akbank çağdaş sanat atölyesindeki sinema notları LAJETTE HAK
1 replies · 157 views
akbank çağdaş sanat atölyesindeki sinema notları LAJETTE HAK
LA JETEE(DALGAKIRAN)filmi için ek notlar
Hazırlayan:Fuat Erman
Aralık 2004,AKBANK KÜLTÜR SANAT MERKEZİ ÇAĞDAŞ SANAT ATÖLYESİ
LA jetee Chris Marker’ın ilk ve son kurmaca filmidir.Sinema tarihinde önemli bir yeri vardır çünkü sinema üzerine bir filmdir.Tek başına donmuş olan kareler arka arkaya gelip akınca sinema oluşur.Ancak LA JETEE’nin sinemasında, Chris Marker tam tamına da bu donuk kareleri yeğlemiştir.Filmin başında belirtildiği gibi bu bir roman-photo(fotoroman)dır.Geçmişe gönderilen filmin kahramanı geçmişte hareket halinde olan anılarını şimdi donuk resimler şeklinde görüyordur.Fotoğrafın da temeli bu değil midir?Ve bu özelliği değil midir fotoğrafı sinemadan daha anlam yüklü kılan.Camera Lucida adlı kitabında Barthes fotoğrafın bu özelliğine çok kısaca değinir.(Bir cümle içinde)Anılar, kahramanın belleğinin müzesidir.LA JETEE’deki en güzel planlardan biri uçan kuşların fotoğrafıdır,fotoğraf hareketi gösterir ama bu fotoğrafta, hareket toptan olumsuzlanmıştır.Heykeller de hareketsizliğin simgesidir.Aynı şekilde adam ve kadın Tabiat Bilgisi müzesinde gezerken içi saman doldurulmuş,dondurulmuş zamanın içinde yer alan hayvanları seyrederler.Bu sinema- zaman’a karşıt olan fotoğraf- zaman’dır.LA JETEE filmi de, imaj-hareket’den imaj-zaman’a geçiştir.Peter Wollen da bunu söyler,hareket sinema için temel gereklilik değildir,daha çok zaman’ının içinde ardarda gelmek ve yer almak temel gerekliliktir, der.Filmde kahraman ,bilim adamlarının elinde denektir,Bilim adamları gelecek boyutunu istedikleri gibi şekillendirdiklerini sanırlar,tıpkı sonunda kadere uymak zorunda kalan ama zamanı şekillendirdiğini sanan senarist gibi.Oysa filmdeki adam geçmişinde yer alan bir sahneye takılıp kalmıştır.Orly hava meydanında öldürülen bir adamın görüntüsüdür bu.Geçmişe bir projeksiyondur ayrıca biliyoruz ki zamanın onu algılıyan bir özne olmaksızın hiçbir değeri yoktur.Öldürülen kişi kendisidir,böylece kendi ölümünün izleyicisi olmuştur adam.
Sevdiği kadının varlığı kaderini değiştirmeyecek, aksine onun geçmişine saplanıp kalmasını mümkün kılacaktır.Ağaç kütüğü üzerinde ona, kadına bir nokta gösterir,ordan gelmiştir büyük bir olasılıkla,orası bilinen zamanın dışındadır.Vertigo filminde Madeleine de Scottie’ye böyle bir noktayı gösterir,burda doğdum ve öldüm diye ekler.
Dış sesi duyarız:ZAMAN’dan KAÇIŞ YOKTUR.
You need to log in to post a reply.