Pier Paolo Pasolini
8 replies · 210 views
Pier Paolo Pasolini
pasolini hala bazı konularda anlaşılamamış bir yönetmen. ona ilişkin tartışılacak çok şey olduğu anlamına geliyor bu.
yönetmen olarak filmografisi şöyle (yine imdb'den):
Salò o le 120 giornate di Sodoma (1976)
... aka Salo, or The 120 Days of Sodom
Appunti per una Orestiade africana (1975)
... aka Notes Towards an African Orestes (International: English title)
Pasolini e... la forma della città (1974)
Fiore delle mille e una notte, Il (1974)
... aka A Thousand and One Nights
Dodici dicembre 1972 (1972) (uncredited)
Racconti di Canterbury, I (1972)
... aka The Canterbury Tales (USA)
Decameron, Il (1971)
... aka The Decameron (USA)
Appunti per un romanzo dell'immondeza (1970)
Appunti per un film sull'india (1969)
... aka Appunti per un film indiano (Italy)
Medea (1969)
Porcile (1969)
Amore e rabbia (1969) (segment "La sequenza del fiore di carta")
... aka Love and Anger
Teorema (1968)
Capriccio all'italiana (1968) (segment "Che cosa sono le nuvole?")
Edipo re (1967/I)
... aka Oedipus Rex (USA)
Streghe, Le (1967) (segment "Terra vista dalla luna, La")
... aka The Witches (USA)
Uccellacci e uccellini (1966)
... aka Hawks and Sparrows
Padre selvaggio, Il (1965)
Comizi d'amore (1965)
Mura di Sana, Le (1964)
Sopraluoghi in Palestina per il vangelo secondo Matteo (1964)
Vangelo secondo Matteo, Il (1964)
... aka Évangile selon saint Matthieu, L' (France)
... aka The Gospel According to St. Matthew (USA)
Rabbia, La (1963) (part I)
Ro.Go.Pa.G. (1963) (segment "Ricotta, La")
... aka Let's Have a Brainwash
Mamma Roma (1962)
Accattone (1961)
ilk izlediğim pasolini filmi mamma roma'ydı. söz konusu fillm yeni gerçekçilik akımına dahil edildiğinden pasolini sineması hakkında düşündüklerim ilk etapta diğer yeni gerçekçilerden fazlaca farklı değildi. ancak daha sonra izlediğim filmlerde pasolini kendisini belli ediyordu artık.
benim en sevdiğim pasolini filmi uccellacci e uccellini (1966) (Hawks and Sparrows) olmuştur. alegorik bir anlatımın kullanıldığı bu filmde derin bir sorgulama vardır dünyaya dair. dönemin italya'sından tüm dünyanın ve sosyalizmin durumuna dek yüzlerce imge akar gider film boyunca. oldukça umutsuz bir filmdir serçeler ve şahinler. belki de karamsar yanım bu denli sevdi bu filmi, bilemiyorum.
eşcinsel ve uyuşturucu müptelası nadide yönetmenlerdir. salo muhteşem bir filimdir. decamaron da güzeldir. medea kapodokyada çekilmiş garip bir filmdir. pier paolo pasolini italyan faşitleri tarafından öldürülüp birçukura atılmıştır. ama kendisinin imgelemimiz üzerinde açtığı çukurun derinliğinin onun atıldığı çukurun derinliği ile kıyas kabul etmez.
mamma roma yı hep izlemek isterim
teoramanın tekrar çevrimlerine bayılırım.
iyidir pasolini nevi şahsın amünasır bir dünya vatandaşıdır. geniş görüşlüdür..
son filmi salo italya'da ve fransa'da pek çok tartışmaya neden olmuş. tahmin edilebileceği gibi yasaklanmış. bu filmde italya'ya damgasını vuran faşizmle hesaplaşıyor pasolini. o dönemde barthes dahil pek çok eleştirmen bu izlemesi zor filme eğiliyor, ancak pek fazla görüş birliği sağlanamıyor.
özellikle gramsci'den etkilenen görüşleriyle italya'nın faşizm sonrası dönemine bakışı oldukça etkileyicidir.
salo ,pasolini'nin sonu olmuştur ...o filmdeki ayrıksı faşizan eleştiri birilerine hazmı zor etkiler bırakmıştır...ayrıca kendisi eşcinseldir...zaten eşcinsel bir hayranı tarafından dövülerek öldürüldüğü söyleniyor...bazılarıda linç edildi,üstünden araba geçtiler falan diyor...ölümü konusundada çeşitli söylentiler var...şu ana kadar izlediğim tek filmi, salo ..evde arşivimde "mamma roma" da.. var en kısa zamanda onuda seyretmeyi düşünüyorum...
pasolini'nin ölümüyle ilgili söylentiler muhtelif, ancak herhangi bir açıklık yok bu konuda. cesedi bir araba tarafından kesilmiş ve cinsel organları kesilmiş olarak yol kenarında bulunmuş. bunu doğrudan salo'yla mı yoksa bütün yaşamı boyunca yaptıklarıyla mı ilişkilendirmek daha doğru olur, bilemiyorum. çünkü her ne kadar salo pek çok açıdan çok rahatsız edici bir filmse de, pasolini bütün yaşamıyla faşizan güçlerin karşısında durmuş, toplumun dışına itilmesine neden olabilecek cinsel (eşcinsel) ve politik (komünist) kimliklere sahiptir.
izlediğim tek filmi salo...O'nu da çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. gerçi zor koşullarda ve büyük bir cesaretle çekildiği belli filmin. ama bence daha farklı bir yolla ve aynı acımasızlıkta bir faşizm eleştirisi yapılabilirdi. bilmiyorum belki de ben filmi tam olarak yorumlayamadım, çözemedim. hatta şunu söyleyeyim ki filmi sadece sadist ve izlenmesi zor, rahatsız edici bir film olarak duyduğum için izledim. "bok çemberi"nden sonra da açıkcası rahatsız olduğum için değil sıkıldığım için filmi yarıda bıraktım. belki filmi izlemeye başlarkenki beklentilerim yanlış yönde olduğu için filmi beğenmedim. pasolini saygıyı hakediyor, 1970'lerde böyle cesurca bir faşizm eleştirisi çektiği için ama bence sinema sanatı açısından bakarsak film vasat.
You need to log in to post a reply.