Yüzüklerin Efendisi - İki Kule
5 replies · 168 views
Yüzüklerin Efendisi - İki Kule
İyi bir uyarlamamı bilmem ama kötü bir film.
Sakın yanlış anlaşılmasın yazımı Yüzüklerin Efendisi filmini aşağılamak "Ya bu da neymiş, bu kadar abartılacak ne varmış" demek için yazmıyorum. Ben her şeyden önce iyi bir sinamaseverim ve çekilen her filme, verilen emeğe sonuna kadar saygım var. Bu yazının amacı sadece film hakkındaki şahsi duygularımı söylemek. Kısaca "OLMAMIŞ" demek. Dokunulmaz adledilen kardeşliğe biraz dokundurmak, Gandalf'ın asasıyla büyülenmiş olanlara farklı bir bakış açısı sunmak.
Yazıya başlarken Tolkein'in üçlemesini okumadığımı söylemek isterim. Ve bundan hiç de gurur duymuyorum. Şu güne kadar Stephen King'in Kara Kule serisinden başka fantastik edebiyata dair hiçbir şey okumadım, o da fantastikten sayılırsa tabii. Kendimi iyi bir okur olarak görürüm bilim-kurgu da en sevdiğim türdür ama olmadı bir türlü, fantastik romanlar okuyamadım işte. Ve böylece 21. yüzyılın en önemli edebi eserlerinden birini Lord of the Rings'i okumamış olarak bu üçlemeyi seyretmeye başlamıştım. Keşke okusaymışım diyerek...
Gelelim yazımın konusu Lord of the Rings-Two Towers filmine. Yüzükçü bir arkadaşım (bundan sonra Kardeşliğin Müritlerine böyle sesleneceğim) söylediği gibi, üçlemeyi okuyanların filmle ilgili heyecanı, Tolkein'in yarattığı büyülü dünyayı, yarattığı olağanüstü karakterlerin beyaz perdeye yansımasını görmek. Bi bakıma üçlemeyi okurken kafalarında oluşanların somut halini perdede görmenin verdiği heyecan. Yani benim baştan filme girerken böyle bir dezavantajım vardı: Kitabı okumamış, yaratılan efsane ile ilgili herhangi bir şey bilmiyordum. Yüzükçüler size soruyorum: Tolkein'in yazdığı böyle bir eser olmasaydı, Peter Jackson diye bir yönetmen senaryosunu kendi yazdığı filmi çekseydi, yani siz de benim gibi hikayenin arkasında yatan efsaneleri bilmeseydiniz, filme hakkında sadece konusunu bilerek gitseydiniz, filmin sizde yarattığı etki aynı mı olurdu? Bu satırları yazıyorum çünkü amacım Tolkein'ın yarattığı dünyayı aşağılamak değil, bu dünyanın beni heyecanladırmadığını söylemek ve filmdeki Hollywood vari klişelere dikkatinizi çekmek.
Yüzükçülerden yardım istiyorum. Kitapta da cüce bu kadar komik mi yaratılmıştı? Aragorn bu kadar kahraman-yiğit-günü kurtaran adam konumunda mıydı? Legolas okları hiç bitmeyen-attığını vuran bir savaş makinası mıydı? Yüzükçüler sizi de böyle destansı bir filmde cücenin aralara serpiştirilmiş komiklikleri irrite etmedi mi? (özellikle kaleye saldırı sırasındaki kutu esprisi) Ya da şöyle düşünün: Yüzüğün büyüsüne kapılamamış bir sinemasever olarak Sam'in filmin sonuna doğru Bay Frodo'ya iyilikle kötülüğün savaşından iyiliğin galip çıkacağını anlattığı- açıkça söylemeliyim ki çocukça kaçan- uzun konuşma beni bu kadar güzel çekilmiş savaş sahnelerinden sonra ne kadar etkileyebilir. "Hala umut var" söyleminin kelimelere dökülmesi mi lazım sinematografik açıdan bunu anlatmaya bu kadar müsait bir dünya yaratılmışken. Sizce de karanlık bir dünyayı anlatan böyle destansı bir filmde böyle söylevler biraz naif kaçmıyor mu?
Tolkein'in yarattığı dünya, bu dünyada iyi ve kötünün bitmek bilmez savaşı temasında gelişen orjinal hikayeye bir şey dediğim yok. Ey kardeşliğin üyeleri-yüzükçü kardeşlerim cevap verin bana: Tolkein'in hikayesi giderek Hollywoodlaşmıyor mu? Bakınız ilk film Boromir karakteri: Kardeşliğe ihanet etmek isteyen ama sonra yanlışını anlayarak kardeşlik adına canını veren Sean Bean, tipik bir Hollywood karakteri değil mi? Hemen kitapta da öyleydi ama diye zıplamayın buradaki sorun senarist ve yönetmen tarafından (Jackson yani) karaktere yüklenen "iyilik-kötülük arasında bocalayan ama doğru yolu bulan adam" imajı.
Sinemaseverler arasındaki kardeşlik dağıldı. Elf okçuları, hadi saldırın, cevaplarınızı bekliyorum...
lord of the rings kitabının arka kapağında bir söz vardır.. herkesce bilinen..dünya ikiye ayrılır.. yüzüklerin efendisi kitabını okumuş olanlar ve okuyacak olanlar.. bu öte efsanevi fantastik serinin filmleştirilmesinden sonra ben de bu ayarda bir laf etmek istiyorum okuyucuların affına sığınarak.. dünya ikiye yarılır ..yüzüklerin efendisi filmini izlemeden önce kitabını okuduğu için tolkien ı bir nebze olsun anlayabilen ve peter j. mazur gören,, herşeye rağmen filmi beğenen ve kitabı okumadan filme gidip yüzük olayından iyice tiksinenler.. bende kitabı okumayan bir sinemasever olarak ving e katılıyorum.. gayet güzel bir özet yapmış arkadaş zaten.. ve filmi göğe çıkaran hem yüzükçü hem sinemasever arkadaşlara buradan sitem etmek istiyorum.. eyvallah yüzükçüler,, kitap geçtiğimiz yüzyılın en önemli edebiyat eserlerinden biri .. yönetmende az çok kendini kanıtlamış bir yüzükçü .. milyonlarca dolarlık bütçe..ortaya çıkan iş hiç tatmin edici değil ..sanki yüzüğün tılsımı orta dünyadan bizim dünyamıza yansımış ve herkes tılsımın kör edici etkisi altına girmiş..
son olarak bizden bir edebiyatçının bir anekdotuyla bitirmek istiyorum..
can yücel,, kitaplarından birinden yapılan bir tiyatro uyarlaması için datça daki evinden kalkıp oyunun oynandığı iç doğu anadolu iline onur konuğyu olarak gidiyor.. oyunu izliyor.. felaket kötü bir oyun olduğuna karar veriyor.. fakat seyirci birazda yalaklanarak bir alkış tufanı koparıyor.. oyuncular seyirciyi selamladıktan sonra can baba sahneye davet ediliyor.. sahneye çıkan can baba önce arkasında duran oyuncuları sonrada önünde duran seyircileri süzüyor .. ve akabinde kendi uslubuyla patlatıyor lafını..
oyunculara dönerek "sizin .mınıza koyiim" diyor ve seyircilere dönüyor.."sizin de .mınıza koyiim" diyor sonrada sahneyi terkediyor..
acaba j.r.r. tolkien hoca yaşasaydı nederdi film için ??bütün o ingiliz beyefendiliğini bir yana bırakıp sayıp söver miydi??
söylediklerinize aynen katılıyorum vede Yüzük muhabbeti sebebiyle bir sürü güzel filmin yine gümbürtüye gitmesini kınıyorum. Bir kerede bu süslemeli reklamları Coen'lerin, Lynch'in, Almadovar'ın filmlerine yapsalarda dolu salonlarda film seyretsek. çok üzülüyorum çook.
şimdi şöyle. genel olarak katılıyorum. film olmamış. olduğu yerler: mekan ve görsele dair herşey, kitabın ruhu (yüzeysel de olsa), aragorn'un fiziksel uygunluğu vs.
ancak olmamışlar bir silsile halinde geliyor. cüce yapı olarak eğlenceli bir şeydir ama şaklaban değildir. burada işlevsiz sadece bir mizah öğesi olan Gimli zaten ilk filmden beri geride kalmıştı. elflerle cücelerin arasındaki meselelerin yeterince verilmemesi buna karşılık arwen ile aragorn arasında hiç gereksiz bir sevda masalcığı anlatılması pek fena. ayrıca atlanan detaylar pek çok felsefi sorusu ve bir duruşu olan eseri yansıtma noktasından uzaklaştırmış jackson'ı. noolmuş bol aksiyonlu görselliği hoş eğlencelik bir film. yazıkki bir başyapıt veya efsane olmanın oldukça uzağında rotasına devam ediyor gibi göründü bana. daha kapsamlı yazıcam bi vakit.
Aslinda bununla ilgili biseyler yazmistim aralik ayinda ama hack sirasinda uctu gitti. o yuzden simdi fazla kasamayacam ama o zaman da dedigim gibi ben bu film olmus ya da olmamis derken kitapla fazla karsilastirmak istemiyorum. Cunku boyle yaparsam film bastan kaybeder ve boyle bir karsilastirmada birakin beraberligi fark yemeyecek bir filmin bile cekilebilecegine ihtimal vermiyorum. En azindan sure olayi dag gibi bir engel olarak duruyor filmin onunde. bire bir uyarlanmaya kalksa her bir filmin en az ama en az alti (6) saat olmasi gerekirdi.
Simdi bu filmin kimler icin cekildigine bir bakalim once. Bu film bu foruma takilan insanlar icin cekilmiyo millet bunun farkina varin. New Line Cinema'nin, Warner Bros'un, Fox'un hemen hic bir filmi bu forumdakiler icin cekilmiyor. Bu forumdakiler de her firsatta bu firmalarin, hollywood'un yedi sulalesinin hatirini soruyorlar zaten. Yani arada koca bir gecimsizlik var. Bizim yaptiklarimiz onlara, onlarin yaptiklari bize batiyor. haksiz miyim. E simdi bizim icin cekilmiyor da kimin icin cekiliyor diye soracaksiniz. Kendi aralarinda "ne yapsak ya bari bugun sinemaya gidelim" deyip de hangi filme gireceklerine bilet gisesi onunde karar veren insanlar icin cekiliyor. E bu insanlar da her filmde, gulme, aglama ve heyecanlanma ihtiyaclarini ayni anda gidermek istedikleri icin bunlar filmin tamamina esit sekilde dagitiliyor. Bunlari filme esit sekilde dagitan kisi ben olsaydim ben de guldurecek karakter olarak gimli'yi sececektim tabii ki. Cunku kitapta boyle bir karakter yok ama filmde yukaridaki sebeplerden oturu en az bir tane olmali. E gandalf'in filmin ortasinda osurup ay pardon demesi de cok abes kacacagindan kurban gimli oluyor. Aragorn'un kahramanliklari, legolas'in kusursuzlugu, gimlinin sebekligi, gandalf'in karizmatikligi hep hedeflenen izleyici kitlesi icin abartilmiyor mu.
Ha peter jackson ve new line her ne kadar asil hedef kitle olarak filmi gise onunde secen seyirciyi hedef alsalar da, boyle bir kitabin fanatiklerini de azicik memnun edebilmek icin bi kac guzellik yapiyorlar. lembas'lari yapraga sariyorlar mesela. legolas'in oklarinda denge saglayicilari tuy yerine yaprak yapiyorlar falan filan. Bu da benim icin yetiyor iste. Cunku ben bu filme aragorn nasil bir karaktermis, yuzuk yok edilebilecek miymis diye gitmiyorum. Ben bunlari zaten biliyorum. Gimli'nin bir sebek olmadigini zaten biliyorum. Ben kitabi okurken tolkien'in muhtesem tasvirlerine ragmen gozumun onunde canlandirmakta zorlandigim karakterlerin yuzlerini, fangorn ormanini, migfer dibi'ni, orthanc'i, barad-dur'u gormeye gidiyorum. Eomer ve askerleri Aragorn, Gimli ve Legolas'in etrafini sardiklarinda Aragorn Anduril'i (ilk filmdeki kirik kilic) ceker ve kimligini aciklar mesela. Tolkien oyle bir anlatir ki burayi. "Aragorn belindeki kindan Anduril'i cekip kaldirir ve o elf yapimi kilicin goz kamastiran pariltisi altinda gurler. Ben Isildur'un soyundan Arathorn oglu Aragorn, Gondor'un varisi, Bir zamanlar kirik olan ama simdi yeniden dovulen Anduril'in tasiyicisi. Simdi hemen cevap verin, Bana engel mi olacaksiniz destek mi" Legolas ve Gimli bile geri cekilirler korkudan, Aragorn'u daha once hic oyle gormemislerdir cunku. Iste filmde bana koyan bu sahnenin degistirilip Aragorn'un ezik bir sekilde "ben aragorn bu da arkadaslarim legolas ve gimli" demesi degildir. Bana koyan o sahnede Anduril'i gorememektir. Bu yuzden siz cok daha farkli bir kulvardasiniz millet. Siz ne siradan bir sinema seyircisisiz ne de bu kitabin bir fanatigi. Bu filmi begenmemeniz cok normal. Eminim ki kitabi okumamis biri olsaydim ben de bu muymus lan yuzuklerin efendisi derdim.
Ha bu sozlerimden de benim bu filmi goklere cikardigimi sanmayin. Ben de ozellikle Iki Kule'yi cok fazla begendigimi soyleyemeyecegim zaten. Sadece en basindan beri kafama takili olan bazi seyleri yazdim buraya. Ha bir de sakin bu filme bakip da tolkien'e ve kitaba dil uzatmaya kalkmayin. Iste o zaman ben de Anduril'i cekip gurlerim yuzunuze karsi. Kitaba dil uzatacaksaniz once okuyun. O zaman kitabi tartisalim esit sartlarda. Ama bu filmi esit sartlarda tartisamiyoruz iste.
Fazla kasmiycam demistim ama tutamadim kendimi. Acelem de vardi cok cala kalem yazdim. Anlatmak istediklerimde atlayip sicramalar olabilir hos gorun artik. Sorunuz ya da tartisacaginiz yerler varsa da devamini getiririz zaten.
pumpkin king e genel olarak katılmakla beraber vakti zamanıyla tartıştığımız ve sanırım hack sırasında patlayan "iyi uyarlama nedir" hususunu hatırlatmak istiyorum. önemli olan birebir herbişeyi koymak değil yazarın meramını ve kitabın ruhunu yansıtmak (bkz. zorba, büyük umutlar, fight club vs. ) bu açıdan da atlanan detayların daha evvel de belirttiğim gibi bir atkım söylemlerini ortadan kaldırdığını düşünüyorum. jackson ruhu yakalama meselesini sadece mekanların hayranlık verici görkeminde yakalamaya kasmış olmuş mu? az çok olmuş ama daha titiz bir çalışma daha muhteşem yapabilirdi. yine de stüdyonun ayırdığı dev bütçenin karşılığını haklı olarak istediğini ve buna mecbur olunduğunu biliyorum. zira new line lord of the rings e ayırdığı bütçeyi açıklayınca hollywood şürekası stüdyonun intihar ettiğini iddia etmişti. ha keza miramax aynı sebepten projeden vaz geçmişti. dolayısıyla işin ekonomik boyutu bu durumu mecburi kılıyor ki bağımsız bir yüzüklerin efendisi de çekilemiyeceğine göre eldekiyle idare etmek lazım
You need to log in to post a reply.