çoook önemliii
19 replies · 534 views
çoook önemliii
evett arkadaşlar size -bence- çok önemli bi soru soracam..
birbirinden bağımsız birbirini tanımayan iki insan düşünün.bunların, diğer insanların aralarında olan ortaklıktan fazla hiç bir ortak noktası yok..sadece bunun dışında ORTAK GÜNAHLARI. zaten sorum da bu. bu iki insanın ortak günahı ne olabilir... ??????????????
evet arkadaşlar sizlerden yaratıcı fikirler bekliyorum
Daha açıklayıcı olursan daha yaratıcı bir şey çıkar... Mesela bu soruyu neden sorduğunu söylemekten başlarsan iyi olur...
bu soruyu neden soruyorum.... bu soru su an senaryosuyla uğraştığım bi kısa film projesinin kilit noktası ve bi türlü bu kilidi açamadım.dolayısıyla ben kitlendim :) bunun dışında aslında ben de şu an bu kadarını biliyorum..dedim ya kilit noktası ve senaryonun devamını etkilediğinden bi şey yapamıyorum ve de size de yazamıyorum..
arkadaşlar bu konu için kafanızı biras yorarsanınız gerçekten çok sevinecem.........
valla biraz daha detaya ihtiyaç var çünkü şu halde ben bir sürü yeni soru üretmekten fazlasını yapamıyorum. misal: günahı tanımlar mısın, dini vecibeleri mi, toplumsal kuralları mı, etiği mi referansa alıcaz. Eğer etikse kime göre neye göre. Diğerlerinden biri ise herşey olabilir ikisi de çok içiyordur, ikiside kumar ya da fuhuş bağımlığısıdır hötdür zötdür. ancak aklıma şöyle bir şey geliyor ikisinin de gözü mesleklerinden başka bir şey görmüyordur sen de onları "hayatın akışına bir an bile olsun kapılmayıp ona saygısız etmekle itham eden" bir duruşla eleştirebilirsin. Sonra birbirlerini bulup durumun farkına varırlar vs. vs. pek öyle ahım şahım bir fikir olmaz ama işte.
Jon Irenicus wrote:
valla biraz daha detaya ihtiyaç var çünkü şu halde ben bir sürü yeni soru üretmekten fazlasını yapamıyorum. misal: günahı tanımlar mısın, dini vecibeleri mi, toplumsal kuralları mı, etiği mi referansa alıcaz. Eğer etikse kime göre neye göre. vs. vs. pek öyle ahım
aslında bu dediklerinden her hangi biriyle ilgili olabilir..konu soyutsallığa da kaçabilir.yani somut olması gerekmiyor.benim bu konuda aklıma gelen bi şey var ama bu biraz işin içinden sıyrılıp meseleyi izleyiciye yüklemek oluyor.nedir diyceksiniz? "bu iki adamda farklı zamanlarda karanlık hem de zifiri karanlık bi yoldan geçerler" ama işin açığı bu pek de aklıma yatmadı.siz bu konuda ne düşünürsünüz,merak ettim.bu konuyla da ilgili bi şeyler yazarsanız sevinirim. konuya geri dönecek olursak benim yapmak istediğim (tabi eger çekebilirsem) bu günahı izleyenlerin gözüne sokmadan vermek. yani bunu dikkatli izleyip, düşünüp bulmalarıdır.böyle bi şey arıyorum. ama eger böyle bi şey bulamazsam biraz daha açık vermek zorunda kalacam bunu.
size benim bildiklerimi tamamen yazayım. iki adam var birbirlerindn çok farklı yani ortak yönleri minimum.(herhangi iki insanın ortaklığı kadar ortak yönleri var) zaten bu iki adam hiç bi zaman aynı kareye girmeyecekler.farklı iki hikaye gibi.dediğim gibi tek ortak noktaları günahları.bu günahı işledikten sonra bi adamın yavaş yavaş uzuvlarını kaybetmeye başlar.diğer adamın da yavaş yavaş hayaı mahvolur.sonunda bu adamda bi şekilde öldürülür ya da intihar eder(buna karar vermedim henüz).
işte benim bildiklerim de bu kadar.ayrıntılara girmedim çünkü günahla bağlantılı bi şeylerin olabilme ihtimaline karşı.yani şimdi bi şeyler hazırlayıp, günahı bulunca bunları çöpe atmak zoruma gider doğrusu..sanırım bunlar işinizi görür. yani benimde bildiklerim bu kadar zaten. biras kafa yorarsanız bu mesele üstüne hakkaten sevirim
Sedef wrote:
Selam, bence hepimizin ortak bir ozelligi var ki o da en cok kendimizi sevmemiz, sevgiliyi severken bile. Yani bencillikten soz ediyorum. Gunah midir sevap mi bilmem ama en belirgin ortak yanimiz oldugu kesin.
Talebe nerdesin güzelim?
Özlettin kendini!!!
ne oldu, cikti mi bir sey? icime dert oldu valla bu problem...
kusura bakmayin ama biraz sert çikicam...
Nedir bu soyut anlatma ve izleyicinin gözüne sokmama kasintisi anlamiyorum. Kisa filmcilerin bir çogunun agzinda bu cümleler var. Efendim somut olsun, gözümüze sokulsun ama yeter ki orijinal olsun...
Bakiniz bir netice yok hala...
eğer birşeyleri seyircinin gözüne sokarak anlatmak istiyorsan o zaman eğitim programı çekersin olur biter. bu tür filmler bana hep "tribünden atılan yabancı maddeleri tavuk gibi yerden toplayıp hakemin eline zorla sıkıştırmaya çalışan konuk takım futbolcularını" hatırlatıyor. bilmiyorum belki alakasızdır ama film sıkmaya başlayınca hep bunu düşünürüm.
Bencede bir konuyu anlatmak istiyorsan onu açık açık söyleyeceksin.Filmin ana teması ne ise o konuda yoğunlaşacaksın eğer filmde karakterler kötü olaylar yaşıyorlarsa canları yanıyorsa bunu öylebir vermelisinki filmi izleyenlerinde canları yanmalı eğer karakterler üzülüyorsa bende üzülmeliyim filmi izlerken yani film anlatmak istediğini yüzüne vurmalı ama bu demek değildirki herşey göz önünde olacak bir insanın anlatmak istediği bir çok şey vardır bunları anakonuyu dağıtmadan serpiştirmeli filme zaten anlayan anlar anlamayanlarlada benim işim yok.Günah meselesine gelince bana hiçbir şey bilmeden çokşey anlatmaya çalışıyormuşsun gibi geldi sen seyirciye ne vermek istediğini bilmiyorsun ve gereksiz konular üzerinde vakit kaybediyorsun önce düşün benim anlatmak istediğim ne diye eğer anlatacak birşeyin olursa ondan sonra yazarsın karakterlerin başına gelenleri.Bu forumdan yardım bekliyorsun ama çokda iyi bir fikir çıksa bunu iyi yansıtamazsın senaryoya çünkü sen önce yan olayları kurmuşsun olayları günahın etrafına kurmak yerine günahı olaylara uyduracaksın ve vermek istediğin etki azalacak hatta kaybolacak çünkü fikir senin olmayacak özgünlüğünü kaybedecek bence sen bütün bildiklerini unut ve yazmadan önce düşün yazdıktan sonra değil....
ZooooMun her kelimesinin altina imzami atiyroum.
Mesele açık anlatım - kapalı anlatım meselesi olmamalı. Bir konu/düşünce/mesele ancak kamera aracılığıyla anlatılabileceği için, başka türlü onu anlatmak mümkün olmayacağı için sinema diliyle anlatılmalı. Bu senaryoya dayalı sinemayı öldürmeyi gerektirmez. Gerekirse senaryo/mizansen/diyalog da bulunabilir sinema filminde. Ama sinema anlayışı önceden belirlenmiş herhangi bir yapının üzerine "giydirilmemelidir" bence.
Aslında günahı anlatma meselesiyle ilginç bir paralelliği var bunun. Günahı anlatacak kameranın ahlaklı olması beklenir ki günahın mahiyeti anlaşılabilsin. Aklıma hep Godard'ın meşhur sözü geliyor (foruma daha önce de yazmıştım sanırım) :
Bir kamera hareketi eninde sonunda ahlaki bir meseledir.
You need to log in to post a reply.