathan Glazer'ı daha başarılı buldum,tam da görmek istediğim çalışmalarını yayınladılar.
Cinema Electronica vasattı;yorucuydu,ve beklendik hatta alışılmış olarak değer biçtiğim çalışmalar yayınladılar.İlk başlarda keyif vericiydi ama sonra tadı kaçtı.
Shorts 1 ve 2'den inanılmaz memnun kaldım.Müthiş bir çeşitlilik vardı;özellikle animasyonlar muazzamdı.Festivalin en sevdiğim kısmıydı kesinlikle.
Türkiye'den Seçilmiş Kısalar beni hayal kırıklığına uğrattı.Filmlerin 3-4 tanesini önceden izlemiştim,geri kalanı içinse heyecanlıydım;çünkü İstanbul Bilgi Üniversitesinin kısa film adına harika seçimler yapabileceği bir arşivi olduğunu biliyordum.Ama olmadı.Oldukça üzüldüm.İnşallah seneye diyor yine de saygılarımı sunuyorum.
Eksileriyle artılarıyla çok keyif aldığım bir organizasyondu,Resfest 2005'i sabırsızlıkla bekliyorum.
You need to log in to post a reply.