françois ozon
10 replies · 257 views
françois ozon
dün françois ozon'un kısa filmlerini izledim. başka izleyenler varsa biraz konuşmak istiyorum. izlediğim filmler şöyle:
action vérité
la petite mort
une robe d'été
regarde la mer
scènes de lit
x2000
bunların herbiri bir diğerinden başarısızdı bence. heteroseksüel ve eşcinsel cinselliğiyle dolu saçma sapan şeylerdi. daha önce ozon'un 8 kadın filmini de izlemiştim. onu da pek başarılı bulmamıştım. o nedenle havuz'u izlemedim. bu filmleri de izledikten sonra ozon'u sildim. varsa bu adamı anlayan açıklasın ne olur.
water drops on burning rocks ve sitcom'u izledim. bu iki filmi de daha önce izlediklerimden daha çok beğendim. sitcom'da 8 kadın'dakine benzer bir tema vardı. o yüzden biaz tekrar gibi düşündüm. ama water drops on burning rocks hem eğlenceli geldi, hem de rahatsız edici yer yer. belki ozon'dan çok kötü şeyler beklediğim için bu filmleri görece beğendim. ne var ki ozon aynı temaların etrafında dönüp duruyor gibi (havuz'u hala izlemedim).
une robe d'été'yi izlemiştim ben de ve sana hak vermiştim. cinselliği ve eşcinselliği gereksiz ve estetikten uzak bir şekilde fazlaca kullanan kötü bit filmdi.
kızgın taşlara düşen su damlaları ise tersine iyi bir filmdi. cinsellik güdümlü karakterleri sayesinde çoğu filminde olduğu gibi gerçekçilik rayından çıkmadan ve gerçekçiliği zedelemeden grotesk uçlara gidebiliyor zaman zaman. en iyi filmlerinden biridir belki.
aslında bana göre özellikle öne çıkan bir filmi de yok bu adamın. yönetmenliğini beğensem de filmleri "iyi"nin üzerine çıkmıyor falza. her ozon filmini zevkle izlesem de hayatımı değiştirmiyorlar benim.
"havuz" ve "yanan taşlar üzerindeki su damlacıkları" beğendiğim filmler özelliklede havuz, gerek sinema dili gereksede yaratıcı hikayesiyle çok beğenmiştim ancak son filmi 5*2 de ne yazıkki alışıldık temalarını çok banal bir sinema diliyle verdiği için izlerken hiç keyif aldığım bir film olmadı ...
francoise ozonun 5X2 ten başka filmini izlemedim. ama maalesef bi eksi sahibi şimdilik. şöyle ki hıncal uluçun 'öff öf bunalımlar içinde bi filmi baştan sona kadar izleyecek kadar mazoşistseniz buyrun efendim' gibi bi yorumunu okuyup, hmm iyi film olabilir, ne anlar hıncal uluç, böyle yorum mu olur gibisinden hışımlanaraktan divxini edinmek suretiyle bu filmi izlemiş bulunmaktayım. film bi evlilikten 5 sahne izleterek(1) bizlerden kalan yılları doldurmamızı istemiştir. kendisinin de açıkladığı üzere filmin sadece kurgusu değil çekimleri de sondan başa yapılmıştır. nitekim kendisi de filmin sonunun yani hikayenin başının nasıl olacağına filmi çekmeye başladığında bilmiyormuş. (yaratıcı iseniz işe yarar bi yöntem ama ahanda ben filmi çekiyom sonunu uydururuz demekle olmaz,bu konu ayrı bi başlıkta tartışılabilir diye düşünüyorum) erkek başrol baya zorlanmış baştaki tecavüz sahnesinde. olm ben niye tecavüz ediyom deyince yönetmen bişi diyememiş, daha bilmiyo ya hikayenin başını. oyuncu kendini motive edecek bişi bulmuş artık. tabi yönetmenin diğer filmlerini izlemek gerek. yeni filmini de çekmiş kurguluyomuş şu sıralar.
(1) ki ben bu 5 sahnenin zekice seçildiğini/kurgulandığını da düşünmüyorum. veyahut zekice olmasın ama keyif verici de değildi..hani izledikten sonra ne bişi hissettim ne sinemasal bi keyif aldım. ne de vay be iyi düşünülmüş dedim. kısacası bu film benim ne gözüme, ne düşünceme, ne duyguma hiç hitap edemedi.
ozon hakikatten enteresan bir kişilik, binbir güçlükle edindiğim filmlerini seyrettikten sonra verdiğim ilk tepki, bütün emeklerimin boşa gittiği şeklinde oluyor ama afişte ozon ismini görünce de filmi görmeden edemiyorum. en son 5x2. daha önce seyrettiklerim; 8 kadın, havuz, kumun altında. ozonun bence en büyük problemi, bu kadar üretken olduğu bir zamanda, hep aynı temalar üzerinde çalışması. burjuvaların hayatının boş ve anlamsızlığına dikkat çeken ozon, bence havuz ve kumun altında da işi c.rampling'in oldukça iyi oyunculuğu ile kotardı. fakat 5x2'nin de bana ne verdiğine emin değilim ? doğru insanı bulmak önemli, evet. filmin tersten kurgusunun da işaret edebileceği tek noktanın bu olduğunu düşünüyorum. 8 kadını apayrı bir yere koymak, kesinlikle farklı bir sinema zevkine hitap ediyor, bu senaryo niye film olmuş ki, tiyatro varken diyorsunuz, ve meğer sahneye de konmuş :) filmlerindeki cinsellik ise rahatsız edici boyutlarda değil kanımca.
hep aynı temalar üzerinde çalışması. burjuvaların hayatının boş ve anlamsızlığına dikkat çeken ozon, bence havuz ve kumun altında da işi c.rampling'in oldukça iyi oyunculuğu ile kotardı. fakat 5x2'nin de bana ne verdiğine emin değilim ?
katılıyorum. en ilginç işi sitcom bile bunuel'in yıllar önce yaptıklarını anımsatmaktan öteye gidemiyordu. havuz, sembolik ayrıntılarla dolu ama yine de yeterli olmayan öyküsünün olabilecek en özelliksiz bir anlatım tarzıyla aktarıldığı sıkıcı bir filmdi. düş/hayal sahneleriyle 'gerçek' sahnelerin görsel olarak fark bırakılmadan içiçe verilmesi fikri, ozon'un kuru ve sorunlu anlatımıyla, başarısız değilse bile sıradan bir film ortaya çıkarmıştı. iyi, yaratıcı yönetmenle sıradan yönetmen arasındaki farkı görmek isteyenler, benzer öyküleri olan havuz ve mulholland dr.'ı karşılaştırsınlar. lynch'in filmi daha uzun süresi boyunca seyirciyi yoğun duygularla dolu heyecan verici bir yolculuğa çıkarırken, ozon'un filmi balkonunuza çıkıp iki saat boyunca yoldan geçenleri saymaktan birazcık daha heyecan vericiydi.
son gördüğüm see the sea'nin ise ne kadar boş bir film olduğunu anlatmak için, bunun izlediğim son filmi olarak kalıcağının kuvvetle muhtemel olduğunu söylemekle yetinicem.
You need to log in to post a reply.