akira kurosawa
8 replies · 169 views
akira kurosawa
güncel japon sinemasın hakkında genel bir tartışma aşağıdaki başlık altında yapılmış gördüğüm kadarıyla. ancak ben kurosawa ve sinemasını da foruma taşımak istedim.
son izlediğim filmi dersu uzala. film 1975 sovyet yapımı. sibiryada bir göl bölgesinin haritasını çıkarmak isteyen askerlerle ormanda karşılaşan bir avcının öyküsü anlatılıyor. gerek görsel yönetim gerekse senaryoyu çok beğendim. her ne kadar benim favorim 7 samurai ise de dersu uzala da dikkate değer bir film olmuş. yojimbo'yu da atlamamak gerek. belki günümüz japon sineması bu örneklerden çok fazla etkilenmiş görünmüyor, ama yine de dünya sinema tarihi için önemli filmler. bu filmleri gördükten sonra japonya'da korku sinemasının bu kadar gelişmiş olmasına pek anlam veremiyorum. kesinlikle farklı kaynaklardan besleniyorlar kanımca.
japon sineması tartışması için: http://www.sinefil.org/forum/viewtopic.php?t=370&highlight=japon+sinemas%FD
dersu uzala akira kurosawa'nın en ilginç filmidir. japon hemşerilerine şu an hatırlayamadığım bir sebepten dolayı sırt çevirip, rus meslektaşlarına doğru atıldığı sırada çekmiştir bu filmi baştaan aşağıya rus bütçesi ve ekibi ile çekilmiştir. sanırım gerçekkbir hikayeden alınma yada gerçeği bi nebze kurdulamış kendisi. süperdir gerçekten ama en iyi filmi değildir.
akira kurosawanın filmlerini belli kıstaslarla değerlendirmeliyiz
en destansı ve otantik filmi.. kagemusha
en iyi görüntü: dreams
en iyi aksiyon: yojimbo
en iyi psikolojik gerilim: rashomon
gibi değerlendirilebilir.
bide tırt richard gere li filmi vardır. sevmem
bence aksiyon dozu açısından 7 samurai ile yajimbo birbirlerine yakındır. her iki filmin de birbirlerine çok benzer tarihsel arkaplanlarda gerçekleştirmiş benim anladığım karaıyla kurosawa. yojimbo'nun başında filmin orta sınıfın yükselmekte olduğu bir döneme denk geldiğini söyler. 7 samuria'ın sonunda ise ortamdaki en deneyimli ve esaaslı samurai şu yorumu yapar: yine onlar kazandı ve biz kaybettik. samurai'lerin tam olarak japon kültüründe ne ifade ettiklierini bilmiyorum, ancak aristokrasiyi temsil ettiklerini düşünüyorum. ve aristokrasinin çöküşü sanırım kurosawa'yı hüzünlendiriyor. gerçi yojimbo bu açıdan daha umutludur. bir samurai tek başına çapulcuları darmadağın eder. ama filmin sonunda "eee, ne bu şimdi? herkes öldü" diye sormadan edemezsiniz kendinize.
Yojimbo ve Seven Samurai'yi action olarak ben de birbirlerine yakın bulurum.
Samurai Japon kast sisteminde "savaşçı" diyebileceğimiz kategoride yer alır, aristokrasi içerisinde samurai olabilir veya aristokrasi olmayan samurai'lar da vardır (mesela 7 Samurai ve Yojimbo'dakilerin çoğu)
Kurasawa'nın samurai'lerle - ki bildiğiniz gibi kendisi de samurai soyundan gelmektedir- alıp veremedikleri 7 Samurai'de en güzel şekilde Toshiro Mifune'nin meşhur tiradında ses bulur bence.
Hidden Fortress'ta bence bahse değer (nedence pek seveni yok bu filmin ama ben bayılıyorum, belki de içinde prenses filan olduğundandır)
Ayrıca Throne of Blood sinema tarihinin en iyi bitiş sahnelerinden birine sahip - Toshiro Mifune'yi alkışlayasım geldi izlerken.
A.Kurasawa'nın hiç içinde eski kostümler olmayan filmini izlemedim. Ikiru güzel diyorlar..
High and Low benim çok sevdiğim bir dedektif romanı olan King's Ransom'dan uyarlanmış, o yüzden ona da bir göz atmak istiyorum karşıma çıkarsa.
Bu arada bence 7 Samurai sinema tarihindeki en güzel filmlerden biri. Bir şaheser hatta.
dun kagemusha'yı izledim. kurosawa sürekli olarak asaletin peşinden koşuyor. bu izlediğim her filmde temayı oluşturuyor. bunun dışında pek çok yan öğe de giriyor filmlerine belki, ama esas öğe hep soyluluk.
eliza bennet:
Samurai Japon kast sisteminde "savaşçı" diyebileceğimiz kategoride yer alır, aristokrasi içerisinde samurai olabilir veya aristokrasi olmayan samurai'lar da vardır (mesela 7 Samurai ve Yojimbo'dakilerin çoğu)
demiş.
ben 7 samurai'daki zibidilerin samurai olduğunu pek sanmıyorum. ancak japon kültürüyle ilgili ayrıntılı bilgim yok. onlar daha çok samurai gibi giyinmeye çalışan çapulcular sürüsüydü sanki. yani alaylı/okullu vs. değillerdi. yalnızca kavga ediyorlardı (gerçi oradaki "gerçek" samurai'ın samurai'lığı da biraz tartışmalı görünmüştü bana ama...).
bir de bir filmde ayrıntıların kullanılması bu kadar mı başarılı olur? diye sordum kendime. ayrıntılar hikayenin içine öyle yerleştirilmiş ki, hayranlığımı gizleyemedim. başkasının üzerine tek bir film kuracağı bir ayrıntıyı filmin bir öğesi olarak o kadar başarılı kullanmış ki, yeni yetme ayrıntı manyakları hakkında bana söyleyecek bir şey kalmamış.
Aslında yazdıklarımı tekrar okuyunca gördüm ki Yojimbo yanlış örnek olmuş samurai konusunda zira o filmde fazla samurai yoktu.
7 Samurai'da vardı gerçek samurai'lar. Şimdi eğer bir samurai herhangi bir nedenden bir Lord'a bağlı çalışmıyor ise adına "ronin" deniyor. Bu ronin'lere pek iyi gözle bakılmıyor zira amire sadakat önemli bir kavram o zamanın Japonları için ve ronin'lerin sadık olacak amirleri yok. Eeeee amir olmayınca kendilerine para veren olmadığı için maalesef arkadaşlar güzel giyinemiyorlar.
Bu arada 7 Samurai filmininin başlarında basit bir kapıdan giriş testi vardır bir tane, dikkat edersen genç yaşlı soylu soysuz fakir zengin tüm samurai'ler o testten geçmiş ama maalesef zavallı Toshiro Mifune'nin oynadığı karakter geçememiştir.
Yojimbo zaten yolunu bulmaya çalışan bir ronin.
bu bilgiler oldukça yararlı oldu. elimde japon kültürü adında bir kitap var (bozkurt güvenç, iş bankası kültür yayınları). belki de onu okumam gerekecek. çünkü kaçırdığım pek çok şey olduğunu düşünüyorum, japon kültürünü ve tarihini iyi bilememekten. yine de temel iletiler çok açık filmlerde.
sanirim en sevdgim kurosawa filmi bir kral lear uyarlamasi olan ran filmi. krosawa ayni zamanda bir ressam olusundan dolayi cercevelerinde geleneksel japon resminden esinlenerek duzenlemeler yapiyor. renkler ve kompozisyonlardan bu cok iyi anlasiliyor zaten. bir de japon noh tiyatrsonun oyunculuk anlayisini kullanmak icin gayret ediyor. (ran'daki soytarinin performansi olaganustuydu bu noktada).
krosawa filmlerinde kalabaliklar kisilestirilir cogunlukla. kalabaliklarin aksiyonunu bu derece yetkin kullanan ve onlarin duygu ve durumlarini etkin kullanan pek az insan biliyorum.
krosawa sinemasi benim icin cogunlukla gelenek ve modern iliskisinin kullanilis bicimiyle hayret vericidir. buyuk bir gelenekten beslenen buyuk bir yetenek...
You need to log in to post a reply.