Skip to content

gegen die wand-duvara karşı-head on

18 replies · 566 views

DO
dopey
Joined: Jul 03, 2002
914 posts
Mar 13, 2004, 04:55 PM#9292

gegen die wand-duvara karşı-head on

orjinalde berlinale denen berlin film festivalinde -ki avrupanın en önemli 3 festivalinden biridir- yerli film kontejanından yarışıp (öz be alaman filmi) büyük ödülü alan fatih akın filmi gegen die wand üstüne yapılan onlarca polemikten sonra gösterime girdi. otoriteler ve eleştirmenler tarafından yapılan güzel filmdir söylemi doğru çıktı. izledik ve gayet ihya olduk.

özellikle arada kalmışlığın filmini müziğini yapanlara şiirini romanını hikayesini yazanlara her zaman büyük saygı duymuşumdur. fatih akın bu minvalde ilerleyen cesur genç ve kendinden emin bir yönetmen. süper paçoz, derbeder, muhtemelen üflenti biraz punk biraz hippi bir gudik alman kardeşimiz. ( insan 0-ile 10 yaşa arasında hayatını geçirdiği yerlidir derdi ahmet vehbi şafak ismindeki müstesna yaradılışlı arkadaşım ve bence haklıdır bu söyleminde)

filmi kritiğine gelirsek arkadaşlar film 6 taksim şeklinde planlanmış bu taksimler muhtemelen kabataş sahiline bakan bir yerde çekilmiş. onca senelik istanbulluyum, tam çıkartamadım itiraf ediyorum.

taksimleri çeken grup Selim Sesler ve Orkestrası feat.(beraber) Idil Üner denen arkadaşlar. ben kendilerini daha önceleri duymamıştım. ama duyar duymaz kendilerine ısındığımı söylemek isterim.

yaşamaya karşı takıntıları olan iki insanın ortak bir çıkar çerçevesinde yollarının kesişmelerini anlatan bu film hem çok komik hem de yüksek dozda drama sahip.

2 kültür arasında kalmış insanların yaşamaya olan açlıkları yada toklukları gayet net biçimde veriliyor. sibel kekilinin birol ünelle beraber otobüste şiddetli bir tartışmaya girdikleri sahne sonu da dahil olunca gayet etkileyici. birol ünel ve sibel kekilinin kokain çekip- heyecenlarını atmak için ee kolay değil formalite usülü nikah kıyıyorlar- düğünde karşılık göbek atmalarıda oldukça renkli. hele dans eden kalabalık içinde kömürcü çırağı siyahına boyanmış pos bıyıklarıyla göbeğini bir yukarıya bir aşağıya eden türkiye kırsalından gelmiş amca-aile yakını- figürü beni kopardı uzaklara götürdü.

sibel kekili (filmdeki adı da sibel ) ve birol ünel (cahit tomruk adlı karekteri oynuyor adıyla soyadı arasındaki uyuma dikkatiniz çekmek isterim. ben her zaman cahit adında bir odunsallık bir andavallık sezinlemişimdir.) aynı tarzda yaşamayan ama aynı şekilde tozutan 2 ruh kardeşi, hatta bu kardeşliği fatih akında görmüş olacak ki iki karakterinde çıldırdığı sahnelerde aynı parçayı kullanmış background sountracki olarakDepeche Mode'un - I feel you parçasını kullanmak çok yerinde bir seçim olmuş. filmin genelinde müzik seçimi zaten mükemmele yakın bir başarıyla yapılmış.

**birol ünel'in fason amcası rolündeki güven kıraç **biraz mına koyarak biraz anasını-abisini s.kerek harika bir oyunculuk ortaya koyuyor. yalnız adamın, sinkaflı küfürlerle dolu feryadı, gök kubbemiz de hoş bir sadaaa sayan efekti yaratıyor; bir görünüp bir kayboluyor. ekşi sözlükten eowyn'in gegen dei wand başlığı altına yazdığı oldukça uzun entryde güven kıraç'tan bahsederken masumiyetin yusuf'unun masumiyetten sonra neler yaptığını tassavur etmesi ve düz bir mantıkla fason amca=yaşlanmış alamancı yusuf denklemine ulaşması etkileyici **"abi çocuğu verdi yurda, alamanyaya gitti, hiç evlenmedi falan yani, ağzı da bozulmuş yahu..." ** congrulations!!

meltem cumbul cum,com,cu bul bul bu ,bu kadının ismini yazdıktan sonra arkasına mantıklı bir kelime yerleştirmiyorum. eh işte oynamış biraz.

mehmet kurtuluş kısa da gözükse de afyonun en kaymağını içip kasenin en güzelini yarıyor. yani kendisin filmin kısa ama oynaması en güzel izlemesi iştah kabartan sahnelerinde başrol sahibi "abimime burdan saygılarımı gönderiyorum ve ekliyorum vur de vuralım öl de ölelim abi"

esas oğlan ve esas kıza gelirsek.

film birol ünel (caheet tomruk) la başlayıp onla bitiyor. bu rolü oynamak için doğmuş. bir sahnede Polvorosa - Not Here adlı parçasıyla çosarken PUNK IS NOT DEAD diye bağrışından anladım abimin haso serseri olduğunu. surat faça dolu zaten, kendisi suratına mickey rouke kadar dikkat ediyor. hakkını veriyor her sahnenin, özellikle formalite icabıda olsa karısı düzen niko isimli arkadaşının sibel ile MALAKLAnMA pozisyonu için önerdiği 50 euroyu şahsına edilmiş bir hakaret olarak algılayıp, bud weiser firmasından eşantiyon kabilinde gelen, yaklaşık 500 gram ağırlığındaki kültablasını nikonun burun kemiğini yine beynin sağ lobuna gömmek için kullanması sonrasında da 2 3 senelelik hapse mahkum olması ve en sonrasında koyu renkli damla modelli ray-ban (şehirler arası otobüs şöförünün güneş gözlüğü) gözlükleri ve takım elebiseyle damdan bir çıkışı var aynen david caradine.. façalı yanaklarından öpüyorum başarılarının devamını diliyorum türkçeyi çöpe atmış saygıdeğer büyüğüm.

sibel kekili hanıma gelirsek erkek türü adına kendisine teşşekkürü bir borç biliyorum. öyle güzel kalçaları olan bir bayanın o kalçaları gözlerden esirgemesi büyük günak kendisinini kutluyorum. porno filmleride hata olarak görmemeli hepimiz az çok porno severiz. o da emek gerektiren alın teri hatta kasık terinin bol bol döküldüğü bir film endüstrisi. helal olsun abla o medeni cesareti bulmuşsun kendinde. ben yarı türk yarı kürt olan bir etnik çeşitlilik objesi olarak güzel kalçaların, şirin suratın ve masum yaradılışın ile önünde saygıyla eğiliyorum.

yaşasın porno

filmdeki en karakteristik sahnesi istanbulun taksim semtinin nezih olmayan cihangire inen yokuşlarından birinde karşıladığı 3 gece kabadayısı; yarı zamanlı sokak ayyaşıyla; kapışmasıdır. sibel hanımın gerçek sokak kavgalarından da alnının akıyla -belki o alından biraz da kan akabilir ama büyük bir hasar alacağını zannetmem- çıkabileceği aşikardır. analı avradlı küfürler edilirken -siz gidinde kendi ananızı s.kin- ağızdan çıkan kanla karışık tükürükler sibel bir tyler durden havası katıyor. tabi yıkılıp kalkması bi daha yıkılması fakat bi daha kalması neticede tekrar yıkılması -kalkamayacak bir şekilde- **fight clubber **olmanın inceliklerinden biri olsa gerek. ala bros saçlarda çok yakışıyor bünyesine, sırta yaptırdığı dövme, tatoo fanları arasında popüler ama grotesk figür olmasına rağman güzelliğine güzellik katıyor. zaten o poponun üstüne ne koysan güzel durur.

bu uzun övgü dolu yazıyı güzel bir alıntıyla bitirmek lazım diye düşünüyorum.

aşk luanaparktaki tahta atlara benzer binersin, ayakların yerden kesilir, bir yere gittiğini zannedersin ama hiç bi sike gittiğin yoktur.

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Mar 13, 2004, 05:29 PM#9294

iyi de...
ben bu harika filmden çok bu yazıyı okumaktan keyif aldım...

OU
outsider
Joined: May 08, 2002
650 posts
Mar 13, 2004, 09:01 PM#9297

Re: gegen die wand-duvara karşı-head on

dopey wrote:

aşk luanaparktaki tahta atlara benzer binersin, ayakların yerden kesilir, bir yere gittiğini zannedersin ama hiç bi sike gittiğin yoktur.

filmin alakalı alaksız iki filme istemeden yaptığı göndermeden birisi bu. kill bill'in "bang,bang" marşını türkleştirerek işaret ediyor. ikincisi de müzikle yapılan ağır roman göndermesi....

DO
dopey
Joined: Jul 03, 2002
914 posts
Mar 14, 2004, 10:38 AM#9301

Re: gegen die wand-duvara karşı-head on

dopey wrote:

filmi kritiğine gelirsek arkadaşlar film 6 taksim şeklinde planlanmış bu taksimler muhtemelen kabataş sahiline bakan bir yerde çekilmiş. onca senelik istanbulluyum, tam çıkartamadım itiraf ediyorum.

haliç perspektifinden sultanahmetmiş. cami ile hoca ile pek bi işim olmadığından dolayı istanbulun en önemli ibadet yerlerinden birini tanıyamadım...

Last edited: Mar 14, 2004, 07:44 PM (1)

SI
sinemanyak
Joined: Oct 12, 2003
49 posts
Mar 14, 2004, 01:44 PM#9315

şu türk medyası ne alem bir önceki filmi 2500 kişi tarafından izlenen bir kişinin yeni filmi 60 kopya birden sokmaya başarabirdiler bence bu filmin bu kadar geniş dağıtım ağında girmesinde altın ayının hiç bir rolü yok geçen sene "uzak "cannesda büyük ödülü aldıktan sonra sadece 5 kopya gösterime girmişti neden çünkü uzak filminde medyaya kurban olucak bir oyuncu yoktu ...ama işe iyi yönden bakmak gerekirse bizi medya 40 yılda bi boka yaradı ...sayelerinde fazla zahmet çekmeden filmi görebilecez

Martin Mystere
Martin Mystere
Joined: May 27, 2002
1,621 posts
Mar 14, 2004, 03:49 PM#9318

yahu dopey sen ne manyak adamsin.. filmi izlemedim ama izlemis kadar oldum. sermestin dedigi gibi artik bu yazidan daha guzel olacagini da sanmiyorum..

AD
ad or no
Joined: Feb 05, 2004
28 posts
Mar 15, 2004, 09:00 AM#9351

Medya bir işe yaradı, oyuncu kurban etti, biz daha kolay ulaşacaz filme.
Süpermiş.

SH
shattimento
Joined: Dec 18, 2003
311 posts
Mar 15, 2004, 09:09 AM#9353

Ben uzun süredir bir filmden tamamdır,olmuş bu abi diyerek çıkmamıştım.
Uzun zamandır da gittiğim bir filme girebilmek için bu kadar çaba sarfedip,kuyrukta beklememiştim.yada yergösterici yanlış yerde oturuyosunuz dememişti(nasıl olsa salon boş oluyodu) ben bi sevindim işte böyle ...
Film hakında da yorum yapıcam da büyüyü de bozmak istemiyorum.
Neyse.

AD
ad or no
Joined: Feb 05, 2004
28 posts
Mar 17, 2004, 02:25 AM#9431

filmi izledim.
dopey'e;
yorumlarinin önünde egilerek, altinda ezilerek yazayim ben de...

kisa ve acisiz, istfestte oynadiginda fatih akin için türk tarantino yakistirmasi yapilmisti. o günden beri dikkatle takip ediyorum kendisini. duvara karsi, bu adami fatih akin yapmistir artik. filmin dibine vurdugun zaman, güp güp diye ses geliyor, dadindan yinmez bir yönetmen.

filmde yalniz ve ancak bir adet kusur bulabildim. o da agir roman esligindeki sahneler bütününün sak diye kesilmesi ritmi bozdu. yani, yerli bir yönetmen için yalnizca bu kusurdan söz edecek hale getirdi beni fatih akin.

bu adam ortamlarin içinden gelmis. itlik serserilik yönetmenin üzerinden akiyor ve ite de serseriye de bayilirim, zaafim vardir.

bu filmin üzerinden kan damliyor, akan kanin acisi, ask teshisiyle sizliyor. bu kadar itlige serserilige ragmen, hem im julide hem duvara karsida aski anlatiyor fatih akin. yazarin birinin de dedigi gibi; "özgürlesmeden asik olunamiyor".

fatih akin "benimle kal" diyen asklari anlatmiyor. "ben gidiyorum, yiyorsa sen de gel" diyen asklari anlatiyor. yedikçe de nasil disina çikiyor insanevladi onu gösteriyor. cummcccummmbul hakkinda neler diyor sevgili kekilli... bu kari da yamuk çikti diyor. oysa bütün dünya, masum sibeli yamultuyor. eee... her eve bir yamuk lazim. o yamuklar degil mi tarihe geçenler. "haydi sibel"...

simdi kizanlar çikacaktir muhakkak ama naapiym... bence her kadin az ya da çok kaltaktir. ama nedendir bilinmez, ben "ben kaltagim ulan var mi diyceginiz" diyenlerden hoslaniyorum.

fatih akin... kral adamsin vesselam... filminden önce ödülü alisini gördüm, o sevinç bile ödülü hak ederken, filmin yüzbin kere hak ediyor. ha bu film kimden, kimlerden intikam aliyor orasini bilmem... ama söyle gelsen, rakilari koysak, mezeyi düzsek, sohbetin dibine vursak diyorum... allahaskina film çekmeye de devam et...

CE
Cevat Kelle
Joined: Jan 27, 2004
174 posts
Mar 31, 2004, 02:10 PM#9784

Filmin durduğu yeri anlamanız için sinema çıkışı kulak misafiri olduğum bir konuşmadan bahsedeyim dedim. Ankara'da filmi ikinci kez izleyip çıktığımda iki kişi arasında konuşurken "bu sezon en iyi film Duvara Karşı mı Barbarların İstilası mı" diye tartışıyorlardı.

N@
N@N
Joined: Feb 16, 2004
135 posts
Apr 01, 2004, 09:41 AM#9794

Re: gegen die wand-duvara karşı-head on

dopey wrote:
. ala bros saçlarda çok yakışıyor bünyesine, sırta yaptırdığı dövme, tatoo fanları arasında popüler ama grotesk figür olmasına rağman güzelliğine güzellik katıyor. zaten o poponun üstüne ne koysan güzel durur.

abi o dövme daha önce oynadığı Porno filmlerde de var. yani bu filme özel değil ha !
Porno manyağı mıyım neyim? herkesin neresinde ne var biliyorum ha :)))))))

simdi kizanlar çikacaktir muhakkak ama naapiym... bence her kadin az ya da çok kaltaktir. ama nedendir bilinmez, ben "ben kaltagim ulan var mi diyceginiz" diyenlerden hoslaniyorum.

ya abi filmi izliyorum. adamın doğramadığı insan kalmıyor. önüne geleni kesiyor biçiyor ama profesyonel olarak yapıyor işini. sonra bir gün eleveriyor yakayı ve başlıyor anlatmaya ağzın açık kalıyor. değil vallah değil . olay bilgiğiniz gibi değil.. benim de, yaptığı işin felsefesini oluşturmuş hayata geçirdiği her hareketin üzerinde düşünmüş adamlara karşı zaafım var anlamıyorum niye yaw !
Abi biz manyak mıyız allah aşkına :)

FI
fiction
Joined: Mar 16, 2004
365 posts
Apr 01, 2004, 12:31 PM#9799

aslında her şey yaşanır ve bir gün biter.... bi çok şeyin aslında çok belli sebepleri yoktur nedensizdir bi çok şey...galata köprüsünden istanbula bakarken aklına hayatın çok ta olumsuz olmadığı gelir... sigarının dumanı ile beraber geçmişin kirinide üstünden atarsın böyle durumlarda ...hayattaki her olayı bazı şeylerle özdeşleştirip gönderme yapmak her zaman doğrumudur...nedirki yaşam evine davetsiz bir misafir gelir bir süre sende kalcaktır,sıkılmaya bunalmaya başlarsın ve her insanın yaptığı gibi bir şekilde o misafiri kendinden uzaklaştırısın...o misafir gitmiştir,amacına ulaşmışsındır ama birden içini tarifi zorbir pişmanlık alır... kendi kendine "aslında her şey okadar da kötü değildi" dersin..işte hayat tarifi kadar basittir... bu hayatın fransız yeni dalga akımı yada italyan yeni gerçekçi akımı ile bir ilgisi yoktur bu hayatın sadece içinde yaşadığı insanla bir ilgisi vardır... gerisi sedece ayrıntıdan ibarettir...

AD
ad or no
Joined: Feb 05, 2004
28 posts
Apr 05, 2004, 01:16 AM#9874

Bu arada Sibel'in Istiklal'in arka sokaklarinda biçaklandigi sahneyle ilgili, bir ince isçilikten bahsetmek gerekiyor.

Adam biçagi çekip, Sibel'in üzerine gelirken kendinden ne kadar emin ve güçlü. Arkasindan biçagi sokuyor ve elleri titremeye basliyor.

"Pratige dökülmemis bilgi tam bilgi degildir".

Bicak bir güç nesnesidir.
Ancak kadinin karnina soktugun zaman hiç bir anlami kalmayiverir.

Sibelse orada yedigi her tekmeyle ve biçak darbesiyle aslinda, karsisindaki iktidar nesnesini yok etmeye yaklasiyor. Biçak Sibel'in karnina giriyor, anlam karsitini yok etmis oluyor. Karsiti olmayan seyin varligi anlamsizlasiyor. Ve o sey sahibine güç veremez hale geliyor.

Ne yazdim ben yine ya? Ooofff...
Silmiyorum be...

N@
N@N
Joined: Feb 16, 2004
135 posts
Apr 07, 2004, 12:52 PM#10050

ad or no wrote:
Ne yazdim ben yine ya? Ooofff...
Silmiyorum be...

hakkaten ne demişsin sen yaw ;)
ben izlemedim filmi ama izlerken de bu sahneyi öylece bekleyeceğimi şimdiden görür gibiyim. buradan böyle bir sonuca vardınya helal sana kardeş. böyle ayrıntıları yakalayıp bizlerle paylaşmaktan çekinmeyen, bütün arkadaşların emeklerinin önünde saygıyla eğiliyorum...

Martin Mystere
Martin Mystere
Joined: May 27, 2002
1,621 posts
Apr 18, 2004, 03:02 PM#10573

gercekten cok guzel bir filmmis. daha yeni izledim ve gelip ne yazilmis onlari okuyayim dedim. katilmadigim yorum yok ve uzerine soylenecek pek bir sey de yok..

fatih akin bize sunu kanitliyor: inandigin bir hikayen varsa, onun uzerine yeterince calistiysan, ne yaptigini gayet iyi biliyorsan o filmi cekersin ve cok da guzel bir sey yaparsin.

ben bu adamin onceki filmlerini izlemedigimden tam olarak anlayamadigim yerli tarantino benzetmesi var burada yazilan. oyle bir sonuca ben bu film uzerinden varamiyorum. yerli bilmem ne olmak zorunda degil tabi ama daha cok scorsese tadi aldigimi soyleyebilirim.

fakat fatih akin belliki kendi sinema dilini ve tadini da yaratma pesinde. muzik kullanimi kusursuza yakin. daha cok bir melodram hikayesivari bir seyler anlatsa da seyirciyi olayin tam gobegine sokup da sulandirmamak, nihayetinde sinemada bir "oyku" izledigini hatirlatmak icin sekans kapaklari niyetine araya koydugu fasil ekibi gercekten cok iyi oturuyor filme...

bu arada film hakkinda okudugum en guzel yazilardan biri -dopey beyin ki haric- sinefildeki onur yazicioglu'nun yazisi olmustur. okumayanlar bir girip okumalarini tavsiye ederim.

You need to log in to post a reply.