Onur Yazıcıoğlu'nun anti-kahraman yazısı üzerine
15 replies · 134 views
Onur Yazıcıoğlu'nun anti-kahraman yazısı üzerine
Gecenin saat dördü, bu yazıya -özellikle son bir saatte yaklaşık dört word sayfası yazı yazdıktan hemen sonra- başlamanın ne alemi var bilmiyorum ama başlamaktan da kendimi alıkıyamıyorum.
Kemal Sunal karakterlerinin çoğu, hepimizin bildiği gibi, Keloğlan tiplemelerine dayanıyor. Kemal Sunal, Şaban olmadan önce, değişik filmlerde rol alıyor. Fakat Şaban ayarındaki tiplerin tutması, dönemin getirdiği baskı ve hareket alanının kısıtlı olması, herkesin gergin olması sayesinde/yüzünden Şaban filmleri ticari başarı elde ediyor; yürüyüp gidiyor. Şaban, gergin bir toplumun; dünya meselelerinden etkilenen bir toplumun kendine dönüşünü simgeliyor. Şaban, köyde ağayla, kentte patronlarla, büyük şehirle; Keloğlan edasıyla mücadele ediyor.
Tüm bu mücadele içinde gülüyor, eğleniyor, üzülüyor; seviyor, aşk acısı çekiyor, ağanın falakası altına yatıyor. Tüm bu insanı zaaflarından ötürü ironik bir karizmaya sahip oluyor. Şaban, batının mükemmel kahramanları gibi, güçlü kuvvetli değil; sadece içten gelen oryantal bir bilgelik içinde var olma savaşı veriyor.
reha muhtara her yil tonla odul veren istanbul iletisim versin bir kac odul de senin de gozune girsin.. baskalari senin adina karar vermeden begenemedigin ortada...
anlayana...
Tartışmanın tartışmasını yapmayalım lütfen.
Geniş insan toplulukları etkilemiş kişiler, yaptıkları işler ne ve nasıl olursa olsun, toplulukların yapısını ve durumunu anlayabilmek için değerlendirilmelidir yoksa, ne olduğunu anlayamadan, eğer mutsuzsak topluma küfrede küfrede yaşamaktan öteye gidemeyiz şekilinde olan görüşlerimi belirttikten sonra bu tarımayı bitiriyor ve konu hakkındaki görüşlerinizi bekliyorum.
mortradamus wrote:
Tartışmanın tartışmasını yapmayalım lütfen.
Geniş insan toplulukları etkilemiş kişiler, yaptıkları işler ne ve nasıl olursa olsun, toplulukların yapısını ve durumunu anlayabilmek için değerlendirilmelidir yoksa, ne olduğunu anlayamadan, eğer mutsuzsak topluma küfrede küfrede yaşamaktan öteye gidemeyiz şekilinde olan görüşlerimi belirttikten sonra bu tarımayı bitiriyor ve konu hakkındaki görüşlerinizi bekliyorum.
iyi de talebe bu mesajı anlamaz ki dostum..(bu arada talebeyi çok tuttum.foruma renk geldi...!)
student, seni sevdim... babanı da severdim ama benim nickim mortradamus koçum..
sermest abine de iyi davran. ağır toplarındandır forumun.. her konun mühendisidir..
o anti kahramanlık namının yanında benim kemal sunala ait en sevdiğim filmi zübükte canlandırdığı p.çler ötesi karakter ile kalbimde yer etmiştir...
bence bu yanıyla da ele alınmalı..bu arada aziz nesin ustayı da saygıyla anmadan edemeyeceğim...
Ama zübük genel karakteristiği pek yansıtmıyor. ben de bayılırım zübüğe bu arada...
Kemal Sunal filmlerini ikiye ayırmak gerek zaten. Şaban filmlerinin yanısıra bir de Dütdürü Dünya gibi, artık şehirde, şehir kanunlarına karşı mücadele verdiği filmleri de vardır.
Hapşurma krizine girdim. Yazamıyorum kurtarınnnnnnnnnnnn....
mortradamus wrote:
Kemal Sunal filmlerini ikiye ayırmak gerek zaten. Şaban filmlerinin yanısıra bir de Dütdürü Dünya gibi, artık şehirde, şehir kanunlarına karşı mücadele verdiği filmleri de vardır.Hapşurma krizine girdim. Yazamıyorum kurtarınnnnnnnnnnnn....
Düttürü Dünya'yı mücadele veren değil veremeyen adamın öyküsü olarak ele alıyorum...
You need to log in to post a reply.