The Crow...
11 replies · 129 views
The Crow...
Merhaba,
The Crow: Wicked Prayer çekiliyormuş. İlgilenenler http://abahb.crowfans.com/Crow4/ adresine bir göz atsın derim. Ayrıca bu seri hakkındaki görüşlerinizide bekliyorum.
Sadece crow un ilk filmini seyrettim.Çok yetenekli bir yönetmen olacağının sinyallerini veren Alex Proyas ve tabi esrarengiz hikaye bu filmi sevme nedenlerimden bir kaçı.(Tabi sinema tarihinin en iyi bilimkurgu filmi Dark City nin yanında sönük kalan bir film olduğu aşikar)
Ardından gelen iki devam filminin pek iç açıcı olmadığını duymuştum.Ne kadar doğru tartışılır...
lynch2046 wrote:
Tabi sinema tarihinin en iyi bilimkurgu filmi Dark City nin yanında sönük kalan bir film olduğu aşikar
Dark City guzel film ama cok abartmissin sen de be. Bu arada Alex Proyas, Asimov'un I Robot'unu cekecek diye duymustum arkasi gelmedi haberlerin.
Merhaba,
Dark City ve The Crow' u aynı kefeye koymak pek doğru değil. Birbirlerine tamamen zıt iki film halindeler çünkü.
Devam filmleri hakkında duydukların tamamen doğru. The Crow' un devam filmlerinden çok iyi olmasının nedenleri; The Crow: City Of Angels ve The Crow: Salvation' ı Alex Proyas' ın yönetmemesi, Brandon Lee' nin film çekimleri esnasında yaşamını yitirmesi ve haliyle devam filmlerinde olamayışı diye sıralayabilirim.
The Crow:2037' i duyanınız, seyredeniniz var mı? Bu film hakkında hiçbir bilgiye sahip değilim acaba The Crow serisiyle bir alakası var mı?
I Robot hakkında bilgi almak için şu adrese bakabilirsin; http://us.imdb.com/Title?0343818
dark city'i tarihin en iyi bilim kurgusu yapmak iyiymis:)
alex proyas bi dönem insanlarin rüyalarini çekiodu diye hatirliorum. hatta çok canavar gibi bi sitesi de vardi ama adresini falan hatirlamiorum. link veremicem simdi.
crow'da da dark city'de de bir cizgi roman havasi hissettim hep. atmosfer, mekanlar, isik falan cizgi roman gibi. caro-jeunet ortakligina benzetiyorum. sen buna takilmis olabilirsin belki.
Bence Crow 90'lardan kült olmayı hakeden filmlerden biri. Belki de çekilmiş en iyi intikam hikayesi. Ama güzelliği hikayenin orjinal olmasından değil de anlatım tarzından geliyor bence. Crow insana tüm intikamdan sonra bile işlerin yoluna gireceği duygusunu vermiyor. Filmi benim için özel yapan da bu umutsuzluk duygusu. Karanlık sokakların hep karanlık kalacağını bana hissettirmesi.
Ayrıca zaten bir çizgiroman uyarlaması, çizgi roman havasında olması normal.
Crow - Salvation'u izlemiştim. Film kötüydü ama o gotik-karanlık hava serinin içine işlemiş gibiydi.
Proyas'a gelince. Asimov'un I Robot'unu çekiyomuş. Benim en sevdiğim Asimov kitabı ama başrolde Will Smith'in olması biraz düşündürücü.
Böyle iddialı laflar etmek ne kadar doğru bilmem ama bu benim doğamda var herhalde.Bilimkurgu sinemasının tüm örneklerini izlemedim ama Uygar Şirin in lafıyla bende birkaç film izledim.İzlediğim bu filmler arasından da en iyisinin dark city olduğunu düşünüyorum.Bu kadar basit ve açık!
crow. kült olmayı hakkeden bir filmden öte kült olmuş bir filmdir benim nazarımada.
alex proyas ve d rahmetli brandon lee nin kimyaları biribirine çok uymuş.
eksik bir yan bulamam o filmde .ayrıca kişisel arşivimim en nadide parçlarından biridir. hem karanlık hem gotik hem insana özgü günhların en sinemaskopu intikam bazlı, bunların yanısıra güzel bir sountrack ve özenle yaratılmış iyi ve kötü karakterler.
daha ne isteyebiliriz ki ..
ama bitmiyor hepsinde öte edgar allen poe nun efsane şiiri raven ın filme sinen kokusu..
son kıta yazıyorum sizin için..
And the raven, never flitting, still is sitting, still is sitting
On the pallid bust of Pallas just above my chamber door;
And his eyes have all the seeming of a demon's that is dreaming.
And the lamplight o'er him streaming throws the shadow on the floor;
And my soul from out that shadow that lies floating on the floor
Shall be lifted---nevermore!
You need to log in to post a reply.