ÇEMBERİMDE GÜL OYA
20 replies · 894 views
ÇEMBERİMDE GÜL OYA
" 1970 ile 1980 arasındaki olayların hikayeleri yazıldı, romanları yazıldı, şiirleri yazıldı, anılar kitaplık doldurdu. Hele Gün Zileli' nin anıları... İnsan okumakla doyamaz.
Lakin bu dönemin filmleri öyle çok çekilmedi.
ÇEMBERİMDE GÜL OYA gayet şık ve modern bir dizi olmuş kanımca.
Çağan ırmak' ın yapıtlarıyla ilgili eleştirilerinizi burda paylaşabilirsiniz sinefillerle...
Son dönem genç sinemacıların en yeteneklilerinden...
çağan ırmak hakkındaki en belirgin düşüncem onun iyi bir öykü yazarı olduğu ancak iyi bir sinemacı olamadığı...mesela "mustafa hakında herşey " usta bi yönetmenin elinede başyapıt olabilecek bir filmken çağan ırmak'ın elinde vasat bir film olumştu...çektiği şeylere kendine has bir üslup katması lazım...gerek filmlerinde olsun gerekse dizilerinde olsun üstünde çok amerikan vari bir hava var ...
İlk bölümün dün tekrarını izledim ve tv dizilerine ait başka kanala zaplama istediğim diziye kendimi kaptırmamla ortadan kayboldu.Çağan Irmak üstüne çok şey söylenebilir fakat dizide ki görüntüler,müzikler ve geçişler gayet iyi olmuş..Ve küçük ayrıntılara böylesine dikkat etmesi inanılmaz hoşuma gitti(sakız)
çağan ırmağı asmalı konak zamanlarında tutmuştum. izlenecek hiçbir şeyi olmayan, hikayesi tutarlı olmayıp, ikide bir konsept değiştirmiş sıradan bir diziyi asmalı konak gibi bir meta'ya dönüştüren çağan ırmağın yeteneğiydi. çemberimde gül oya'nın ilk bölümünü izledim. ufak tefek hatalar dışında oldukça güzeldi. 70'li yılların cesurca anlatıldığı bir dizi olarak görmüyorum ama diziyi. çünkü o günlerden bahsetmek artık cesurluk değil. oraya buraya serpiştirilmiş dönem ayrıntıları konusunda neredeyse ideali yakaladığını düşünüyorum ırmak'ın. bunun dışında 68 gençliğinin devrim hareketinin biraz yapıştırma ve havada kaldığını düşünüyorum. gerçi ağır bir devrimci üsluba kaymamak adına ve dizinin ideolojik bir yapım olmamasının bu eksinin hahifletici unsuru olduğunu söyleyebilirim. tek korkum 68'lerin popüler hale getirilip, lokum tadında insanlara yutturulmasındandır ki, bunun çaresi nedir bilmiyorum. yani etrafta kurtlar vadisinden sonra türeyen naylon mafya tetikçilerinin, bu diziden sonra balon devrimciler olarak karşımıza çıkması olasılığı beni tedirgin ediyor. ama galiba bunun da bir orta yolu yok...
(bu diziden bagimsiz olarak soyluyorum) televizyona bakip bakip "bi sey" olunacaksa eli silahli mafya tetikcisi olunacigina azicik da olsa 68 ruhuna ozenilsin isterim. ayiriyeten insanlarin che tisortu giymelerine kil olmakla beraber ali san tisortu giymekten daha guzel buluyorum ben bu tip seyleri...
fiction wrote:
çağan ırmak hakkındaki en belirgin düşüncem onun iyi bir öykü yazarı olduğu ancak iyi bir sinemacı olamadığı...mesela "mustafa hakında herşey " usta bi yönetmenin elinede başyapıt olabilecek bir filmken çağan ırmak'ın elinde vasat bir film olumştu...çektiği şeylere kendine has bir üslup katması lazım...
ben de bunun tam tersini düşünüyorum... bence çağan ırmak mükemmele yakın bi öykü anlatıcısı (ve kesinlikle kendine has bi üslubu da var) ama iyi bi hikaye yazarı değil... bana şans dile ve mustafa hakkında her şey filmleri bence bunun kanıtı
Martin Mystere wrote:
(bu diziden bagimsiz olarak soyluyorum) televizyona bakip bakip "bi sey" olunacaksa eli silahli mafya tetikcisi olunacigina azicik da olsa 68 ruhuna ozenilsin isterim. ayiriyeten insanlarin che tisortu giymelerine kil olmakla beraber ali san tisortu giymekten daha guzel buluyorum ben bu tip seyleri...
bunun bir orta yolu yok demekle kastettiğim tam da buydu. 68 hakkında ya da che hakkında mesela hiç film yapılmasın hiç bir şey anlatılmasın diyemeyiz ama bunların meta olarak kullanılması ve bir anlamda "ayağa düşmesi" de beni tedirgin ediyor. iki ucu b.klu değnek yani...
bu dizi hakkinda konusmak icin "hele bir iki bolum izleyeyim" diyordum. gecen son bolumunu de izledikten sonra hissetim ki ben epeydir film izler gibi bir dizi izlemenin ozlemini cekiyormusum. cok iyi geldi.hikaye cok guzel, oyuncu secimleri cok guzel, oyunculuk guzel, ayrintilara verilen onem cok guzel (nikah sahnesindeki nikah defterinde bile tum ayrintilar vardi ya helal olsun), dramaturji cok guzel, muzik kullanimi cok guzel. yani cok guzel bir dizi var su anda piyasada. umarim ilerleyen bolumlerde bu guzelliklerden taviz vermezler. hikaye tikanip kalmaz ve kendini tekrar etmez. boyle bir riski varmis gibi geldi konseptin.
çağan ırmak ismini ilk defa -çemberimde gül oya- ile duydum açıkçası. yazdıklarınızdan birazda olsa kendisiyle ilgili fikrim oldu...
diziyi çok beğendim.hikayenin kurgusu ne güzel. ayrıca dizideki karakterlerin hep beraber ama ayrı ayrı birer dünya olarak gösterilmesi ,yani - herkesin bi hikayesi var- ı hissettirmesi hoşuma gitti.
umarım aynı tatta devam eder..
Çağan Irmak konusu öyle pek de kolay açıklanacak bir konu değil sanırım. Biri çıkıyor, çok da fazla özelliği olmayan bir konu alıyor, iyi görüntü yönetmenleri ile çalışıyor, tiyatro kökenli oyuncular kullanıyor ve bu konuyu size öyle bir sunuyor ki, bir kez içine girerseniz en kötü ihtimalle sıkılmıyorsunuz.
Bu durum Asmalı Konak'da da böyleydi Çemberimde Gül Oya için de aynı. Zaten kadronun bir iki kilit karakterini aynı oyuncular canlandırıyor. Fabrikatör kızı ve fakir erkek öykülerinin en güzel örnekleri Adile Naşit- Minur Oskul ikilisi ile zaten verilmişti. O açıdan baktığınızda öykünün çok büyük bir orijinalliği kalmıyor. Bu durumda ön plana çıkan doğru zamanda doğru konuyu anlatmak oluyor. Asmalı Konak ilk AĞA dizisiydi, bu dizi de anlattığı zaman dilimi açısından bir ilk. Sana kuyruğunda beklenildiği, tüpün bir türlü gelmediği zamanı hatırlayan her insanı çok da suya sabuna dokunmadan kendine çekebiliyor. Biraz da bu yüzden ideolojik kısımları es geçerek herkeze göre bir dizi çıkartıyor ortaya.
Dizi suya sabuna dokunmuyor diye çamur atmıştım, işkence konusunda suya sabuna dokundu. Sözümü geri alıyorum.
elif wrote:
çağan ırmak ismini ilk defa -çemberimde gül oya- ile duydum açıkçası. yazdıklarınızdan birazda olsa kendisiyle ilgili fikrim oldu...
diziyi çok beğendim.hikayenin kurgusu ne güzel. ayrıca dizideki karakterlerin hep beraber ama ayrı ayrı birer dünya olarak gösterilmesi ,yani - herkesin bi hikayesi var- ı hissettirmesi hoşuma gitti.
umarım aynı tatta devam eder..
asmalı konak dizisini de kendisi yönetmişti.
gerçekten alişan tişörtü giymeleri yerine che tişörtü giyilmesi daha mı iyi yoksa che'yi farklı alanlarda kullanarak popüler kültürün bir parçasımı yapılıyor ve içimi boşaltırıyor.
çemberimde gül oya türkiyede yapılamayan dönem sineması ve dizisi açısından başarılı bir örnek veriyor ama bence çağan ırmak bir soru işareti olarak kalıyor...
You need to log in to post a reply.