Film Eğitimi Gerekli mi? Film Okulları
3 replies · 101 views
Film Eğitimi Gerekli mi? Film Okulları
Bilindiği üzere Türk sineması hem teknik hem de kreatif açıdan dünya sinemasının çok gerisinde. Ben bunun en büyük nedeninin eğitim olduğunu düşünüyorum. Genel olarak ülkemizde film eğitimine gerek olmadığı, film yapımında ve özelikle yönetmenlikte asıl olan yaratıcılık olduğu konusunda bir düşünce var. Aslında bu sava katılmamak mümkün değil ancak yetersiz. Bence iyi bir yönetmen olmak için mutlaka eğitim gereklidir. Bu konu üzerine tartışma yaptığım arkadaşlarımın çoğu bana Steven Spielberg, Orson Welles (soyadını umarım doğru yazmışımdır) James Cameroon gibi yönetmenleri örnek gösterirler. Bu yönetmenlerin hiç biri film eğitimi almamış hatta Spielberg başvuru yaptığı ve dünyanın en iyi film okullarından birini bünyesinde barındıran (USC)University of Southern California ya kabul bile edilmemiştir.
Ancak son zamanlarda Hollywood ve Avrupa sinemasının genç nesil yönetmenlerinin %90 mutlaka bir film okuluna devam etmiştir. Mesela Tarantino, kimse bu adamın Amerika da bulunan Dalton School da film eğitimi aldığını bilmez. Mesela Brian Singer , bir USC mezunu, USC den mezun olanlar arasında, George Lucas, Richard Kelly (Donnie darko), şu anda adı aklıma gelmeyen Forest Gumb ve geleceğe dönüş filmlerinin yönetmeni bunlardan biri. Son zamanda fransa dan çıkan genç nesil Fransız yönetmenlerin çoğu fransa nın ünlü film okulu LA FEMIS mezunudur.
Bir de doğu Avrupa sinemasına bakalım, kim var, mesela istvan szabo, vilmos gibi ünlü Macar yönetmenler Macar film academisi mezunu, mesela polanski, kieslowski ve wajda ünlü Polonyalı yönetmenler Polonya ulusal film & tiyatro okulunda film yönetmenliği eğitimi almışlar.
Sora geldi Ruslara, Tarkovski (bu adam benim adamım) bu adam dünyanın ilk film okulu olan ve 1917 de kurulan, adını duyduğumuz, bildiğimiz tüm rus yönetmenlerin mezun olduğu VGIK te eğitim almıştır.
Çek lere gelelim, milos forman, emir kustarica çeklerin ünlü okulu FAMU mezunu
Bir de son zamanlarda ödül almış Türk yönetmenlerine bakalım, şu anda en popüler fatih akın, Hamburg üniversitesinde film eğitimi almış, Kutluğ Ataman, UCLA film okulu mezunu, ferzan özpetek, şu anda adını hatırlayamadığım italyanın en ünlü film okulunun mezununlarından biri.
Fazla uzatmak istemiyorum, Dediğim bence mutlaka film eğitimi almak gerekir. Yurtdışında bulunan bir çok film okulu Eğitimin yanında öğrencilerine sınırsız bir ekipman desteği verir. Mesela mezun olduğum üniversiteden bir arkadaşım Amerikanın Maine Eyaletine bulunan bir film okuluna yüksek lisans üzerine eğitim alıyor. Okul her öğrenciden haftada en az bir tane en az 5 dakikalık dramatic veya belgesel film yapmasını istiyormuş ve her türlü ekipman ve eleman desteğini de sağlıyormuş. Amerika da bir eğitim yılı 30 haftadan oluştuğuna ve yüksek lisans en az 1,5 sene sürdüğüne göre bu bence inanılmaz bir fırsat. Bununla beraber son dönem en az 45 dakikalık orta metraj bir film çekebiliyormuşsun.
Ben bu konu üzerine çok araştırma yaptığım için film eğitimi almak isteyen arkadaşlara doğu Avrupa ülkelerini özellikle Polonya yı öneririm. Tek sorun eğitim leh dilinde veriliyor ve 1 sene hazırlık olarak okutuluyor. Okulların eğitim ücretleri 4000 euro ve eğitim süreleri en az 4 sene ancak yüksek lisan diploması ile mezun oluyorsun.
Reklam yapmak istemem ama yine de yazmak istiyorum Polonya da ki okullara yerleştirme hizmeti veren Gelecek Education adlı bir şirket var. Sadece Polonya değil dünyanın bir çok ülkesinde ki film okullarına öğrenci yerleştiriyor. Şirketin çalışanlarından biri de film okulları ve eğitimi konusunda bayağı bilgili. Bu şirket Polonya da bulunan bir film okulunun temsilciliğini yapıyor. Film eğitimi almayı düşünenler özellikle Polonyayı düşünenler bu şirket vasıtasıyla dünyanın en iyi film okullarından birinde eğitim alabilirler. Nerden mi biliyorum ? Kuzenim şu an Polonya da ve bu sene gitti. Şirketin tel no : 0212 528 48 00
Herkese iyi Şanslar
aslında amerika daki film okuluyla ilgili sölediklerin cok güzel her hafta film cektirmeleri ve buna maddi olanak sağlamaları.fakat sorun sinema eğitimi alınmalı alınmamlı ise illa sinema eğitimi almak şarttır diye bir durum yok ki kendin örneğini veriyorsun zaten.gönül işinin eğitimi olmaz,sana hissetmeyi we aşık olmayı kimse öğretemez:)sinema ise hissetmek ve aşık olmaktır.haaa eğitim kuramsal ve pratik temel sağlar diyebiliriz ama o kadar.eşşek hoşafsa 50 sene de eğitsen eşşek eşşektir.(bu arada bu dili değiştirip zenginleştirmek adına bir örmekti yani eşşek hoşaf örneği)
Öncelikle türkiyede sinema okulu yok ki sinema ve televizyon bölümü var, asıl sorun da bu değil zaten türkiye de eğitim diye bir şey yok bir kere, ayrıca türkiyedeki üniversitelerde birey olarak yoksun sen sadece bir yığınsın, o da olmadı eğitimcilerin komplekslerine kuban gidiyorsun...
Bir de öyle 2 ayda bir kitaptan sınav olan adamdan sinemacı mı olur... Ha olur da kendi çabasıyla olur, altyapısı eksik insanlardan da onu bekleyemezsin... Neyse uzatmayayım hazır konu açılmışken biraz nefret kusmak istedim, çok abartmayayım!
film eğitiminden ve film okulundan ne anladığımıza göre değişir bunun cevabı geçenlerde rekin teksoyun söylediği bir şey; filmle ilgili tartışma, oturum, ders buldun mu kaç. film, çekerek öğrenilir, al eline kameranı çek, olmazsa en azından yapamadığını görürsün.
şimdi film eğitimi, oturup sinema tarihi ezberlemek, filanca akımın temsilcileri kimlerdir demekse, onu öğrenenden olsa olsa sinema tarihçisi falan olur. film okulu dediğin de eğer benim okuduğum gibi lisenin az gelişmiş haliyse ordan da bi bok çıkmaz, meğer ki insan kendini yetiştirmiş ola- şahsen ben okulda yetiştiremedim kendimi, miskin havasını bana bulaştırmaktan başka bir şey yapmadı okul.
neye film eğitimi derim ben, deliler gibi film seyredersin. elinde patlamış mısırla değil mümkünse, kuleşov'un atölyesini düşünün. kare kare incleyeceksin filmi, yönetmenin hayatını avucunun içi gibi bileceksin ki neyden etkilenip, neye nasıl gönderme yapmış, sosyal koşulları nasıl yorumlamış vs vs
yurtdışındaki okullar hakkında kapsamlı bir bilgim yok açıkçası ama rus sinema eğitimi ekolünün devamı niteliğindeki eğitimler sağlam bir geleneğe dayandığı için daha iyi olabilir elbette, aynı şey belki fransa için de sözkonusu ama mesela doğu avrupa ülkelerini bu anlamda çok rahat örnek verebiliriz
bir de şu var, önemli bir festivalde ödül kazanmış olmak tümüyle filmi ya da yönetmenin yetkinliğni ispatlamıyor. yönetmen agnizska holland, batının, demir perde yıkıldığı zaman kendilerine aşırı bir ilgi gösterdiğinden bahsetmişti. aynı şekilde iran sineması (gerçekten çok gelişkin olduğunu elbette kabul ediyorum) üstüste ödüller alıp çok fazla dikkat çekmedi mi sizce de son dönemde, derviş zaim geçtiğimiz günlerde yurtdışında film yapmak isteyen türk yönetmenlere finans desteği için belli konuların işlenmesinin talep edildiğini söyledi mesela.
biraz dağıttım sanırım ama bağlantılı konular
You need to log in to post a reply.