Skip to content

michael haneke

10 replies · 271 views

DA
darxoul
Joined: Dec 31, 2004
265 posts
Feb 07, 2005, 09:21 AM#17689

michael haneke

ilk izlediğim haneke filmi piyanist'ti. oldukça etkileyici bir filmdi. sanırım herkes izlemiştir zaten. daha sonra funny games, piyanist'e göre daha rahatsız edici bir film olarak çıktı karşıma. bütün çabalarıma rağmen o iki beyaz giysili tipten nefret ettim ve beni asıl yoran buydu. onların yaptıkları değil, ama benim bu konuda kendime hakim olamamam.

son olarak şato'yu izledim. belki bu filmi başka biçimde değerlendirmek gerekiyordu, ama ben kafka'yla haneke'nin bir araya geldiğinde neler yapacağını düşünürken, salondan tam bir hayal kırıklığıyla çıkmıştım. film bence kafka'nın şato'sunun bir karikatüründen öteye gidemiyordu. yine de haneke ilgimi çekmeye devam ediyor.

EL
eliza bennet
Joined: Apr 05, 2004
396 posts
Feb 07, 2005, 12:09 PM#17700

Bende Pianist ile başladım Haneke izlemeye ve sonra sadece Kurdun Zamanı'nı görebildim.

Her ikiside bana çok hitap etti, hele Piyanist bir gece yatmadan önce kanal değiştirirken jeneriğini gördüm ve sadece klasik müzik sevdiğim için biraz takılayım dedim ama bir kaç dakika sonra ne uyku kaldı ne birşey neredeyse soluksuz izledim ve pek beğendim.

Funny Games'i ve Code Inconnu'yu çok izlemek istedim ama bir türlü kısmet olmadı. Bu filmler kendisinde olan varsa bu konuda paslaşabilir miyiz?

WH
whatdreamsmaycome
Joined: Dec 07, 2004
52 posts
Feb 07, 2005, 12:30 PM#17702

funny games'i, benny'nin videosunu, yedinci kita'yi ve sato'yu izledim.. benim sevebildigim bi yonetmen diil acikcasi..

KA
kafakoparan
Joined: Jan 19, 2004
119 posts
Feb 07, 2005, 06:08 PM#17723

funny games,piyanist,tesadufi bir kronolojinin 71 parcası,7. kıta,code ınconu.hepsi bayagı iyi filmler.code inconnu nun basında zenci adam,genç arası didişme,dilenci kadın ve ardından polisin gelmesi kısacık zamanda bu kadar mı şey anlatılır dedirtiyordu.funny games teki yumurta isteme sahnesi de aynı şekilde,özel mulkiyet,gundelik hayat,burjuva kuralları vb şeyler hakkında yine kısacık dönemde zöböf! deye bi şeyler anlatıyordu.
avrupa gezici flm festivalinde izleme şansı buldugum şato ise 2 saat pürüzsüz işkenceydi:) çünkü bir sinema filmi değildi,godardvari biçimde alttan yazılar akıyordu,k yürüyordu,k bunun böyle olmadıgını düşündü,k geriledi,k korktu,k tırstı vb...,bunun yanında sinema dili olarak sizi etkileyecek yada izlemenizi tesvik edecek bir dile sahip değildi film.
üstüne birde kafa metnine sadık kalındıgı için zart! diye bitişi vardı ki aman allah:)çıktıktan sonra sigara yakıp,hala hayattayım dediğim ender filmerden biriydi:P

MO
morrison
Joined: Feb 08, 2005
50 posts
Feb 08, 2005, 10:41 AM#17734

Haneke iyidir!

Yönetmenin, Piyanist, Bilinmeyen Kod, Ölümcül Oyunlar, Benny'nin Videosu, Tesadüfi Bir Kronolojinin 71 Parçası filmlerini izledim.

İnsanın içini acıtmayı çok iyi bilen bir yönetmen Haneke.

Piyanist'ten çıktığımda sevgilimin yanıma sokulmasına dahi izin vermedim.

Ölümcül Oyunlar'ı izlerken Haneke'nin Hollywood'un çekmediği sahneleri çektiğini farkettim. Örneğin, biri birini vuruyorsa biz bunun öncesini ve sonrasını ayrıntılı bir biçimde görmekle birlikte olay anını uzun uzadıya yaşamayız. Ama çocuğun vurulduğu sahneyi Haneke o kadar uzun uzun gösteriyor ki, Hollywood lolipop sinemasında olduğu gibi eğlencelik yaşanmadığını anlıyorsunuz bu sahnenin. Sadece uzun bir sessizlik, etrafta kanlar... Kadının verdiği ilk tepkiyse kalkıp televizyonu kapatmak oluyor. Melodram yaratmak yolunda en küçük bir adım bile yok. Çünkü kafası parçalanmış bir çocuğu sanki o hala sizin çocuğunuzmuş gibi kucağınıza alıp okşayamazsınız. Söz konusu yabancılaşmayı, anların birbirinden kopukluğunu ve gerçekliğin çarpıcı aktarımını Haneke çok iyi beceriyor.

Başka bir örnek de filmin başındaki otomobilin içinde klasik müzik dinlenilen sahneden. İzleyici ilk başta güzel güzel klasik müzik dilerken, kamera bir anda dışarı çıkıyor ve black metal kıvamında bir bağrıntıyla başbaşa bırakılıyor. Hikayenin geçtiği yerde çalan müziği biliyor ve o hikayeye dahil olmak için o müziği duymak istiyorsunuz. Ama yönetmen sizi az öncekiyle en ufak bir benzerlik taşımayan ve o istemeden de bir türlü kurtulamadığınız bangır bangır bir müzikle karşı karşıya bırakıyor.

Bununla birlikte yönetmenin en sevdiği filmi herhalde Tesadüfi Bir Kronoloji filmiydi.

Pekçok kişi filmi çok ağır ilerler buldu. Ama olaylar arasında kurulmayan bağlar. Birbiriyle ilgisiz ve aynı anda olan/olabilen bir sürü şey ve hepsinin sonucunda bir topluöldürüm. Arka planda işleyen kapitalist paradigmalar da -çocuğun masa tenisi oynarken hiç hata yapmamak için programlanması gibi- cabası... Bu film, Gus Van Sant'ın Elephant'ının da anlattığı çağımızın ruh durumunun çok iyi bir çözümü bence.

Haneke uzun uzadıya ve her karesiyle ele alınması gereken bir yönetmen. Belki burada bunun için bir takım tematik ayrımlar da önerilebilir.

FI
fiction
Joined: Mar 16, 2004
365 posts
Feb 08, 2005, 11:19 AM#17736

ilgilendiğim bir yönetmen olmasına karşın piyanist dışında filmini seyretmedim...o filmde bastırılmış bir ruhu ,çok iyi bir sinema diliyle anlatıyordu...özellikle isbella hupert'in sex shop vari bir yerde porno film seyrederken yaptığı şeyler bir bayan için çok rahatsız edici olsa gerek...

SI
sıfıreksibir
Joined: Feb 08, 2005
1 posts
Feb 12, 2005, 09:21 AM#17888

Beni Kurdun Günü filmiyle büyük hayal kırıklığına uğratan yönetmendir kendisi.Bilinmeyen Kod,Ölümcül Oyunlar ve Piyanist gibi sarsıcı filmlerin ardından işlediği konunun altında ezilen ve kanımca anlatmaya çalıştığı şeylerin de oldukça havada kaldığı son derece zevksiz ruhsuz bir filmdi Kurdun Günü.Haneke gibi sinemasını izleyicisini rahatsız etmek üzerine kuran sinema dili oldukça ayrıksı bir yönetmenden daha iyi bir film beklemek hakkımız sanırım.

MO
morrison
Joined: Feb 08, 2005
50 posts
Feb 12, 2005, 01:51 PM#17893

Kurdun Günü'nü ben de merakla izlemeyi bekliyorum. Ama çok güvendiğim bir arkadaşımdan da aynı eleştiriyi duydum. O yüzden korkuyorum biraz.

DO
dopey
Joined: Jul 03, 2002
914 posts
Feb 13, 2005, 01:30 PM#17898

funny games i tek geçerim, code unknown ondan sonra gelir. beny'nin videosu görsel açıdan en anlamlı filmidir. yedinci kıta idare eder didaktiktir biraz ağır tempos belki sıkar. tesadüfi bir kronolojinin.... ütopiktir sarar adamı. piyanist hem ödipiktir hemde electra sendromu kokar. şatoyu izlemedim kurdun gününüde. genel olarak haneke kalbur üstü bir yönetmendir iyi ve sakkalı bir entellektüeldir....

EL
eliza bennet
Joined: Apr 05, 2004
396 posts
Feb 14, 2005, 10:18 AM#17920

Ben Kurdun Günü'nü beğendim. Ancak Pianist'ten çok çok farklı bir film. Sonu beni göz yaşlarına boğdu.

Isabelle Hupert sevenler özellikle kaçırmasınlar.

SO
SOLAS
Joined: Jul 09, 2002
236 posts
Feb 16, 2005, 05:41 PM#18033

İzleyiciyi rahatsız etmeyi seven yönetmenler listemin başında yer bulur kendisi. En çok sevdiğim filmi diye düşününce sanırım Code Unknown ve Funny Games gelir önce aklıma.
Günümüzde tüketim kültürüne ve kapitalizmin ağır baskısı altındaki hayatlara karşı oldukça sert ve yerinde cevaplar verdiğini düşünüyorum filmlerinde.
Kendilerini ''gelişmiş'' olarak gören, steril hayatlara sahip, sahip olduklarından dolayı kendilerinde bir üstünlük gören kültürlere madalyonun diğer tarafını gösteren nev-i şahsına münhasır bir insandır. Takdir ederim kendilerini.... :D

You need to log in to post a reply.