Denizcan Yüzgül
Locked45 replies · 2,481 views
Denizcan Yüzgül
ilk olarak Denizcan sana çok teşekkür ediyorum. Filmlerini bana ulaştırdığın ve bu filmleri izleme fırsatı verdiğin için.
Bu filmleri izledikten sonra çizgifilme bakış açım değişti. Renkli cıvıl cıvıl çizgifilm ortamından bir anda koparak siyah beyaz politik bir üslupla resmen darbe vuran çizgiler beni çok etkiledi.
Eminim ki yakın bir zamanda isminden çok söz ettirecek. Ellerine ve aklına sağlık
sana hayatını değiştirecek bi örnek veriiim o zaman ben.
mesela the wall'u izleyebilirsin.
bilmem biliyor musun bu filmi ama çok güzeldir.
sistemi eleştirir. hem de zekice...
müzikleri de müthiştir.
eminim animasyona bakışını değiştirecektir.
hımm wallu birçok kere izledim. Gerçektende güzel, özellikle temelinde bulunan politik değerler animasyonu daha da bi değerli kılıyor ancak bana birazda öğrenci işlerinden bahsedermisin yojimbo? yada bahsedebilirmisin?
bana the wallda kaç kişinin çalıştığını söyleyebilirmisin?
benim kriterlerim yada bakış açılarım biraz daha farklı sanırım.
sen mutlak doğruyu, yada çark'ı izledin mi yojimbo?ikisi de sistem ile ilgili. tavsiye ederim
meraba
geçen haftalarda 5.JAG sayesinde denizcanın filmlerini izleme fırsatı bulmuştum. çok garip ama etkileyici bir tarzı olduğunu düşünüyorum. Düşüncelerini ekrana iyi yansıtmış,vurgulayıcı ve ama The Wall tabiyki başka bir yerde duruyor. Bir de Hayvanlar Çiftliği beni çok etkilemişti.
evet, ikisini de izledim. ama animasyona bakışım pek değişmedi. şayet vincent gibi bi iş görmüş olsaydım gider fan kulübü kurardım ama maalesef diil. belki öğrenci işlerine dair bakışım değişmiş olabilir. ama bana pek de parlak gelmediğini söyleyebilirim.
bi kere ciddi anlamda yaratıcı bi fikir barındırmadıklarını düşünüyorum. yani çok sağlam bi fikri ama kötü işçiliği olsaydı, o zaman "hakkaten bunda çok az kişi çalıştığı için böyle olması doğal" diyebilirdik ama fikirden bahsediyoruz. bir kişinin bulması gereken şeyden yani. ve bence o da pek iyi değil.
evet, bu güzel bi çaba olabilir. bu yüzden medeni cesareti de tebrik etmek lazım ama bu kadar övmeden önce durun düşünün derim. neye niye övgüde bulunuyorsunuz...
böyle eleştirdiğim için de üzgünüm ama bu kadar pohpohlamaya bir anti-tezin çıkması çok doğal diye düşünüyorum. teşekkür ederim.
ya şimdi haklı ve haksız olduğun konular var sanırım yojimbo. öncelikle vincent gerçektende çok sağlam bir stop motion, diğer yandan buna yakın birçok yaratıcı değeri ve estetik anlayışı yüksek çizgifilmler var. bu konuda sana hak veriyorum.
çark'ı izleyip izlemediğini bilmiyorum çünkü 4 tane çizgifilmi var. çarkın gerektiğinden kısa olduğunu ve kare sayısı olarak düşük olması bir yana elde tuttuğu anlam ve senaryonun çarpıcılığı bence yaratıcılık kriterlerine denk düşüyor. Kara kutu'nun gerçeğini hepimiz biliyoruz ancak hangimiz bu yönden baktık. Ben kara kutuyu ilk izlediğimde çok güldüğümü ve evet haklısın dediğimi hatırlıyorum. Bende televizyona karşı birçok düşünceye sahiptim ama ekranda karşımda o düşünceyi görünce farklı bir yönden baktım ve buda güzel olandı. Mutlak doğru en uzun çalışması, yine eksik ve hatalı birçok yönü var ama her çizgfilm sonunda mutlu son beklemezmiyiz? hep insanları mutlu kılmak için filmlerin sonuna kötüyü yenen bir iyi konmazmı? bu birazda politikadır sanki insanlara iyinin geleceğini anlatıp onları sakinleştirmek için. bence mutlak doğruda da belirli değerler taşıyan yanlar var.
ancak verdiğin örnekler şu anda denizcanın aynı tartıda tartılacağı türden gelmiyor bana. Tim Burtonda vincentı 25-30 yaşlarında yaptı diye hatırlıyorum. The Wall'da da onlarca insan çalıştı falan filan. Yanlış anlama kesin karşı bir görüş olarak vermiyorum bu mesajı.
zaten buradaki sorun ortaya konan ürünün değerlendirilmesi değil...
senin ilk mesajda ortaya koymuş olduğun "hayata bakışımı değiştirdim çiçekleri sever oldum böcekleri sever oldum" şeklindeki büyük abartılar içeren iddian...
halbuki şimdi son mesajında da verilen örneklerle denizcanın eserlerinin karşılaştırılamayacağını belirtiyorsun...
bence sadece talihsiz bi açıklamada bulunmuş oldun.
bişeye "X'e bakış açımı değiştiren iş" diyebilmen için gerçekten bişeyleri değiştirmiş olması gerekir hayatında. 'yaa evet, böyle de bişey var" dedirten işler kimsenin hayatını değiştirmez. levent kırca parodisinden de ileri gitmez çoğu zaman.
insanın hayatını back to the future gibi bişey değiştirir.(bilmem anlatabildim mi?)
bence "çark" ya da "mutlak doğru" şu noktada sadece onu yapan kişinin hayata bakışını değiştirmiş olabilir.
denizcan umarım ilerde insanların animasyona bakışını değiştirecek işlere de imza atar ama henüz bu tür iddialar için çok erken....
bunun için çok üretmek, ürettiğinle de tatmin olmamak lazım. yoksa gelişme olmaz. aynı yerde sayılır.
acaba denizcan ne dusunuyor kendi filmleri hakkinda..
yapilan her isi emekle olcmeye baslarsak buyuk bir tuzaga duseriz. emege saygi duymak baska bir sey iyiyle kotuyu, guzelle cirkini' olmusla olmamisi, tamamla eksigi birbirinden ayirmaya calismak bambaska bir sey...
denizcan ne düşünüyor?
denizcan pimcetveli ne düşünürse onu düşünüyor. daha doğru bir deyişle pimcetveli denizcan'la aynı şeyleri düşünüyor.
çünkü pimcetveli dyuzgul'un aldığı yeni bir kullanıcı adından başka bişey değil.
Tabii bi de ghalgamel var. ama onun rolü daha minik.
sessiz sakin, kendi halinde bir site olan sinefil'de böyle bişey yapmaya ne gerek var anlayabilmiş değiliz...
yine de, pimcetveli, ghalgamel ve dyuzgul'den bir kaç quote veriyoruz ki, bu unutulmaz bir başlık olsun.
sevgiler.
sinefil yönetimi.
herşey şöyle başladı:
pimcetveli wrote:
[ dyuzgul sen denizcan yüzgül'sün sanırım. GSF animasyondan. Senin filmlerine ulaşmak istiyorum. birçok festivalde ismini gördüm ancak filmleri izleme şansım olmadı. Bide en son JAG'ta söyleşin vardı ama gelemedim. eğer filmleri izleme şansım varsa sevinirim.]
denizcan'ın denizcan'a kargoyla yolladığı işler ulaşmış olacak ki şöyle bir cevap geldi:
pimcetveli wrote:
ilk olarak Denizcan sana çok teşekkür ediyorum. Filmlerini bana ulaştırdığın ve bu filmleri izleme fırsatı verdiğin için.]
kendisine yolladığı kargonun ulaştığına sevinen dyuzgul şöyle cevap vermiş:
dyuzgul wrote:
( Bu arada pimcetveli ilgin için teşekkürler. cd'im sana ulaşmış görüyorum ki. mesajların için teşekkürler aynı zamanda.)
akabinde dyuzgul kendi yaptığı filmleri izliyor. Ve haklı olarak korkunç etkileniyor. Hatta o kadar etkileniyor ki çizgi filme bakışı değişiyor.
pimcetveli wrote:
Bu filmleri izledikten sonra çizgifilme bakış açım değişti.
Eminim ki yakın bir zamanda isminden çok söz ettirecek(kendisinden bahsediyor burda). Ellerine ve aklına sağlık
Bu arada dyuzgul'le aynı ip'yi kullanan, denizcan'ın işlerini ankara'da seyretme şansını yakalamış istanbul'lu bi öğrenci arkadaşımız da (enteresan di mi, ama teknoloji olduruo işte böyle şeyleri. Bu da bi başka kişilik) şöyle katılıo olaya:
ghalgamel wrote:
bu arada denizcan bende 5.JAG'taydım, filmlerini çok beğendim.ama renk kullanmayı düşündün mü hiç?
yine aynı istanbul'lu arkadaş başka bi başlıkta da şöyle buyuruyor:
ghalgamel wrote:
geçen haftalarda 5.JAG sayesinde denizcanın filmlerini izleme fırsatı bulmuştum. çok garip ama etkileyici bir tarzı olduğunu düşünüyorum. Düşüncelerini ekrana iyi yansıtmış,vurgulayıcı.
uffF, sert olmuş bu be!
hakedilenden daha sert degil. boyle bir durumu harun ozakinci beyle de yasamistik. (ki onun eylemi bunun yaninda oldukca masumdu). sinefilde iki nick alinmasini engelleyen bir maddeye rasgelmedim ama bu ne saklabanliktir kardesim insaf!
yaptığı şeyi öven birinin o şeyi neden yaptığından şüphe ederim. bırak kardeşim sen yap içinden geleni, övgüyü hak ediyorsa insanlar beğenir ve över zaten. aksi halde böyle şaklaban oluyosun. şimdi dyuzgul animasyonları animasyonu sevdiği için mi yapıyo yoksa girdiği ortamlarda parmakla gösterilen parlak çocuk olabilmek için mi diye bi soru geliyo aklıma. parmakla gösterilen maskara çocuk olmayı başardı diye başka bi düşünce takip ediyo sonra onu. dur bakalım daha neler yaşayacağız, gittikçe daha eğlenceli oluyo burası :)
ayrica tatli su kurnazligi yapana kadar adminlerin bu topicteki mesajlarina bir goz atsa belki ironiyi yakalayip ip ve e mail goruntuleme yetkisi olan her sahsin durumun farkinda oldugunu kavrardi. keske su duruma dusmeden erken uyanip da son vereymis kendine duzdugu methiyelere.
This topic is locked, no new replies can be added.