Neden Eğitim Sistemimizi Eleştiren Film Yok..
19 replies · 417 views
Neden Eğitim Sistemimizi Eleştiren Film Yok..
bilmiyorum son dönem türk sinemasına baktığımızda yada "tv" de oynayan okullu diziler ..hepsinin ortak özelliği nedense lise bi cennet üniversite özgürlük he yo girerim okuluma tavlarım kızımı s*k*rim onu işte bu evet özgürlük evet...tamam aslında böyle üniversiteler artık 80 ler deki gibi siyasi çatışmaların eylemlerin olduğu bir yer olmaktan gittikçe uzaklaştı artık her kes şeyinin derdinde, olur hale geldi ama bunun yanında madolyanun görünmeyen bir yüzü var...bu yapıdan rahatsız olan ve geleceğinden kaygılı olan bi çok üniversite gencide var...ülkemizde zaten bi çok kişi istediği bölümü okuyamıyor kendimden örnek vercek olursam bi sinema tutkunu olmama rağmen hiç alakam olmadığı "işletme" okuyorum e hal böyle olunca bi çok melankolik, mutsuz insanlar oluyor çünkü bu insanlar yaşadığı evrenin yada hayatın farkında ...bende istiyorumki artık bu tür karekterleri anlatan filmler çekilsin artık üniversite yada lise bir mutluluk yada arkadaşlık ütopyası olmaktan çıksın ...bi kaç kişi bir araya gelip aslında "michael moore" gibi bir belgesel-film yapsak fena olmaz adınıda "benim güzel kampusum" koyarız hatta ben filme giriş cümlesi bile buldum... işte olası bir filmin giriş paragrafı...
"düşün şimdi bi manyaksın,hayattan nefret ediyorsun kendine kızıp duruyorsun,kendinin ağzına sıçıyorsun,hayatta bir tutkun sevdiğin bi şey yok,sıradan bir hayatım olsun tüten bir ocağım karım ve çocuğum olsun diyorsun,kısaca sado-mazoşistsen o zaman üniversite oku derim aga çünkü senden bi bok olmaz..."
"
Vincenzo Natali'nin festival programından çıkarılan Hiç adlı filmi okuduğum kadarıyla (eğitim sistemini eleştirmese de) senin ruh haline tercüman olabilecek gibi gözüküyor.
Eğitim sistemini eleştiren film olamaz. Öyle bir milletiz ki; herkes ayağa kalkar. Milli eğitim bakanından başlayarak herkes tepene biner.Bizim okulumuz böyle değil, hocamız böyle değil sistemimiz yanlış tanıtılıyor demeye başlarlar, filmi burnundan getirirler ama bu sayede fena da gişe yapmaz hani...
E yapalım hadi !
yeterli kaynak olsun hiç düşünmeden yaparım ...alcağım tepkide umrumda değil ...
ne yani kardeşim bu ülkede herşey güllük gülüstanmı,bakıyorum malum dizilere ,adamın tüm dertleri bitmişte eli şeyinde geziyor...ülkemizde üniversiteler sanki özgrlük yuvası tüm dertlerin bittiği bir kurum olarak tanınıyor ..."tv 8" de bi program var "hayatımız sınav" diye o programı arayan çocukları dinledikçe yüreğim parçalınıyor ee tabi çıkıpta "kampüssistan" gibi bi dizi bide biz universiteliyiz diye reklam da bağırırsan millet te bu üniversiteyi bi bok zannediyor ..yok abi biz bu filmi yapmalıyız ben şimdiden bi hikaye oluşturmaya çalışcam....
valla bence cok iyi niyetle bir seyler yaziyorsunuz ama benim bakis acimdan bakacak olsaydiniz soru size cok yersiz gelebilirdi.. soyle de olabilir mesela:
-turkiye'de neden savas uzerine -hadi sulandiralim "kurtulus savasi ekseninde anti-emperyalist mucadele filmleri- film yapilmaz.
-omrumuz buyuk ekonomik sikintilarla gectigi halde neden fakirligin yarattigi tramvalar uzerine "yeterince" film yapilmaz. ya da yapilanlar cok dar perspektilere sahiptir.
- tore cinayetleri meselesi neden yeterince islenmez. islenenler de tv dizi guduklugunde ve kunekligindedir.
falan da filan... kizmayin ama daha dogru duzgun film yapilamazken neden egitim sistemiyle ilgili film yapilmiyor sorusu biraz yavan kaliyor. daha kavramsal duzeyde bile sinamamiz olusmadi. uretim pratigimizin dizlerden yeniden sinemaya kaymasi gerekiyor.
itaatsiz, eksi sozluk'te, biz biz universiteliyiz biz başlığında wrote:
"siz üniversitelisiniz de o zaman biz neciyiz?" sorusunu bana sorduran bir de üstelik bunu dramatik bir şekilde yaptıran transformasyonel reklam.hayır yukarıda yazmışlar. hakikaten anne babalar ya da yabancılar izlese "türkiye'de üniversiteler ne güzel, herkes fotoğraf çekiyor, sınıf rock kulübü gibi, hoca desen ahmet altan ve emre kongar arası tipiyle özgürlük filan diyor" diye diye inanacaklar.hayır fotoğraf buysa biz üniversiteli değiliz. kontörü biten özgürlük istemiyoruz.kontör yüklenmeyince kapanan özgürlük istemiyoruz. sanki ülkenin her yeri bilkent gibi, bilgi kampüsü gibi. bugün anadolu'da elektrik faturalarını ödeyemeyen, ahırdan bozma dersliklerde meslek yüksel okulu öğrencileri üniversiteli olmaya çalışıyor.bu reklam bir yanılsama.tıpkı standartlara karşı olup da bunu bankacılık üzerinden anlatan azınlık gibi. anadolu'nun gariban köşelerinde, ısınmayan dersliklerde, kredi yurtların üç kuruşluk öğrenim kredisiyle, altı kişilik devlet yurtlarında okuyup da sevgilisine mesaj atarken kontörü bitmesin diye kara kara düşünen gençler üniversiteli. eğer birileri üniversiteli olacaksa. hâlâ başörtüsüyle kampüse, yemekhaneye giremeyenler üniversiteli olmuyor mu? özgürlük bunun neresinde?
bunu buraya yapıştırmadan edemezdim...
Bugün Bilkent'eydi. Üniversiteliler vardı her yanımda, her kantinde (kantin dediğime bakmayın Bilkent'te sizin bildiğiniz kantinlerden yok, baya baya Cafe-Restaurant var, hem de en kazığından ) "Biz üniversiteliyiz" reklamının uzantıları afişler, "Last time", "First Time" party reklamları, Diezel kotlar, adını bile bilmediğim ama herkesde olan ayakkabılar vardı. Parayı atınca expressodan cappicinoya otomatik hazırlayan kahve makinaları vardı, yabancı hocalar vardı. Elinde fileli eldivenler vardı (ben öyle fileleri küçükken başıma geçirir örümcek adam olurdum bu arada) kız (kadın?) öğrencilerin.
Reklam doğruydu yani, hedef kitlesi benim okuduğum yer değildi bu üniversiteydi.
evet güzel şeyler yazmışsınız ve ben de bunların bi çoğunun alına imzamı atıyorum. kontör meselesi imaj meselesi vesaire meselesi. size basit olarak benim özgürlük adına karşılaştığım bi olayı anlatayım.. "diğer sanatlar" gördüğünüz üzre 'kafa mecmuası' nın 2. sayısını çıkarmaya uğraşıyorduk ve de başardık.bin türlü imkansızlığa rağmen yaptık. şimdilerde sağdan soldan arkadaşların dediğine göre bi çok çevrelerce (mecmuayı görenler tabiki) mecmua çok beğenilmiş. ama biz erz.de ne yaşadık! ? sırf imajımız ve diğerlerinden farklı durduğumuz için bizi dışlamaya hor görmeye çalıştılar.bizim KAFAmızı ezmek için yer için yer ararlarken biz inadına -belki artık bi şeyleri anlarlar diye- KAFAyı yani mecmuamızı çıkardık.evet aradıkları şeyi,bizi ezmek için aradıklarını bulmuşlardı.mecmua sayfa sayfa okundu ve kendi KAFAlarına göre sudan sebeplerle karşımıza çıktılar.ezdiler bizi özgürlük denen o malum hakkı elimizden almaya çalıştılar.sattığımız dergileri sattığımız noktalarda (fakülte koridorları dahil) herkese vermek şartıyla elimize "ÖZÜR KAĞITLARI" tutuşturdular. belki size inandırıcı gelmiyecek ama hepsini daha doğrusu bi çoğunu ezecek kuvvet vardı elimde ama yapmadım. ha ne oldu?korkak oldum. özgürlük denen şey şeklimizle bağlantılı olarak elimizden alındı. uzun süre insanlara bakarken kusmamak için zor tuttum kendimi.ve bana daha sonraları nesi var şu erz.in demeye başladılar.işte BUsu var.
ve tabi bunların dışında sizin de bahsettiğiniz ve bunlara benzer bi çok konu da özgürlüğümüz kısıtlanmış durumda.aradaki çelişki son derece vahimdir. ne yapılması gerektiği konusunda da fikirsizim sahsen.çünkü yapılan herşey bi şekilde sindirilecek ve KAFAmız bi şekilde ezilecek
Daha çok kişinin kafası ezilir ve ezilecek! Biz inandığımız yoldan dönmeyelim savaşalım gibi kahramanlık andları yazmaya gerek yok. Yapıyoruzda ne oluyor gibi karamsar savlar öne sürmeye de gerek yok. peki neye gerek var ben hala çözebilmiş değilim. Burdan sonrası insan hayatının anlamsızlığına kadar giden bir yola uzanır ki bu denizde hepimiz boğuluruz; o yüzden istediğimizi yapmak en doğrusu tabi başkasının istediğini yapmasına engel olmadan ( nası demokrasi ama!)
Martin Mystere wrote:
-turkiye'de neden savas uzerine -hadi sulandiralim "kurtulus savasi ekseninde anti-emperyalist mucadele filmleri- film yapilmaz.
-omrumuz buyuk ekonomik sikintilarla gectigi halde neden fakirligin yarattigi tramvalar uzerine "yeterince" film yapilmaz. ya da yapilanlar cok dar perspektilere sahiptir.
- tore cinayetleri meselesi neden yeterince islenmez. islenenler de tv dizi guduklugunde ve kunekligindedir.
falan da filan... kizmayin ama daha dogru duzgun film yapilamazken neden egitim sistemiyle ilgili film yapilmiyor sorusu biraz yavan kaliyor. daha kavramsal duzeyde bile sinamamiz olusmadi. uretim pratigimizin dizlerden yeniden sinemaya kaymasi gerekiyor.
....sevgili martin bu saydıkların zaten eğitimin kötü olmasından kaynaklanmıyormu...töre cinayetinden bahsetmişsin söylermisin bana töre cinayeti işleyen adamların kültür seviyesi ne ...işin köküne inmeliyiz ilk önce...
sevgili strier sence kim açtı?
başka bir sorun varsa alayım..
ama eğer sormak istediğin şuysa cevap vereyim : açtım ama bak ne yazmışım. yani ben tarih saat yer belirlemedim. ben sadece sinefillerle buluşmak istedim. çünkü sinefil hakkında biraz erken bir kanıya varmıştım ama yanılmışım... bekleyecek ve göreceğiz...
ayrıca o konuyu benim açmamın ne gibi bir bağlantısı var onu da anlayamadım...
sevgiyle kalın
burasi bir internet sitesi, sinema ekseninde insanlarin hayata ve sanata dair bakis acilarinin paylasildigi bir yer. burada bulundugun surece zevkle ve keyifle her turlu gorusunu "ozgurce" paylasabilirsin. lakin buradaki insanlarin 1 mayis eylemlerine katilmadiklari icin kofti ilan etmek sacmaliktan baska bir sey olmaz.
geldin ve fikirlerinle renk kattin. buyuk bir keyifle yazisiyoruz seninle de... fakat sinefil hakkindaki goruslerini 1 mayis eylemlerine katilip katilmama gibi dar bir cerceveye indirgersen ben de senin hakkinda erken bir karar vermis sayicam kendimi.
bu tur tartismalara girmeye bile gerek yok. 1 mayis'ta meydanlara cikmayali 10 yil oluyor. cikmaya da hic niyetim yok. fakat bu beni teslimiyetci yapiyor ne de kahraman. sinefil ve tayfasi dunyayi ve sinemayi kurtarmak icin burada degil. sinefil paylasmak istiyor... fikirlerini ve hayallerini bizimle paylasmak istedigin surece basimizin ustunde yerin var.
toplanti tarihi belirlenirken o tarihteki eylemlere katilmak istediginden dolayi tarih degisikligi talep etseydin sanirim oradaki kimse itiraz etmezdi. hatta cuma oglen toplanilmis olsaydi ve birisi cuma namazindan sonra anca gelebilirim deseydi ona da bir sey denmezdi.. eylemciler ve eglenceciler ikilemi yok burada... buluttan nem kapmayalim. hosgoru sadece "solcularin" veya "sagcilarin" -ki burada boyle bir ayrimda bulunmaktan daha aptalca bir sey olamaz- kendi kendilerine yaptiklari bir sey degildir.
(yargilanmak istemiyorsan yargilama)
You need to log in to post a reply.