Million Dollar Baby
21 replies · 257 views
eliza bennet wrote:
Bu arada ben hep karakterlerin "çok iyi" veya "çok kötü" olduğunu düşündüğünüz şeklinde algıladım sanki miskinadamın mesajından, mille pardon.
yok ben kötü karakterlerden bahsetmiştim, iyiler için böyle bişey söyleyemem. ama sakat bırakan rakibi, ailesi, salonda çalışan kötü boksör (swank'a sataştı, gitti salak elemanı dövdü) falan fena baydı beni, karakterlerin biraz zorlama olduunu düşünüyorum.
ötanazi konusunda başka filmlerin olduğunu -izlemesem de- biliyorum. onların nasıl olduğunu bilemem ama bu filmin duruşunu da beğendiğimi söyleyemem. sanırım beni asıl rahatsız eden tarafı hiç bişeyi doğru dürüst ele almayışı oldu. sanki daldan dala konuyodu film, bi başarı öyküsü desen tamamlanmıyor, acımasızlık desen havada kalıyor, ötanazi desen doğru dürüst ele alınmıyor. swank'in sakat hayatına dair ne gördük ki, ona ölümü isteten neydi? sadece yatalak kaldığının farkında olması mı. evet bu ölümü istemesi için yeterli belki, ona aşık olan clint'in destek vermesi de normal ama bu sürenin bu kadar kısa olması rahatsız etti beni. o durumdayken ölmenin mi yaşamanın mı daha iyi olduğuna dair kafamı karıştırmadı. bacak kesme olayına ise hala anlam veremiyorum. düşünüp duruyorum, ne gerek vadı ki böyle bişeye.
not: morrison ın uzun mesajını henüz okumadım.
Bence Clint'in karakteri Hillary'nin karakterine aşık değildi.
olabilir, ben öyle algılamışım. (bkz: joel barish)
bacak kesme olayına ise hala anlam veremiyorum. düşünüp duruyorum, ne gerek vadı ki böyle bişeye.
yani dönüşü yok artık diyor, umut kapısını tamamen kapatıyor. filmlerde felçlilerin ayağa kalktığı görünmeyen şey değil. kızı var eden şey boks. o yoksa kendisi de yok. parasını boksör olmak uğruna biriktiriyor, yemek artıklarını yiyor. boksu çok sevdiğinden değil belki ama tutunabileceği tek şey o olduğundan. ailesi yok, boks hayalleri sona eriyor, clint ise adının anlamını söylememişl olduğundan (seyircinin kafasında) öyle bir yol da yok. böylece ötenazi seyirci açısından kabul edilebilir bir hale dönüşüyor. o bacak kesilmeseydi asıl o zaman sorun olacaktı.
eliza bennet wrote:
Bence Clint'in karakteri Hillary'nin karakterine aşık değildi.
evet bir aşk olmadığına katılıyorum.orada bir şevkat ve özlem var.sadece geri çevirdiği mektuplar sayesinde haberdar olduğumuz bir kızı var.ve filmin sonunda anlatıcının kime öyküyü anlattığını dikkatinizi çekmek isterim.işte senin baban böyle biriydi cümlesiyle bir şeyler daha iyi anlaşılır oluyor zaten.yani o senin eksikliğini bu kızla doldurma yoluna gitti şeklinde algıladım ben öyküyü.
yaralı ve "yarım" bir babanın ulaşamadığı kızının yerine koyduğu bir figürle olan duygu yoğunluğu yüksek bir ilişkiyi resmediyor bu film.
ötenazi,boks..vs... konular alt metin olarak değerlendirilmeli...
evet sermest, ne güzel ifade ettin benim düşünüp te edemediklerimi.
oradaki ötenazi olayı onun kendi iç çekişmesi, inandığı şeyler ve kıza olan sevgisi arasında (ki onu çok çok iyi anlıyor) kalması ve zayıfta olsa yine de bir yerlerde var olan "redempiton" şansını feda etmesi (diye düşünüyorum)
You need to log in to post a reply.