Fahrenheit 9/11
31 replies · 712 views
Evet, gerçekten çok başarılı bir belgesel. Afganistan ve Irak savaşının gizli nedenlerinin Bush'un banka hesabıyla ilişkisi olması, Ladin olayıyla halkı kekleyip malı götürmeye çalışması da gerçekten çok enteresan.(Bize enteresan geliyor inşallah Amerikalılara düşündüğüm gibi gelir) Bush kulelerin yıkıldığı an okulda herhalde tüm bu oyunların planlarını yapıyordu
moore amca almış sazı eline ve çok da iyi yapmış ama "ille bi şey bulmak zoruda mısınız?" demezseniz bir iki şey var aklıma takılan:
moore gibi kafası zehir gibi çalışan bir amca bu saldırıların sadece bush ailesiyle suudi ailelerinin mali kaynaklarını artırmaktan kaynaklanmadığınınn elbette farkındadır, ama bu neden belgesele yansımamıştır, başka bir belgeselin konusu olarak mı ayrılmıştır, bilmiyorum. Ama gözümüzü sadece Bush'a dikmemiz bana biraz görüş açısını daraltmak gibi geliyor. amerika tarafından kurulmaya çalışılan ortadoğu politikasının sadece para ve/veya petrol üzerine kurulmadığı gibi gerçklere de hiç olmazsa uzman görüşleryle değnilseymiş.
bir diğeri bütün bu saldırı, koalisyon, asker gönderme işlerinde neden ingilterenin adı hiç geçmiyor acaba? tabii israil'i de sorasım geliyor. mesela 11 Eylül saldırısını minibüslerinin üzerinde dürbünle seyreden ve sevinç çığlıkları atan ve halleri tuhaf göründüğü için bir bayan tarafından FBI'a şikayet edilen, şüpheli durumları görüle ve fakat buna rağmen yukardan gelen emirler doğrultusunda serbest bırakılan 4 İsrailli'yi/ailelirni/tanıdıklarını vs bulup konuşturmak şahane olurdu diyorum.
siz de haklı olarak bul da konuştur diyorsunuz ama benim işim başka n'apalım :)
Doğru haklısın. Amerikanın müttefiklerinin gösterildiği bölümde benim de aklıma nerede İngiltere, nerede İspanya, nerede Japonya, nerede Kanada, nerede Kore diyesim geldi. Ayrıca şu Irak'taki ölen insanların yakınlarının manzarası da show programı konseptinde öte gitmiyordu onu da söylemek gerekir. Ya da şöyle diyeyim, o insanların çektiği acılar zaten biliniyordu. Ayrıca filmde atlanılan bir nokta Irak yönetimiydi. Sanki "zavallı saddam" imajı vardı ve bu hoşuma gitmedi. Bush kadar Saddam da birilerinin sırtında birşeyler kazanıyor. Mıcheal Moore'un bu noktayı atlaması da sanırım tarafsız olamamanın getirdiği bir durum. Ama dediğim gibi, bir adamın önemli "sır"larının açıklanması açısından son derece önemli ve kaliteli bir belgesel.
tamamda moore birazda kesin olan şeylerden bahsetmeye çalışmış... bir amerikalı olarak moore bush hakkında bir çok belge ele geçirebilir ama saddam hakkında çok kesin delillere varamaz...moore bir amerikalı olarak doğal olarak kendi ülkesinin savaştan nasıl etkilendiğini açıklamış ..bu arada saddam da sütten çıkmış ak kaşık olarak gösterilmiyor sadece savaştan önce ırak'ın şimdikinden çok daha iyi olduğunu savaş öcesi görüntülerle söylüyor.buna naziren ırak' a özgürlük götüreceğini iddia eden bush konuşması araya giriyor hemen ardından savaş esnası görüntülerle ne denli bir özgürlük olduğu daha iyi anlaşılıyor... zaten moore'un daha önce çektiği belgeselleri hatırlarsak "roger and me" ile "benim cici silahım"... moore'un kendi ülkesi üzerine belgeseller yaptığını daha iyi anlarız...
mevzu amerikan belgeselleri ise
Benim elime bir çok amerikan tv si yapımı belgeseller geçiyor.İzlerken amerikan halkının nasıl tv esiri olduğunu görüyorum.
Orada (orası us devletleri oluyo) herçeşit belgeyi bulup bir sürü adama para verip konuşturulduğu ve sahte belgeler ile belgesel yapıldığı gibi bir kanı oluştu bende.Yada belgeler gerçek, yorum sizi istediği yere götürüyor.
Amerikan basını senelerdir ufodan ekmek yiyor.Şimdi ellerinde bu konu var.Kennedy nin öldürülmesinden tutunda hitlere kadar bir sürü saçma sapan belgeseller yapıp duruyorlar.9/11 bana göre sadece yanılsama.Tüm diğer belgeseller gibi.O kadar çok kişi konusuyor ve bu konu hakkında birbirinde farklı yorum yapıyor ki amac suyu bulandırmak.Siz asıl mevzudan uzaklaştığınızın farkına varmıyorsunuz bile.Hiçbir bilimsel açıklama yok.Hiçbir kurum açıklaması yok.Resmi rapor yok.Adamların savunma bakanlıgına carpan ucagın actığı gedik bir kamyon kadar.Çarptığı yerde bir iskemlenin üstünde bir kitap açık duruyor.Spiker diyoki 14 ton yakıtla çarpan bir uçagın bunu yakmaması çok garip.Buyrun burda yakın şimdi.Bundan yola cıkarak bir sürü sav ortalığa atılıyor.Aynı piramitlerin yapılışının efsane olması olayı gibi.Daniekenden sonra nasıl bu mevzu trend olmuş, doğru düzgün bir kurum haricinde konu ile alakası olmayan herkes konuya dair bir sürü açıklama yapmıştı.Şimdi sokakta sorsan bir milyon farklı cevap alırsınız.Ama bunlardan sadece bir tanesi doğrudur.
Ülkelerin adlarından bahsedilmeside çok garip.Artık dünyada ülke diye bişi yoktur.Sadece uluslararası şirket isimleri ve menfaatleri vardır.
Michael moore kocaman bir propagadandacı.Bir showmen.Başka bişi değil.Bir piyon.Bu işten ekmek yiyor birilerinin ekmeğine de yağ sürüyor.Yarım saatlik bir programda 5 dakikalık mevzu var kalanı gösteri.
şimdi bu belgeselin çok tehlikeli bir sonucu var...
filmin neresinden tutarsanız tutun ciddi derecede bir anti bush propagandası var...
hatta bu durum öyle bir hal alıyor ki sadece ekonomik siyasal alanların haricinde hicvi ve eleştirisi yapılan kişilerin kişisel eksiklikleri amiyane tabirle denyolukları da sergileniyor...
bu durumun amerikalılarda ters tepmesi ve bushun yüksek oranda oy alarak tekrar seçilmesi söz konusu olabilir...
küçük bir örnek vereyim...
bir sahnede askerlikle ilgili belgede yapılmış tahribatı izledikten sonra bir sonraki sekansta izleyiciye bushun aptal bir surat ifadesi gösterilince bir önceki sahnede anlatılan önemli mevzu rahatlıkla ciddiye alınmayabilir...hatta bush yönetimi bunu fırsat bilerek george w bush'u son dönemde mazbut aile babası,kişilik hakları saldırıya uğramış adam portresine sokarak halka gösterirse artı oy almaları hiç şaşırtıcı olmaz...
bir belgesel olarak çok başarılı,bir anti bush gösterisi olarak fevkalade fakat altını çizdiğim konu çok önemli...
sırf bush seçimi kazanmasın diye yapılmış bir belgesel şaşırtıcı bir şekilde seçim akzandıran bir öğe haline gelebilir...(bu arada bir sanat yapıtının siyasi ilişkiler düzeni için kullanılması ve sırf bu amaca hizmet etmesi için ortaya çıkarılması ne kadar etik ne kadar doğru?bushtan nefret eden biri ve belgeselden yüksek oranda haz almış biri olarak yine de bu notu düşmeden edemedim...)
herrrender wrote:
Hiçbir bilimsel açıklama yok.Hiçbir kurum açıklaması yok.Resmi rapor yok.
bence burda çok büyük bir yanılgı içersindesin moore un eleştirdiği kesimde zaten resmi kurumlar bilimsel açıklamalar yapan yerler değil bu tür pis oyunların %100 bilimsel yada kesin bir açıklaması olacağını zannetmiyorum çünkü eğer ortada bir dolap dönüyorsa bu bir şekilde örtbas edilir taki biri onu deşeleyene dek ...moore un yaptığı gözden kaçmış bir takım noktaları bir araya getirmek tıpkı filmlerde cinayeti çözmeye çalışan dedektifler gibi bir nevi tümevarım yöntemi ...mesela filmin başlarında siyahi delegelerin mecliste susuturulduğunu gösteren tv programı amerikada sadece bir tv kanalında gündüz vakti daha sonra tekrarı olmaksızın yayınlanmıştır bir çok kişi bu olayı izleme fırsatını kaçırmıştır taki moore bunu filmine taşıyana dek ...
herrrender wrote:
Ülkelerin adlarından bahsedilmeside çok garip.Artık dünyada ülke diye bişi yoktur.Sadece uluslararası şirket isimleri ve menfaatleri vardır.
Tamam senin başlarda dediğinin doğru olduğunu varsayalım... peki senin bunu kanıtlayacak kurumsal ,bilimsel yada resmi bir raporun varmı...
herrrender wrote:
Michael moore kocaman bir propagadandacı.Bir showmen.Başka bişi değil.Bir piyon.Bu işten ekmek yiyor birilerinin ekmeğine de yağ sürüyor.Yarım saatlik bir programda 5 dakikalık mevzu var kalanı gösteri.
Bu ayki allt yazı dergisinde jonh bergerin bir yazısı var onu buraya kopyalıyorum ... john berger demişki;
"Fahrenheit 9/11 "in hedefi Bush un seçimi de bir önceki gibi hileyle kazanmasını engellemek. Filmin odağında ,hiçbir şekilde gerekçelendirilmemiş Irak savaşı var. Fakat vardığı nokta bu konuların hepsinden daha kapsamlı. Filme göre devasa boyutlarda artan varsıllık ile birlikte daha da feci bir biçimde büyüyen bir yoksulluk yaratan bir politik ekonominin ,kendi iç düzen ve güvenliğini sürdürmek için,uydurmaca bir dış düşmanla devamlı savaş halinde olmaya ihtiyacı vardır. Böyle bir ekonomi hiç bitmeyecek bir savaşı zorunlu kılar.(...)
Geçen yüzyılın bize öğrettiklerini kasten?- unutarak,bu filme propaganda diye çamur atmak ya saflık ya da sapkınlıktır. Propaganda sürekli bir iletişim ağı gerektirir ; böylece duygusal veya ütopik sloganlarla düşünceyi sistemli olarak boğabilir. Propaganda genellikle hızlı yapılır ve mutlaka elit tabakanın uzun dönem çıkarlarına hizmet eder. Bu aykırı film ise düşünsel açıdan yavaş ve sessizlikten çekinmiyor. İnsanları, kendileri için düşünmeye ve bağlantılar kurmaya teşvik ediyor. Normalde sözü dinlenmeyen insanlarla özdeşleşip, onlar adına davacı oluyor . Fikrini güçlü bir şekilde ortaya koymak ile propagandaya soyunmak aynı şey değildir. Fahrenheit 9/11 izleyiciye ,ortak bir cesaret duygusuyla hareket edilirse haksızlıklara karşı koyulabileceğini hatırlatıyor."
to fiction
Benim yanılgıda falan oldugum yok.Fahren 9/11 de aynen şirketler menfaatlerinin nasıl ülke menfaatleri önüne geçtiği açıklanıyor.Filmin başını bir daha seyret enronla ilgili bölüme kadar.
Siyahi delegeler susturulmamış yasaya göre bir senatörün imzasını almaları gerek ve alamamışlar.Oyalama taktiğine başlamışlar meclis başkanıda müdahale etmiş.Yaslara göre normal.Ama demokrasi açısından ise üzücü.
Yazdığım metne dikkat edersen suyu bulandıran amerikan belgeselciliği adı altındaki show yapma ve akıl karıştırma zihniyetine eleştiriyi görebilirsin.
Bilimsel açıklama dediğimde bir kamyonun açabileceği büyüklükte bir deliğe uçağın nasıl girdiğine dikkat ceken başka bir belgeselden bahsediyorum fahren 9/11 den değil. 11 eylulden sonra bir düzine belgesel çekildi amerikada. Üniversite profesörlerinden tut da yerel tv kanallarına kadar. Ben 5-6 tane seyrettim.O kadar abuk fikirler öne sürüyorlarki. Bir tanesi borsa, para hareketleri ve 11 eylulle ile ilgili koma bişi.Aynı konu Fahren 9/11 de işlenmiş
Moore olan eleştirim the awful truth adlı programda tam manasıyla şaklabanlık yapmasıyla başlıyor.Ciddi değil sulu, sırtında polis yazan bir ceketle kosuyor.Binalara girip saçma sapan sorular soruyor.Hesapta garibin hakkını savunuyor.Dikkat çektiği şeylere ve kazanımlarına bişi demiyorum.Stili ve tek olması garip. Tonla adamın nasırına basıyor.
9/11 güzel ama şüpheli eğer bu filmdeki olaylar doğru ise abd de demokrasi ve adalet yok.
John berger'e gelince ilk paragrafa katılıyorum.Özellikle son cumleler her ülkede liderlerin ana politikasıdır zaten.
İkinci paragrafta john berger zırvalamış.O ülkede bu kadar belge-kanıt vardı da bir tek moore mu akıllıydı bunları ortaya cıkardı. Free country diye herkese gazlanan yesil kart fırsatlar,demokrasi ülkesindeki rezilliklere herkes susmuş.Tvler halkı gazlamış.Bunlara dikkat cekmemiş. Niye başka gazeteci yok konuyla ilgili, esas soru budur.
Bu belgesel secim hazırlığı bişi. Kurgusuda ona göre yapılmış. Dolayısıyla moore da bu işe kendini alet etmiş.Bu çok açık, tartışılacak bişi yok ortalıkta.
Ek olarak Britney spears bir idiotmuş :))
bana kalırsa berger'in ikinci pragrafta söyledikleri moore'un yapmaya çalıştığının bir özeti gibi ...şimdi moore anlattığı şeylerin farkında olabilirsin ben bunları zaten biliyordumda diyebilirsin sorun o değil ...moore un yapmaya çalıştığıda beyni yalanlarla uyuşmuş kişileri bilinçlendirmek bunu yapmak içinde ticari sinema yolunu kullanası gayet normal bence ...işi şova dönüştürmesinin nedenide bir nevi budur daha fazla kişinin dikkat çektiği birisi olmak yaptığı şaklabanlıkların mutlaka bir nedeni var ve ben açıkçası senin şaklabanca bulduğun o şov programından baya bir şey öğrendim ...eğer bu belgeselde moore'un değinmediği bir takım konular varsa onlarıda belki bir sonraki çalışmasına saklıyordur tıpkı benim cici silahımda anlatmadığı şeyleri 9/11 de anlatması gibi ...son olarak demeye çalıştığım bir takım yerli yersiz bnahanelerle bu filmi eleştirip yıpratmamalıyız çünkü bu filmi ne kadar çok kişi izlerse o kadar iyidir ...propaganda diyede kesirip atmak bence sinemya yapılan bir saygısısızlık olur..okadar ucuz bir amacı olsa cannes gibi saygın bir sinema festivalinde en büyük ödülü alamazdı...
fiction wrote:
o kadar ucuz bir amacı olsa cannes gibi saygın bir sinema festivalinde en büyük ödülü alamazdı...
bu noktada araya girme ihtiyacı hissettim.cannes film festivalinin ulaşılmaz saygınlıka olduğunu düşünmüyorum.dönemin siyasal rüzgarlarından bolca etkilenen içeriğe değil biçime ödül veren bir festival.ödül kazanan filmlerin bir çoğunun belli bir seviyeyi aştığı aşikar ama uluslararası festivaller arasında en etkilenmeye ve ödül verirken mesaj iletmeye açık organizasyon olduğunu düşünüyorum...
sermest wrote:
şimdi bu belgeselin çok tehlikeli bir sonucu var...
filmin neresinden tutarsanız tutun ciddi derecede bir anti bush propagandası var...
hatta bu durum öyle bir hal alıyor ki sadece ekonomik siyasal alanların haricinde hicvi ve eleştirisi yapılan kişilerin kişisel eksiklikleri amiyane tabirle denyolukları da sergileniyor...
bu durumun amerikalılarda ters tepmesi ve bushun yüksek oranda oy alarak tekrar seçilmesi söz konusu olabilir...küçük bir örnek vereyim...
bir sahnede askerlikle ilgili belgede yapılmış tahribatı izledikten sonra bir sonraki sekansta izleyiciye bushun aptal bir surat ifadesi gösterilince bir önceki sahnede anlatılan önemli mevzu rahatlıkla ciddiye alınmayabilir...hatta bush yönetimi bunu fırsat bilerek george w bush'u son dönemde mazbut aile babası,kişilik hakları saldırıya uğramış adam portresine sokarak halka gösterirse artı oy almaları hiç şaşırtıcı olmaz...bir belgesel olarak çok başarılı,bir anti bush gösterisi olarak fevkalade fakat altını çizdiğim konu çok önemli...
sırf bush seçimi kazanmasın diye yapılmış bir belgesel şaşırtıcı bir şekilde seçim akzandıran bir öğe haline gelebilir...(bu arada bir sanat yapıtının siyasi ilişkiler düzeni için kullanılması ve sırf bu amaca hizmet etmesi için ortaya çıkarılması ne kadar etik ne kadar doğru?bushtan nefret eden biri ve belgeselden yüksek oranda haz almış biri olarak yine de bu notu düşmeden edemedim...)
keşke ikisi de olmasaydı. ya da ben olmasaydım.
şimdi "irenicus" herkes senin gibi rasyonel düşünce potansiyeline sahip olmadığından çoğu kişi moore gibi insanları manüpüle edici yöntemlerle yönlendiren kişilerden etkileniyor.ve ben diyorumki moore un şu son yıllarda çektiği benim cici silahım olsun fahrenheit olsun bir çok kişinin amerikaya bakış açısını değiştirdi.bu etki avrupada amerikaya nazaran daha etkili oldu bence .kabul ediyorum senin gibi rasyonel düşünmeyi seven insanlar moore un yaptığı şeyi küçümseyebilir yada fazla ciddiye almayabilir....ama izlediği bir film.oynadığı bir oyun yada okuduğu bir kitapta etkilenipte seri cinayetler işleyen bir ülkenin insanlarının bir çoğu moore un yaptığı şeyden etkilenip farklı şeyler düşünebilirler bence...yada dünya üzerinde vede amerikada ,değişime açık mantıklı bir şey gördüğünde görüşlerini değiştirecek bir çok insan vardır ...son olarak eğer bu yazının rasyonel olduğunu düşünmüyorsan (ki ben kesinlikle rasyonel olduğunu düşünmüyorum hatta biraz kahvehane kültürü gibi oldu ) silebilirsin...bu arada ikiz kuleleri aslında bush bombaladı dimi ?
You need to log in to post a reply.