kimsin sen ya?
11 replies · 543 views
kimsin sen ya?
Hedef aldigim kisinin kod adi AA1'dir.
Sahsiyet programinda Ezel Akay'i konuk etti ve diyor ki:
Efendim, reklamdaki bir karede çok mesaj verme durumu sinemada size katki saglamistir muhakkak.
Ya sen iletisim dekani degil misin kardesim?
Bir karede çok mesaj verme isini senin pazarlamacilarin nerden ögrenmis de simdi kime ne satiyor?
Kendisine buradan hadi ordan demek istiyorum.
eksik oldu. bir de ingilizcesi çok iyi olduğu için çeviriler yapıyordu. ( gerçi bir ara öğrencilerine de yaptırmış) sana bir soru. ingilizcesi çok iyi derecede çeviri yapabilecek kadar iyi olan bir kişi çevirdiği şeyleri anlama ve öğrenme veya algılayayazma ve öğreneyazma eğiliminde midir? değilse cevabın bu olabilir.
devam...
burda tam olarak ne demek istediginizi anlayamadim(yine de olumlu seyler olmadigini dusundum) ama ali atif bir isinde yani akademisyenlik konusunda saglam bir adamdir. akademik anlamda da onune geleni otturebilecek kadar doludur.
ayni anda 50 ayri yerde gozukmesinden ben de pek hoslanmiyorum. ama benim hoslanmamam kendisini basarisiz, dandik bir adam yapmaz. di mi?
qwerty ve ad or no ne anlatmak istiyor anlamadım, acaba bu iki sahsiyet AA1'den daha fazla akademik bilgiye sahip mi bu kadar acımasızda saldırabiliyorlar.
qwerty ayrıca yanlıs hatırlıyorsun, AA1'in bir akademik gecmisi var. adama prof ve dr unvanlarını gazoz kapağı olarak vermediler.
ingilizce olayına dem vurmanı anlayamadım, bana telegolde ki bir tartısmayı hatırlattı. Ahmet Cakar'ın sen ingilizce biliyor musun geyigine dondu. o program bu arada ne komik ve bostu(hemen kıyak kafayla yapılacaklar bolumune bu program ismini yazmam gerekiyor.)
ucuncu olarak akademik kariyer maalesef bu ulkede karın doyurmuyor. insan onune cıkan fırsatlerı degerlendirdi diye mi kotu oluyor... tavsiyem seninde onune cıkarsa degerlendir, hayat zor...
kişiligini, karakterini, tavrını, durusunu begenmiyor olabilirsiniz, bu konuda hic kimseyle tartısmam fakat adamın akademik kariyerine, bilgisine bari bok atmayın. Bu aynen kedinin ulasamayacagı cigere mundar demesi gibi...
bu arada bunları bir polemik konusu yapmak icin yazmadım. hayatta kimse mukemmel degil, adamın da hataları vardır, herkesi ne kadar seviyorsunuz AA1'de o kadar sevin ya da sevmeyin. Ama bilgiye ve akademik kariyere lutfen bok atmayalım....
türkiyede prof. ve dr ünvanlarını adamlara mı veriyorlar yani, iyi örnekleri de vardır kötü örnekleri çoktur, Ayrıca Ahmet Cemalin prof. ünvanı var mı... Bir de ben aa1 in hiçbir akademisyenlik özelliğini göremedim biraz açarmısınız, tek bildiğim öğrenciyi maymunluk yaparak güldürmesi, televizyonda da kendini küçük düşürüyor, patron her zaman komiktir. iyi olan kısmını siz açıklayın. Şahsen hiç sevmem kendisini...
Fakülte dekanı olarak da gelir gelmez saçmalamaya başladı bile. aa1 den dekan mı olur yaaaaaaa!
bildiğin işi beceremiyorsan ögretmeni ol demişler veya dememişler ama bu adam reklam yazarı yetiştiren bi akademisyendi zamanında yine aynı yıllarda dunyanın en kötü reklamlarından birine imza attı. 'en güzel bacaklar tavuk bacakları, en güzel butlar tavuk dötleri" die reklam yaptı. beyaz etten tiksindirdi insanı. Akademik kariyerine 1 sey diyemem ama showmen kişiliğini hiç begenmiorum.
ben kendisinden hic ders almadim okuldayken. spek muhabbetim de olmadi.. fakat ogrencilerinin cogundan cok olumlu seyler duydum. mesleginde cok iyi oldugunu tartismak cok anlamsiz. meslegi olmayan seylere bulasmaya basladiktan sonra kotu oldu kendisi icin. onun isi sovmenlik degil. programindaki tavirlari cok sulu ve yapmacik. olmuyor.
akademik kariyeri ile bilgili bir kac ornek vermek gerekirse(detaylı bilgiler icin lutfen AA1'e mail atın, o size anlatır mı bilmem)
TV, Basın olcumlemelerini Turkiye'ye getiren insan, bu konuda Turkiye'nin bir numaralı insanı su anda. Getirmekle kalmayıp, bu olcumlemlerin denetleme isini Anadolu Universitesi bunyesinde yaparak universiteye yıllık ne kadar para kazandırdığını bilen var mı? Bu arastırmalar için reklam ajansların ne kadar para verdiğini inanın tahmin edemezsiniz. Parayı bıraktım, bu is inanın üniversiteye cok sey kattı.
İletisim arastırmaları konusunda ne kadar uzman oldugunu bilen var mı?
Sadece reklam yonuyle one cıkıyor, arada bi kosesinde istatistiki veriler veriyor. acaba sırf yazılarını okuyan insanlar, bu bilgileri de goruyor mu? yoksa anlamadıkları icin mi gormek istemiyorlar.
AA1'den cok ders aldım ve ilk dersinde adamın soyledigi bir cumle vardı. Benden cok sey ogrenin ama benim gibi olmayın. Ben ondan cok sey ogrendim, ama onun gibi olmamak icin gayret gosteriyorum.
Ahmet Cemal ile ilgili hicbir sey soyleyemem. Onu elestirmek icin benim bir kac kez dunyaya gelip yasamam, ogrenmem gerekiyor. Prof, Dr ya da vs gibi unvanların icine sıgdırmak buyuk haksızlık olur.
tartışmanın aa1 çevresinde dönmesi pek hoş değil ama yazılanlar ve düşündüklerim doğrutusunda bir şeyler söylemeye devam etmek zorunda hissediyorum kendimi. aslında anadolu iletişimde gördüğüm kadarıyla şu ana kadar aa1 hakkında olumsuz söylenmiş şeylerin bir çoğu, bir çok hoca için de söylenebilir.
önemli olan isminin önüne prof.,doç. gibi ünvanlar katmak değildir bence. çünkü bu özellikle anadolu üniversitesinde açık öğretimin de kadro açığıyla çok kolay olabilen bir şey. ( Ki aile ferdiyseniz akademisyen(?)olmanız da pek zor bir şey değildir ) buradan gidilmesi gereken nokta akademisyenliğin ne olduğu ve ne olması gerektiğidir. bunu da başka bir topicle tartışabiliriz. çünkü bu bölümde tartışmaya katılan arkadaşların aa1 vb. akademisyenlerle tanıştıklarını ve akademisyen tanımlarını da öyle oluşturduklarını düşünürsek (yazılanlardan hareket ediyorum) tartışma onu sevme ve sevmeme döngüsüne gelir ve sonuçta hiç bir şey elde edemeyiz. bu sebeple söylenebilecek pek bir şey de olmaz. örneğin ben kendisinden nefret eden biriyim. onun bu okula kattıklarını görmekten çok çektirdiği eziyetleri ve özellikle sektör için yaptığı olumsuzları görürüm. yiğidi öldür hakkını ver de demem. çünkü ortada bir yiğit görememekteyim.
aşagı kademelerden- öğrencilik olsun boş beleş takılamak olsun ya da ufak tefek işlere girip çıkmak olsun- yukarı kademeleredeki insanlara bok atmak kolaydır. aa1 bende pek sevdiğimi söyleyemiyeceğim. kendisinin ne dersine girdim ne de bir tanışıklığımız var. ama öğrencilerinde ve beraber çalıştığı insanlardan onun hakkında birçok anaktod ve hikaye dinledim.
kendisinin hayata karşı bir hırsı olduğu belli, imkanlarını kullanıp -sonuna kadar- insanlarla bağlantılarını sıcak tutarak, biraz da kafasını çalıştırarak, çogumuz imrendiği bir noktaya gelmiş, türk reklamcılığının zirvelerinden birine oturmuş. reklamcılar bilirler ki ali atıf bir sektör içindeki güruh tarafından göz ardı edilebilecek bi adam değildir. taksimdeki bambi büfeye de gitseniz bu adamı görürsünüz. cnn türkte ki o biraz şeberik da o var hafta sonu hürriyet gazetesinde o vardır. yada açık veya kapalı danışmanlık hizmeti verdiği holdinglere şirketler ajanslara sorun.
1980lerde askeri rejimim dayatmasıyla çok kolay ve ucuz yollardan doç dr prof gibi ünvanları adının önüne koyan profların çoğu emekli oldu, büyük bir kısmı iktisat fakültelerinde öğrencilerin kafasının ve hayata karşı dayanınıklarını sikerek yaşıyorlar..
atıfın onlardan olmadığı birçok öğrencisine bir şekilde bir gelir kapısı açmasından belli..
olumsuz yönü ise hırsının yeteğiyle hemen hemen başa baş olması.
eminim haftalık programını yapmadan pazar günü rahat bir uykuya dalamıyordur. eminim ailesine çok vakit ayıramıyordur. eminim sağ da solda kendinden parçalar bırakarak yüksek standartlarda ama o çokta mutlu olamadaığı bir yaşam sürdürüyordur.
bunlar benin naçizane tahminlerim.
biz ali atıf bir eleştirmenleri bunu göz önünde bulundurmalıyız.
çamur at izi kalsın şeklinde asılsız dayanaksız eleştiriler saçma yersiz ve incir çekirdeği doldurmayacak uğultulardır.
kimse ile de polemik yapmak istemiyorum. uğraşamam; bunu belirterek huzurlarınızdan ayrılıyorum.
qwerty ve ad or no ne anlatmak istiyor anlamadım, acaba bu iki sahsiyet AA1'den daha fazla akademik bilgiye sahip mi bu kadar acımasızda saldırabiliyorlar, diyen darkside arkadaş hani şu cümlenin ne demek olduğunu bilsen sanırım yazmazdın. yazık ki ne yazık. hayır aa1den daha fazla akademik bilgiye sahip değilim ve onun hakkında bir şeyler yazmak için de sahip olmam gerekmez. ha gerekir diyorsan ne yazık ki hayat hakkında çok fazla şey düşünemem dolayısıyla aa1'i de düşünmem. çünkü ben hayat hakkında ne bileyim dedem kadar bilgiye sahip değilim. bu noktaya mı gelelim yani.
ingilizce mevzuna da gelirsek çeviriden bahsediyorum ve çeviriyle gelen ya da gazoz ağacından toplanan sıfatlara gelelim diyorum. copy paste yaparak gelen sıfatlara. bilim birikimle ilerler dersen de hep biriktir, hep biriktir. nereye kadar. üretim olmadan ne olabilir.
akademisyenlik eğer komplekslerin hat safhada değilse emin ol ki karın doyuruyor. ama kompleksler seni kamçılıyorsa tabi ki karın doyurmaz ve hayat da çok zorlaşır.
dediğin gibi kişiliğini, karekterini, tavrını, duruşunu beğenmiyorum. ve açıkçası senin neyini beğendiğini de merak ediyorum. yoksa tahmin mi edeyim...
ayrıca akademik kariyere falan laf attığım yok. tam tersine bence akademik kariyeri olan bir çok sevdiğim hocam da var. ama bu sevdiklerim her şeyden önce insan olabilmiş olanlar. ve akademisyenliği de birilerine bir şeyler öğretmek üstüne kuran insanlar. onlardan daha bilgili olmadığını bilmesine rağmen tartışabilen, bir şeyler önerebilen ve kapılarını her daim açık tutabilen insanlar. kendi fakültesinde kantinde odasında her hangibir yerde karşılaştığın zaman merhaba demekten çekinmediğin dersindeyken yerin dibine girmediğin ve soru sorabildiğin insanlar.
bana saçma sapan soru sormayın diyen hocalardan değil anlıyacağın.
You need to log in to post a reply.