Animasyon Sineması
50 replies · 1,019 views
Animasyon Sineması
Şubat tatilinin gelmesini mi beklemeliyiz, animasyon manyakları olarak? Tamam bu filmleri en çok çocuklar tüketiyor, ama bu türü, yılın sadece belirli bir zamanında (yaz tatili bir de belki) seyretmek çok can sıkıcı. Kayıp Balık Nemo ve Looney Toons: Maceraya devam gibi filmler vizyonda şu sıralar. Henüz ikisini de göremedim ama en kısa zamanda... Dublajlı olan bir seansa gitmeyi düşünüyorum, son zamanlarda yapılan dublajları çok başarılı buluyorum. Özellikle Shrek ve Notre Dame'ın Kamburu dublajları gayet iyiydi bence.. Bir de ortamdaki velet çığlıkları olmasa...
Aslında harbiden, bu filmleri gerçekten çocuklar mı seyrediyor, yoksa onları sinemaya çizgi film seyretmeye götüren anne-babalar için çocuk bahane mi oluyor?
Bu arada güzel bir yazı:
Geçen hafta looney tunes dolayısıyla beyazperde programında bu konuya değindiler yorumcular...
orada dikkat çekilen bir husus vardı ki hak vermemek elde değil...türkiye sadece türklerden oluşmuyor..bunu birilerinin anlamaları lazım...
bu ülkede gerek görevleri dolayısıyla gerekse kendi istekleriyle türkiyede yaşayan yabancı uyruklu insanlar var...
bu insnların çocukları türkçeden ne anlasınlar?
en azından büyük şehirlerde birkaç kopyayla da olsa altyazılı olarak gösterime sokmaları gerekir...
çocukların arkasına saklanıp bu filmleri izlemeye mazeret bulmaya gerek yok...
kayıp balık nemoyu iki gün önce izledim...pixar yarmış bitirmiş...muhteşem görsellik harika bir öykü anlatımı..ve en önemlisi vıcık vıcık duygu sömürüsünden uzak durmayı başarmaları...
tebrik ediyorum kendilerini....
Sadece yabancılar değil, bende altyazılı izlemek isterdim. Türkiye dublaj konusunda en ileri gitmiş ülkelerden birisi olmasına rağmen; hiçbirşey orjinal sesin yerini tutamıyor malesef. Filmin havasını resmen bozuyor. Tabi altyazı takip etmekte zorlananlar var ama altyazı isteyenlerde var.
Yapmayın etmeyin arkadaşlar ya sanki o canlandırmadakilerin kendi sesi de üstüne türkçe seslendirme yapıyorlarmış gibi konuşuyorsunuz, tamam filmlerde dublajdan nefret ederim ama canlandırmalarda genellikle daha bile iyi oluyor. Seslendirmeyi özellikle tercih ederim, yazı takip edemediğimden değil filmi takip etmek istediğimden... Herifler aylarca uğraşsın didinsin sen git orada yazı seyret...
Bu arada nemo da bazı şeyleri aşmışlar artık özellikle suyun üstten göründüğü sahnelerde o kadar gerçek ki bir ara aceba görüntüyü denizden mi almışlar diye de düşündüm, altyazılı olsa çizimleri inceleyecek vaktin kalmayabilir mesela...
ben sinemada orijinalini seyretmeyi her zaman tercih etmişimdir. Animasyonda yaratılan karakter onu seslendiren kimseye göre şekillendirilir/çizilir. hareketleri ve mimikleri o seslendirme sanatçısına göre çizilir. Bu sebeple orijinalini izlerim. Daha sonra DVD'de VCD'de nasıl olsa bizim dublajcıların ne yaptığını izleyebilirim. Üstelik ben ingilizcesini anladığım için su efektlerini de kaçırmayacağımı düşünüyorum :P
ben ikisini de ayri ayri tutarim.
bence bir animasyon önce orijinal sonra da türkçe izlenmelidir. boylece neyin ne oldugu anlasilir.
türkçesi daha iyi olan pek örnek görmedim açikçasi. gerçi bu tartismaya açik ama...
ayrica sunu da unutmamak gerekir ki bir çok animasyonda karakterler sarki söyler ve ne yazik ki bu sarkilar dilimize çok kötü çevrilir.
bu nedenle filmde müzik olayina yer veriliyorsa hiç süpheye düsmeden orijinalini izlemek dogrudur.
yok sadece dialoglardan olusuyorsa üstteki yonteme dönülür.
paranoidandroid wrote:
Üstelik ben ingilizcesini anladığım için su efektlerini de kaçırmayacağımı düşünüyorum :P
Japonca olunca ne yapıyorsun...
Ayrıca sayın yojimbo Aslan Kralın dvd sinde yaylaşık 15-20 dile çevrilmiş olarak Hakuna Matata şarkısını dinleyebilirsin her 15-20 saniyede bir dilin değiştiği bir ek koymuşlar dillerin değiştiğini bile farkedemiyorsun...
yabanci diller konusunda genis bir skalaya sahip olamadigim için hakim oldugum ingilizce ve türkçe konusunda yorum yapabilirim sadece. ve Aslan Kral'in bu dillerdeki versiyonlarina bakarak rahatlikla söyleyebilirim ki türkçe versiyonundaki sarkilar ingilizcesine göre çok kötü (buradaki karsilastirma ingilizcesine göredir. yoksa türkçe parçalari da begeniyorum. zaten ben seviyorum böyle seyleri). orijinalini jeremy irons'in seslendirdigi "be prepared"in türkçesinden bahsetmek bile istemiyorum. belki bizim dil istisnadir bu konuda ama genelleme yapmak bana daha mantikli geliyor. zaten bir sarkiyi baska bir dile adapte etmek gayet zorlu bir islem. dolayisiyla kötü olmasina sasirmamak lazim.
benim bildigim, türkçesi ingilizcesinden daha güzel olan tek sarki toy story'den "dostunum ben senin"dir. fatih erkoç döktürür. ingilizcesine de 5 basar. ama o kadar.
tarihe baktiğimizda sinema, gerek edebiyattan vb dallardan gerek kendi kendine oluşturdugu altyapı sayesinde kendi kendisini oluşturdu.sonra yapımcılar bu 1930-40 larda baktılar ki seyirci azalıor bari tiyatro we opera karışımı bi şey yapalim dediler adı da müzikal oldu, bir süre o da tuttu.50-60-70 ler müzik kültürünü de tüketime dahil ederek devam etti.80 ler 90 lar hiç görülmemiş bilim-kurgu we şiddetin yılları oldu:)şimdi napsak da seyirci gelse derken teknolojiyi de kullanarak zaten anlatılmış olan hikayeleri sanki yeni bir şeymiş gibi tüketime sunuolar.bunun kollarından biri de animasyon oluyo ki tam imaj imparatorlugu dönemine yakışan bir tür.hakkını vermek lazım.aynı terane animasyonun yanında ara ara yeniden çekim filmlerle de dewam edio. çizgi film izlemek için sinemaya gitmeye gerek yok kısaca:))mesela her gün pokemon mu digimon mu ne war onları izleseniz daha güzel olmaz mı?
enteresan da sadece hollywood tarafını kastediyosun galba trend belirlerken. şu anda bi şekilde uzakdoğu animelerine ulaşabiliyoruz. önümüze sunulanı alma gibi bi zorunluluğumuz yok yani bütün filmler için böle aslında sen de daa çok anime dışı yazmışsın. bi de geniş ekranda animasyon keyfini atlıyosun ya da yaşamamışsın ya da ölesine geyik olssun die bi mesaj yazdın bilemiyorm. animasyonun sağladığı olanaklar fln, sadece gerçeğin taklidini yapmıyo yeni bi dünya yaratıyo bence die gider bu. inşallah ciddi yazmışsındır bu kadar döktük içimizi :)
Hemen araya girip birsey duyurayim. PIXAR aldigi payin cok dusuk olmasini gerekce gostererek Disney'le yollarini ayirdi. Acaba Steve Jobs'in aklindan neler geciyor.
You need to log in to post a reply.