Her güzel öyküden kısa film olur mu?
10 replies · 377 views
Her güzel öyküden kısa film olur mu?
İnternet üzerinde bir e-posta adresinden öbürüne dolaşan, yazarı belli olmayan öyküler vardır. Geçenlerde bunlardan birisini okudum çok hoşuma gitti. İki gün sonra Aynı öykünün anlatıldığı bir kısa filmi TRT 2 de Akşama Doğru programında izleyince çok şaşırdım. Filmi izlerken öyküyü okurken aldığım kadar haz almadım. yönetmenin başarısızlığı vs.. gibi nedenler öne sürülebilir. Fakat asıl önemli olan nokta sanırım; her değerli öyküden ya da yazılı yapıttan iyi bir kısa film çıkması zor. Hikayeyi okurken aldığınız esetik hazzı ,eserin arkasında yatan düşünceyi filmi izlerken alamıyorsunuz. bazı eserlerin öykü olarak kalması daha hayırlı sanırım. Fakat bu hiçbir zaman her yazılı ya da sözlü eserden görsel bir eserin çıkmayacağı anlamına da gelmemeli tabiki...
her güzel metini veya anıyı film yapmaya kalkışmak böyle hazin sonuçlar verebilir. bazı şeyler kendini olduğu gibi anlatır ve başka bir formatta aynı etkiyi yaratmaması kaçınılmazdır. bu sırf kısa film için değil uzun metraj uyarlamalarda da aynı şekilde.
ben buna karşıyım
her hikayeden, her öyküden hatta bir cümleden, bir görüntüden bile film yapılabilir. yeter ki yönetmen onu iyi yorumlayabilsin
çok sağlam eserlerin, öykülerin, senaryoların felakete dönüşmesindeki sebeplerden birisi de bu zaten.
öyküyü iyi okuyamamak ve yorumlayamamak
yoksa gördüğümüz her hangi bir rüyadan, bir şarkıdan veya resimden bile çok şey çıkartabilir bir insan. yeter ki vizyonu geniş ve sağlam bir adam olsun
ama olmuyor maalesef genelde
bence her güzel öyküden güzel film olur (bunu edebiyat uyarlamalarının başarısından yola çıkarak söylüyorum) ama kısa film bambaşka birşey bazı öyküleri 10 dakika gibi kısa bir süreye sıkıştıramayabilirsin fakat yine de yönetmenin başarısıyla paraleldir tabii başarıdan ne anladığına bağlı.
öyküde karekterlerin düşüncelerini tasvir etme şansınız var örneğin karekter sigara içerken geçmişindeki bir olayı anımsıyor filmde bunu yansıtmanız için ya flashback yapmalısınız yada oyuncuya çok usta bir yüz kompozisyonu çizdirmelisiniz fakat öte yandan bir sahneyi görsel olarak düşlediğiniz halde onu kağıda iyi yansıtamadığınız zamanlarda olur sinema ve edebiyatın böyle kendine has artı yönleri bulunmakta...
sinemanyak ve melankolyma ya katılmakla beraber eklemek istediklerim var.
bence de olur fakat edebi eserlerden daha dogru bazılarının veya bi çoklarının okuduğu bildiği öyküde ve hikayelerde kişi kafasında görüntü senaryosunu fotoları kendi hayal gücüne göre belirlemiştir.sonradan bu öykünü veya hikayenin filmine rastlayınca ve de yönetmen kişi o şahsı muhteremin kafasındakilerden farklı bi şey yaptıysa kişiye (filmin çok çok iyi olması durumu hariç) film kötü gelir ve belki de yönetmene lanet okur..
sonuç olarak: yönetmen kişi çok iddalı değilse bi çoklarında bilinin eserlerle uğraşmamalı...
You need to log in to post a reply.