Hırsız Var!
13 replies · 264 views
Hırsız Var!
Şimdi bu filme başlık açmak biraz ayıp olacak ama başka çare yok.
Filmde hoşuma gidenler
-
araba kovalamaca sahnesi
-
M.Ali Erbil (evet biliyorum, eeewww, ama ne yapayım adamcağız biraz tutukta olsa gayet güzel iş çıkarmış)
Diğer kısımlar işte bildiğiz gözümüzü çıkara çıkara yapılan medya ve daha bilimum şeylerin eleştirileri falan filan, yani bana pek hitap etmedi. Benimle gelen arkadaşlar ve dolu sinemanın neredeyse tamamı gülüyordu (ben de güldüm bir iki şeye ama çoğunluğu sarmadı).
Bu arada özellikle fragmanlarını gördükten sonra hevesle beklediğim Türk filmi Teoman'ın "Balans ve Manevra"sı. Psikopat birşeye benziyor umarım beklediğim gibi çıkar (veya beni şaşırtır daha bile iyi çıkar)
genel olarak türkiye sinemasına destek olmak adına iyi olmadığını düşündüğüm (bunlar önceden bilinebiliyor) filmlere bile gitmeye çalışırım. ama bu filme gitmeyi düşünmüyorum. özellikle radikal'deki eleştiri bu düşüncemde etkili oldu: bir göz atmanızı öneririm:
Ya işte ben o link'teki kadar haşin olmak istemedim.
Aslında teoride yanlış bir tavır biliyorum ama ben ne olursa, hangisi olursa olsun vizyona giren Türk filmlerine gidilmesine taraftarım. En azından vizyonda aynı anda 8-10 civarı Türk filmi oluncaya kadar.
En azından vizyonda aynı anda 8-10 civarı Türk filmi oluncaya kadar.
8 salondan beşinde türk filmi oynuyor. geri kalanlarda tatil nedeniyle çocuk filmi. niteliğin artık niceliğin önüne geçmeye başlaması için doğru bir zamandayız bence.
Benim de içim pek istemiyor Hababam Sınıfı Askerde gibi (üstelik tür olarak ta bana hitap etmeyen) filmlere gitmeye ama ben Türk filmleri sayısını artırıncaya kadar hepsine gitmek niyetindeyim.
Geçen sene sadece iki Türk filmine gitmiş olmanın utancını atamadım üzerimden hala.
quantino wrote:
8 salondan beşinde türk filmi oynuyor. geri kalanlarda tatil nedeniyle çocuk filmi. niteliğin artık niceliğin önüne geçmeye başlaması için doğru bir zamandayız bence.
quantino'ya katılıyorum. evet, türkiye sinemasının genel olarak gelişmesi, alternatif seslerin de elinin altında bulunan teknik olanakları artıracaktır ve bu anlamıyla türkiye sinemasına destek vermek anlamlıdır. ancak bunun en iyimser sonucu hepimizin bildiği gibi türkiye'de bir sinema endüstrisinin kurulmasıdır. böyle bir endüstrinin kurulduğunu varsayalım. yılda 100 film üretildiğini düşünelim. o zaman da ortalığın niteliksiz filmden geçilmediğini söylemeyecek miyiz? nitelikliyle niteliksizin ayrımını şimdiden yapmaya başlarsak oğuzhan tezcan yerine ahmet uluçay filmleri izleriz belki de... çok da güzel olur.
ben action diye gittim komedi çıktı.komedi bile denemez gıdıklayıcı zorla yane,küfürlere filan gülüyodu insanlar.ya açıkçası bende bıktım bu tarz filmlerden ama insan merak edio.bitek haluk bilginerin gay modacı rolünü beendim kendi adıma..
haklısın dostum adam her role yakışıyo her rolde adama yakışıyo nası başarılı bi heriftir helal walla..
gitmem gitmem gitmem ....yerim Türk sinemasına desteği, adam gibi film çeksinler seve seve gidiyim...hırsız var gibi filmler ancak magazinel boyutuyla ön planda kalabilir...bu arada gamze özçelik'ten oyuncu olmaz olsa olsa ya popçu yada pornocu olur..ben şahsen 2.sini tercih ederim
fiction wrote:
arada gamze özçelik'ten oyuncu olmaz olsa olsa ya popçu yada pornocu olur..ben şahsen 2.sini tercih ederim
bu da doğru bir söylem ama gitmek lazım. ahlaka bağları koparmamak lazım. sonra ağlayan çayırda yalnız kalırız...
vcd si çıksın alır izlerim ama sinemasına gitmem sonuçta 7,5 milyon bilet parasını bu çereze bayılacak olan benim...ağlayan çayır konusuna gelicek olursak... istanbul'un avrupa yakasında oturupta bu filme gitmeyip hırsız var'a gidenin sinefil'liğinden şüphe ederim açıkçası...
Ahmet Hakan'lık yapmış olmayayım ama ağabey hakikaten gidilecek yeri yok bu filmin! ortada film yok ki ya... hırsız almış götürmüş satamadan getirmiş filan diyeceğim. perde açıldığında gözümü diktim, film bittiğinde hala aynı haldeydim. mübarek bir sahnede güldürmeyi becer, bir sahnede heyecanlanayım, bir sahnede vay be diyeyim, bir sahnede gözümden yaş gelsin yok ağabey yok bir film bu kadar mı çekilemez! (nasıl bi cümleyse bu da olsun hak ediyo) hoşgeldin hayattan sonra gördüğüm en rezil film
hayır işin enteresan yanı, kağıt üzerinde o kadar iyi duruyor ki! yani işte gündemdeki mevzular mafya siyaset medya eğlence dünyası oh şahane türkiye gerçekleri de var filan ama olmayınca olmuyo işte.
katılıyorum fictiona, gitmeyin. malum, marifet iltifata tabidir. iltifat diye alırlar şimdi gişe başarısını yenilerini yapmaya kalkarlar Allah muhafaza Türk sineması böyle olacaksa kalsın, cidden! Nihal Bengisu'nun Ağalayan Çayır için yazdığı cümleyi, Türk filmi olan Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmine uyarlayarak mesela, şöyle diyebiliriz: Hırsız Var sinema ise Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak sinema değil, ikisinden birine başka bir isim bulmak gerek.
You need to log in to post a reply.