Animasyon Sineması
50 replies · 1,019 views
enteresan da sadece hollywood tarafını kastediyosun galba trend belirlerken. şu anda bi şekilde uzakdoğu animelerine ulaşabiliyoruz:))) keşke moğolistan animasyonlarına da ulaşabilsek hem moğol kültürü hakkında bilgimiz olurdu.mozambik ya da zimbabve animasyonlarını da izlemek isterdim.yeni bir dünya yaratıo ya bu animasyonlar züper bir olay bu yeni dünya.zaten bu eskisi sıktı yaw!!!animasyon için imaj imparatorlugunun harika bir ürünü demiştim di mi? neyse tekrarlamaya gerek yokmuş o zaman.ama aklıma en cok bu yaratılan yeni dünya kalıbı takıldı okurken,cok sevdim,yeni dünya!!bu arada geniş ekran da seda sayan show u izlesem bile hoşuma gider herhalde ki animasyonun yarattiği yapaylık yerine seda sayan ı tercih ederim tabe kişisel fikrim bu.we yine aklıma alakasız bir durum geldi belirtmem lazım bu animasyon sayesinde ölmüş kişiler yeni filmlerde yeni dünyada oynayabilecek duruma gelecekmiş yakında.hll olsun yeni dünya olmayan gerçeği o kadar güzel gercek yapıor ki.gerçek sinema ya da genel olarak gerçek we yaratım arasındaki dengeyi o kadar güzel bozuo ki bu animasyon olayına biraz da bu sebepten olumsuz bakıorum.yine uzadı.fin.bitti.son.
gerçek gerçek ben bu takıntıyı anlamadım aslında. şimdi daa rahat ifade ediym nesi vazgeçilmez bu kadar bağlandığınız gerçeğin ki böle bi kalkan yapmışız. bi de bu bişiyleri empoze etmeye çalışanlara tepki öle olmuş ki(hollywood dersek) her bi olayı böle görmeye başlamışız. bu kadar kolay olmamalı. animasyonla da bi ilgisi yokmuş anladım ki tepkinin. boşuna işgal etmişiz. ben merak ettim "gerçek" sinemadan ne beklediğini açıkçası. benim de bitti bu kadar. gerçek dünyanda mutluluklar o zaman:)
imaj nedir diyelim mesela?
imaj, göstergelerin dilidir diyorum. yani göstergelerden yayilan anlam. ancak anlami iyi ya da kötü yapan, anlamin hangi dili kullanarak yaratildigi degil ki! bizzat kendisi... yani bu anlamda sinemanin kendisi zaten bir imaj ve göstergeler dünyasi. animasyon da bunun yöntemlerinden biri. yaraticiligin sinirlarini zorlamaya çalisan bir yöntem.
bir de tersten okuyalim. tarkovski animasyon yapmadigi için mi tarkovski yoksa kendine has bir "imaj yaratma yöntemi gelistirdigi" için mi? evet, uzakdogu animelerindeki derinligi, animasyon yapmadan yakalayamayan onbinlerce sinema filmi var. o görüs de gayet tutarli. ha bunun yani sira, tüm sanat dallari birbirlerinden etkilenir, faydalanir. sinema tiyatrodan yararlandi da tiyatro sinemadan yararlanmadi mi? hele animasyon... sinemanin neredeyse aynisi. üstelik, çogu zaman prodüksiyon anlaminda daha ucuz. yani animasyonda büyüklerden el alma zorunlulugu da tam anlamiyla olmasa da kalkiyor. eee...
o zaman sinemaya o kadar para verip izlicegimize oturalim zerdayi, tasmali konagi izleyelim. o da görüntü o da görüntü, onda da oyuncu var onda da, o da kamerayla çekilmis o da...yapmayin etmeyin... animasyon sinemasi bir pokemona satilir mi?
bravo printerson. animasyondan hele uzun metraj animasyondan vazgeçemeyiz. Zaten bu anlamsızlaşmış bir tartışmaya döner o zaman. kabul görmüş bir sanat/ticaret vs. unsurunu durduk yerde neden reddedelim ki. Bu "resim olmasın, bize kartpostal da yeter" demekten farksız. animasyon bir anlatım biçimi. üstelik de çok özgün, keyifli bir biçim. Ayrıca pokemon'u da seviyorum:)
kafakoparan wrote:
mesela her gün pokemon mu digimon mu ne war onları izleseniz daha güzel olmaz mı?
Demek isteğini yanlış örneklendirmeyle ortaya sunmuşsun bence, Japon çizgi filmlerinde onca manga ve anime arasından pazarlanma politikası olarak sinemaya gelen disney animasyonlarından hiç bir farkı olmayan iki diziyi seçmişsin. Hadi tutup disney canlandırması izleyeceğinize metropolis gibi çizgi filmleri izleseniz, Spirited Away'i izleseniz desen savın bir yere oturacaktı ama bu haliyle açıkça söyleyeyim Pokemom izleyeceğime Disney izlerim çok ama çok daha iyi
pokemom değil pokemon:) animasyona saygı duyalım lütfen.haa bu arada bir yazıyı bu gün okudum.imaj göstergelerdir vb bağlamda devam eden yazı.yazı doğru giriyor sinema göstergeler dünyasıdır fakat imaj olayı biraz tartışılır kişiden kişiye ve kuramdan kurama tabe.fakat kaçirdiğin nokta bana göre şu evet sinema göstergeler dünyasıdır,kurmaca,deneysel,belgesel olsun hepsinde göseteren,gösterilen,gösterge ilişkisi var.fakat animasyonda 2. dereceden göstergeler yok göstergenin göstergesi var hatta abartarak baudrillard a bile varabiliriz bu noktada.yani sinema gerçeği,gerçeklikte artık öne çıkmış olan 'gören göz' bağlamında kopya ederken gerçekten yararlanmak zorunda.(cok gerçek kelimesi geçti neyse)halbuki animasyon sana gerçeğin kopyasını bide sinema bağlamında bir kat daha arttırarak veriyor.bu arada animasyon olayı kimseyi korkutmuyor mu benim kadar?neden doğanın we insanın kopyasından, kopyanın kopyasına böle bir özlem var?yani atıyorum final fantasy de o gerçek olmayan yani oyuncu bile olmayan o kadın karakteri izlemek istiyoruz, aslında çok ilginç bir konu biraz derin düşündüğünde.mesela nemo kayıp balık diye bir animasyon, izlemedim konusunu ve ilgili bir kaç bilgiyi bir yerlerde okudum.yüzlerce binlerce filmlerdeki ana temanın balıklaşmış hali kısaca.kayıp balık nemo gibi bir animasyondan ziyade red kit i izleseniz ya hem konusu daha güzel:)
kafakoparan wrote:
kayıp balık nemo gibi bir animasyondan ziyade red kit i izleseniz ya hem konusu daha güzel:)
Dostum yaw sen bir liste versene biz ne izleyeceğimize ne izlersek daha iyi olacağını bilelim de yanlış yapmayalım.
hazırlıyorum az bekle sağlam bir liste yapacağim
Büyüksün, yanlız dediğim gibi karşılaştırmalı yap benim kafam almıyor karşılaştırmalı yapmayınca, bakarsın yine yanlış animasyonu izler rezil olurum valla...
rezil olacak bi şey yok rahat ol yaw kasılma bu kadar
;) yeter ha? kasmayalım forumu, devam etmek istiyorsan buyur özelden at mesajını
kafakoparan, simdi sen diyosun ki bunlar onceden de yapilmisti, animasyonlar zaten yapilmis olan seylerin imaj imparatorlugu tarafindan somurulebilmek için yaratilmis yeni yontemlerinden biri...
ve de gerçek olani varken buna ne gerek var, oyle mi?
degilse, ne dedigini kisaca özetleyebilir misin?
You need to log in to post a reply.