senaryo nasıl yazılır
11 replies · 383 views
o kadar basit bir iş değil, iş formatla bitmiyor. senaryonun ne olduğunu, ne işe yaradığını, neyin nasıl anlatılabileceğini de iyi kavramak gerekiyor. senaryo yazımı kitapları bol bol var piyasada. semir aslanyurek'in (şellale'nin senaristi ve yönetmeni) kitabı eğlenceli gelmişti bana. işi formülleştiren kitaplardan değil en azından.
ayrıca internet de çok zengin bir kaynak: http://www.geocities.com/mustafa939/senaryo/da özet bilgiler var.
bunun yanında internetten bol bol senaryo indirebilir, inceleyebilirsiniz. yalnız film çekilmeden önce yazılmış senaryolar daha çok işinize yarar.
ha 'biz bunları biliyoruz yazmaya nereden başlayalım onu soruyoruz' diyorsanız sanırım tretman veya filmin doruk noktası tavsiyeleri işinizi görür.
Re: senaryo nasıl yazılır
sam@rix wrote:
bir senaryo yazmak istiyoruz ve aklımızda guzel bir kurgu var.bunu senaryo seklinde kagıda dokmek istersek ise nerden baslamalıyız.
nasil bir yardima ihtiyac duyacaginizi biraz daha acabilirseniz iyi olur. senaryonun "formati" baslangicta en son sorun edilmesi gereken konudur bence. halletmesi de cok kolay zaten.
quantino wrote:
ayrıca internet de çok zengin bir kaynak: http://www.geocities.com/mustafa939/senaryo/da özet bilgiler var.
bunun yanında internetten bol bol senaryo indirebilir, inceleyebilirsiniz. yalnız film çekilmeden önce yazılmış senaryolar daha çok işinize yarar.
bu site baya iyiymis bu arada...
aslında ilk sorun senaryo deyince ne anladığın.
senaryo içinde sinopsisin, diyalogların,sahnelerin çekimlerin oldugu yazılı kağıtmıdır?içinde amaç,mekan değerlendirmesi ve karakterlerin özelliklerinin oldugu yazılı kağıt mıdır?çekim günü,harcamalar, izinler,gelir giderler,teknik harcamalar,teknik aletler,oyuncu paraları,benzin,taşıma parasının yazılı oldugu kağıt mıdır?
yoksa hepsinin yazılı olduğu kağıt mıdır:)aslında hepsinin yazılı olduğu bir senaryo gayet işlevli ve kolaylık sağlayıcı bir kağıt olur.görevine göre ön yapım aşamasında setteki herkese de dağıtırsın bir kopya.hem işini yapmayanı fırçalamak kolay olur:)) bak yazıo burda su saatte arabanın burda olması lazımdı gibi:P
onun dısında yine aslında senaryo yazmanın belli bir kuralı yoktur aynen film çekmenin olmadığı gibi,sadece kolaylık için bazı ipucları vardır.film kollektif ve ticari bir olay oldugu için senaryo nun da belli bazı yazım kalıpları oluşmuştur.
mesela en basit ve belki de en zor olanı senaryonun anlaşılır ve net olmasıdır ki bir cok kişi bu sorunu yaşar.fikir sahibi kişinin kafasında her şey nettir ve yazdıgından emindir,ama kagıdı baskası okudugunda okuyanın kafasında onlarca soru işareti belirir.tabi bu yazımın içerik ve biçim sorunuyla alakalı.mesela içerik olarak karakterler arası dengesizlik cok sık rastlanan sorunlardan biridir.karakterlerden biri 40 yıldan sonra bir günde değişir mesela:)yine bir içerik sorunu duygu anlatımıdır.yazan kişi ahmet sıkıntılıydı içinde bir yumru vardı diye yazar.çeken kişinin de o sahnede herhalde kafa üstüne ok çekip bunu yazması gerekir:))halbuki yazan kişi ahmet in sıkıntısını görsel bir noktaya oturtmak zorundadır vb..içerik sorunları edebiyat,dramatik öğe,dile ve anlama hakim olma vb şeylerle dewam ediyor yani gayet geniş bir konu.(dramatik bir film olmasa bile dramatik aslında filmin içindeki gelişim çizgisidir)
biçim sorunu ise yukardaki sorunlara hakim olduktan sonra geçilmesi en basit sorun.yani hikayeyi oturutup düzgün bir şekilde yazdıktan sonra,ayrıntılı öykü ya da çekim senaryosuna gecmek en kolayı.mesela 5 dakkalık 5-6 karakterli bir kısa filmin hikayesi 2 sayfaysa,ayrıntılı görüntüsel hikayesi de 4 sayfa desen,olayları da çetrefilli değil orta kabul edersek,mutemelen 13-14 sayfalık da bir çekim senrayosy ortaya cıkar.bu sadece bir örnekti tabi ki filmden filme değişir bu durum.bazı kısalar bir odada tek sahnede gecer,bazıları 10 sahnede vb.
ve yine herkesin de senaryo yazma tekniği farklıdır.bazıları doğrudan çekim senrayosunu zart diye yazar mesela:)ama baslangıç için yukardaki şekilde çalısırsan ayıklama,hakim olma ve hataları kendi kendine tespit etme olayı da kolaylaşıyor.en azından bir yere kadar.
walla bu kısacık yazılanlar sadece bir bakış açısıydı,yararlı olur umarım.onun dışında sütümüzü içip erken yatarsak ve dişlerimizi fırçalarsak senaryolarımız daha güzel olur:)
finito.
format derken kullanılacak standartları kastetmemiştim. ilk defa ve hiç araştırmadan senaryo yazmayı deneyenler çoğunlukla ortaokul türkçe kitaplarındaki karagöz oyunu formatında yazıyorlar senaryoyu. Bu da geçerli bir format belki ama bunu yaparken tüm filmi tüm hikayeyi bu diyaloglar üzerinden anlatma yoluna gidiyorlar. Tabi ne kafalarındaki filmi anlatabiliyorlar bu yolla, ne de okuyanın kafasında film canlanıyor. Diyalog dışında yazdıklarını ise daha çok romanlardan örnek alarak yapıyorlar. Ve haliyle asla filme çekilemeyecek bilgileri anlatıyorlar. En çok yapılan hatalar bunlar. format bu noktada kurtarıcı oluyor biraz. neleri anlatıp, neleri anlatmaması gerektiği konusunda yönlendiriyor. ayrıca okuyanın anlamasını kolaylaştırıyor.
senaryo yazmak aslında iki anlama geliyor: filmi kafada oluşturmak ve fiilen kağıda yazmak. evet, ilki asıl önemli olan ama ilk defa yazanlar asıl sorunlarını ikincisinde yaşıyorlar sanırım. yabancısı oldukları konu ikincisi çünkü. ve bir filmi yazısal dile en az kayıpla indirmek o kadar basit olmasa gerek. ha ama korkulacak bir şey de değil. bilmem yanılıyor muyum?
cok profesyonel oldu
ben senaryoyu yazıp yonetmek niyetinde degilim sadece senaryo yazmak gibi bir yaratıcı faaliyetin ilk baslangıcının nasıl yapılacagını merak etmisitm ve yazdıklarınızdan anladıgım kadarıyla bu konuyla alakalı bir kac kitap okumak gerekiyor ve o kadarda zor degil zannediyorum sizce bu ise bugun baslasam bir kısafilm senaryosunu tam anlamıyla kac ayda yazabilirim?
tesekkurler
Re: cok profesyonel oldu
sam@rix wrote:
sizce bu ise bugun baslasam bir kısafilm senaryosunu tam anlamıyla kac ayda yazabilirim?
tesekkurler
belki yarin belki yarindan da yakin....
eğer ilk denemen ise ve hikaye kafanda hazırsa oturup kendini vererek ortalama bir haftada yazarsın. sonra bir arkadaşına ya da bir bilene gidip gösterdiğinde ne kadar çok eksikliğin gözünden kaçmış olduğunu anlarsın. onları düzelttiğinde ise senaryo senin kafandaki pırıltılı halinden epeyce uzaklaşmış olur. o vakit farklı zamanlarda oturup bir kaç kez bazı kısımların üzerinden geçmek suretiyle senaryonu parlatmaya çalışırsın. bu süreçte işten kopmaz ve sıkılmazsan ilk senaryo için oldukça iyi bir şey ortaya çıkabilir. bütün bunlar iyimser bir tahminle 1-2 ayını alır. (bu benim kendi tecrübem tabi, daha farklı öngörüleri olanlar da olabilir)
ancak burada önemli olan şey, örneğin bir kısa film senaryosu yazmak istiyorsan onun gerektirdiği dinamikleri senaryonun içine doğru zamanlamayla yerleştirmektir. bunun için görsel altyapını besleyecek her türlü kaynaktan faydalanmalısın, çünkü iyi bir kısa film görsel anlatımın, yapı itibariyle kısa olan diyalogların eksikliğini kapattığı, hatta kimi zaman çok daha öte anlamlara meydan verdiği filmdir. uzun metrajlı bir senaryo için ise acele etmemek gerekir.
eğer ilk denemen ise ve hikaye kafanda hazırsa oturup kendini vererek ortalama bir haftada yazarsın. sonra bir arkadaşına ya da bir bilene gidip gösterdiğinde ne kadar çok eksikliğin gözünden kaçmış olduğunu anlarsın. onları düzelttiğinde ise senaryo senin kafandaki pırıltılı halinden epeyce uzaklaşmış olur. o vakit farklı zamanlarda oturup bir kaç kez bazı kısımların üzerinden geçmek suretiyle senaryonu parlatmaya çalışırsın. bu süreçte işten kopmaz ve sıkılmazsan ilk senaryo için oldukça iyi bir şey ortaya çıkabilir. bütün bunlar iyimser bir tahminle 1-2 ayını alır. (bu benim kendi tecrübem tabi, daha farklı öngörüleri olanlar da olabilir)
günde kaç saat peki? bi de kısa film için mi bu? yeşilçamda bir günde yazılıyormuş ya senaryolar ondan sordum.
bu konuyu açalım aslında.
yeşilçam'da işlerin nasıl döndüğü konusunda bir fikrim yok. ama pek çok filmin sette çekildiğini söylerler. o tip filmler de kendilerini hemen belli ediyor. martin mystere'in imzasında yazdığı gibi insan da olsa türk türk'tür. biz de sinemayı uzun süre böyle bişey zannetmişiz.
günde kaç saat sorusuna ise ne desem yalan. benim kişsel fikrim günde 10 saat çalışılsa da 2 saat çalışılsa da yaklaşık sürenin bu olduğu yönünde. kişinin kağıt kalemle olan aşinalığına ve heyecanına göre değişir tabi bu.
bir kısa film senaryosu için uzun bir zaman gibi gelse de ben bugüne kadar okul projeleri hariç daha kısa zamanda elle tutulabilir bir senaryo yazana rastlamadım. haa hiç mi yazılamaz, yazılır, 1 büyük rakıyı bitirmeden masa başında da yazılır. ama ben görmedim.
aslında bu "ne kadar zaman sürer" sorusu pek hoş bir soru da değil. bunları hesaplamak oldukça gereksiz geliyor bana.
Murat Gülsoy'un "Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık / Kurmacanın Bilinen Sınırları ve İhlal Edilebilir Kuralları" kitabini ozellikle senaryo yazmak isteyen herkesi buyuk bir aceleyle kitabi alip okumalarini tavsiye ederim. kitapla ilgili bilgiler sinefil kitapplık bolumunde var.
You need to log in to post a reply.