Vizyondaki filmler ve yorumlarınız
43 replies · 1,430 views
Yahu ben VCD'yi drinking game için tavsiye ettim, filmi beğendiğimden falan değil.
Bana göre
Sanatı eleştirirken dikkate edilecek hususlar arasında, herkesin bir ürünü kendi birikimiyle kıyasladığı (yani daha evvel seyrettiği, okuduğu,
dinlediği), üründen ne anladığı ve ne aldığıdır.
Ben eğer 2 uzakdoğu filmi olan Hero ve Shaolin Soccer'ı seyredip bunlar uzakdoğu sinemasının en güzelleri diyorsam, hatadır.Sebebi bana ulaşabilen sadece 2 örnek olmasıdır.(Not:eliza bennet bize hangilerini seyretmemiz gerektiğini söyleyebilecek yegane sinefildir.)
Yani bir değerlendirme için ana kütleden yeteri kadar örnek almadan sonuca varırsam bu sadece 2 örnekten elde edilen ve anakütleyi yansıtmayan bir yanlış bir değerlendirme olur.
Van Helsing adlı filmin esin kaynağı mumy(mumyanın yardımcısı Kevin J. O'Connor bu filmde draculanın yardımcısı,Stephen Sommers yönetmen), sleepy hollow(köye dehşet saçan efsanevi yaratık,),the keep(rasalomu kaleye gömen yaşı bilinmeyen eski düşman), aliens (yumurtalar ve insanlığı bekleyen tehlike),bram stroker dracula (orjinal senaryo ve karakterler), underworld (asıl kız Kate Beckinsale,zaten antremanlı diye heralde) ve league of extraordinary men (zorla ekleme yaratık frankenstein ve Dr. Henry Jekyll/Edward Hyde) adlı filmler olduğu açıktır.Bu grup içerisinde en yakın olduğu filmde league of extraordinary men'dir.Zaten bu konunun en iyi örnekleride bu filmin çıkış noktası olan filmler olduğu için gereksiz ve basit kalmış. Teknik açıdan güzel olsada (key ve matte hataları bariz ortada-deseler ki "daha iyisini yapamıyorsan eleştirme" birde böle bir laf var) sadece boş vakitte gidilebilecek ama mutlaka görmen gerek diye tavsiye edilmesi gereksiz bir filmdir.(mutlaka görmen gerek diyebileceğim kişler de meslektaşlarım olan render insanlarıdır.)
Diğer bir hususta bir sinema izleyicisinin gittiği filmin efektlerinden bahsetmesidir. Hayatımı o efektleri yaparak kazansamda abi ne efektlerdi yaw denmesi herzaman garip gelmiştir.
Ben herkesin görüşüne saygı duyulması gerektiğine inanırım,önyargısız ve hoşgörü ile daha verimli olabiliriz.Alıngan olup tartışmak bizim doğamızda var olsa da mantığımızın bizi insan yaptığını unutmamak gerekir.
Yukardakiler şahsi görüşlerimdir. Gerçek kişilerle örtüşmeler tamamen tesadüfidir. Kimse üstüne alınmasın.
araya girmek istiyorum ve özür diliyorum ama van helsing nasıl bi film öyle?!?!
ne kadar kötü, ne kadar anlamsız, ne kadar yetersiz, ne kadar da insanı utandırması gereken bi yapım. inanamıyorum gerçekten. emeği geçen bütün arkadaşların topuklarına sıkmak istiyorum. sevgiler...
yojimbo wrote:
emeği geçen bütün arkadaşların topuklarına sıkmak istiyorum. sevgiler...
:)) komik bir temenni ...ben kendi adıma filmi sevdim ama senin bu yorumun hoşuma gitti ...aslında topuğuna sıkılacak çok adam var mesela jerry bruckheimer ile michael bay ikilisi türkiyeden sinan çetin ve mustafa altıoklar özellikle sinan çetin lan bi kerede iyi film yap be "altıoklar " bile kaza ile bir "ağır roman " çekti bu daha bi zitim olamadı "çiçek abbas "dışında vasat filmi yok adamın... neyse konu dışı oldu ama içimi döktüm...
jerry bruckheimer pirates of caribbean ile topuğuna sıkılması işlemini ileri bir tarihe erteledi kanımca...
yojimbo wrote:
araya girmek istiyorum ve özür diliyorum ama van helsing nasıl bi film öyle?!?!
ne kadar kötü, ne kadar anlamsız, ne kadar yetersiz, ne kadar da insanı utandırması gereken bi yapım. inanamıyorum gerçekten. emeği geçen bütün arkadaşların topuklarına sıkmak istiyorum. sevgiler...
dedik sana di mi?
fiction wrote:
topuğuna sıkılacak çok adam var türkiyeden sinan çetin ve mustafa altıoklar özellikle sinan çetin lan bi kerede iyi film yap be "altıoklar " bile kaza ile bir "ağır roman " çekti bu daha bi zitim olamadı "çiçek abbas "dışında vasat filmi yok adamın...
bay e,asansör ve komser şekspirle baş edemez belki ama ağır roman da bir sinema rezaletidir, yazılmış en kötü senaryolardan birine sahiptir bana göre.
çetin'e gelince; çiçek abbas herhangi bi yönetmenin çekebiliceği vasat bi komedi, bay e ve sonrakileri tarif etmek içinse kelimeler yetersiz kalıyor ama bu adamın bay e'den önce bilinmeyen bikaç filmi var izlemediğim, o yüzden onları izlemeden bu adamın tek bi vasatın üstü filmi yoktur diyosak haksızlık (bu son dediklerim izlendiyse,o zaman eywallah).
Along Came Polly
Along Came Polly
Son zamanlarda çekilmiş en kötü romantik komedi filmi denilebilir.
Last edited: Jun 01, 2004, 07:33 PM (1)
oleeeyyy çocuklar gibi şenim ...sonunda hollywood filmlerinden kurtulup baba filmler seyretmenin zamanı geldi ..."beyoğlu sineması" sayesinde ilk önce siyadın seçtikleriyle ardından 90 lı yıllarda çekilmiş bi çok başyapıtın bulıunduğu yaz şenliği seçkisi ile keyifli bir yaz geçireceğiz....
ben kendi adıma yıl içinde izleme fırsatı bulamadığım dogville,karanlık sular,barbarların istilası ve 21 gram'ı görmeyi planlıyorum...birde "Theo Angelopous"un "ağlayan çayır" filmi pek yakında beyoğlu sinemasında gösterime girecekmiş buda başka iyi bir haber...
Last edited: Jun 09, 2004, 08:16 AM (2)
mindhunters
mindhunters
Size bi tane daha hwood klasiği katil kim filmi ?
duvarda mermi ile ayak basacak gedik açma,asitli sigara ile öldürme ve cesedi kukla gibi ipler ve mekanik düzenek yardımı ile oynatma gibi fikirlerle bezenmiş sıradan artık ezberlediğimiz kurguda bir film.
Ayrıca bir soru,acaba kaç hwood filmi deniz üzerinde uçarak yada deniz üzerinde uçan helikopter ile açılıyo?
fiction wrote:
yıl içinde izleme fırsatı bulamadığım dogville,karanlık sular,...
usta bence dark water'a geç bi seansta gitme. ben böle gece tekinsiz bi ortamda izlemeye başlamıştım, yarısında dayanamadım kapadım, ertesi gün öğlen huzur içinde tamamladım kalanını. yani tabii korku filmi izlemenin raconunun farkındayım ama, insanın sinirleri yıpranıyo, kalbi dayanmıyo. ufak kusurlarına rağmen harap edici bi filmdi.
bence de karanlık sular iyi bi filmdi,ki atmosfer oluşturmak konusunda çok başarılıydı da ben o yeşil kızı görünce gülmekten öldüm,tutamadım kendimi valla. bi o olmamış ne o ööle kukla gibi
shattimento wrote:
bence de karanlık sular iyi bi filmdi,ki atmosfer oluşturmak konusunda çok başarılıydı da ben o yeşil kızı görünce gülmekten öldüm,tutamadım kendimi valla. bi o olmamış ne o ööle kukla gibi
Kesinlikle asansör sahnesi benim içinde filmi bitirdi orada. Oraya kadar gayet iyi gidiyordu ama sonra koptu.
spartan
Spartan
Vatan millet sakarya, görev aşkı,amerikan iç siyaseti ve istihbarat örgütleri, seçimler için kızını gözden çıkartan bir adam,kurtarma operasyonları,iç çatışmalar,
You need to log in to post a reply.