Stanley KUBRICK
21 replies · 555 views
costanza'nın yazdıklarına katılmakla beraber ,ben şunu düşünüyorum ;bence kubrick romanı okumuş ve hiç beğenmemiş.. özelliklede kitabın olay örgüsü hakkında ciddi bir olumsuz düşüncesi var kubrick'in ...fakat ele aldığı mistik konu öylesine ilgisini çekmişki bunu üstün yönetmenlik becerisiyle filme çekme isteği duymuş ...ve romandaki beğenmediği bir çok ayrıntıyıda filme koymamayı tercih etmiş...mesela zenci kel adam (ismini hatırlayamıyorum kusura bakmayın) kitapta çok önemli kurtarıcı bir rolü varken ..filmde akıl almaz bir şekilde midesine baltayı yiyor...zaten king'in de en sevmediği hatta nefret ettiği uyarlamasıdır bu film...illede kitaptaki gibi olsun diyorsanız 2 bölümlük tv uyarlaması var alın onu seyredin...
nhohohohoh
bu başlık bana aylardır, hatta kasarsam yıl olacak, bir periyoddaki aksattığım bir işi hatırlattı ben de bunun üzerine kolları sıvamak istiyorum ama yarın şimdi yanımda materyal yok
sevgili arkadaşlar, size geçen seneki eskişehir film günlerinde kubrick üzerine bilgilerini ve hayranlığını ve en acaip detayları bizimle paylaşan paris üniversitesinden sayın nachiketas wignesanın semanir notlarını aktaracağım. seminer süresince her gün sabahları film seyredip öğleden sonra tartıştık. Filmler, full metal jacket, 2001 a space odyssey, eyes wide shut, a clockwork orange ve shining
aaaaz sooooonraaaa
bence kubrick romanı okumuş ve hiç beğenmemiş.. özelliklede kitabın olay örgüsü hakkında ciddi bir olumsuz düşüncesi var kubrick'in ...fakat ele aldığı mistik konu öylesine ilgisini çekmişki bunu üstün yönetmenlik becerisiyle filme çekme isteği duymuş ...ve romandaki beğenmediği bir çok ayrıntıyıda filme koymamayı tercih etmiş...
dediklerinin birazı doğru birazı yanlış. yani kitaptan ziyade konusunun kendi temaları açısından sağladığı olanakların ve daha genel olarak kitabın bulunduğu tür/alt-türün ilgisini çekmesi ve saire. buna ben de değinmiştim. ama kitabı beğenmediği doğru değil. bilhassa kitabın kısmen realist tarzda bir doğaüstü korku romanı olmakla beraber, belki daha fazla olarak, rüya mantığına meyleden psikolojik bir metin olması ilgisini çekmiş olmalı. zaten, her ne kadar filmin/senaryonun oluşturulma sürecine King'i dahil etmemiş de olsa, kubrick'in romanla ilgili benim okuduğum beyanları olumlu yorumlar. neden çok şeyi attığını/değiştirdiğini önce açıklamaya çalışmıştım özetle, bunun dışında özellikle rahatsızlık duyduğu bir yön olsaydı romanda, bunu vurgulardı belki. çünkü otomatik portakal'ın, alex'in 'yola geldiği' finali için burgess'ı kınamıştı mesela. yani tabii bunları kubrick'in filmle/romanla ilgili beyanlarından aklımda kalanlardan hareketle yazdım, arşivi biraz karıştırmam gerek daha fazlası/doğrusu için.
şimdi kısaca özetlemek gerekirse costanza filmin kitabı katladığını ezip geçtiğini düşünüyor.ben de tam tersine kubrick in shining adlı eserden bilinçli olarak eksik yararlandığını düşünüyorum.aramızda belirgin bir görüş farkı var.
fakat ikimiz de filmin son derece başarılı ve kaliteli bir ürün olduğunda hem fikiriz.
bu noktadan sonra roman-film karşılaştırmasını gereksiz buluyorum.sonuçta iki tarafın da aynı görüşte kalacağı aşikar.o sebeple filmlerin analizine girersek daha iyi olur kanaatindeyim.
uzun suredir sinefil forumda karsilastigim en doyurucu tartismalardan birini yarattiginiz icin tesekkur ederim oncelikle.
ben ne sıkı bir kubricçi ne de kingçiyim. fakat ikisinin de isinde usta kisiler oldugunu tartismak bana abesle istigal geliyor. fakat bir uyarlamadan neler beklendigini tartisirken gozden kacirmamak gereken cok onemli bir ayrintiya dikkat cekmek isterim. bir edebi yapit olarak roman tamamlanmis bir yapit olduguna gore zaten tamamlanmis olan bir yapit baska bir mecraya bir yonetmen tarafindan neden aktarilmak istenir? yazi dilinin olanaklari ve sinirlari ile sinema dilininkiler cok farkli. temelde uyarlama yapmak kitabin soyledigi ve anlattigi seyleri bir de sinema yoluyla yapmaya calismaksa buna ne gerek var? ben soylenenleri zaten okuyarak alabiliyorum. fakat endustri baglaminda uyarlama biraz da bir kitle iletisim araci olarak sinemanin kitabin yerine gecme cabasi olarak gormeye basliyorum (tipki televizyon gibi). kubrick artik bu filmde romandan "yola cikarak" kendi "yapitini" olusturmaya calisiyor. bu nedenle eserle arasinda kurdugu baglari istedigi gibi islemekte ozgur olmalidir. rahat birakilmalidir. tutarli olanla olmayan sey kitaba bakarak degil sinema perdesinde aranmalidir. bir kere zaten kitabi filme aktarmak diye bir sey teknik olarak mumkun degil. araclar tamamen farkli. bu anlamiyla "kusursuz" uyarlama arayislarini tamamen yalnis bir soru olarak goruyorum. boyle bir sey bence mumkun degil ve mumkun olsa bile dunyanin en gereksiz isi olurdu.
son soz: stephan king harika bir yazardir. hafife almaya gelmez. o hataya dusmus ve bu yoldan carcabuk donmus birisi olarak soyluyorum bunu.
www.kubrick2001.com muhtesem bir site hem türkçe olarak da içerik sağlıyo
You need to log in to post a reply.