Mutsuz Sonlar
32 replies · 551 views
bakış açısına göre değişir ama ;) bence the watcher'ın sonu da kötüydü. zavallı keanu amcam suda boğulmuş vaziyette iken, şehla gözlü dedektif kurtulup battaniyeye sarılıyordu. bırrrrr felaket!
Zeki Demirkubuz filmleri konusunda mutsuz son mu değil mi tartışılmalı bence.
Haneke filmleri gibi mutlu son diil orası kesin de ..Hani mutsuz da uygun kelime değil.Daha çok bi kızgınlık var,bir birseyler yapmak isteme ama yapamama gibi...
mutsuz sonlar diyince bestfilm of all times:
se7en
david fincher o sonla beni keni fanatiği yapmıştı yukarıdada fight clup tan bahsedince ekliyim istedim
seven deadly sins. seven ways to die.
bu arada kişisel bir şey olacak ama paylaşmak lazım gibi geldi, küçüklüğümden beri yırtınırdım "yaa gerçek hayatta her şey mutlu bitmiyo ki bu filmler niye böyle?" diye. Tabii velet ya da tıfıl olarak adlandırıldığım için o sıralar kimseye laf geçirmek nasip olmuyordu. Bir de gerçek zamana takmıştım kafayı. "Aslında adamın yemek yiyişini insanı bezdirene kadar tümüyle verseler, hehehe" türünden cns fikirlerimi toplumla paylaşıyor ve cins tepkiler alıyordum haliyle.
yıllar sonra bir yeni dalga diye bi şeyi keşfettiğimde acaip sevindim bi de forumda bu başlığın ilk yazısını gördüğümde
sağolun varolun demek istiyorum mümkünse
Dün televizyonda vardı oradan aklıma geldi bana göre mutsuz sonla biten bir filmdir. The Jackal, sen o kadar uğraş didin bin tane kılığa gir, sürekli tetikte ol, minik minik hesapla her şeyi sonra kronun biri gelip işesin... var mı lan öle...
Aklıma geldi aceba kötü adamın kazandığı filmler diye bi başlık açsak olur mu ki...
http://www.imdb.com/title/tt0141974/
BUDUR....
konudan biraz alakasız olacak ama sölemek istediğim şu ki bir filmin sonunun mutsuz ya da mutlu olması hiç önemli değil ki.yani filmin sonu mutlu bitince içindeki bütün mutsuz olayların içi boşaltilmiş mi oluyor?ya da aynı şekilde mutsuz bitince meydana gelmiş bütün mutlu (olumlu vb)olayların içeriği sıfırlanmiş mi oluyor?bir filmi sonunda nasıl bitecek diye mi izlioruz:)sanmıyorum.her sahne hatta her kare sana görmek istediklerinden fazlasını werir fikrini temel alarak bunları dile getiriorum.yoksa sonunda padişah dilenci olmuş,aşıklar buluşamamiş bana ne:))bitti.
american history - edward furlong un (yanılmıyosam) kafasına yediği kurşun. herşeyi mutlu sona bağladığınız, uzlaşma oldu dediğiniz anda parçalanan bi resim. o kadar da kolay diil demesi gerçekçiliği artırmıştı şaşırtırken hoşuma da gitmişti bu "mutsuz son". bu arada sonlar en önemlidir yaw (bütün filmi toplayabilir de yok edebilir de- en son gördüğün en çok hatırlanır) her ne kadar tartışmıyosak da.
biliorum aslında bunu yazmam gereksiz ama filmin sonları bu kadar önemliyse neden sadece sonunu izleyip cıkmıyoruz?? SAÇMA MI? bilim adamı tarafından bir labirente konan we peynire ulaşmak için çabalayan fare modunda film izlemek de bir seçim tercihi tabe.çizgisel olan sinema filmin sonu için seni hazırlarken (ya da beni aynı yolun yolcusuyuz) bütün her şeyi ters yüz ederek o merak hissini öldürerek filmden çıkıp o sinemayı da yaksak nasıl olur? fin.
açıkçası son cümleni pek yakalayamadm. anlatım şekilleri üstünde nie durduğunu(çizgisel olmuş dairesel ya da ters?) perdedeki son görüntülerden bahsetmiştm ben. şimdi bakınca yanlış bi genelleme olduğunu farkettm. her film için böle bişiy denemez. atıyorm bi bergman filminde sonunu izlemen bişiy ifade etmez seni sadece daa fazla meraklandırır ama mesela 6.his te son en önemli parça olmuştur onu izlersen dediğin gibi filmi izlemene gerek kalmayabilir( hikaye dışı görüntüydü sesti gözardı ederek). şahsen işaretlerin de sonunun en önemli yeri olduunu düşünürm benim için filmi mahvetmiştir. yani filmden filme deişir anlamsız bi tartışmaya gider gibi böle. eywallah
You need to log in to post a reply.