İyi, Kötü ve Komik (eski adıyla Aşk ve Sex)
18 replies · 482 views
Her film aynı kriterlerle mi incelenmelidir? Önemli olan biraz da filmin çekilme amacını göz önünde bulundurup ona göre mi yorum yapmaktır. Yoksa bunun ötesine geçip her önüne gelen filmi zorlama kalıplar içerisinde değerlendirmek midir amaç, hayatı zehir edercesine.
Bence adı geçen film son zamanlarda moda olan Amerikan Pastası serisinin bir jenerasyon büyük olan versiyonudur. Pekiyi bu filmlerin amacı nedir? Sadece ama sadece yormadan güldürmek... Zaten seçtikleri mizahi yol en "baba" denilecek yöntem değildir. Şimdi bu filmleri incelerken triyandafilisus'un "komik ve iyi bir film" listesine giren filmelerle aynı metriklerle incelemek hem o filmlere hem de bu filme yazık -belki de ayıp- etmek değil midir?
Ama gözüken o ki "iyi" lafı zor beğenen insanlar için tabu olduğu için bundan sonra hoş vakit geçirdiğim, üstünde bir daha düşünmek zorunda kalmadığım filmeler için sinefil ortamlarında komik ve "eğlenceli" bir filmdi diyeceğim.
film degerlendirme konusunda elbette herhangi bir olcu birimi oneriyor degilim. fakat filmleri sizin deyiminizle "amacina gore" degerlendirmeyi kendi adima bir luks sayiyorum. hangi filmin ne amacla cekildigini kestirmek cok zor ki pek cok film para kazanmak amaciyla yapiliyorken...lakin bir izleyici olarak temel amac ne olursa olsun "sinemasal" bir haz alamadigim bir "urune" sirf kahkalarla guldum diye "olmus" demem mumkun gorunmuyor. boyle bir durumda "cok eglendim", "cok keyif aldim" gibi tabirler kullaniyorum. fakat ben hic bir zaman bir tarkovski filmi izlerken "cok eglendigimi" hatirlamama ragmen aldigim sinemasal haz (ki bu genelde filden sonra da devam eder) nedeniyle "sahane", "olmaz boyle sey" gibi naralar attigimi bilirim.
pek cok amtor tiyatro grubu ve pek cok kisa film heveslisinin eserlerini begenmedigimde hep karsima cikan bir seydir "ama sen bizim bu isi hangi amaclarla yaptigimizi biliyor musu?. emege niye saygi duymuyorsun?" sendromu... fakat onlara da soyledigim gibi bu iste emek faktoru maalesef seyirciyi hic baglamaz. az emekle cok is yapilabilecegi gibi cok emekle kepaze isler de cikabilir harikulade isler de...
benim icin hic bir sinemacinin estetikten, icerikten, butunlukten, orjinaliten, yalitilmis film cekme nedenleri olamaz. olanlara da sinemaci degil tuccar diyoruz. ticaret yapmak da ayip bir sey degildir tabi... keyifle takip ediyorum o isleri de...
ha bu arada "bu sozkonusu filmi izledin mi de konusuyosun sen" derseniz "yok izlemedim" derim. ama mevzu o diil.
Martin Mystere wrote:
pek cok amtor tiyatro grubu ve pek cok kisa film heveslisinin eserlerini begenmedigimde hep karsima cikan bir seydir "ama sen bizim bu isi hangi amaclarla yaptigimizi biliyor musu?. emege niye saygi duymuyorsun?" sendromu... fakat onlara da soyledigim gibi bu iste emek faktoru maalesef seyirciyi hic baglamaz. az emekle cok is yapilabilecegi gibi cok emekle kepaze isler de cikabilir harikulade isler de...
hazır konusu açılmışken özür dileyerek araya girmek istiyorum...
genç ve hevesli arkadaşlarımız yeri geldiği zaman kısa film senaryolarını,fikirlerini,öykülerini bana gönderme inceliğinde bulunuyorlar...naçizane fikrimi soran bu arkadaşların çoğunda yukarıda geçen aynı tepkiyle karşılaşıyorum...yapmayın etmeyin gözünüzü seveyim...
[quotelakin bir izleyici olarak temel amac ne olursa olsun "sinemasal" bir haz alamadigim bir "urune" sirf kahkalarla guldum diye "olmus" demem mumkun gorunmuyor. boyle bir durumda "cok eglendim", "cok keyif aldim" gibi tabirler kullaniyorum.
Sonuçta vardığımız nokta aynı ...
You need to log in to post a reply.