Kötü Yönetmenler
29 replies · 633 views
Kötü Yönetmenler
Genelde iyilerden konuştuk ben de benim için en kötü yönetmenleri yazayım dedim.
Biri Theo Angelopoulos.Çünkü seyircisini entellektüel olarak düşünüyor ve bilgi üzerine yorum sineması yapıyor.Ulis'in bakışı filminin hepsini izleyemesem de bazı semboller ve imgeler gerçekten bana hiçbirşey çağrıştırmadı.Kendi bilgisizliğimden kaynaklanabilir belki ama tüm balkan tarihini bilmem gerekli mi acaba?
Ayrıca uzun bir süre kameranın etrafında döndüğü o heykelin Lenin heykeli olduğunu öğreninceye kadar akla karayı seçtim.Bir yönetmen herkesime hitap edebilmeli birşeyler verebilmeli.
Diğeri Roland Emmerich.Kurtuluş Gününden Vatansever e kadar hiçbir filmini sevmedim.Çok müsrif ayrıca yeteneksiz.
Sizin en kötülerinizi görmek için sabırsızlanıyorum.
bence bu konuya verilebilecek ilk örnek kendi coğrafyamdan çıkmış olmasından utanç duyduğum bir isim.SİNAN ÇETİN...
ertem eğilmez asistanlığının zerresinden kazanç sağlayamamış bir yönetmen.türk sinema tarihinin dünyayı kurtaran adam filminden sonra gelen en kötü filmi bay e tamamiyle onun eseri.propaganda ve komser şekspir filmleri ise tam bir facia.bence bunun temelde iki sebebi var.çünkü her iki filmde de çetin,oldukça kaliteli bir öyküye ve castinge sahip olmasına rağmen filmleri hiçbir sinemasal içerik taşımıyor.yani elindeki malzemeyi kullanamayan bir sinema özürlüsü.
yabancılardan örnek vermek gerekirse david lynch sinemasını çoğunluğun aksine beğenmediğimi söyleyebilirim.bunun sebeplerini karşıtlar olursa tartışmakta hiçbir sakınca görmüyorum...
Ben tam anlamıyla bir Lynch fanatiğiyim.Onun yaşayan en büyük yönetmen olduğunu düşünüyorum.Neden?
Herşeyden önce onun filmlerinde seyirci çabalamak zorunda.Yani bir romantik komediye gitmiş gibi davranamazsınız.Bu benim sinemadan anladığımla eşdeğer.Seyirci yorumlamalı(bu yorum asla bilgiye dayalı değil),filmin bir sahnesini bile kaçırmamalı.
Diğer bir neden;onun filmleri bana daha önce yaşamadığım duygular yaşatıyor.Renkler ve kamera inanılmaz gerilimler yaşamanıza sebep oluyor.
Kurgu Lynch i Lynch yapan ögelerin başında.Bir arkadaşım Lynch in tüm sahneleri çektikten sonra onları bir kazana atıp karıştırdığını ve önümüze sunduğunu söylemişti.Bu görüşe neredeyse katılıyorum.Ama Lynch bu sahneleri bilinçli bir karmaşık diziye koyuyor.
Oyuncuları kullanımı,müzikler(Kayıp Otoban dakileri unutmak imkansız) ve daha sayabileceğim bir çok neden.
meşhur bir söz vardır ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.yani lynch hakkında yorum yaparken onun filmlerini ve sinema tarzını masaya yatırmak lazım.en yakın örnek olan mullholan dr. dan yola çıkacak olursak gizliden gizliye ortaya koymak istediği hollywood eleştirisini tutarsız buluyorum.çünkü kullanmış olduğu karakterler film boyunca ne kadar kaliteli performanslar sergilemiş olsa da üstlerine bir kıyafet gibi oturttukları karakteri perdede bir türlü kendini tam olarak yansıtamıyor.düş ile gerçeklik kuramının iç içe geçmesi sonucunda öyküyü oluşturan karakterler belirli bir yapıya ve biçime bürünemediği için anlatım gücünden ve hafızalardan uzak kalıyorlar.yani lynch sinemasının figürleri pespaye kullandığı kanaatindeyim.avrupalı çoğu yazar lynch için biraz kaba bir tabir olacak ama "beyin si**ici" tanımını kullanmıştır.eğer bu bir başarıysa bunun hakkını verdiğini söylemek yanlış olmaz.ben, senaryo kurgu ve teknik troykasının lynch tarzında ağır aksaklıklar yaşadığını düşünüyorum.
daha çok şey söylemek isterim ama bu kadarı da yeterli sanırım...
konuya nerden gireceğimi bilemiyorum ve kendimi doğru dürüst ifade edememe endişesi taşıyorum ama yine de deniyeceğim.
sinan çetin meselesine genel olarak katılsmda yeteneksizliği konusunda hem fikir değilim. çiçek abbas belki buna örnek teşkil edebilir. kişisel düşüncem iyi bir görüntü yönetmenine sahip ve yine iyi bir gözü olan bir dangoz olduğu yönünde. bunun temel nedeni de senaryosuz çalışmayı inadım inat bir hale getirmesi. hazırlıksız yapılan çekimler anlatımı bozduğu gibi ışık ve dekor da da sorunlar yaratıyo ama bu adam uzun ve üzeirne polemik yapılması sıkıcı bi kişilik o açıdan onu geçtim.
lynch konusunun tamamen karşısındayım. oyuncularla ilgili eleştirini saygıyla karşılamakla beraber katılmıyorum. zira dediğinin tersine pek çok avrupalı eleştirmen ve yönetmen de lynch in oyuncularıyla çekimden önce konuştuklarını dinleyebilmek için çok fazla şey vereceklerini beyan etmiştir. seyircisini yorar evet ama bu amaçlıdır tıpkı oyuncu kullanımı gibi. lynch'in genel mantığı görselin gerçek olmadığı üzerinedir. dolayısıyla oyuncuların karakterleri üzerlerine elbise gibi giymeleri normaldir çünkü onlar zaten o kişilikler değildir. kurgu konusunda ise kayıp otoban "döngüsel kurgu" gibi olağanüstü bir şeyi ortaya koyarki şahsen aklım çıkmıştı. filmlerinde alttan ve üsten pek çok şeyi sorgular. o açıdan herhangi bir lynch filmine bu hollywood eleştirisi veya kadın ile erkeği sorguluyor yada şiddet karşıtı gibi kısa ve basit yorumlar yapmanın haksızlık olacağını düşünüyorum. tabi dediğim gibi tamamen kişisel herkes herkesi sevmek zorunda değil daha kapsamlı anlatmaya çalışıcam derdimi bi ara.
kötü yönetmen ise kendi coğrafyamdan mustafa altıoklar dünya için düşünmedeyim.
olayın aslına bakmak gerekirse lynch"in,sevilen ve sevilmeyen yönetmen olmasını tamamiyle anlatıcılığına borçlu olduğunu söylemek gerek.benim asıl anlatmak istediğim şey mariuhana içer gibi hikaye anlatırsan işin sonuna geldiğinde kimse filminden bir halt anlamaz.bundan daha mahalle ağzıyla yazılır mıydı bilmiyorum ama duygularımı açıklayacak tek cümle de buydu sanırım.yıllarca izlediğim filmlerden okuduğum kitaplardan çıkardığım sonuçlardan biri de şudur:"iyi yönetmen iyi öykü anlatabilendir".benim lynch ile ve onun sinemasıyla olan derdim de bu zaten.kaliteli oyunculuk kaliteli biçim ve görüntüleme=sıfır öykü...
ister kayıp otoban isterse mullholand çıkmazı olsun o filmi izledikten sonra aklımda kalan bir öykü yok.son olarak hollywood eleştirisi konusunda yaptığım yorumu kısa ve basit olarak algılıyorsun.karmaşık ve uzun mu olmalıydı?!!!
tartismayi yeni ortak olabildim. yine de fazla vaktim yok şu an için ama söylemeden edemiycem: lynch icin (ki bu sekilde dusunen daha bir kac yonetmen var) hikaye ve oyunculuk sinemasal malzeme acisindan bir "figurden" baska hic bir sey degildir. onu daha "sıkı" kavramanın yolu bu gerçeğe dikiz atmaktan geçiyor. aslolan temel mesele, üst yapı. üst yapı ama katmanları ile varolan bir üst yapi, çoklu okumaya izin veren bir yapı.. meselesini hikayenin salt varlığında arayanlar lynch'e peşinen olumsuz bakmalılar zaten. (ha, bu arada "aslonan, hikayedir, degildir") tartışmasında "şimdilik" taraf olmak istemem. ama lynch boyle bakar derim..
komu dışı (veya belki de içi) bişey sormadan tartışmaya devam etmek istemedim. (S.Story filmini izledim ve ne demek istediğini anladım o ayrı). biraz alıngan davranıyor olabilirim ama cümlenin sonuna bolca ünlem koymanı gerektirecek kadar seni kızdırdık mı yoksa onlar sadece bir vurgulamamamı? sadece merak ama biraz agrasif göründü ne biliym yüzyüze konuşuyor olsak bağırıyormuşsun gibi. curiosity kills the cat :)
yo,hayır kesinlikle bir kızgınlıktan dolayı o ünlemleri koymadım.oradaki işaret sadece şaşırdığımı belirliyordu.uzun süre tatilde olduğum için de bu cevap biraz gecikti.bence lynch konusuna öykü temelinden devam etmek lazım.
eeee sermest bu konuya devam etmeyecek misiniz?
diğer sinema sitelerinin yorumlarının yazılış tarzıyla şunu söyleyeyim ve bu konuyu açalım derim; lynch sevemedim. filmi verdikten sonra "10 dikkat edilmesi gereken nokta" yayınlayan adam ..
10 dikkat edilmesi gereken nokta meselesinin sadece aşırı baskıdan kurtulmak için yapıldığını düşünüyorum. Adama o kdar çok soru sormuşlar ki bu konular hakkında kafayı yemek üzereymiş!!
David Lynch'e kötü bir yönetmen demek büyük bir yanılgının ortasına tam olarak düşmek! Sinemanın tüm imkanlarını yetkin ve usta bir biçimde kullanan,kendine özgü ve nerdeyse taklit edilemeyen bir tarza sahip ve korkular ve kabuslar üzerine hikaye anlatan bir yönetmen o. Sevilmeyebilir ama kötü yönetmenler başlığı altında David lynch gibi bir ismin olması bana çok tuhaf geldi.
Başı sonu belli olan hikayeler anlatmıyor belki de beyin sikicilik yapıyor ama sonuçta düşler ve kabuslarda birer hikayedir. Ayrıca bu hikayelerden hiçbiri içi boş hikayeler değil.Film seyrederken insana bu kadar haz veren interaktif hikayeler anlatan ve her seyirciye kendi hikayesini oluşturma şansı verebilen kaç yönetmen var allahaşkına...
Lynch'in sinemayı yorumlayış biçiminde hikayeyi ve oyuncuyu önemsememe var tabiki.Ama kendi deyimiyle belirsiz şeylerle uğraşmayı seviyor.Fimlerinde alışılmadık hikayeler ararsak mutlaka buluruz.
You need to log in to post a reply.