Ayran ve Baklava
15 replies · 176 views
Ayran ve Baklava
Başlığa bakıp da hemen bu ne böyle demeyin...Müsaade edin izah edeyim...
Baklava memleketimin en bulunmaz,nadide tatlılarından biridir...Yılların ustaları binbir zahmetle şerbetinden yaprağına içine koyulacak fıstığa kadar pür dikkatle yoğururlar baklavanın hamurunu...
Önce onlarca kat en incesinden hamur yaprağı serilir sofraya...ardından her kata sıcağından şerbet ve üstüne bir miktar fıstık...(fıstığın irisi makbuldur)en tepesine de gevremiş açmayı ekledin mi al sana tadından yenmez bir baklava...
(ulan yine ağzım sulandı kısa kesiyorum)
peki ya ayran?
Türk tarihinin yegane ve büyük buluşu...
bir miktar yoğurt üstüne buz gibi su...
çırpacaksın herhangi bir nevaleyle...önce köpüğünü höpürdetecek sonra boğazından lıkır lıkır geçireceksin o muhteşem tadı...
ekşi ve tatlı...
şimdi baklava yerken yanında ayran içtiğinizi düşünün...
yüzünüz eşkidi biliyorum ama yanılıyorsunuz pek sevgili dostlarım...ortaya mükemmel bir lezzet çıkar...(bu mesajdan sonra bu yazdıklarımı uygulamazsam şöyle böyle olayım)
gelelim sinemayla alakalı noktaya...
öyle yönetmenler var ki sinema tarihinde hemen örnek vererek açıklayayım,mesela sam raimi...
evil dead serisiyle kendini kanıtlayan milyonların hayranlığını kazanan gore üstadı yönetmeni bundan beş altı yıl evvel for love of the game filminin koltuğunda gördük.bu ani tür değişimini gerçekleştiren ve başarılı/başarısız olan yönetmenleri konuşalım diyorum...
bir örnek daha vereyim...
wes craven-50 cesur kemancı...
devamı sizden...
aklıma hemen james mangold geliyo."heavy","copland","girl,interrupted" gibi filmlerden sonra zannımca paraya sıkışmış ve"kate&leopold" ile saçmalamıştır."identity" ile bi miktar toparlamıştır geçen sene.
ama beklenmeyen tür değişiklikleri diyince kubrick'in üstüne yoktur heralde.şöyle bi düşününce romantik komedi dışında nerdeyse her türde film yapmış ve bu türlerin hepsine başyapıtlar armağan etmiştir.
maksat polemik olsun sermest. şöyle bir saldırayım sana istedim.
birincisi baklava gaziantep' in değil lübnan mutfağının nadide ve bulunmaz tatlılarından biridir. kadayıfın 1900' lerin başına kadar yalnızca ermeni ustalar tarafında yapıldığının unutulması gibi burada da bir çarpıtma var.
ikinci olarak yoğurt ise türkler anadoluya gelmeden yüzyıllar önce buralarda yaşamış olan urartularda da bilinen ve yapılan bir şeydi. yoğurt kelimesinin kökeni urartuların torunları sayılan ermenilerin dilindeki"yogh" (bizde yağ olarak geçer ancak kelimenin özü ermenicedir) kökünden türemiştir ve her ne kadar bizim icadımız olduğu konusunda iddialar olsa bile türklerden önce de bu topraklarda yoğurt olduğunu söyleyebiliriz. zira ayran da yoğurtla yapılıyosa bilmiyorum yane...
son olarak baklava ayran bileşenine gelince. lezzetli olmasından ziyade baklava sonrası bayılan içleri resetleyip tekrar baklava yemeye devam edilmesi için kullanılan bir yöntem olduğunu düşünüyordum ben bu işin. yanlışım varmış meğer.
ama işi getirdiğin nokta güzel. ince bir polemikten sonra sahneden çekilip söylemek istediğine uygun bir örnek bulmaya çalışacağım.
yav iyi ki varsın be...
ben de üstüne basa basa sana söylüyorum ki baklava öz be öz antep mutfağındandır...keşke bir mayısta görüşebilseydik...yanımda sana bununla ilgili bir sürü kaynak getirirdim...lübnan mutfağında antepfıstığı ne kadar yer tutuyor bir düşün bakalım?
ben de fazla parazit yapmayayım bu arada...
buyrun konuya devam edelim...
keyser soze wrote:
ama beklenmeyen tür değişiklikleri diyince kubrick'in üstüne yoktur heralde.şöyle bi düşününce romantik komedi dışında nerdeyse her türde film yapmış ve bu türlerin hepsine başyapıtlar armağan etmiştir.
bende de kubrick fanatizminin oluşmasının en önemli etkeni bu işte...
İlk aklıma gelenler:
"Dolls" ve "Kikujiro"(Takeshi Kitano)
Straight Story (David Lynch)
Hulk (Ang Lee)
Solaris (Steven Soderbergh)
Yukardakilerden farklı olarak:
Jack (Francis Ford Coppola)
Coppola bu filmi silah zoruyla çekmiş olmalı ..
The Mission, Running Out of Time gibi filmler yanında Love on a Diet, My Left Eye Sees Ghosts ve Needing You gibi filmler yapan Johnnie To.
Hero - Zhang Yimou (inşaallah Cannes'ta gösterilecek olan ikinci wuxia filmi daha iyi çıkar)
tür bağbında değil ..sinema anlayışı olarak kesinlikle "tony scott" ilk filmi "the hunger" dan sonra sinemasında inanılmaz bir değişim oldu ...kuşkusuz bunda o filmin çok ilgi görmemeside var ama böyle bir film çekip ardından "top gun " çekmek çok garip gerçekten...
nexus_6 wrote:
İlk aklıma gelenler:
"Dolls" ve "Kikujiro"(Takeshi Kitano)
kesinlikle haklısın "dolls" gibi duygusal açıdan insanın ağzına sıçan bi filmin yanında "kukujiro" gayet pozitif ve umut dolu bir film olarak duruyor...
nexus_6 wrote:
Straight Story (David Lynch)
yapısı itibariyle "david lynch" ten beklenmiyecek bi film ...ama bu film "lynch" in ne kadar usta bi yönetmen olduğunun kanıtı bence ...bana göre "mulholland drive" dan sonra en iyi filmi...
jean-pierre jeunet de amelie ile balıklama dalar bu topiğe...
biraz da bizimkilerden yazalım...
şerif gören "yol" ve "amerikalı"...
yol her ne kadar yılmaz güneyin eseri olsa da sonuçta yönetmen koltuğunda oturan kendisiydi...
ve filmografisine de uygun düşüyor,ama amerikalı tam tersi istikamette bir film...
biraz degisik bi ornek olacak ama....
kevin smith
clerks'i yapan adamin ayni zamanda daredevil senaryosu yazmasi garip.
robert zemeckis
what lies beneath-back to the future
alex proyas
dark city-garage days
ve tabii ki kubrick.
ben en çok **gregg arakiye **şaşırmıştım önce totally fucked up, doom generation ve nowhere gibi filmler çekti arkasına da splendor gibi bir üçlü aşk ve sek grubu filmi çekti.
kendisinden buz gibi soğudum bir anda zaten uzun süredir ses seda yok kendisinden
You need to log in to post a reply.