En Kötü Gazeteler
18 replies · 1,077 views
En Kötü Gazeteler
en beğenmediğiniz gazeteleri nedenleriyle birlikte buraya yazarsanız sevinirim...
ben vatan gazetesinden uyuz oluyorum...özellikle kadın yazarları çok gıcık kendilerince entellektüel olmaya çalışıyorlar ama yaptıkları şey pop kültür entelliğine hizmet etmek hatta "ali hakan" bile oraya gittikten sonra bozuldu yada ortama göre haraket ediyor "tv " de fellini filmi varken gidiyor aptal aptal türk dizilerini öneriyor...bu arada "tv" deki filmler hakında yorum ve tanıtım yazılarını en iyi yapan kişi bana göre "atilla dorsay" tebrik etmek gerek kendisini...
Cumhuriyet'i sevmiyorum-kitap eki fena diil bi tek
vatanı ilk aldığımda, o lüzumsuz kadını, -neydi, hayat güzeldir vıdı vıdı, hah! iclal aydın- görünce köşeyazarı olarak, bu gazetede iş yok bilader dedim, bi daha elimi sürmedim.
ali hakan'a gelince, kendisi uzun süredir film eleştirmeni olarak dolaşsa da, esasen bilinir ki hiç bir zaman entelektüel birikimli, ciddi bir sinema yazarı ol(a)mamıştır zaten. yani ciddiye alman hata zaten, boşver.
Last edited: Dec 20, 2004, 05:22 PM (1)
sabah,hürriyet,milliyet bu 3 gazete iktidar-medya-siyaset-gündem-bakış açısı açılarından baktığımızda tamamen rezil bir görünüm sergilmektedirler.ki bunların dışında dağıtımı yurtiçinde yapılmakta olan ve aynı anlayışta pastadan pay almaya çalışan diğerlerini katmıyorum bile çünkü aynı kafanın bitleri hepsi.
zaten bir gazete hegemonya-iktidar-normatif söylem üçgeninden cıkıp satmaya çalışsa,kendini satacak yer bulamaz kendini dağıttıramaz.ki holding-sermaye tekelinde bulunan gazetelerin bir kaç yıl önce meydana gelen kavgasında star da arkasını uzan holdinge dayadığı için baska yerlerde dağıtım olanağı bulmuştu.yani küçük sermayesi olan,ve ana söylemin dışında kalan gazeteler büyük şehirlerdeki bir iki entel cafe nin raflarında ölesine beklemeye mahkum hale geliyor bu durumda.
mesela yine bir kaç yıl önce bu medya patronları holding kavgasında (isimler belli zaten) biribirlerine nasıl saldırdıklarını görmüştük aynı şekilde.meğersem ellerinde ne belgeler warmış ta acıklamak için birbirlerine girmeyi bekliorlarmış.yani arada anlaşmazlık olmasa o acıklanan pislikleri de görmeyecektik.(siyaset-politika da zaten böyle şeyler gayet olağan haldedir)
ki aynı durum dünya nın bir çok bölgesinde gecerli olmaktadır.aklıma chomsky nin medya gerçeği adlı kitabi geliyor.new york times ı (amerika nın ana gündem gazetesi) yerden yere vurduğu kitapta,medyanın pisliğini gösterirken lan bu kadar olur bu kadar bizim medyaya benzeyebilir diye düşünmüştüm amerikan medyası için.hoş kimin kime benzediği malum.
köşesinde oturup gazeteci oldugunu zanneden tiplerle dolu oldugu için bu 3 gazeteyi sevmiorum,tekrar konuya dönersek,holdinglerin we yalakalığını yaptiği iktidarların yasal sözcüsü oldukları için de bu 3 gazeteyi we temsil ettikleri anlayışı sevmiorum.ki bu anlayışta türkiye nin laik olması ve ordu sözcülüğünün yanında gerektiğinde burjuva sermaye grubunun baskıları üzerine kafasına göre her seyi savunabilmekte oldukları ve dönek oldukları için de bu gazete temsil ettikleri anlayışı sevmiorum.bakınız avrupa birliği-halk-ordu-sermaye grubu konuları cercevesinde bir dönem cok cok cok asırı sekilde yapılan medya bombardımanları,avrupa birliğine girelim mi girmeyelim mi? halk ne diyor? ordu nun tutumu ne? paralı patronlar ne diyor? girsek ne olur aman aman girelim yok girmeyelim vb.hani bir ara gündem oydu o yüzden avrupa birliği konusunu örnek verdim.sonra kıbrıs,nato,ırak vb habire değişti konular ama dikkatli izlediğimizde zaten medyanın saçma saçma yönlendirmeler abuk sabuk dikkat çekmeler gereksiz magazinel vb her şeyle boğazına kadar battiğini görmek hiç de zor değil.
kısaca en iyi gazeteci,bir sabah uyandiğinda kafasına silah dayanmış halde kendini bulan gazetecidir:)
bizimkiler ise sosyetik cafelerde bilmem ne yiyerek kahvaltı eden,o taraftan bu adamla su taraftan su adamla iyi ilişkileri olan,akşamları yalıdaki evlerinde buzlu viski içen tipler:)
abartı bir yana her şey gibi medyamız da iğrenç.
finito.bitti.
turkiyede gazetemi var? aydin doganin her kesim icin cikardigi uyduruk gazeteler sadece bir kayip:zaman, para, kagit... sayfalar dolusu reklam olmayan, az ve oz olan gazete varmi? bence su anda yok. zaten ar-talep meselesi sanki. 5 tane ek verince kardayiz zihniyetiyle zor be iyi gazete varmi demek...
söyledikleriniz gerçekten doğru şeyler...türkiyede gerçekleri hiç bir baskı altında kalmadan olabildiğince doğru yazan gazate sayısı bana göre sıfır ..uzun süredir aldığım radikal gazatesi bile bana göre çok iyi bir gazate değil sinema rehberi ve kültür sanat sayfası olmasa o gazateyide hayatta almam bide tabiki cumartesi eki var diğer gazetelerin abuk subuk ekleri ile karşılaştırıldığında ayrı bir anlam kazanıyor...yazar olarak bana kalırsa dürüst ve tarafsız yazan tek kişi nihat genç...
bu başlıkta ilk anılacak gazete hürriyet sanırım. kalın görünmesine rağmen türkiyenin en ince gazetesi sanırım o. radikalin bir kaç sayfası iyi geliyo bana ama gazetenin duruşuna katlanamıyorum. akşam gazetesi bi ara çıtasını biraz yükseltmeye niyetlendi ama o da kısa sürdü.
am hakikaten türkiyede gaste yok. benzer düşünceleri paylaştığımız insanlar gaste çıkarınca bile en fazla birgün gazetesi gibi bişey oluyo. kaldı ki o bile lezzette fransa' da çıkan muhalif gazetelerin yanına yaklaşamıyo. tatsız tuzsuz oluyo yani.
türkiye de gazete yok söylemi kesinlikle doğru.
en son referans diye bi bokun soyu çıktı.. saçma sapan bir sansayonel haberle türk medyasına girmek istediler. oda uydurma çıktı.
eskiden bi muhalif vardı. cağolu eski cağolu iken, bir iki sivri dilli hiç kimseden korkmayan gazeteci vardı. ama onlar bir masal kadar uzaklar gerçek hayata artık.
ilk kopuş asil nadir denen pezonun cağoluna girmesi ile başaldı 2 3 gazeteyi satın aldı. cağolunun çarkına bir çomak soktu kırdı tekeri.
sonra medya plazalaştı, kartelleşti. yalan oldu kısacası...
kötü işte medya ile alakalı herşey ne diyelim daha...
eskiden gazete "haber alma aracı" konusunda bir numaraydı...şimdilerde ise işler değişti..değişen teknoloji ve ıvız zıvırlarla beraber yazılı basın kendine yeni oyuncaklar bulma arayışına girdi...tabak çanak promosyonları,arka sayfa güzeli,hipodrom ekleri,bulmaca ekleri...vs... sonuçta artık gazeteler insanların bilgilenmek,güncel olaylardan haberdar olmak için edindikleri bir tüketim öğesi olma özelliğini yitirdi...
peki bütün bu birbirine benzeşen medyada insanlar gazete alımlarında nasıl bir yöntem uyguluyorlar?yani hepimizin kabul ettiği gibi gazetelerin birbirinden farkı kalmamışsa insanlar neye göre sabahı veya hürriyeti seçiyor?
yeni çağın mesleği,kolpacılığın şahı köşe yazarlığı...
artık şu gazetede şu herif yazıyor yöntemiyle o gazeteden soğuyoruz ya da gidip alıyoruz...
aslında insanlar evlerinin yakınındaki bakkaldan ekmek almanın yanı sıra aman kafam dağılsın,gündemden haberdar olayım,spor okuyayım ve buna benzer sebeplerden gazete almakta ,yani bilinen sebepler.
zaten insanlar gazeteyi hangi kritere göre seçiyor sorusundan önce sorulması gereken ülkemizde kitap okuma alışkanlığı nedir ya da türkiye de ki insanlar yeterli eğitime ulaşıyor mu vb sebepler olmalı.
en basit örnek sinefil e üye olan insanlar topluluğu,eminim ki aramızdan yüzde 80 in maddi durumu istediği kitaba,dergiye vb araçlara ulaşacak kadar iyi ve bunun dışında çeşitli sebeplerden dolayı bir çok kişinin aldığı eğitim seviyesi de genelden farklı bir yolda gerçekleşti.
genelden farklı derken bahsettiğim 'biz elitiz' demek değildi.sinema olsun sanat olsun müzik olsun genele göre bir alt-kültür sayılabilecek ayrı bir koldan ilerleme olgusu.
gazete konusuna gelirsek çok geniş bir konu olmasına ve bir çok şeyle bağlantılı olmasına rağmen(yani iletişimden,ekonomik durumlara vb),gazete almakta seçici ya da gazete konusunda memnuniyetsiz hale gelmek için belli aşamaların atlatılması gerekiyor ne yazık ki.
yani hürriyet,milliyet,sabah satmaya devam edecek,aynı şekilde kanal-d,atv ve star ın bir çok adi programının hala izlenecek olması gibi,ya da büyük çoğunluk hala önemli sayılabilecek kıbrıs sorunu,kürt-türk sorunu vb meselelere sınırlı,engellenmiş,saptırılmış ve yönlendirilmeli bilgilerle yaklaşmaya devam edecek.
aynı şekilde tuvalet kağıtlarının ne kadar yumuşak olduğu ya da olmadığı vb reklamların yanında,haberle,programla vb sebeplerle medyayla içli dışlı olmaya devam edeceğiz.
mesela bush un karısı demiş ki:'atatürk ne güzel giyiniyor'
cumhurbaskanın karısı da cewap vermiş:'o bizim liderimiz'
işte bu,işte habercilik budur,nato niye burda?önceki de toplantıda nolmuş?nato nedir!!!!! alınacak kararlar kimi nasıl etkileyebilir hede höde bu sorular 15 yıldan beri medyada belki arada sırada yüzeysel olmaktan öteye işlenmemiş halde oldugu için,sokak röpörtajlarında hala nato nun ne oldugunu bilmeyen insanlar mevcuttur.ki tam olarak bu durum ne insanların suçu ne de medyanın ama herkesin alması gereken bi şeyler var.
nese uzadıkça gidio böle finito fin.
şu an yaşantımı sürdürdüğüm yerde BULVAR adlı gazete diğerlerinin toplamının 4 katı satış rakamları yakalıyor. bilemiyorum yani...
gazete,medya
Alayını beğenmiyorum.
Yahu herseyin yüzeysel olduğu bir ülkede gazete bunun dışında kalabilir mi?
Herşeyin standartını 70 iq ya göre ayarlamışlar yani nefes alsın para harcasın sex yapsın fazlasına gerek yok.Yeni dünya vatandası standartı bu işte.
Aptallaştırma kutusu tv ve diğer medya organları ile dünyadan haber alıp
standartlarımızı ayarlayıp ne yiyecez ne içecez ne düşünecez bunları öğrenip 3. sayfa haberlerine üzülüp bazende konu olup yaşıyoruz.
Al A gazetesini vur B ye hepsi aynı.Hesapta farklı görüşler.
Hayatınızdan tv ve gazeteyi çıkarın daha mutlu olursunuz.
Tv şeytan icadıdır ve gazete okuyanı da hiç hazzetmem.
En basiti lord of the rings olayı.Bir abarttılar bütün memleket fantastik okumaya basladı.Yahu kimse conanı hatırlamıyor.Heryerde LOTR. Bu ne ya.Tartışmaları, karakterleri, efektleri, belgeselleri bundan daha iyi tanıtım olurmuydu.Okumayan, bilmeyen kendini eksik hissetti.Geri kalmamak için o da okudu. Sanki bir bok oldu. Kendi ülkesinin kültürünü sanatını takip etmeyen insanlara "el bilmemnesi baldan tatlıdır" mantığı medya gazı bir güzel işlendi.
Pasifize edilmiş kopya kimliklerle dolu bir bi dünya yaratıldı.Medya son 20 senedir bu konuda hep başrolde, aldığı oskarlardan da kabız oldu.
Daha yerli kitaplardan bahsetmedim,zaten kimlik bunalımı yaşayan genç kesimin,uyduruk yazarların yazmış olduğu kitaplar ile iyice ayaklarını yerden kesildi.Gerçek dünya ile hayal dünyasını birbirine karıştırıyorlar.
Bir de herkes yazar oldu memlekette zaten.Eline kalem alan yazıyor ağzı olan konuşuyor misali.Yahu kimsin, nesin ,ne birikimin var? Alala
Adam ,yok numeroloji için kitap yazıyor,yok ufolar hakkında yazıyor,yok
sosyal içerikli yazıyor.Son 20 senede çiçek gibi açılmış tam gaz yozlaşmanın sınırlarını zorlayan memleketim insanı, bilimsel temellerden yoksun, şifayen, yada aklı kıt insan eserleri ile dünya görüşü kazanıyor.cıh cıh cıh çok yazık çohhhh
Bu arada bilimsel temellere dokunmuş iken durun onlara da bir göndereyim.
2.ci dünya savası sırasında avrupadan kaçıp gelen bilim adamlarının üniversitelerde kürsüler kurup yüksek eğitimin seviyesini biraz yükseltip savaş sonunda ülkelerine gittikten sonra memlekette bilim adamı niteliğinde kaç kişi yetişmiş.Varsa ne yapmış neyi bulmuş yada icat etmiş,hangi sosyal içerikli araştırmalar yapılmış.kısaca memlekete ne faydası dokunmuş.Varsa bilen saysın.Şu bilimsel makaleler,buluşlar ve araştırmalar ülkeme saygınlık kazandırmıştır desin.Adamların 1920-30 larda ürettiklerini biz hala satın alıyoruz. o yüzden şemsiye bir türlü açılmıyooooooooooor.
Şemsiye demişken... neyse bi dahaki sefere
Konuyu nerden aldık nereye getirdik bea,ama olsun rahatladım biraz
söylediklerin gerçekten çok doğru...bu lanet olası medya insanların beynini öyle bir hale getirdiki artık neyin doğru neyin yanlış olduğunu kendi vicdanımızla değil medyanın vicdanı ile ölçüyoruz medya neye önem veriyorsa insanlarda oraya yöneliyor....bu ülkede medya çok hükümet batırdı,insan rezil etti,birilerinin tekerlerine hep çomak soktular şimdi ise göklere çıkartıyorlar ülke iyimser ,ülke istikrara girdi diyorlar,bizde onlar öyle söylüyor diye gidiyor evet mührünü basıyoruz işte ne olacak...
You need to log in to post a reply.