Skip to content

sofia coppola

10 replies · 184 views

WH
whatdreamsmaycome
Joined: Dec 07, 2004
52 posts
Jan 08, 2005, 01:15 PM#16810

sofia coppola

virgin suicides'dir, lost in translation'dir sevdigim filmler... edilgen karakterleri mevcut ve sade.. simdi sofia coppola film yapmak icin babasinin kanatlarina siginan simarik bir kiz mi yoksa iyi bir yonetmen mi? ( daha dogrusu iyi bir yonetmen adayi mi?)

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Jan 08, 2005, 01:17 PM#16811

virgin suicides kendi listemde uzak durulması gerekenlerde yer alıyor...o küflenmiş beş para etmez "ahlakçı" mesajları sevmedim sevemem de....

sofia coppola da ben zerre yetenek göremiyorum...her iyi yönetmen baba yönetmen evlat dölleyecek diye bir kaide yok sonuçta...

RA
rai
Joined: May 30, 2002
645 posts
Jan 08, 2005, 01:43 PM#16812

sermest wrote:
virgin suicides kendi listemde uzak durulması gerekenlerde yer alıyor...o küflenmiş beş para etmez "ahlakçı" mesajları sevmedim sevemem de....

sofia coppola da ben zerre yetenek göremiyorum...her iyi yönetmen baba yönetmen evlat dölleyecek diye bir kaide yok sonuçta...

kesinlikle katılıyorum.

WH
whatdreamsmaycome
Joined: Dec 07, 2004
52 posts
Jan 09, 2005, 07:45 PM#16829

benden baska seven yok mu bu kadini? .. yani en iyi senaryo oscarini babasinin hatrina verdi diyosunuz akademi..

DO
dopey
Joined: Jul 03, 2002
914 posts
Jan 09, 2005, 09:45 PM#16832

hakketiğini düşünmüyorum o oskarı. fakat bakire intaharları fena değilidi.
anlamıyorum ben akademiyi zaten. 3 filmi var sayılır ilk filmini görmedik.
sermeste katılıyorum az sperm söz konusu. yetmemiş

DA
darxoul
Joined: Dec 31, 2004
265 posts
Jan 10, 2005, 07:30 AM#16842

yalnızca lost in translation üzerine bir tartışma şu başlıkta da yapılmış:

http://www.sinefil.org/forum/viewtopic.php?t=1095&highlight=coppola

virgin suicides'ı izlemedim. bu nedenle sofia coppola üzerine yalnızca lost in translation'da gördüklerimi söyleyebilirim. filmin ilk yarısı oldukça özgün açılımlara gebeyken ikinci yarısını tipik hollywood dramasına bağlaması beni üzdü. oysa ilk yarısından sonra araya çıkarken ne kadar umutluydum.

EL
eliza bennet
Joined: Apr 05, 2004
396 posts
Jan 10, 2005, 09:47 AM#16853

İki filmden sonraki fikrim bu hatunun yaramaz olduğu. Belki bundan sonra güzel bir film yaparsa onu bilemem.

FI
fiction
Joined: Mar 16, 2004
365 posts
Jan 10, 2005, 02:43 PM#16879

çok iyi bir sinemacı, filmleri yeterince anlaşılmıyor bence, yada olduğundan fazla anlam yüklenmeye çalışılıyor...lost in translation ,içinde kendi adıma çok etkilendiğim duygusal anlar barındıran bir filmdi...genel anlamdada başyapıt düzeyinde bir filmdi..diğer filmini seyretmedim ama o iyidir sanırım...sonuç olrak iyi yolda ilerleyen ve o yolda ilerlemeye devam etmesini umduğum bir kişi...

FI
fiction
Joined: Mar 16, 2004
365 posts
Jan 10, 2005, 02:45 PM#16880

dopey wrote:
az sperm söz konusu. yetmemiş

yazık ..çok yazık..!

TR
triyandafilisus
Joined: Apr 14, 2004
204 posts
Jan 10, 2005, 09:14 PM#16887

Lost in Translation kayda değer bir filmdi.Filmin sakin ve durağan atmosferinin arkasında darmadağın bir dünya portresi dikmişti gözlerini seyirciye.Ve ince bir mizahla süslenmiş keyif dolu bir diyalogtu benim için film.Üstelik gerek oyuncu yönetimi ve oyuncu seçimi,gerekse filmin benlediği mekan;o mekanın içine yoğrulmuş minicik hayatlar filmi zenginleştirmiş ve filmi bir nevi ''yemekten sonra afiyetle yenilen bir tatlı'' misali tamamlamıştı.Burada ''yemek'' kendi adıma ''Virgin Suicides'' olur.Pek doyurduğu söylenemez ama yemekten önce yense tatlı şişirirdi mideyi.Bu yüzden izlememiş olanlara fazlaca beklentiye girmeden ama gereken özeni göstererek izlemelerini tavsiye ediyorum.Bence yeni nesil Coppola,anası babası kim olursa olsun,takip edilmeli.Daha iyi işler çıkarabileceğini hissediyorum.

Oscar konusuna gelince,biraz abartıydı bence de.Ama söz konusu olan Akademi olunca,şaşmamak lazım,he demek lazım.(O akademi ki film olsa tagline'ı ''I'm the king of the world'' olurdu.)

Son olarak,fiction'ın alıntı yaptığı mesajına katılıyorum.

TR
triyandafilisus
Joined: Apr 14, 2004
204 posts
Jan 10, 2005, 09:15 PM#16888

Lost in Translation kayda değer bir filmdi.Filmin sakin ve durağan atmosferinin arkasında darmadağın bir dünya portresi dikmişti gözlerini seyirciye.Ve ince bir mizahla süslenmiş keyif dolu bir diyalogtu benim için film.Üstelik gerek oyuncu yönetimi ve oyuncu seçimi,gerekse filmin benlediği mekan;o mekanın içine yoğrulmuş minicik hayatlar filmi zenginleştirmiş ve filmi bir nevi ''yemekten sonra afiyetle yenilen bir tatlı'' misali tamamlamıştı.Burada ''yemek'' kendi adıma ''Virgin Suicides'' olur.Pek doyurduğu söylenemez ama yemekten önce yense tatlı şişirirdi mideyi.Bu yüzden izlememiş olanlara fazlaca beklentiye girmeden ama gereken özeni göstererek izlemelerini tavsiye ediyorum.Bence yeni nesil Coppola,anası babası kim olursa olsun,takip edilmeli.Daha iyi işler çıkarabileceğini hissediyorum.

Oscar konusuna gelince,biraz abartıydı bence de.Ama söz konusu olan Akademi olunca,şaşmamak lazım,he demek lazım.(O akademi ki film olsa tagline'ı ''I'm the king of the world'' olurdu.)

Son olarak,fiction'ın alıntı yaptığı mesajına katılıyorum.

You need to log in to post a reply.