Acik Radyo Destek Bekliyor
8 replies · 309 views
Acik Radyo Destek Bekliyor
***bir çağri
sevgili dinleyicimiz,
şimdi bir an durun ve düşünün lûtfen: yayınımıza bir ara versek ve - açık radyo'nun artık dünyada olmadığını belirten bir duyuru yapsak, ne olurdu?
"ne yazık ki, biz artık yokuz," desek?
yok, bir şey olmadı; başımıza bir felâket gelmiş değil. yasaklanmış, iflâs etmiş de değiliz... mikrofonlarımızı size şu mesajı iletmek için kullanalım istedik sadece:
açık radyo, desteğinize ihtiyaç duyuyor.
aslında biliyoruz tabii bizi desteklediğinizi; ama sesimizin gür, nefesimizin uzun soluklu olabilmesi için;
varlığımızı nesilden nesile bağımsız ve özgürce sürdürebilmemiz için sizin sesinizi duymak istiyoruz.
***
biz, açık radyo'yu 99 aydır her gün sunuyoruz. yağmur-çamur bizi durduramadı. tipiler, sıcak dalgaları, depremler, uzun tatiller, grip salgınları, yorgunluklar bizi durduramadı.
eh, kırk yılın başında fırtına yayın kulemizi yıkar, bukowski'nin bir hınzır hikâyesi çıkarsa, kesintiye uğrayabiliyor tabii yayınımız - ama, öyle anlarda biz de büsbütün işin başında oluyor, ona büsbütün asılıyoruz.
işte şimdi bunu da 'öyle bir an' diye düşünün lûtfen: normal yayın akışımıza kısa bir ara veriyoruz: normal işimizi yapmak yerine, sizden bir şey istemek için yapıyoruz bunu. zaten 9 yıl önce 'manifesto'muza şöyle yazmıştık:
"hiçbir çözüm üretmeyeceğimize söz veriyoruz ... size birşey vermek istemiyoruz; mümkün olduğu oranda sizden birşeyler almak istiyoruz. çünkü bu, bizim ortak projemizdir."
***
yeni yılda açık radyo dokuzuncu yayın yılını sürdürüyor. hengâmeli hazırlık safhası ve deneme yayınları da buna katılırsa, 10 yılı devirdik sayılır. ilk günlerde test yayınına kulak veren 18 yaşındaki uçuk gençkızla delifişek delikanlı, şimdi olgunluk çağına yaklaşmış birileri oldu artık. devrânın hayli hızlı döndüğü gezegenimizde bu, neredeyse bir nesil demektir.
neredeyse bir nesil boyu ayakta duran radyomuzun mütevazı varlığı, belki de hiçbir zaman şu anda olduğu kadar önemli gözükmemişti gözümüze.
neden? çünkü, özgür, dikbaşlı ve bağımsız bir basın, özgürlükleri korumanın en önemli ve belki de biricik temelidir de ondan.
enformasyon ve bilgi; tıpkı hava, su, toprak ve ateş gibi bir 'element' olmuştur da ondan.
çeşitlilik ve farklılık, bilgiye erişim ve tartışma olmadan, demokrasinin varlığı tehlikeye düşer de ondan.
insanların âdil olmayan, haksız kararları eleştirmesi, reddetmesi ve geri aldırması, ancak yurttaşlık sorumluluğu taşıyan bir medya sayesinde mümkün olabilir de ondan.
basın özgürlüğü, demokrasinin temeli olan toplu ifade özgürlüğünün bir uzantısından başka birşey değildir de ondan.
***
medyanın gitgide tekelleştiği, gitgide daha büyük bir "kitle imha silâhı"na döndüğü, 'enformasyon'un zihinleri zehirlediği ürkütücü bir ortamda açık radyo'nun daima ortak akıl ve vicdanı temsil etmeye çalışan bir mecra olduğuna inanıyoruz biz. 1995 tarihli manifestomuzda 'temiz hava' solumak istediğimizi söylerken, biraz da bunu kasdetmiştik.
sekiz küsur yıllık yayın hayatında açık radyo mikrofonlarından belki 80 milyon kelimelik söz uçtu ve uzaya karıştı, bu kubbede 400 bin şarkı baki kaldı, 2 milyon saniye sessizliğin sesi yankılandı, 630 programda 18 milletten 600 gönüllü programcı 72 bin saat yayın yaptı, radyoya yurt çapında 18 ödül kazandırdı, uluslararası ve ulusal medyada onu 3 bin habere konu yaptı.
binbir meslek ve uzmanlık dalına 'mensup' olan veya hiçbir uzmanlığı veya işi bulunmadığı halde dünyaya söyleyecek bir sözü, dinletecek bir müziği bulunan
bu insanlar düşünce ve fikirlerini sizlerle paylaştılar... 72 milletten 4 bin insanı radyonun küçük stüdyolarında sizler için konuk ettiler... açık site adlı web mekânında 6 binden fazla yazı, inceleme, yorum, hikâye, çeviri ve karikatür yayınladılar...
onlar 'şarkılarını' da sosyal değişimin bir aracı olarak gördüler ve öyle çaldılar. sadalarını, popüler eğlence müziği denen o dev açıkhava hapishanesinden çıkarıp toplumsal vicdan âlemine ya da 'paylaşılan cemaat duygusu'na dönmek için kullandılar.
velhasıl, açık radyocular değerler, tanımlar ve kültürler alanını bir an terketmediler:
yanan ormanlarda, suları ısınan dünyada, ekonomik krizde, bosna'da, susurluk'ta, manisa'da, kosova'da, porto alegre'de, evian'da, sıhhiye meydanında ve mumbai sokaklarında hep vardılar...
belki de onun içindir -
kuruluş günlerinin neşeli kargaşasında da,
kapalı kaldığı dönemin hüzünlü sessizliğinde de,
depremin dinmek bilmez uğultusunda da,
savaş ve şiddetin dayanılmaz dehşetinde de
dost ve dinleyicilerden aldığımız mesajların ortak cümlesi hep şu oldu:
"iyi ki varsınız!"
***
şimdi, lûtfen, açık radyo'nun hayatınıza kattıklarını bir düşünün...
açık radyo'nun istikrarını, farklılığını ve gelişimini sürdürmesinin, erişimini arttırmasının yararlarını bir tartıverin zihninizde...
ve bütün bunların ışığında, ona destek olmanın önemini bir kez daha gözden geçiriverin.
radyolar, yasa gereği, vakıf ve kişilerden para, bağış vb. alamaz. onlar sadece reklam ve sponsorluk desteğiyle hayatlarını sürdürmek zorundadır.
birçok başka radyo gibi açık radyo'nun da gelirleri şu an yeterli değil. hiçbir zaman da yeterli olmadı, aslına bakarsanız.
ama aslına bakarsanız, yeterli olsaydı bile, gene isterdik sizden. çünkü, dinleyici ile bütünleşmek, bizim hayat tarzımız olmak zorunda. bağımsız ve özgür bir mecra için sürdürülebilir yegâne hayat tarzı budur çünkü. ortada bir misyon 'arzı' varsa, bu ancak dinleyicinin 'talebi' ile sürebilir. ömür boyu kimseye "minnet etmeden" sürdürülebilirlik ancak böyle mümkündür. dinleyici tabanına dayanan radyo şeklindeki hayat tarzımız, ancak böyle 'tescil edilebilir'.
buna temel bir mantık yürütme de denebilir:
başlangıçta bir 'deli', sonra bu 'delice' fikri destekleyen bir avuç insan, ardından onların 'aklına uyan' yüzlerce gönüllü ve nihayet, şimdi de sorumluluğun paylaşılması: ellerini taşın altına koyacak birkaç bin dinleyici... "birşeyleri değiştirmek mümkün" diye düşünecek birkaç bin deli daha işte.
"iyi ki varsınız," yerine "iyi ki varız!" diyecek.
biz, 9 yıl önce 90 kişi ile hayat bulmuştuk;
şimdi, 99 ay sonra
9 bin kişilik bir 'aile hayatı' sürdürmek istiyor ve soruyoruz sevgili dinleyici:
sesini duyabilir miyiz?
biraz ayrıntı:
bir programa destek (sponsor) olduğunuz zaman, herhangi bir gün, herhangi bir saatte yayınlanan tek bir programın başında ve/ya sonunda isminiz ve soyadınız (program destekçisi/sponsoru olarak) anılacaktır.
yani, sözgelimi;
ali ayşegül isimli bir açık radyo dinleyicisi, program destekçisi olmak istiyor.
ve diyelim ki sayın ayşegül, açık radyo'nun pazartesi günleri sabah 05:00 - 06:00 saatleri arasında yayına giren 'açık radyo müzikleri' isimli programına, program destekçisi olmak istedi.
sayın ayşegül'ün adı ve soyadı, 100 milyon liralık bu tutarı ödediği zaman, seçtiği programın, seçtiği bir yayın gününde, programın başında ve sonunda anılacaktır. (program jeneriği şöyle duyulacaktır: açık radyo müzikleri - bu program açık radyo dinleyicisi ali ayşegül'ün desteğiyle hazırlanmıştır.)
sayın ayşegül elbette 50 milyon lira ödeyerek bir programa yarım saatlik de destek verebilir veya, dilerse, hiç şüphesiz, birden fazla programa destek vererek miktarı kendisi belirleyebilir.
sonuç?
senede 1 defa olmak üzere (ve dilerseniz taksitle) 50 milyon ya da 100 milyon lira ödeyerek açık radyo'nun uzun soluklu ve sürdürülebilir olmasına katkıda bulunmuş olacaksınız.
gerisi kolay;
0 212 343 41 41 numaralı telefonu arayabilir,
ya da
www.acikradyo.com adresinde 'program desteklemek istiyorum' düğmesini tıklayabilir;
isterseniz kredi kartıyla,
isterseniz banka havalesiyle ödeyebilir,
isterseniz elden getirebilir ve faturasını hemen alabilirsiniz.***
aslinda sinefille ortak bir yerlerde duruyor açik radyo. ancak faaliyet alani ve içeriginde farklilasma var. bir sekilde ortak bir seyler yapmamiz lazim. isletelim kafalari ve çagrida bulunalim. kimsede de para yok ki kardesim...
iyi de bi program acik radyoya ne katacak. onlar sinefil destegi olmadan da yapamiyolar mi sanki prorami. ekonomik getiri saglayacak bir fikir lazim acik radyo'ya, ve hatta sinefil'e...
**Açık Radyo, destekçilerini programcıları ile buluşturdu. **
Geçen yıl başlatılan dinleyici destek projesine Açık Radyo dinleyicileri coşkulu bir katılım gösterdi ve projeyi düpedüz hayata geçirdi. Toplam 2250 dinleyici bir programa destek olarak projeye katıldı. Açık Radyo dinleyicisi sesine sahip çıktı, ‘şimdi ve orada’ olduğunu gösterdi.
Bu benzersiz dinleyici desteğinin 1. yıldönümüne yaklaşılırken Açık ‘radyocular‘ İstanbul Modern’de buluştu. Açık Radyo 10. yaşından gün alırken bugüne kadar ‘radyoda bir ses’ olan programcılar, hep uzakta bir yerlerde seslendikleri dinleyicileriyle biraraya geldi. Böylece sihirli kutunun iki yanındaki dostlar birbirlerini yakından tanıma fırsatı buldu.
‘Sürdürülebilir Bağımsızlık Modeli’ için her yıl tekrarlanacak olan Dinleyici Destek Projesi’nin 2005 ayağı da önümüzdeki günlerde başlıyor: Özel canlı yayın 26 Şubat Cumartesi ve 27 Şubat Pazar günleri saat 11.00’le 20:00 arasında yapılacak. Geçen yıl “Sesinize sahip çıkın, bir programa destek olun!” diyen Açık Radyo’ya dinleyicileri şimdi şu mesajı veriyorlar: “Çoğalıyoruz!”
Ayrıntılı bilgi için:
0212 343 40 40
www.acikradyo.com.tr
You need to log in to post a reply.