Skip to content

the return/vozvrashcheniye

5 replies · 147 views

DA
darxoul
Joined: Dec 31, 2004
265 posts
Jan 28, 2005, 04:41 PM#17397

the return/vozvrashcheniye

bbc four world cinema award the return (vozvrashcheniye) filmine gitti (ayrıntılı bilgi için: http://www.bbc.co.uk/bbcfour/cinema/film_award/index.shtml).

izleyenler varsa görüşlerini bizlerle paylaşabilir mi?

NE
nexus_6
Joined: Dec 22, 2003
2 posts
Jan 28, 2005, 09:32 PM#17398

İlginçtir BBC'nin sitesinde yapılan halk oylamasında ise "Dönüş" %7 ile sonuncu olmuş,ama jüri bu filmi en iyi film seçmiş.
Halk oylamasının sonuçları da şöyle:
Hero %32
The Motorcycle Diaries %24
Zatoichi %17
Bad Education %12
Uzak %8
The Return %7

Bu film hakkında benim söyleyeceğim internet oylamasında bu ödülün adaylarından olan "Uzak"la bu film arasında kararsız kalmış ve sonunda oyumu "Dönüş"e vermiştim.Pişman diilim.
Geçtiğimiz İstanbul Film Festivalinin en iyilerindendi kanımca.
Senaryosu,sinematografisi,oyuncu performansları ile bu ödülü fazlasıyla hak ediyor.
Sanırım yakında da ülkemizde gösterime girecek.
Kaçırmayın derim.

WH
whatdreamsmaycome
Joined: Dec 07, 2004
52 posts
Jan 29, 2005, 02:15 PM#17406

izledim.. enteresan bi film.. bi baba yillar sonra ailesine donuyor ve sonra iki cocouguyla birlikte bi yolculuga cikiyor.. filmin aciga cikmayan, gizemli yanlari var.. ayrica gorel olarak cok iyi.. bi de filmin sonu cok etkiledi.. "dank" diye bi gelisme oldu hic beklenmeyen.. bi de abi rolundeki elemanin film bittikten sonra, filmde denize atladigi yerden atlayip olmesi, insanin tuylerini urpertiyor..

DO
dopey
Joined: Jul 03, 2002
914 posts
Jan 29, 2005, 07:26 PM#17408

değişik bir film.. geçen istanbul film festivali açılış filmiydi. okan bayülgenli hülya avşarlı ve bol kalantorlu bir açılıştan sonra mütevazı bir film iyi geldi. görselliği çok iyiydi. filmin erkek oyuncularından abiyi oynayan elema sahneye çıkıp rusça bir şeyler söyledi. fakat okan bayülgen rusça bilmemekteydi. ve uydurmasyan çevirisi küstahçaydı. ukalaa adamdır hepimiz biliriz zaten birde mektup getirmiş rus oğlan yönetmenden, kısmet o da rusça onuda okan okudu.. gerisini siz tahmin edin artık....

whatdreamsmaycome wrote:
bi de abi rolundeki elemanin film bittikten sonra, filmde denize atladigi yerden atlayip olmesi, insanin tuylerini urpertiyor..

kesinlikle haklı arkadaşımız

sondaki fotoğraf albümü tarkovski ekolü kokuyor harika denilebilir fotolar için. ama genel olarak çok da süper bir film değil

QU
quantino
Joined: Nov 09, 2004
102 posts
Jan 29, 2005, 09:27 PM#17412

bbc anketi sürpriz olmadı. hatta ankette hero çıkar, ödülü the return alır da demiştim sanırım diğer başlıkta.

filme gelince. tarkovskiden aldığım tadı bir de bu filmden alabildim. aslında nbc'ninkine de yakın bir sinema anlayışı aynı zamanda ve benim zevkime de fazlasıyla hitap ediyor. vizyona girecek bir iki hafta içinde, bir daha izleriz artık.

MO
morrison
Joined: Feb 08, 2005
50 posts
Feb 21, 2005, 11:25 PM#18202

Dönüş'ü az önce izledim.

Film başında sonuna değin Hıristiyani imgelerle kuşanmış kara bir yapım. Daha filmin ilk sahnelerinde gördüğümüz uyuyan baba figürü (ki aslında filmin sonunu baştan gösteren bir sahne) Mantegna ve Caravaggio'nun rönesans ve barok dönem resimlerinde rastladığımız ayaklarının altı görülecek şekilde yatırılmış ölü İsa figürüne gönderme yapmakta.

Ancak hemen söylemek gerek ki, filmin Hıristiyani göndermeleri kesinlikle misyonerce bir dinsel anlam taşımıyor. Zaten yukarıda anılan ressamların çalışmaları da çoğunca dinsel otoritelerle çelişmiş örnekler.

Bunun dışında, düz hikayenin ötesinde baba-oğul ilişkisi tanrı-insan ilişkisi şeklinde ele alınmış. Bir gün tanrı gelir ve oğullarını toplayarak, onları dönüştüreceği bir yolculuğa çıkarır. Amaç ebedi gize ulaşmaktır.

Nietzscheci anlamda Tanrının ölümü fikrine kadar ötelenen süreç sürekli insan-tanrı arasındaki iletişimsizliğe vurgu yapar. Tanrı bilir, ama insan naiftir. Bu çelişki ancak Nietzsche'nin yaptığı şekilde Tanrının yok edilmesiyle insan lehine sonuçlanabilecektir.

Filmin muhteşem görüntüleri, insansız ve çok güçlü doğa, doğayla çelişki halindeki kahramanlarımız, çok başarılı oyunculuklar ve yer yer yöresel özellik kazanan minimalist müzik kullanımı filmi büyük bir zevkle izlenir yapmış.

Filmin beni tek rahatsız eden yanı, daha önce Vizontele için de düşündüğüm hijyenik yapısıydı. Ne kadar kir pas içinde de olsalar her şeye sinmiş bir hijyeniklik duygusu (görüntüdeki pırıl pırıllık ve portresi/panaromacı yaklaşımdan söz ediyorum) rahatsız ediciydi. Nitekim filmi izledikten sonra yönetmenin reklamcılık kökenli olduğunu öğrendim.

You need to log in to post a reply.