Skip to content

zatoichi

9 replies · 192 views

AS
asuman
Joined: Jan 28, 2005
32 posts
Feb 09, 2005, 04:18 PM#17801

zatoichi

2003 yapım bi japon filmi. kör bi kılıç ustasının hikayesi. nam-ı diyar çıkıkçı. hikayeyi çok etkileyici bulmadım. daha iyi bişiler bekliyodum. ama görsellik, müzikler çok iyi olmasa da 2-3 sahnede kattığı müzikal havası
filmi vasatın üstünde kılıyo. finali çok iyiydi. ben çok severim zaten ritimli
müzikleri. hele ki ayak ritimlerini..

CH
chui
Joined: Nov 09, 2003
9 posts
Feb 10, 2005, 12:07 AM#17812

ben filmi beğendim.kitano ustası olarak bahsettiği kurosawa'dan etkilendiğinden bahsederek japon efsanesine dayanan bir film yapmış ve japon gençlerine efsaneyi aktarmak istemiş.gerçi araya kumarbaz bir kahraman yaratarak tamamen steril bir kahraman yaratakmaktan kaçınmış.ben son düello sahnesine hayran kaldım hiç kasmadan daha usta olan galip gelmesi karakteri yükseltirken gereksiz uzatmamasın çok beğendim ama final sahnesini biraz gereksiz buldum...

EL
eliza bennet
Joined: Apr 05, 2004
396 posts
Feb 10, 2005, 09:37 AM#17821

Arkadaşlar bu Zatoichi zaten bir remake,veya serinin devamı diyebiliriz zira aşağı yukarı 15 tane falan çekilmiş Zaoichi filmi var (tam sayısından emin değilim)

Kitano'nun Zatoichi'sinin ben izlediğim Kurosawa filmleri ile bir benzerliğini göremedim. Bu konuyu biraz daha açabilir misiniz? Yeni bir bakış açısı olur bana da.

Benim en sevdiğim Kitano filmlerdinden Zatoichi, bir kere çok komik, dövüş sahnelerinin eli yüzü düzgün (ayrıca bence dijital kan kullanması çok yerinde olmuş) kostümleri, renkleri ve genel sinematografisi son derece zevkli (yani benim zevkime uygun diyebiliriz) ve ara hikayede olaya çok güzel yerşeltirilmiş.
Kitano'nun yaptığı yeni saç ve içimize ektiği şüphe (görüyor mu görmüyor mu bu adam şimdi??) bana hoş geldi.
Film ile ilgili bir röportajda Kitano'ya neden Zatoichi'nin son dans sahnesinde yer almadığı sorulmuş, onun verdiği yanıt ise "Zatoichi kötü adam, sadece iyiler dans ediyor orada" şeklinde olmuş.

Ben bahsi geçen dans sahnesini çok sevdim, zira Steps çok yetenekli bir topluluk ve onları izlemek keyif, ayrıca Kitano'nun yaptığı, eski-yeni dönüşüm kısmı bana içten ve sevimli geldi.

Tabi bir de ortada Asano Tadonobu faktörü var. Adam sadece dünyanın en iyi oyuncularından biri değil, aynı zamanda taş faktörü mermer statüsüne vurmuş bir zat (bu tabi en üst seviye oluyor). Bu filmde de her zamanki gibi hem fiziğiyle hem oyun gücüyle eritip bitiriyor. Allah övmiş de yaratmış ne diyeyim.

MO
morrison
Joined: Feb 08, 2005
50 posts
Feb 10, 2005, 11:04 AM#17829

Takeshi Kitano bize Zatoichi ile Hattori'nin hikayesini anlatıyor.Kitano' yu sevenler için.

Konu:Geçimini masörlük yaparak sağlayan kör, ilk bakışta yardıma muhtaç ama neşeli yakuza Zatoichi, arada kumar ve içki gibi ufak tefek zaaflarını da tatmin ederek, feodal dönemin son dönemlerinde Japonya'yı gezmektedir.Zatoichi'nin yolu, rakip çetelerin aralarında paylaştığı ücra bir dağ köyüne düşer.
Yönetmen:Takeshi Kitano
Senaryo:Takeshi Kitano,Kan Shimozawa
Görüntü Yönetmeni:Katsumi Yanagishima
Oyuncular:Takeshi Kitano,Tadanobu Asano,Yuuko Daike,Taka Gadarukanaru,Saburô Ishikura,Ittoku Kishibe,Michiyo Ookusu,Daigorô Tachibana
Müzik:Keiichi Suzuki

(http://www.sinemaonline.net/modules.php?name=News&file=article&sid=395)

Zatoichi, Ginzo çetesinin insafına kalmış uzak bir dağ kasabasına gelir. Amansız Ginzo önlerine çıkan herkesten kurtulmaktadır. Hele efendisiz samuray (ronin) Hattori işe alındığından beri, cinayetler ivme kazanmıştır.

     Bir kumarevinde, Zatoichi ile genç dostu Şinkiçi, iki geyşayla karşılaşır. Güzel oldukları kadar tehlike de saçan Okinu ile kardeşi Osei, ailelerinin katledilmesinin öcünü almak için kasabaya gelmişlerdir. Ellerindeki tek ipucu gizemli Kuçinava adıdır, ama geyşa kardeşlerin de yabana atılmayacak pek çok gizli marifeti vardır.   



   Kötücül çete üyeleri çok geçmeden Zatoichi’nin peşine düşer. Yanından hiç ayırmadığı efsanevi kılıcıyla, Zatoichi’nin geleceği kanlı mücadelelere gebedir.
   
   Ödüller:
   2003 Venedik Film Festivali 4 dalda ödül
   2003 Toronto Film Festivali Halkın Seçimi
   2004 Japon Film Akademisi 5 dalda ödül 

(http://www.ntvmsnbc.com/news/301385.asp)

Kitano'nun, Kan Shimozawa'nın romanından yola çıkarak senaryosunu yazdığı ve kendisinin de rol aldığı film, masörlük yaparak ve kumar oynayarak hayatını kazanan Zatoichi adlı kör bir gezginin öyküsünü anlatıyor. Kitano'nun Bebekler, Kukijiro'nun Yazı gibi filmlerini sevdiyseniz Zatoichi'den keyif almanız da olası.

(http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~18@nvid~510739,00.asp)

takeshi kitano'nun sinemaya ince yaklaşımının bi örneği bence bu film. son zamanlarda sayıları oldukça artan samuray filmlerini biraz da fantastik bi perspektifle yorumlamış kitano. yalnız filmin ilk sahnelerinde görünen mikrofonların ne ifade ettiği biraz tartışmaya açık gibi geldi bana. usta burada seyirciyle dalga geçmiş diye düşündüm. çünkü estetiğe ve detaya (bkz: dolls) böylesine önem veren bi yönetmenin gözünden böyle bi hatanın kaçmayacağı kanısındayım. kesinlikle görülmesi gereken, etkileyici bi film.
Femme fatale

(http://www.sinema.com/film\_ozetbilgiler.aspx?FilmID=5306)

Kılıcın müziği

Takeşi Kitano'dan dövüş sanatları temelli bir müzikal komedi

Alin TAŞÇIYAN

Japon sinemasının yakın dönemdeki en ünlü yönetmeni Takeşi Kitano'nun "Zatoichi"si nihayet sinemalarda! 2003 Venedik Film Festivali'nde dünya prömiyeri yapılan film, popüler türlerle sanat sinemasını buluşturan yapısıyla büyük ilgi gördüğü için Türkiye'deki dağıtımı oldukça gecikti. Kapışılan bu filmin ülkemizde de meraklıları tarafından sevileceği muhakkak.
"Zatoichi" dövüş sanatları konulu bir müzikal komedi! Kitano bir araya gelmesi olanaksızmış gibi duran iki türü harmanlamakla kalmıyor, ortaya çıkan meleze yaratıcı buluşlarla bir tarz vermeyi de başarıyor. Yer yer grafik bir şiddetin hassasiyeti olanlar için izlemeyi zorlaştırdığı söylenebilir. Buna rağmen film genel olarak eğlenceli ve komik bir gösteri. Oyunculuk, koreografi ve orakla ekin biçen köylülerin çıkardığı ses ve yaptığı hareketlerden oluşan sahne başta olmak üzere yaratıcı müzikal numaralar keyifle izleniyor. Klasik step dansı numaraları da ilginç bir niteliğe bürünüyor.
Kitano yaşlı ve kör masör İçi kimliğinde köy köy dolaşan üstün nitelikli bir samurayı canlandırıyor. Bütün samuraylar gibi zayıfın ve ezilenin koruyuculuğunu yapıyor. Peşinde de düşmanları var... Konu, bütün dövüş filmlerinde ve/ veya müzikal komedilerde olduğu gibi "Zatoichi"de de ikinci planda. Ama Kitano eşsiz performansıyla en ön planda! Sıkı sinemaseverlere vaatlerini yerine getiriyor. Kostümler yine ünlü modacı Yamamoto'ya ait. Kaçırmayın.

(http://www.milliyet.com.tr/content/sinema/sin010/sinema57.html)

MO
morrison
Joined: Feb 08, 2005
50 posts
Feb 10, 2005, 11:32 AM#17832

@ eliza bennet

Kurosava'nın Jojimbo filmi bu ilgi için başlıca örnek olarak gösterilebilir herhalde. Orada da şehirdeki iki çetenin arasında kalan gezgin bir samurayın öyküsü anlatılır.

Konu olarak iki öykünün birbirinin üzerine oturmasının ötesinde Kitano da Kurosawa gibi feodalizmin çözülmesiyle dağılan Japon geleneklerinin ve yaşanan yozlaşmanın altını çizmektedir.

Bununla birlikte Kurosawa'nın trajik anlatımının yerini Kitano'da parodi almıştır. Zatoichi'de evlerin etrafında dönüp duran ve kendini samuray sanarak onlar gibi giyinip Don Kişot gibisağa sola saldıran zeka özürlü genç bu yönde bir gösterge olarak okunabilir.

Yukarıdaki iletide filme ilişkin açıklamaları ve kimi değerlendirmeleri aktarmaya çalıştım.

Benim değerlendirmeme gelince; Kitano'nun yönetmenliğinden pek hoşlandığımı söyleyemem. Çok iyi konuları harcıyor gibi geliyor bana hep.

Zatoichi'yi de aynı bağlamda değerlendiriyorum. Öncelikle, neden 2003 yılında bir samuray filmi yapmaya karar verdiğini düşünüyorum. Hele de steple birleşen bir finalle sonlanıyorsa "piyasaya oynama" kuşkularım kuvvetleniyor. Üstüne üstlük yaklaşımındaki pek çok noktayı da sevmiyorum Kitano'nun. Modern çağ söylemlerini pop corn niyetine geleneksel yapının içine sokuşturma çabaları (kadın kılığındaki erkeğin kimlik değiştirmeyi reddetmesi - üçüncü cins göndermeleri örnek olarak verilebilir) hoşuma gitmiyor.

Estetize etmenin çok sık yapıldığı ve izleyicinin gözüne gözüne sokulduğu bir film Zatoichi. Bu anlamda da bir parodi yapmaktan çok Kurosawa'nın kötü bir taklidi gibi kalmış.

MO
morrison
Joined: Feb 08, 2005
50 posts
Feb 10, 2005, 11:43 AM#17835

Alin Taşçıyan'ın şu ifadeleri de aslında tam da beni üzen/kızdıran noktaları imliyor:

"popüler türlerle sanat sinemasını buluşturan yapısı"

"yaratıcı buluşlarla bir tarz verme" (ne demekse)

"grafik bir şiddetin hassasiyeti" (işte estetize etme dediğim olgunun medya zevatınca cilalanan hali)

"film genel olarak eğlenceli ve komik bir gösteri" (bu ifadeler sinemaya bakışta bir yönün altını çiziyor - Hollywood perspektifi)

"müzikal numaralar keyifle izleniyor" (yönetmenin yaptığı bir işin müzikal numara olarak nitelenerek aşağılanması ancak Taşçıyan gibi bir 'eleştiremeyen'e yakışabilir)

"Bütün samuraylar gibi zayıfın ve ezilenin koruyuculuğunu yapıyor" (Ne yazık ki bu romantik hümanist anlayış yorumcunun Kurosawa filmleirnin hiçbirinden sebeplenmediğinden başka bir şeyi göstermiyor)

Not: İngilizce altyazıda Zatoihi'nin mesleği "Bone-setter" olarak verilmiş, yani çıkıkçı doğru bir çeviri gibi görünüyor. Ancak biz başta onun masaj yaptığını görüyoruz. Çıkıkçılıkla ilgili de herhangi bir bilgi edinmiyoruz filmde.

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Feb 10, 2005, 11:48 AM#17837

öncelikle bir soru sormalıyım..ona göre bir cevap yazacağım...tarantinoyu seviyor musun?

MO
morrison
Joined: Feb 08, 2005
50 posts
Feb 10, 2005, 11:59 AM#17839

Öncelikle benim sözünü ettiğin sevgiyle falan ilgili bir şey değil. Gösterilenlerin yorumu ve hatta biraz da yorumların yorumu niteliğinde.

Bununla birlikte Tarantino'nun kimi çalışmalarını seviyorum. Rezarvuar Köpekleri başta gelir.

Postmodern biçemden olmasa da postmodern içerikten hiç hazzetmem. Kill Bill gibi filmleri de bu yüzden beğenmiyorum. Yoksa Hollywood içerikli filmler mi demeli sevmediklerime...

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Feb 10, 2005, 12:14 PM#17840

ben de biliyorum sözü edilenin sevgiyle ilgili olmadığını...
tarantinoyu özellikle sordum çünkü karşı çıktığın şeyin hollywoodvari bir yapaylaştırma mı yoksa şiddetin dijitalize edilerek yapaylaştırılması mı olduğunu anlamam lazımdı.

çünkü böyle bir ayrım var.tarantino nun kill bill volume 1 da yapmış olduğu şey ile zatoichi nin içeriğinde bulunan sunileştirme arasında farklar var.bir tanesi gerçeküstü sekanslar eşliğinde "abartı" kolajı oluştururken bir diğeri ise öykü ilerlemesinde sağlam yer tutan şiddeti abartmadan hafifletmeye çalışıyor.

MO
morrison
Joined: Feb 08, 2005
50 posts
Feb 10, 2005, 12:22 PM#17841

Yok. Şiddetle ilgili bir problemim yok. Hatta yukarıdaki yorumlarda geçen dijitallik konusuna da katılıyorum.

Ben daha çok yönetmenlik edimi ve tema üzerinde durmak istedim. Bir de tabi şu canına yandığım eleştiri eleştirisi var.

You need to log in to post a reply.