Müslüm Gürses
27 replies · 411 views
simdi mesela benim aklima soyle seyler geliyor:
muslum gurses ile punk kulturu arasinda bir iliskisi kurulmasi "makul". ancak punk neye denk dusuyor. muzikal kokenlerinin disinda bir "yasam bicimi" olarak punk kulturu ne menem bir seydir? kokenin amerika mi ingiltere olmasi muzikal tartismalar disinda cok onemi yok sanirim. ancak punk (serseri) denen "kisi" daha cok endustri toplumunun yarattigi bir urun gibi geliyor. (populer kultur acisindan soylemiyorum bunu. bir altkultur baglaminda).. "tek disi kalmis canavar"a donusmus bati medeniyetine karsi "serserice" icten, samimi, tam sokagin kosesinden gelen bir muhalif ses.
peki bizim punk olmamiz mumkun mu? bu topraklarda babadan aldiginiz harclikla, egos jolenizin yardimiyla horoz ibiği yaptiginiz sacinizla ve "fakirligi sembolize ediyor abi" diyerek aciklandigina sahit oldugum zinciri pantolonunuza asarak gittiginiz punk koneri sizi punk ilan ediyor mu? (soz meclisten disari)
punk denen adam buyuk cogunlukla acik ve net bir "kaybeden". kaybedencilik oynayan degil, ister bir tutunma bicimi olarak, ister yasamin sillesini yemek anlaminda olsun o adam icten bir "kaybeden". sokalarda basina gelecek tehlikelere karsi uzerinde zincir tasimasi onun yasam bicimiyle ortusuyor. ancak yine "sistem" kultur endustrisi araclariyla onu bir modaya donusturebiliyor.
bizim sokaklarda kazagini icine sokmus, yakasi acik, insaatlarda calisan, bekar odalarinda yatip kalkan, duygularina muslumun soyledikleriyle anlam katabilenleri goren bizim cocuklar onlari "serseri", "kıro" ilan ederken elin serserisi gibi olmayi bir "statu" kabul etmesi de ayri bir ilgincliktir.
ezilmis olmak, harbi kaybeden olmak tek basina bir marifet degil elbette. ancak bu duygulari, icinde bulundugun acilari kulture donusturebilmek onemli. bizde acilar kedere donusuyor, oralarda isyana. burda kadere isyan ediliyor orada sisteme.
Last edited: Jun 26, 2003, 02:19 PM (1)
Martin Mystere wrote:
peki bizim punk olmamiz mumkun mu? bu topraklarda babadan aldiginiz harclikla, egos jolenizin yardimiyla horoz ipigi yaptiginiz sacinizla ve "fakirligi sembolize ediyor abi" diyerek aciklandigina sahit oldugum zinciri pantolonunuza asarak gittiginiz punk koneri sizi punk ilan ediyor mu? (soz meclisten disari)
....bizim sokaklarda kazagini icine sokmus, yakasi acik, insaatlarda calisan, bekar odalarinda yatip kalkan, duygularina muslumun soyledikleriyle anlam katabilenleri goren bizim cocuklar onlari "serseri", "kıro" ilan ederken elin serserisi gibi olmayi bir "statu" kabul etmesi de ayri bir ilgincliktir.
Son dönemlerde forumda gözüme çarpan en iyi tespit...
SERMEST ÇAPAN wrote:
Martin Mystere wrote:
peki bizim punk olmamiz mumkun mu? bu topraklarda babadan aldiginiz harclikla, egos jolenizin yardimiyla horoz ipigi yaptiginiz sacinizla ve "fakirligi sembolize ediyor abi" diyerek aciklandigina sahit oldugum zinciri pantolonunuza asarak gittiginiz punk koneri sizi punk ilan ediyor mu? (soz meclisten disari)
....bizim sokaklarda kazagini icine sokmus, yakasi acik, insaatlarda calisan, bekar odalarinda yatip kalkan, duygularina muslumun soyledikleriyle anlam katabilenleri goren bizim cocuklar onlari "serseri", "kıro" ilan ederken elin serserisi gibi olmayi bir "statu" kabul etmesi de ayri bir ilgincliktir.
Son dönemlerde forumda gözüme çarpan en iyi tespit...
Bu da benim gozume carpan en iyi tespit.
Akıp gitmesin konular....
Düşünceler ışıldasın...
Majere wrote:
SERMEST ÇAPAN wrote:
Martin Mystere wrote:
peki bizim punk olmamiz mumkun mu? bu topraklarda babadan aldiginiz harclikla, egos jolenizin yardimiyla horoz ipigi yaptiginiz sacinizla ve "fakirligi sembolize ediyor abi" diyerek aciklandigina sahit oldugum zinciri pantolonunuza asarak gittiginiz punk koneri sizi punk ilan ediyor mu? (soz meclisten disari)
....bizim sokaklarda kazagini icine sokmus, yakasi acik, insaatlarda calisan, bekar odalarinda yatip kalkan, duygularina muslumun soyledikleriyle anlam katabilenleri goren bizim cocuklar onlari "serseri", "kıro" ilan ederken elin serserisi gibi olmayi bir "statu" kabul etmesi de ayri bir ilgincliktir.
Son dönemlerde forumda gözüme çarpan en iyi tespit...
Bu da benim gozume carpan en iyi tespit.
Akıp gitmesin konular....
Düşünceler ışıldasın...
Aynen Katılıyorum!
ağzına sağlık Martin kardeş...
Rediyez wrote:
Majere wrote:
SERMEST ÇAPAN wrote:
Martin Mystere wrote:
peki bizim punk olmamiz mumkun mu? bu topraklarda babadan aldiginiz harclikla, egos jolenizin yardimiyla horoz ipigi yaptiginiz sacinizla ve "fakirligi sembolize ediyor abi" diyerek aciklandigina sahit oldugum zinciri pantolonunuza asarak gittiginiz punk koneri sizi punk ilan ediyor mu? (soz meclisten disari)
....bizim sokaklarda kazagini icine sokmus, yakasi acik, insaatlarda calisan, bekar odalarinda yatip kalkan, duygularina muslumun soyledikleriyle anlam katabilenleri goren bizim cocuklar onlari "serseri", "kıro" ilan ederken elin serserisi gibi olmayi bir "statu" kabul etmesi de ayri bir ilgincliktir.
Son dönemlerde forumda gözüme çarpan en iyi tespit...
Bu da benim gozume carpan en iyi tespit.
Akıp gitmesin konular....
Düşünceler ışıldasın...Aynen Katılıyorum!
ağzına sağlık Martin kardeş...
hah!!
:)
punk denen şey izleyicinin izleyici olma, müzisyenın icracı olma durumunu muğlaklaştıran, DIY yani kendin yap felsefesi yoluyla profesyonellikten öte herkesin üretebileceğini ve bunun en az lou reed' in ki kadar anlamlı olduğunu anlatan bir gelenek değil mi? punk amerikan icadıdır derken modlar ve teddylerin memleketinin neresi olduğunu bilmek lazım. punk' ın işçi sınıfı ya da underclass dediğimiz insanların müziği olduğunu bilmek lazım. kuşe kapaklı dergiler yerine fotokopi fanzinlerin, DIY afişlerin en serseri ve beş parasız grupların, "yaşamı örgütlemek" konusunda hevesli olanların, squat dediğimiz işgal evlerinin nerede ortaya çıktığına bakmak lazım. bütün bunların amerikada avrupadan sonra ortaya çıkan direniş biçimleri olduğunu siyasi tarihten de profene existence(dünyanın en taşşaklı hc/punk fanzinidir)dan da okuyabilirsiniz. punk işte bunlardır. amerikadaki "punk kültürünü" merak edenlere ise bunun bir "kültür" olarak oregon ve washington eyaletleri dahilindeki illerde pratik karşılığı olan bir kültür olduğunu söylemek isterim. dahası 99' da punklar WTO toplantısı sırasında Seattle da anarşist alışveriş yapmak suretiyle DIY' ın politik karşılığı olan "doğrudan eylem"in en baba örneğini sergilemişlerdir. o gün dünyada yayınlanan pek çok ciddi gazete "punk attacked seattle" diye çıkmıştır. bunlar ne arabesk kültüründe ne de lou reed de karşılığını bulur. hangi arabesk dinleyicisinin ortalama bir punk' ın sahip olduğu bu dertlere sahip olduğunu söyleyebilirsiniz. bugün hiç birini bilmediğimiz mülksüzlerin eseridir punk.
lou reed abiyi de en son central parkta tai chi yaparken görmüşler :)
(bu arada velvet underground' un iki yıl önde yayınlanan üçlü albümü yeryüzünde müzik adına yapılmış en güzel şeylerden biridir tüm sinefillere şiddetle tavsiye edilir)
ayrıca punk' ın bir amerikan veya ingiliz alt kültür grubundan ziyade tarihi yıldızlar tarafından değil insanlar tarafından yazılmış ya da yazılmakta olan bir karşıt kültür/ isyan hareketi olarak değerlendirilmesi taraftarıyım. daha fazla bilgi için crimetinc' in ya da demonbox collective in sitelerine bir bakın bence. printerson eğer hatırlarsa kendisinde crimetinc tarafından kaleme alınmış "direnişe katıl aşık ol" diye bir metin vardı. işte punk zannımca o metinden yansıyan ruh halidir.
haa bu memlekette punk olur mu derseniz "tesis yetersiz" ve "halk bunlara hazır değil" diyebilirim.
neyse ben eskişehir cehenneminden kaçışı gerçekleştirmek üzere gara doğru gidyorum.
İnanılmaz derecede güzel bir yazıdır. karaMecmuada çıkmıştı... Kesinlikle herkes okusun...
Sizin bahsettiginiz punk ile benim bahasettigim punk aynı şey degil!
Israrla üstüne basarak söylüyorum,American Punk apayrıdır brıtısıh Punk'ından.Newyorktaki CBGB adlı underground bar ,(ramones'in,iggy nin fırladığı yer) Punk tarihinde Punk'ın dogumevi diye geçer.
American punk'ı sosyal normları,gelenek gorenekleri taşlar, onları yıkmaya çalışır.
Brıtısh de ise olay tamamen politikaya dökülmüştür.Ya da dökülmeye çalışılmıştır.
Amerika'dan Avrupaya punk'ı taşıyan bir evli çifttir:
Malcom Mclaren ve V.Westwood.Birisi pazarlamacı(sonradan Sexpistols'un menejeri) birisi de Modacıdır(sonradan Sexpistols'u giyip kuşandıran hatun).Bu çift avrupaya punk'ı taşımıştır.
Bu konu hakkında bütün detayları buraya yazamayacagım.
ilgilenen arkadaşlar varsa şu isimleri nette araştırabilirler:
Malcom Mclaren
V.Westwood
CBGB
Bu arada Joe Strummer'ın ingiliterede büyüyen punk akımı icin bir roportajında şöyle der: (1995)
-Joe,Zamanında filistin kurtluş örgütünün amblemini taşıyan bir tişörtle konsere çıktınız.Bu hareketiniz ,bu örgütle ilişkiniz olduguna dair soylentiler dogurmuştu ,bu konuda ne diyorsun?
-bi gün grup elemanları ile haberleri izliyorduk.Bir örgütün haberini veriyordu.Ve elemanların üzerinde yıldızlı falan çok guzel bi tişört vardı.Vay be giyelim lan çok guzel bi tişörtmüş dedim ve giydik.Bundan ibaret.
sexpistols' ın bir proje grubu olduğu konusunda haklısın, ancak etki yaratmak ve sonrasında ele gelir bir karşıt kültür geliştirmek konusunda ingiliz punklarının daha etkin bir grup olarak öne çıktığı kanısındayım. aynı punktan bahsetmediğimiz konusuna gelince evet haklısın. benim kastettiğim punk bir sosyal hareket bir sanat akımı değil. diğer yandan punk' ın tarihiyle eş olan bir tartışmaya parmak basmaktayız sanırım. ve anladığım kadarıyla ne sen ingiliz punk geleneğine bu kadar açıktan bok atmaktan ne de ben erken dönem amerikan "punk" yönelimlerini hor görmekten mutluluk duyacak değiliz. gerçekten ilgilenen insanlar internette biraz gezinmek suretiyle ikimizin bakış açısını yansıtacak farklı metinlere ulaşmakta zorluk çekmeyecektir.
bu anlamda RASH Ankara (red&anarchist skinheads) nın sitesindeki giriş yazısı incelenebilir.
punkı kapitalistin ağzında yeniden küfür haline getirmek ise tüm dünya punklarının boynunun borcu olsun gayrı...
Rai kardes uzlasma icin tesekkur ederim ama ingiliz Punk'ına bok atmiyorum,atmam da.
Onun apayri bir yeri oldugunu ve cok farkli bir akim oldugunu belirtmek istedim sadece.
Cunku gunumuzde Punk denildiginde sadece serseri-yıkıcı kavramlari akla geliyor.Punk'ın sadece bu kavramlar olmadığını, bambaska boyutlara da sahip oldugunu söylemek istedim.
Mesela Joan Ozborne su an NYC nin en ünlü punk barlarindan birinde akustik performans gostermektedir.
Çünkü sözleri punk'in bahsettigim boyutunu tamıtamına yansıtmaktadır.Tabii ki bunun yaninda ayni mekanda Coppermine gibi yeni punk müzisyenleri de sahne almaktadir.
Bu punk'in baska boyurlara da sahip oldugunun cok guzel bir örneğidir.
Umarim anlatabilmisimdir.
Bu konuyu da burda kapatıyoruz sanırım...
You need to log in to post a reply.