vampir FAQ
42 replies · 844 views
Tabii kime sorsan winona ryder diyecektir, çok haklıdır da. Ama şahsen, onun kadar güzel değilse de, soledad miranda’nın da mina olmuşluğu olduğundan, onu herkesten bi adım öne koyarım. winona güzel ama fazlası yok pek. mirandadaysa başka bişeyler var. hatta iş güzel genç kızların boyunlarına geldiğinde uzak ara en mühim ekspert olan christopher lee’nin de kendisi için dediği gibi: bu sahneyi milyon kez oynadım, ama bu kız bana başka birşeyler veriyor...
bunun tevatür olduğu söylenemez fekat filmdeki gibi büyük bir savaş hali (ve türler arasında romans) olacağını sanmıyorum. bir kere düşmanlık o kadar bilinir ki, kurtadamların vampir klanlarına göre aldıkları pozisyon bile bellidir, hatta 13 klandan birine asla saldırmazlar.
ama bunun yanında yakınlıklarını da atlamamak gerek. uzaktan da olsa hafif akraba mahluklar oldukları temkinli olarak öne sürülebilir. Doğu avrupada (güneyli slavlar) vampir-kurtadam kırması yaratıklardan bahsedilirmiş. Ayrıca romanya, yunanistan ve doğu prusyada, kurtadamların ölünce vampir olarak döndüğü inancı varmış. hatta vampirlerin yarasalardan sonra en sık kurda dönüşüyor olmaları da ilginçtir bu açıdan.
Last edited: May 18, 2005, 02:25 PM (1)
anladım bay kostanza.
şimdi bizim nesil dracula gibi morukları bilmez pek. (yanlış anlamayın, siz moruk değilsinizdir, akademik araştırmalarınızla tanıyorsunuzdur).vampir dampir dedin mi blade'i biliriz. blade nasıl çağrışımlar yapıyor bayım?
Last edited: May 18, 2005, 02:28 PM (1)
ilk blade filmi her açıdan bombastik bir eser. bi kere stephen dorff karakteri bugünün mesela 4 ve beşinci kuşak vampirlerinin yenilerle ilgili endişelerini, üzüntülerini iyi yansıtmakta.
esas önemlisi, blade karakteri, hakim beyaz ırk (filmdeki tüm vampirler) karşısında afro-amerikalıların asimile edilmemek için gösterdiği direnci sembolize ediyor gibi. bu durumda, vampir olma heveslisi polisin blade tarafından altedilmesi, yıllarca tvden siyahlara beyaz polislerce uygulanan şiddet görüntülerini izleyip sinirlenenlerin bilinçsizce de olsa hoşuna gitmekte, boşalma sağlamakta.
costanza wrote:
anladım bay kostanza. bizim nesil dracula gibi morukları bilmez pek...
tabii ben yazmadım bunu. sitede teknik bir aksaklık olmuş olucak.
neyse. şimdi tabii nasıl vampir öldürürüm sorusuyla çok karşılaşıyoruz. fakat öncelikle korunma ve etkisiz hale getirme yöntemlerini anlatmakta faide var. yani nedir bu vahşilik böyle? tamam, yaşamınızı tehdit eden bir canlı türü olabilir ama durumu ekolojik ve etik açıdan düşündüğümüzde bu mazeret yeterli midir?
bir zamanlar hiç düşünmeden avlanan bazı vahşi hayvanlar, bugün nesilleri tükenme tehlikesi oluştuğu için el üstünde tutulmakta, korunmakta değil midirler? bütün türler hayatta kalmak için birbirini yemiyor mu? bir vampiri vahşi bir hayvandan daha kötü yapan nedir, susuzluktan avlanmıyorlar mı bu zavallılar da sonuçta? neden üzerlerindeki laneti anlamaya, empati kurmaya çalışmak yerine kazığı geçiriveriyoruz gövdelerine? keyiflerinden mi ısırıyorlar sizin boynunuzu sanki? yahut kara kaşınıza/gözünüze mi vurulmuşlar? yoksa besin piramidinde üstünüzde olmalarından doğan haset mi sizi asıl rahatsız eden? ya çok az sayıda vampirden birini avlıyorsanız; bir canlı türünün neslini tüketmenin vicdan azabıyla yaşayabilecek misiniz? hoşgörünüz buraya kadar mı? vampirler sizin türünüze çok mu hayranlar sanıyorsunuz? unutmayın ki ALIEN'ın durduğu yerden insanlar alien'dır(heyt be!). alien'ı filmde gördüğünüzde, ayy ne iğğrenç diyorsunuz ama belki onlar da sizin fiziğinizi çok çirkin buluyordur.
ha, bana sorarsanız vurun kellelerini gitsin! o bakımdan öldürme yollarını da yazıcam yakında.
Last edited: May 18, 2005, 02:32 PM (1)
-
sarımsaktan hazzetmedikleri doğru ama korku denemez pek. Yani bu haç veya 'kutsal' başka birşeyden duydukları korkuya ve içsel tepkiye benzer bir durumun sarımsakta da olduğu yanılgısına yol açabilir. Esasen koruyuculuğu kısıtlıdır, aç bir vampir olsa olsa daha az sarımsaklı ortamdaki birini seçip kanını emer. Sadece nefret ederler o kadar, özellikle kokusundan tiksinirler. Ben de hiç sevmem mesela ama vampirlerin duyularının aşırı hassaslığı kokusundan daha çok tiksinmelerine sebep olur. Bir yanılgı da sarımsaklı bir şey yiyemedikleridir (vampirler de yiyip içer ama gerek olduğundan değil), oysa yese hiçbirşey olmaz.
Peki o zaman bu sarımsak hikayesi niye abartılmıştır? Şimdi ortaçağdan beri salgın hastalıkların müsebbibi olarak gösterilmiştir vampirler. 1600lerdeki bir salgın sırasında, yüzlerine sürdükleri sarımsak-sirke karışımıyla hastalıktan (vampirlerden) korunduklarını iddia edenler olmuştur. aslında sarımsağın antibakteriyel bilmemne özelliği hakikaten etkili olmuş olsa gerek hastalığa karşı. Yani eski sarımsak inanışının orjini burdadır. Bunlarla ilgili araştırmalarını kullanan yazarlarla vampir edebiyatına etki etmiş, burdan da filmler yoluyla sarımsağın etkisi popüler kültüre abartılı şekilde yansımıştır denebilir. -
türkler olaya şöyle bakar diye belli bir yorum yapamam. Ama türklerdeki vamp inancı balkanlardaki ülkelerle, mesela yunanlılarla karşılaştırıldığında pek zayıftır. vampir inanışı, avrupanın türklerin de yaşadığı bölgeler kaynaklı olduğu için türkleri de es geçmek olmaz ama folklorde türklerin yeri kısıtlıdır yani. Ünlü vampir veya benzeri yaratıkların içinde türk kaynaklı olan yok mesela. Lakin folklorde değilse de kurgusal vampir olayında türklerin yeri mühimdir. Bir kere draculanın esin kaynağı kazıklı voyvoda ile fatih’in aşk-nefret ilişkileri var (uzun hikaye). Sonra yine dracula romanının taslağı denebilecek eserde (polidori...) karakterin vampire dönüştüğü yerin türkiye olması. Ve de anglo filmleri dışında dünya sinemasında öncü bir vampir filmimizin olması. Hatta bugün vamp denince belki ilk akla gelen sivri köpek dişleri sinema tarihinde ilk kez drakula istanbulda’da gösterilmiştir. Yani o şartlarda bu filmi yapanlar büyük insanlarmış. Hatta bir sahnede, şöyle dumanlı bir görüntü yaratmak için efekt olarak, bir sürü adam topluca sigara yakıp dumanı gerekli yere üflemişler falan. neyse, bizim milli vampirimiz yok sanırım. çünkü tarihte vampir olduğu iddiaları oluşmuş gerçek ünlü kişiler içinde türk yok. bugünün ünlüleri içinde vampir var mı dersen... ben en çok giovanni scognamillo'dan şüpheleniyorum. şarkıcı doğuş'ta da bir gariplik var. kadın vampir olarak seda sayan olabilir. reha muhtarda da bir tuhaflık var ama tip olarak pek uymuyor.
kusura bakma ama geldin geldin sonunda sıçtın :) güzelim mesajı seda sayan'la, doğuş'la bitirdin, yazık oldu. ne kadar evil da olsalar asil ve zeki yaratıklardır vampirler. seda sayanla doğuşla ne alaka :)
bir kere nerden biliyorsun bütün vampirlerin zeki ve asil olduğunu ya, tanıştın mı hepsiyle? o dediklerin kurgusal vampirler. folklordeki ilk vampirler hiç de draculavari değildir. perişan şeylerdir, görsen acırsın.
saydıklarımsa tip olarak veya taşıdıkları tarifi zor bir insandışı havayla bende şüphe uyandırıyorlar. scognamillo tip olarak tam eski tüfek vampir zaten. ayrıca korku cemaati içinde yeralan biri zaten. doğuşun garip biri olması dışında gözlerinin çevresinin tuhaflığı dikkatimi çekiyor vs.. arabesk vampir olmaz diye kim iddia edebilir?
Onca şey yaşamış ve görmüş bir undead ne kadar gerizekalı da olsa bir seda sayan bir doğuş olamaz diyorum. perişanlıklarından dolayı da en fazla fıçıdaki diyojen kadar acırım. Elbette Shagal gibileri de olabilir ancak bunlar olsa olsa Kont Von Krolock'un uşaklarıdır.
scognamillo ve reha muhtar için özellikle bişey söylemedim, scognamillo kadar çok şey bilen adamdan tırsarım, reha muhtar için ise söyleyecek bişey bulamıyorum. adam vampir olmasa bile kötü bi kere.
konuyu uzatmadan ben de bi kaç şey sormak istiyorum.
-
ölü bedenden kan içince neden zehirlenilir, zehirlenen vampirimize ne olur, tedavisi nedir?
-
kurbanı vampire dönüştürme meselesi hakkında kafa bulandırıcı bi dolu şey var. kimisi kurabının kanının tamamını içiyor, kimisi bi kısmını içip kendi kanını içiriyor. bu işin doğrusu nedir?
You need to log in to post a reply.