Skip to content

türk filmlerinde korku filmi neden yapılmıyor?

16 replies · 198 views

DE
Demonaz
Joined: Aug 21, 2002
24 posts
Jun 04, 2003, 06:01 AM#3590

Merhaba,

Bu forumda Sinema hakkında konuşuyoruz. Haliyle yazdıklarımda Sinema sektörünü kapsıyor. Ben Türk milleti yaratıcıdır diye yazmadımki. Türk insanı yaratıcıdır diye yazdım.
Sen kendini yaratıcı olarak görüyorsun ve kabul ediyorsun. Ama ben, sana ait hiçbir yaratıcı çalışma görmedim. Varsa yaptığın yaratıcı çalışmalar paylaş o zaman.
Bu ülkede birçok yaratıcı insan var ama aynı oranda imkan yok.

Sormak istiyorum; Hangi ülke insanları yaratıcıdır, yaratıcılık hangi ülke insanlarının tekeli altındadır?

Bir insanın kurnaz olması, yalan söylemesi onun yaratıcı zekaya sahip olduğunun kanıtıdır. Kafası çalışmayan insan kurnazlık yapamaz.

Türk Sineması'nın korku filmi yapma gereksinimi var mı... Türk sinemasının yokta hangi sinemanın ihtiyacı var? Ayrıca bu ülkedeki sinemacıların içine düştüğü en büyük hata; yaşadığı ülkeye endeksli sınırlı bir düşünce yapısına sahip olarak film yapmaları. Arkadaşımın yapacağı filmi İstanbul' da çekecek ama film İstanbul' la ve Türkiye ile sınırlı kalmayacak. Film vizyona girdiği vakit gereken cevaplarda verilmiş yanıt arayan sorularda ortadan kalkmış olacak.

İzlenilen bir film tabiki eleştirilir, eleştiriliyorda. Ama durum böyle değil. Beğenmediysen git daha iyisini yap demiyorum zaten. Eğer bu gidişattan rahatsızsanız, ortaya daha iyi bir iş çıkartın, çıkartalım diyorum.

Birde şunu bir kez daha yazıyorum; Beğenmediğiniz bir korku filminden daha iyi bir hikaye yazın lütfen. Hatta bu forumda paylaşın.

printerson
printerson
Joined: May 06, 2002
1,034 posts
Jun 04, 2003, 11:26 PM#3614

Önceki mesajımda da vurgulamaya çalıştığım bir şey var. Kafanın çalışıyor olması yaratıcılık anlamına gelmez. İki uzak "bilgi temelli" durumun ilişkilendirilmesidir yaratıcılık. Oturduğun yerden yapılan şey kurnazlıktır. Yani kafanın çalışmasıyla yaratıcılık birbirine yakın gibi görünen ama yakın olmayan şeylerdir. Yaratıcılık, iki ya da daha fazla "şey" arasında kurulan aracılık misyonudur. O şeylerin ne olduğunu bilmek eser sahibine ait olan yükümlülükür. Bunu yükümlülük değil beceri olarak görürsek, bilgi yerine kurnazlığı koymuş oluruz. Araçlarda çatışıyoruz yani...

Yine önceki mesajımda yazmış olduğum Türk Sineması'nın korku türüne gereksinim duyup duymaması meselesine gelirsek... Korku türü, kültürel kökenlerine bakıldığında modern ve rasyonal toplumlarda filizlenmiş bir türdür. Bunun başlıca nedeni, rasyonal hayatın içine atılmış olan irrasyonal kırıntıların insanlar üzerinde yarattığı şok edici ve korkutucu etkidir. Oysa Türkiye toplumu, post-modern ve irrasyonal bir toplumdur. O nedenle bu kültürel iklimde yapılacak irrasyonal "kurnazlıklar" yemez. Bizleri korkutacak olan rasyonalite (akılcılık) olacaktır. Ancak bunun sinemaya yedirilmesi imkansızdır çünkü aklın sanata yansıtılması ciddi bir özgünlük sıkıntısını beraberinde getirir. Bu bağlamda korku sinemasının var olacağı toplumlar da mevcuttur. Kimdir bunlar? Modern ve rasyonal toplumlardır. Yani batı toplumlarıdır, yani sanayi toplumlarıdır. Çok net...

Benim yaratıcılığıma gelince... Onun sadece bir örnek olduğu mesaj okunduğunda anlaşılıyor. Kontrol ettim tekrar... Çok yaratıcı enfes biri olduğumu iddia etmiyorum...

You need to log in to post a reply.