Kill Bill Vol. 2
35 replies · 788 views
ben ikincisindeki manga havasını daha çok sevdim gibi. ama şöyle söyliyim hayatta ilk izleyişimde nefret ettiğim bir filmi ya da herhangi prodüksiyonu hayatım filmi klasmanına sokmuş bir insanımdır. yani pek tutarlı değilim bu konuda ve eleştirmen olamam heralde:)
kafakoparan o zaman pop art 'da sana göre sanat diilll,diicem de desem mi demesem mi ben sakıncalı bi yerden mi açıyorum tartışmayı bilemedim.Buyrunusss nerden olursa artık.Ama Tarantino'nun yaptığı bu hali ile bile orijinal duruyor.Hem sinemanın sinema yapmanın benim bildiğim kadarıyla farklı konular,farklı kamera açıları,farklı seçimler,farklı sekanslar,farklı sahneler vs.olmalı gibi bi meli'si,malı'sı yok.
Ben senin yazdıklarından tarantino dünyanın en büyük arakçısıdır,sizde sefil şakşakçılarsınız özetini çıkardım:)
İşte senin arak olarak algıladığını ben esinlenme olarak görüyorum,benim sınırlarımı aşmamış anlayacağın,hani müzikte genel kabul edilen kural vardır ya bilmemnekaç notaya kadar esinlenmedir,sonrası araktır.
bööle işte.... esinleniyor,beğeniyor kullanıyor,ama bir sahneyi sadece... ve gerçek yaşamda da aynı sahnenin milyonlarca kez tekrarlanma şansı var.
yaw zaten hayatta hiç bi şeyin -meli malı- sı yok şattimentocuğum:)
örnek olarak biri sistem yalakası bir film çekebilir( hem de istediği yani ne şekilde olduğu önemli değil )ve sonra diyebiliriz ki ewet -meli -malı gibi bi şey yoktur.türkiye de yüzde 80 aclıktan kırılırken kalan yüzde 20 clublarda barlarda bir biraya 20 milyon da verebilir.ırak ya da baska bi yerde insanlar da ölebilir. ve yine sinemada dahil olmak üzere kendi kendimize diyebiliriz ki -meli -malı diye bi şey yoktur. zaten neden -meli -malı olsun ki herkes özgürdür ve isteyen istediğini yapar,sistem de bunu söylemez mi?
sonuna kadar sana katılıorum:))) sinemada -meli -malı diye bi şey yoktur!!!!! 'bazıları sinema yapar bazıları sinema yaptiğini zanneder' seyirci için de aynı cümle gecerli 'bazıları film izler,bazıları film izlediğini zanneder' hatta ve hatta müzik için de aynısı gecerli şimdi aynı cümleyi bir daha yazmayayım yeterince tekrarladım zaten.ve yine belirteyim tarantino ve filmlerini seven sever, sevmeyen sevmez,ben sadece kendi fikrimi, görüşümü belirttim.
bu arada forum da da konuyla alakalı olarak isteyen istediği düşüncesini belirtir,paranoid android arkadasım söyleyecek bir şeyin yoksa kişisel bir fikrin için formu meşgul etmene gerek yok,tarantino dan bir film izle,yorma o güzel ellerini,bak ben sana cewap yazayım derken ellerimi yordum mesela, hiç gerek yoktu halbuki.
bitti.fin.
ama bak hep böyle yapıyosun kafakoparan.
Ben neyin meli'si malı'sı olmamalı derken kastettiğimi yanına parantez de açarak çok net belirttim.Spesifik olarak bu film ve önceki için de araktır diye bahsedilen sahnelerden konuşuyorum.
Ama sen genele vurunca birden zaten tartıştığımız her şey anlamsızlaşıyor, ben bile yazdıklarıma yabancılaşıyorum.
sen bu film için konuşalım,kesmiş yapıştırmış,kesmiş yapıştırmış film yapmış dedin,bende esinlenmiş(bana göre esinlenme sınırlarını aşmamış,önemli olan yaratılan işin orijinalliğidir dedim),aynı sahneyi yada benzer sahneleri farklı filmlerde görme olasılığımız zaten çoook yüksek dedim.
Ama yine söölüyorum,bööle her tartışmada konuyu sen genele vurup dünya nereye gidiyor tartışması yaparsan(tartışılan konudan özerk olarak) bir yere varamayoız ki....
shattimento' ya değil kafakoparan' a
tarantino' nun son filmi oldukça açık uçlu bir metin. baktığınız yere ve ön yargılarınıza göre tam da karşı olduğunuz o yozlaşmanın üzerine bir karşı-manifesto da olabilir. kişisel algınızı geniş zaman kipleri ve bol keseden ünlemlerle açıkça emreder gibi ortalığa saçmasaydınız belki de daha tartışılabilir bir konu olabilirdi bu.
kaldı ki postmodern duruma pek itibar etmesem de tam da modernizmin son ve yılmaz kalelerinin (bkz. habermas, giddens belki biraz) fikirlerini kavramaya çalışmış olmaktan dolayı, postmodernizm üzerinde sizin konuştuğunuz mealde konuşmamak lazım gibi geliyor bana. dahası az bilip çok konuşur bir haliniz var postmodernizm hakkında. üstelik bir film üzerine konuşmak için ortaya attığınız donelerin "muğlaklığı" ve "ordan buradan"lığı "buyur burdan yak"lığı bana fena halde postmodern paradigmayı hatırlattı. bilmem siz düşünürsünüz.
diğer bir itirazım işe kes-yapıştırı küçümseyen tavrınızadır. kes-yapıştırın babası olan fanzinler bugün alt ve karşıt kültür hareketlerinin can damarıdır. size sabah akşam bir doz adbusters bir doz spastik eroll yazıyorum. şikayetleriniz sürerse bir süre crimethinc. servisinde müşaade altına alalım sizi.
bi de hizmette sınır tanımayan paranoidandroid' e dokunan eller kırılsın. dikkat et hem menecer uzagi yojiyle kardeş onlar, hem de zamanında fena c64cülermiş tahminen. aman diim, aman, aman!..
Last edited: May 27, 2004, 08:45 AM (1)
önce tarantino ile ilgili bir yanlışı düzelteyim. tarantino sinefillikle ilk kez bir videocu dükkanında tanışmamıştır. 5-6 yaşlarından itibaren hayatı tamamen sinemadan ibaret bir insandan bahsediyoruz. bunun altını çizin. işkembe-i kübra dan sallamayalım. bu küçümseyici tavır yanlış. Üstelik her yönetmen gibi Tarantino'nun da hoşlandığı filmlere selam verme hakkı var. Neden yapmasın? İkincisi şuna cevap vereyim:
merak etme sen geyirsen bile biz alkişlarız,aman yeter ki tarantino yapsın,zengin amerikalı yönetmenler malikanelerde otursun,alkışlarız biz,ohhhh bravo hll bak ne de güzel yapmiş,omuzlara alıp düğün müğün falan bile yaparız,yankie yapar,türk alkışlar olay budur!!!
bitti.fin
hani benim girdiğim ve sizin beğenmediğiniz o mesajım vardı ya. burayı meşgul etmememi söylemenize neden olan mesaj. Aksine ben o mesajı bu başlığa girecek diğer yazarlar için uyarı olsun diye yazmıştım. şu alıntıladığım yazıyı görünce refleks olarak yazıldı yani. Dünya üzerinde yaşamayan ya da at gözlükleri ile gözlerini kapamış bir zihniyet "sinema sektörünün" nasıl bir ortam olduğunu bilmezden gelip atıp tutuyordu. ben de bir çeşit duyuru yaptm. değerim yıllar sonra anlaşılacak....:)
himmm forum rayından cıkmış ama sonra bana polemikçi deniyor,bir terslik war burda:))
şimdi konuyla alakalı yazmama we kendi kişisel fikirlerimi belirtmeme ragmen 'polemikçi' (ne demekse:P) olduk madem bir iki şeye cewap vereyim.ama amacım aman tartişmayı ben kazanacam,bak ben daha uzağaa işerim mantıgı değil.
1.ortada bir konu oldugunda biri çeşitli durum ve sebeplerden dolayı baskalarına göre alakasız bir noktadan olayın içine girebilir.hatta alakasız da olabilir bu yazılan.yani şimdi ben konudan genele cıkmamak için sınırlı alanda,ve biraz düşündüğünde zaten belli olan bahsedileceklerden mi bahsedeyim? yani 'arka bahçem cok güzel aman burdan cıkmayalım,anne bana sütümü getir,anne komşu ayşe teyzelerin oğlu RECEP ,bize şak şakçi dedi,bizim beğendiğimiz bir arkadası (tarantino)beğenmiooooo,bizde ya beğenirsin ya beğenirsin ya da sus konuşma dediiikkk,annnneeeeee sütüm nerde?????
2.sütünüz geldi cocuklar,alın okuyun,gazınızı alır!!(ya da gaz yapar neyse)
neyse dewam edelim,acık uclu metin olayı:) aslında cewap verilmeyecek kadar komik ama şimdi yine 'yaw konudan genele niye cıkıosun,annnnnnnneeeeeeeeeeeeeee!' seslerini duymamak için bir cümleyle gececeğim,(tabi ki konudan genele cıkarak:P),dilin kendisi acık uclu zaten masallah,her sey nereye ceksen oraya gidior,o yüzden su metin acık uclu, bu metin acık uclu demeyin yaw,komik oluonuz.az bilip cok konusmamak lazım.
3.kes-yapiştir olayı,fanzin,alt-kültür,underground hareket,vb.....................................................tarantino??? yaw rai sen gizli gizli cok iyi espriler yapıosun yaw su an düşündüm de.
4.gercekten forma bir uyarı lambası koymanız güzel olmuş sinefil,paranoid bu görevi güzel götürüo.acaba trafik işaretliği de yapıo mu hafta sonları falan?
kısaca madem tantanadan hoşlanmıorsunuz,tantana için yer aramayın,o yazı tarantino hakkında yazıldı,we dedim ki aynen zengin amerikali,malikanesinde oturur,aslında hiç bir şey söleyerek,kesip yapiştirir,adamın adı tarantino dur,(ki onun gibi bi sürü war sadece bu forumda onun ismi gectiği için o örnek verildi,we en ünlülerinden biri)3. dünya ülkesi türkleri de alkışlar.aynen yine sölüorum.gercek bu yani daha saf daha yalın bir şekli yok ki.gercekten hoşlanmayan aynaya bakmasın,metni acık uclu kabul etsin,ya da yok sen polemikçisin diğerlerini uyarmam lazım desin vb bir sürü seçenek war:) takılın istediğiniz gibi,rahat olun....
bitti.fin.
saçmalıyosunuz, boşa sallıyosunuz, doğru cevabı yanlış soruya veriyosunuz.
basit bir espriyi de bir tarafınızdan anlayıp insanlara hakaret etmenizi de beklenin üzerindeki performansınıza bağlıyor kendi adıma sinefil altın dayı ödülünün size verilmesini teklif ediyorum. ve bu başlıktan çekiliyorum. bitti. fin.
bitmedi: aaaaaaaaaaaaaaaaarrrrghhhhhhhhhh!!!......
kafakoparanin tarantinonun bu kadar laf kalabaligi arasinda soyleyecek sozunu havada ucusanlari toplayarak yapmasina karsi gelirken, soylemek istediklerini "derleme"ler yaparak anlatmaya calismasi ama bunu pek de beceremesi hayatin kendisinin bir saka gibi oldugunun guzel bir ornegi. kafakoparan ne anlattin kuzum? gokgurultusu var ama yagmur bir turlu yagmiyor sanki...
sen en iyisi, sesini degil sozunu yukselt...
ne diyim. ben binlerce kilometre uzaktayım ama senin çevrendekilere sabır diliyorum. her seferinde aynı hatırlatmaları yapmaktan sıkıldım ama bir kez daha söyleyeyim.
1-Üslubun çirkin! : Kimse sana birini beğen ya da beğenme demedi. Sen bizi şakşakçılıkla suçladın. Üstelik de mantıksız bir çıkarım yaptın. Neymiş zengin amerikalılar oturuyolarmış biz alkışlıyomuşuz. böyle bir cümlenin kurulduğunu görürsem ben de milleti burada bir tartışmanın başlayacağına dair uyarırım.
4.gercekten forma bir uyarı lambası koymanız güzel olmuş sinefil,paranoid bu görevi güzel götürüo.acaba trafik işaretliği de yapıo mu hafta sonları falan?
Yukarıda benim için hoş olmayan şeyler yazmışsın. Üslubuna dikkat et! düzgün konuşmayı beceremiyorsan burayı terk et. Memlekette eğlenebileceğin, üstün(!) bilginden yararlandırabileceğin bir sürü kahvehane var. Ben de bu başlığı rai gibi terk ediyor ve arka bahçeyi sana bırakıyorum. İstediğin gibi koştur...
şimdi gittim bir film izledim. hoşuma da gitti namussuz. neymiş bakayım iki satır üzerine söyleneyim hazzıma haz katayım dedim, şu manzarayla karşılaştım. hayır 'söyleyecek lafım yok, akşam akşam canımda pek sıkılıyor, şu konuya bir asılayım bakayım nereye kadar çekebiliyorum' yaklaşımına karşı değilim, yer yer çok eğlenceli sonuçlar verdiğini de tarih yazmıştır. (kaldı ki bu akımın önde giden temsilcilerinden olduğum forumda açıkça gözlemlenebilir) velhasılı kelam o sihirli parmaklarımızla klavyeye dokunmadan evvel (hemide bu kadar yorucu bir iş olduğunu bildiğimize göre) kendi kendimize 'terbiyesizliğin lüzümu yok' cümlesini bir kaç kere tekrarlarsak kimse hakkımızda 'bak şu münasebetsiz afacana' gibi yargılara varmaz. ha 'yok efendim ben azimle, inadım inat kıçım iki kanat bir tavır sergiliycem, yolumdan dönmem zira herkes aptal bir ben akıllıyım. bu yüzden 35 kişi hemfikir olmuş bana laf ediyor' gibi bir tavırda ısrarlıysak, insanlara göstermediğimiz saygıyı onların bize göstermesini beklemenin abesle iştigal olduğunu da biliyoruzdur. bunu bildiğimize göre aynı insanların bizi önce 'keh keh' diyerek taşağa, sonrasında 'eh be' diyerek açığa almaları büyük bir sürpriz olmayacaktır.
*kişisel fikirlerimdir kurumu bağlamaz. isteyen trafik lambası, isteyen park yapılmaz levhası olarak değerlendirebilir. film hakkında laf etmeye şevkim kalmadı.
ilk filmi burun farkıylada olsa daha çok sevmeme karşın bu filmde bence harika "tarantino" kendisinden beklenenen her şeyi yerine getiriyor...bana göre "tarantino çok film yapmayacak 15 yıl sonra yönetmenliği bırakacağını söylüyor o zamana kadar yine bi kaç film daha çeker ve bizde onu bir düzine filmle yıllar boyu anarız....
Last edited: Jun 07, 2004, 10:55 AM (1)
ben ilk defa sıkılarak bir tarantino filmi izledim. şaşkınlık içinde. çok fazla bişey bekleyerek de izlememiştim açıkçası. acaba yaşlandık da mı bu geyik muhabbetleri bizi açmadı artık bilmiyorum ama bu nasıl sündürülmüş sıkıcı, boş diyaloglardı. bir lafı edene kadar karakter yarım saat ıkınıyo. hiçbi özelliği olmayan da bi finalle jenerik sonunda bişey çıkacak mı diye bekledim ama uma'yla göz kırpışıp anlamsızlık içinde ayrıldım filmden. filmin dahil olduğu janrı uzakdoğu dövüş filmleri diye nitelersek ben bu tarzı çok da severim. ama ne bu abartı.
lütfen ne beğendiniz bu filmde bu kadar, sinema yapma dahilinde? diğer tartışmalardan bu konuya hiç gelinmemiş gibi.
Şimdi ikinci film Uzakdoğu dövüş filminden ziyade western çağrışımları yaptı bende. Belki lokasyon, belki de filmin ritmi, belki müzik bende özellikle Sergio Leone Man with No Name üçlemesini çağrıştırdı.
Neresini beğendim? Senin beğenmediğin diyaloglar aslınd benim çok hoşuma gitti, evet geyikti ama o kadar hoş bir şekilde söyleniyorlardı ki (özellikle David Carradine ve Daryl Hannah- hele o defteri açıp açıp notlarına bakması) ben eğlendim doğrusu. Filmdeki bazı sahneler (örn.bar sahibi ve Madsen) acayip heyif vericiydi.
Sonra Uma Thurman'ın hastası bir insan olarak (acayip güzel hatun yaa, hemde iyi oyuncu) zaten baştan tav olmuştum, öylede gitti.
You need to log in to post a reply.