oscar 2005
30 replies · 585 views
scorsese nin oscar heykelciğine uzanması zora girdi gibi gözüküyor...bu sene listeye bakıyorum da üçlü veya dörtlü çekişmeler pek yok...genelde iki oyuncu ve iki film arasında bir rekabet var...bu sene bir sürpriz olur mu?pek sanmıyorum...
en iyi film
million dollar baby
en iyi yönetmen
clint eastwood, 'million dollar baby'
en iyi erkek oyuncu
jamie foxx, 'ray'
en iyi kadin oyuncu
hillary swank, 'million dollar baby'
en iyi yardimci erkek oyuncu
morgan freeman, 'million dollar baby'
en iyi yardimci kadin oyuncu
cate blanchett, 'the aviator'
en iyi uyarlama senaryo
alexander payne ve jim taylor, 'sideways'
en iyi özgün senaryo
charlie kaufman, michel gondry ve pierre bismuth,
'eternal sunshine of the spotless mind'
en iyi yabanci film
the sea inside, ispanya
en iyi animasyon
the incredibles(inanılmaz aile)
en iyi kisa animasyon filmi
ryan
en iyi kisa film
wasp
en iyi belgesel film
born into brothels
en iyi kisa belgesel film
mighty times: the children's march
en iyi sanat yönetmeni
the aviator
en iyi görüntü yönetimi
the aviator
en iyi kurgu
the aviator
en iyi kostüm tasarimi
thelma schoonmaker, the aviator
en iyi kostüm tasarimi
thelma schoonmaker, the aviator
en iyi makyaj
lemony snicket's a series of unfortunate events
en iyi film müziği
finding neverland
en iyi film şarkisi
the motorcycle diaries - al otro lado del rio
en iyi ses kurgusu
the incredibles - inanılmaz aile
en iyi ses miksaji
ray
en iyi görsel efekt
spider man 2 - örümcek adam - 2
akademi onur ödülü
sidney lumet
bence öyle yapsınlar
yani öldükten sonra değil ama ölmeden önce bir bütün hayatını kapsayan ödül versinler tatlıya bağlasınlar şu işi
millon dollar babyyi hala görmüşlüğüm yok ama aviator da oscarlık bir film değildi bence. yani gece sevin okyayın da dediği gibi sırf martin abi eli boş gitmesin diye ödül verselerdi namına ayıp da olurdu bi yandan
ya abicim madem yaşayan en büyük yönetmen dediniz adama, niye böyle yarıştırıyosunuz adama stres yaptırıyosunuz? izmir buluşmasında martin scorsese'ye gıyaben fahri oscar vermeyi öneriyorum.
ya bir de aklıma gelmedi ama daha önce. bi daha böyle organizasyonlar olduğunda toplansak beraber seyretsek filan heyecan yapsak, sinefil oscar izleme buluşması :) güzel olurdu
yalnız şuna dikkat edilmelidir,scorsese 2 sene öncede oscarı polanski'ye kaptırmıştır...bu seferde eastwood'a...yani bir nevi sinema kariyerlerinin sonlarını yaşıyan 2 yönetmene kaptırmıştır...bir nevi onur ödülü gibi algılamak lazım...scorsese'nin şansızlığı burda bence artık yolun sonuna gelmiş 2 ustaya toslamasıdır...birde şu açıdan bakmak lazım scorsese bir kaç film daha çekebilecek durumda ileride belkide çok daha iyi bir filmle alacak oscarı...fakat şuda unutulmamalıdır akademi birine gıcık oldumu bu gıcık nerdeyse ömür boyu sürer...orson weles'e, kubrick'e,hitchcock'a yaptıklarını scorsese'yede yapma olasılıkları yüksek ...ve bu gıcıklığı onu devamlı aday gösterip vermeyerek daha etkin kılıyorlar...yani scorsese 2. bir taxi driver yapsa ve karşısında sinan çetin ayarında 4 yönetmen olsa yine oscarı alamaz...ya scorsese'de çok takıyordur sanki oscar alamamayı ...adam efsane olmuş,üstelik ödülü kaptırdığı filmlerin esamesi bile okunmazken..onun filmleri hala üstünde konuşup tartışılıyor..ve bence ödül törenine katılmasının sebebide çektiği filmlerin potansiyel gücü ya düşünsene 100 milyon dolarlık film tüm ekip orda mecburen geliyorsun...scorsese ödül peşinde koşuyor gibi yakıştırmaları ben bu yüzden yakışıksız buluyorum en azından scorsese ödül için kendini yırtacak karektersizlikte bir insan değil...hem şu açıdan bakmalıyız birde scorsese taxi driver ve after hours'la 2 tane altin palmiye ödülü var...yani herkes kabul ediyorki cannes'ın sinemadaki prestiji çok farklı...eastwood'unda hiç avrupada aldığı ödül yok... aslında inceden inceye şu amerikan egemenliği hepimizi kaplamış gibi...
neyse benim en çok hoşuma giden ödül senaryo oscarı oldu...eternal sunshine of the spotless mind son yıllların kuşkusuz en yaratıcı en etkileyici filmlerinden biriydi...ödül açıklanırken açıkçası hiç bir oscar töreninde olmadığı kadar heyecanlandım...çünkü uzun yıllar sonra gerçek anlamda bir başyapıt film ödül almıştı...oscar birazda prestijini kurtardı aslında bu sayede...
son olarak ana dalları M.D.B toplasada aviator'ın aldığı oscarlarda küçümsenmemesi lazım sinemanın temelini oluşturan görüntü ve kurgu dallarında ödül alması bence son derece önemli...üstelik yardımcı kadın ödülünüde kazandı...
tören bugün 22.00 da ntv de tekrar verilecek...
spekülasyonlar bir yana bence million dollar baby the aviator'dan daha iyi bir filmdi. üstelik dün gece mehmet akar'ın da dediği gibi kendi filmografisinde bile bu filmden çok daha iyi filmleri varken the aviator'la oscar alması biraz fasonluk olurdu gibime geliyor.
fiction wrote:
...ve bu gıcıklığı onu devamlı aday gösterip vermeyerek daha etkin kılıyorlar...
bu yanlış bir yaklaşım, daha doğrusu scorsese'nin niye oscarı yok diye bir tartışma baştan yanlış, yine daha doğrusu böyle bir tartışmaya girmek ona haksızlık etmek olur. kendisine oscar gibi uyduruk bir ödülün verilmesi kendisi açısından olumsuz bir gösterge olurdu çünkü radikal bir sinemadan sistemin tam içine doğru kaydığını gösterirdi. çünkü oscarın temsil ettiği bu sistem kendi içindeki veya en azından bu sistem için sindirimi kolay ürünlere ilgi gösterir. bu bağlamda scorsese'nin ve filmlerinin son yıllarda adaylık almaya başlaması gıcıklıkla falan değil, sisteme giderek teslim olmasıyla ilgili - ki filmografisine bakıldığında sistemden uzak son filminin bringing out... olduğunu görüyorum ve 70lerden o tarihe kadar tek tük de olsa hala böyle radikal filmler yapabilmesi önemli. elbette 70ler scorsese eserleri değil de aviator falan gibi hollywood ürünleri oscarda dikkate alınacak.
gerçekten radikal bir filmin en iyi film oscarını aldığı bugüne kadar görülmemiş olduğu gibi bundan sonra da görülmeyecektir çünkü ödülün ait olduğu sistemin niteliğinde çok oynama olmaz. filmlerin asıl değeri zaman içinde ortaya çıkar, bu şekilde geriye dönülüp bakıldığında tüm o ünlü ödüller -eleştirmen ödüllerini dışında- içinde sinema için önemli olduğu anlaşılmış filmlerin hakkını zamanında vermeye yaklaşanın nerdeyse sadece cannes'dakiler olduğu görülebilir -hele de berlin festivalini adamdan saymanın zor olduğunu ekleyeyim-. o zaman taxi driver'da altın palmiyeyi ve after hours'da cannes yönetmen ödülünü alan scorsese'nin ayrıca raging bull filmi sinema tarihinin en iyilerinden sayılıp, mean streets, goodfellas gibi başka başyapıt kabul edilen filmleri olduğuna göre oturup niye bu adamın hakkını vermiyorlar ki diye tasalanmanın manası yok. hele böyle bir payeyi o cacık akademiden beklemek, oscarı sinema değeri açısından ciddiye aldığınızı göstericektir ki... neyse.
sistem yönetmenleri/radikal sinemacılar ve oscar ilişkisini, scorsese'den daha net -o 80lerden beri hollywood zihniyetine az çok göz kırptığı için- görmek için altman, kubrick gibilerinin ödülsüzlüğüne bakılabilir. tabii ki çoğunlukla uçlarda dolaşan lynch ve başkalarından bu açıdan bahsetmek zaten saçma olur.
spekülasyonlar bir yana bence million dollar baby the aviator'dan daha iyi bir filmdi. üstelik dün gece mehmet akar'ın da dediği gibi kendi filmografisinde bile bu filmden çok daha iyi filmleri varken the aviator'la oscar alması biraz fasonluk olurdu gibime geliyor.
o görüşe katılmıyorum ben. bir kere en iyi yönetmen oscarından bahsediyoruz burada. filmografisinde daha iyi filmler olmasının bir anlamı yok. zaten akademi üyelerinin "en iyi film"den anladığıyla bizim anladığımız aynı şey değil. başka kriterler var burada. the aviator bu kriterleri tutturuyordu. scorsese yönetmen olarak bu filmde çok başarılıydı bu kesin. daha önceki bazı filmlerinde daha başarılı olsa bile rakipler ve dönemim şartları çok önemli burada. bu zamana kadar almamasını doğal karşılıyorum, oscar almayan birçok büyük yönetmen var. fakat bu yıl tam zamanıydı. million dollar baby bence muhteşem bir filmdi, beni çok etkiledi, tamam. ama eastwood'un bu başarıda payının çok olmadığını düşünüyorum. üç kişi arasında geçen böyle bir filmin senaryosu ödül alamadı, bence filmin başarısında büyük etkisi olan görüntü yönetmeni ödül alamadı. ama en iyi film oldu ve eastwood ödül aldı. diğer yandan kurgucu kadın ödülünü scorseseye adadı. "bu onun eseridir" dedi. bir hollywood filminin montajında yönetmenin imzası olması çok sık olan bir şey sayılmaz. diğer ödül aklanlar da benzer şeyleri söyledi. eğer yönetmenlik performansları karşılaştırılacaksa scorsese hem hayat boyu hem bu yıl zaten oscar ödüllü eastwooddan daha başarılıydı. iki yıl önce hem filmi kötüydü hem de polanski ödülü sonuna kadar hak etmişti ama bu yıl büyük haksızlığa uğradı bence.
Last edited: Feb 28, 2005, 03:42 PM (1)
"bir kere en iyi yönetmen oscarından bahsediyoruz burada."
farketmez film veya yönetmen ödülünün scorsese filmine gitmesi dediklerim açısından. ron howard mıydı ne öyle birine verilen yönetmen oscarını scorseseye vermelerini beklemek -yani hiç verilmemiş olmasını kınamak- de scorseseye haksızlık.
"zaten akademi üyelerinin "en iyi film"den anladığıyla bizim anladığımız aynı şey değil. başka kriterler var burada. the aviator bu kriterleri tutturuyordu. "
ben de farklı şeyler yazmadım ki. şimdi aviator'ın oscar kriterlerini tutturduğunu düşünüp ödül almamasını eleştiriyorsanız eyvallah derim. benim tartışığım ve abes bulduğum şeyse "neden koca scorsesenin hala oscarı yok" diye eleştirmek.
"daha önceki bazı filmlerinde daha başarılı olsa bile rakipler ve dönemim şartları çok önemli burada. "
hayır, benim bahsettiğim radikal filmleri için hiç de öyle değil. mesela taxi driver'ın oscar almamasının sebebi önceki mesajda açıklamaya çalıştıklarım değil de karşısında ROCKY gibi pek mühim bir rakibin olması mıydı? ama mesela gangs of n.y./aviator veya hollywood kapsamındaki başka işlerinin ödül alamamısının sebebi olarak bunu gösteriyorsan o ayrı konu, ona birşey demem ama bu durum da mesajımı iyi anlamadan yazdığını gösterir.
ona birşey demem ama bu durum da mesajımı iyi anlamadan yazdığını gösterir.
:D :D :D
çok çok haklısın costanza. ama sen de benim mesajımı anlamadan yazmışsın. sorun şu ki aynı anda yazmışız. benim mesajımın rai'den sonra gelmesi gerekiyordu, o zaman anlamlıydı. lafım sana değildi boşuna üzerine alındın.
dunyaya hukmeden bir film endustrisi sanayisi vesairesinin bas ustu odullerinin cogunu yasi geckin insanlarin toplamasi da ayriyeten dusundurucudur. nedense genclere sadece uc -senaryo uyarlama senaryo kisa film- branslarda odil dagitmaktan cekinmediler. yani sanat yonetmeni yani kurgucu yani goruntu yonetmeni vesaire harici. goruntu yonetmeni bransinda da o kadar amerikalinin yaninda safkan bir cinlinin olusu insani gevrek gevrek gulumsemeye sevk ediyor.
You need to log in to post a reply.