Skip to content

Senarist Grubu Oluşturuyorum. İlgilenenlerin Dikkatine !!!

40 replies · 1,603 views

FI
fiction
Joined: Mar 16, 2004
365 posts
Sep 09, 2004, 10:16 AM#14597

valla bu grup olayı ne yalan söyleyim benimde baya ilgimi çekiyor...yalnız okulların açılması işimi biraz engellicek gibi ...aslında bir yerde toplanıp tanışsak ve plan -proje yapsak çok iyi olur..

YO
yojimbo
Private Joker
Joined: May 27, 2002
1,020 posts
Sep 09, 2004, 12:28 PM#14598

ilgiyle izliyorum. umarım başarılı olursunuz...

CA
caglar_
Joined: Mar 07, 2004
20 posts
Sep 10, 2004, 12:04 PM#14623

Evet fiction okulların açılması benimde biraz tökezlememe sebep olucak. Fakat bu projeye ilk adımı attık, ve tamamlamamız gerektiğinden hiç bir şey bunu engelleyemeyecek... Bu yüzden okullar açılsa bile derslerde aynı anda idare etmeye çalışıcam bu projeyi...

AN
anarsizofren
Joined: Aug 01, 2004
24 posts
Sep 30, 2004, 09:47 AM#15054

İyi işler çıkara biliriz ama şu an temiz bir liste yapalım, kim var kim yok kaç kişi gerekli, sayı az mı çok mu?..

Bu arada ben eskişehir'e geldim. Senarist grubundan elemanlar varsa tanışalım, kaynaşalım diyorum.

şimdilik diyeceklerim bu kadar

BA
bahadır
Joined: Sep 30, 2004
2 posts
Sep 30, 2004, 10:57 AM#15056

senaryo çalışması

merhaba
siteye göz atarken sizin senaryo yazdığınızı öğrendim.bu iş için eğitim aldınız mı?veya hangi kaynakları araştırdınız?bende senaryo yazmak istiyorum ama bu işin alaylısı&mekteplisi olma şansım yok çünki farklı bir bölümde üniversite öğrencisiyim.yardım ederseniz bilgilerinizi paylaşırsanız sevinirim

TR
travisbickle
Joined: Feb 25, 2004
8 posts
Oct 02, 2004, 08:33 PM#15089

Hmm.... Eğer Aralık ayında askere gidecek olmasaydım yardıma hazırdım. Benim hali hazırda çekilmeyi bekleyen 3 tane kısa senaryom ve uzun projeleri için de taze kalsın diye senaryoya dökmediğim ama sipnosislerini yazdığım birkaç fikrim var. Bu yaz birini çekecektik ama olmadı. Askerliği atlattıktan sonra (ki 1 sene sonrasına tekabül ediyo) adam akıllı birşeyler yapmayı planlıyorum yer altından. Ama yardımlaşmaya açığım. Çalışmanızda başarılar.

BA
bahadır
Joined: Sep 30, 2004
2 posts
Oct 05, 2004, 12:12 PM#15122

TRAVİSBİCKLE arkadaşım.'yer altından' demekle senaryonu mu ima ettin.benimde yer altıyla ilgili senaryolarım var.hayırlı teskereler gelince görüşelim

bahadır aligül
bahadiraligul@mynet.com

EG
egemen
Joined: Oct 14, 2004
3 posts
Oct 14, 2004, 05:57 PM#15280

gelin, elimden geleni yapayım....

Gördüğüm kadarıyla genç ve istekli sinema severlersiniz... Senaryo ve öykü yazmakta yetenekli olduğunuza da inanıyorsunuz... Bunların hepsi ilk aşamada olması gereken en önemli özellikler... (Sizin yaşlarınızda aynen öyleydim :D ) Sizin yapmak istediğiniz herşeyin bir kısmını, hasbel kader gerçekleştirmiş kişilerden biriyim. Yaşım 30, bilkent ünv Tiyatro bölümü mezunu (Tam burslu), şu an senaryo yazarak şirketimi ve kendimi geçindiren biriyim... Ama halen hayalperestin de önde gideniyim, gerçekleştirmek istediğim tonla senaryo ve projem var... Bunlar için gece günüdüz çaba sarf etmeye devam da ediyorum...
Sizlere yazmak üzere deneyimleriminde uzunca bahsetmek isterim fakat yazmam gereken senaryolar ve uğraşmam gereken diğer işlerim nedeniyle cevabımı kısa kesmek zorundayım...
Niyetiniz takdire değer, ama yazmak ne okuldan ne de kitaplardan öğrenilecek bir şey değildir, belki teknik, (ki bu bile iyi bir senaryonun en önemsiz editör dokunuşudur) bu yüzden yazmayı bir takım sebeplere bağlayarak engellememeli ve derhal bilgisayarın başına geçip, ne hayal ediyorsanız durmaksızın yazmalısınız. Hata yapmaktan asla korkmayın, kaybedeceğiniz hiçbir şey yok. Fakat kazanacağınız çok fazla deneyim olduğu kesin.
Yazmak bir eylemdir. Bu eylemin sonucunda oluşan sonuçsa yalnızca senaryodur. Dolayısı Senaryo üretmek için bir ekipten medet ummak bence sizi frenliyor. Siz, düşüncelerinizi bir kağıtta toplayamıyorsanız, bütün kalabalığın sizin düşüncelerinizi bir kağıda toplayabileciğini umarak, ancak çok büyük bir hata yaparsınız. Bir kişinin toplayamadığını 6-7 kişi ancak daha küçük parçalara ayırarak, kaosa çevirir. Artık sosyalleşmeyi bırakıp, asosyal yazma eylemine geçin!
İşte senaristliğin ilk yolu bu; konuşma ve yaz!
Sonra yazdıklarını paylaş, eleştirileri dinle! Hatalarını bulmaya çalış! ( işte bu nokta da bana ve benim gibi birine ihtiyaç duyabilirsiniz, yazın yollayın her yere...)
Şu anda hepiniz benim için istekli, sinema severler topluluğusunuz... Ancak, yazdıklarınızı okuduktan sonra -herbiriniz için ayrı ayrı- senaristliğinize ilişkin fikirlerim ve inançlarım oluşacaktır. Bu her senaryonuzu okuyan ve bunu filme alacak kişiler ( yapımcı, yönetmen, oyuncu, vs...) içinde aynıdır.
Okunabilir ve değer taşıyan hiçbir yazım bir çöp değildir. Fakat bir çok yapımcı ve yönetmen masasında çöp halinde sayfalarca metin durmaktadır. Sizin masanızda bulunan yazılarınızın belkide yüzlerce kez fazlası.
İyi bir senaryo, yada fikir daima iş erbabları için değerlidir ve gereğinin yapılması için herkezi ateşleyen en önemli unsurdur. Senaryo herşeyin başlangıcıdır; bu başlangıçta en büyük yaratıcı olmaya hazır mısınız?
( örn; rezervuar köpekleri senaryosu, Tarantino'yu bugünkü konumuna taşımış en önemli faktör dür. "bilmiyorsanız araştırın") O yüzden senaryo yazmayı seçerken, bir filmin nasıl bir noktasında durduğunuz mutlak farkına varın ve bunu daima aklınızdan çıkarmayın! Trilyonların harcanacağı bir proje de elbette yazdığınız senaryo defalarca değerlendirilip, eleştirilecektir. Eleştrilmeye ve red edilmeye daima hazırlıklı olun! Bu sizi hiçbir zaman yıldırmamalıdır!
Şimdi ekip olmak meselesi;
Senaryo yazmak için bir ekibe neden ihtiyaç duyuyorsunuz? Bir sipariş mi aldınız? Her hafta yetiştirmeniz gereken bir dizisi senaryosu mu lazım? Ekip, ancak bu noktada ihtiyaç duyulan bir durumdur. Yine de hatlar çizilmiş sadece zamanla yarışılmaktadır. Her şeyi belirleyen bir kaptan ihtiyacı daima vardır. Bu kaptanda işi hazırlamış ve deneyim sahibi biridir. Haricinde film senaryosu, aceleye gelmeyecek, kanımca en fazla iki kişinin yazacağı bir sanat eseridir! Kaç tane 6-7 kişinin yazdığı sinema filmi senaryosu biliyor sunuz?
Kısaca arkadaşlar, lütfen kendiniz için şu soruları yanıtlamaya çalışın;
Bu hayatta, karşı konulamaz hangi iddianız var ve bu iddia diğer insanları ne kadar ilgilendiriyor? Ve ne kadar yeni bir iddia bu?
Daha sonra yazdığınız her şeyi bana yollayabilirsiniz? Bunların gerçekleşebilmesi için neler yapabileceğimi ondan sonra görebilirsiniz? Tabi ki yazdıklarınızın beni ve herkesi ateşleyecek nitelikte olması kaçınılmaz sanırım...

CA
caglar_
Joined: Mar 07, 2004
20 posts
Oct 21, 2004, 05:01 PM#15394

Sevgili Egemen...

Yazını baştan sona kadar noktasına virgülüne kadar irdeleyerek okudum. Gerçekten çok doğru söylüyosun. Tüm dediklerine şiddetle katılıyorum. Senaryo yazmanın dersi veya kursu olamaz. Sadece yazma şekli olur. Ben mesela Razi Şaşmaz'ın yazdığı şekilde senaryo yazıyorum. Neyse...

Esas konuya gelelim... Yani grup kurma olayına. Benim burdaki amacım bir tek senaryoyu 5-6 kişinin yazması değil, sadece fikir alış-verişin olması ve bir kaç senaryoyu aynı anda yazmak. Veya bazılarımız senaryoyu kurcalarken, diğer arkadaşlarımızın bazı yapımcılarla görüşmelerde bulunması. Ancak böyle projelerimizi hayata geçirebiliriz. Ama seninde dediklerinin %95 ine katılıyorum egemen.

EG
egemen
Joined: Oct 14, 2004
3 posts
Oct 21, 2004, 11:16 PM#15396

Çağlar,
Fikirlerime katıldığın için teşekkür ederim ama ben fikrine katılmıyorum, ekip konusunda ki ısrarın bence yanlış. Çok fazla senaryo yazmak iş değildir, bir tane ama mükemmel olanın varlığı 10000 tane eksik senaryoya bedeldir, unutma.
Ayrıca biri gibi yazdığını düşünüyorsan, bu daha büyük bir problem. Peki özgünlüğün nerde?
ege001@hotmail.com e-mail adresim; yazdıklarını yollayabilirsen, neyi ve nasıl yazdığına bakabilirim... İnan, bütün samimi yorumlarımı yapıp, cevap yazarım... Eğer iyiyse şu sıralar Bkm Film'le çalışıyorum, seve seve onlara da sunarım... Böcek Yapım'la da aram çok iyidir...
Yazdıklar gerçekten ilgi çekiciyse, hatta gelip Tv'ye hazırladığım iki senaryoda bana asistanlık yapabilirsin... ( Bu yazdığım bana yazdıklarını yollayan herkese açıktır, doğal olarak... )
Hatta benden de iyiysen/iyiyseniz, seve seve sana/size asistanlık yaparım :)

CA
caglar_
Joined: Mar 07, 2004
20 posts
Oct 24, 2004, 02:32 PM#15404

Egemen,

Ben Raci Şaşmaz'ın yazdıklarında alıntı yapıp, veya onun gibi yazmaya çalışmıyorum, bir yanlış anlaşılma oldu. Ben senaryonun şeklini onun gibi yazıyorum, bazı senaristler diyologlar ile olayları alt alta direk olarak yazarlar, ama ben diyologları sağa, olayları ise sola dayalı olarak yazıyorum. Nuran Devres ise tam tersi yazan bir senaristimiz. Yani anlatmak istediğim buydu.

Senaryomu sana en kısa zamanda yollucam...

IN
indigo
Joined: Dec 10, 2003
55 posts
Oct 24, 2004, 03:05 PM#15405

oluşturmak istediğimiz grup caglar'ın belirttiği gibi bir kaç kişinin bir senaryo üzerinde çalışması için değildir. fikir alışverişi ve birbirimize destek oluşturmamız açısından beraber olmamız iyi bir fikir diye düşünmüştük sadece. daha önce de belirttiğim gibi daha önceden yaptığım hiç senaryo çalışmam yok. fakat çok uzun süredir edebiyatla ilgileniyorum ve yazdığım hatta üzerine güzel eleştiriler aldığım öykülerim var. egemen yazdığın mail adresine öykülerimden yollasam galiba senin için sorun olmaz. en kısa zamanda da kafamda beliren bir fikir üzerinden kısa film senaryosu yazmak istiyorum bir tane. fakat senaryo yazmak konusunda deneyimli olan kişilerden bir kaç tavsiye isteyeceğim. çekmeyi hayal ettiğim film çok yoğun olarak diyaloğun kullanılmadığı görüntü ve sesin atmosfere yoğun olarak katkıda bulunduğu bir film. ve bu filmde bir çocuk oyuncu kullanacağım. şu durumda filmin bir kısa film olduğunu da gözönünde bulundurursak ne tarz bir senaryo yazmam gerekir?

EG
egemen
Joined: Oct 14, 2004
3 posts
Oct 25, 2004, 06:53 PM#15421

Sevgiyle,
Çağlar, senaryonun biçimi hiç önemli değildir, içeriği önemlidir. Yanlış anlama burdan kaynaklanıyorsa, sevindim. Fakat, kısaca alt alta yazılan senaryo amerikan tarzıdır ve yazımı word formatı açısından kolaydır, fakat filmin süresine ilişkin fikir vermediğinden genellik benim tercih etmediğim bir yöntemdir. sağlı ve sollu sistemde 14 punto aralıksız veya 12 punta aralık yazıldığında bir sayfa yaklaşık bir dakikaya tekabül eder. Bence yazarın senaryo süresini bilmesi, senaryonun sağlığı açısından ileride doğabilecek zaman sorunlarını ortadan kaldırması ve binbir emekle yazılan sahnelerin atıllmaması açısından önemlidir. Bu aynı zamanda kısıtlayıcı bir etkide yaratır, fakat bunu iyi yönde düşünmek gerekir. Gereksiz sahnelere, anafikre ve kahramanlara yardım etmeyen sahnelerin boğulmuş bir senaryo zaten bir kaostan öteye gidemez. Neyse bu kadar biçim dersi yeter sanırım:)
İndigo, (gerçek ismini bilmiyorum bu nedenle İndigo yazmak komik geliyor, belirteyim.) Senaryo yazarken uzun, kısa hiç fark etmez bence bütün bu düşündüklerinden önce konunun bütününe odaklanmalısın. İlk aşamada ne anlatacağın sanırım nasıl naltacağından daha önemli. Bence bu söylediklerin popüler kısa film imajları ve bu yolda etkileyici bir film yazmayı planlandığını düşünüyorum. Çocuk, çarpıcı mekanlar, olaylar... Az diyalog... Eee? Arananlar zaten bu? Asıl başlangıç yolu, tek bir cümle bence "Hırs insanı yıkar " gibi bir cümle veya " İntikam, vazgeçilmek bir istektir " gibi, inan bunlara benzer bir cümle ile yola çıkarsan kolay olacak... Tabi bu cümleyi seçerken cümleyi ne kadar iyi tanıdığın çok önemli, bu da sana karakterler, olay ve mekanları kolayca seçmende yardımcı olur. Gerisi artık akıştır, sanırım...
Diyaloglara ilişkin bir not;
Yazdığınız bir sinema filmi ise diyalogları daima ikinci planda düşünün, Çünkü sinema görüntünün anlatamadığı noktalarda diyologlara yönelinen bir sanattır. Söz komiği üzerine dayanmayan bütün senaryolarada olabildiğince diyaloglara başvurmaktan kaçının bence... Şu bir tercih olmalıdır, kahraman bıdı bıdı konuşacağı yerde, filmin bir yerinde bir laf etmedilir ve bütün seyirci çarpılmalıdır... Örneğin son dönemde izlediğim Gazap Ateşi filminde D.Washington'ın yaşlı adama söylediği şu sözler beni inanılmaz etkilemiştir; peşinde olduğu kötü adamlara tuzak kurmak için, evine zorla girdiği yaşlı adam ve karısı, adamaları bazuka ile vurmaya hazırlanan D.W'a tanrı ve affetmek üzerine sözler üzerine mızmızlanırken, D.W " affetmek Tanrıya mahsustur, ben aracıyım, buluşmayı sağlıyorum" der. Bütün filmi düşünürsek, intikam ateşiyle yanan D.W'na arkadaşı C.Walken, çocuğun annesi de dahil aslında merhametle ilgili bir çok iyi diyalog yazılabileciğine karşın, böyle bir diyaloğun olaylardan hiç haberi olmayan yaşlı bir adama ettirilmesi bence çok etkileyici ve başarılı. Neyse, ben bu konulara dalarsam bu yazı bitmez... Size böyle bir sürü sahne sayabilirim ve bunların aksine hareket etmekte mümkündür, fakat bu da Tarantino gibi bir biçim gerektirir, aksi halde laf çorbasından öteye gitmez. Aslında, diyalogları düşünmektense olaylar bütünü önem vermek, hatları baştan çizip, diyalogları film kişilerinin karakterlerine ve bulundukları duruma bırakmak en iyisidir. Siz diyalog istiyorsunuz diye, soğuk kanlı bir katilin durmadan konuşmasını bekleyemezsiniz, evet bu durum Pulp Fiction filmin de olur, ama orada bu bir genel biçimdir ve bir çok etken bağlıdır... Ama, Leon'da Jean Reno'nun durmadan konuştuğunu düşünürseniz, bunun filme yapacağı etki açıkça ortaya çıkar sanırım... Dolayısı ile nasıl anlatacağınızı baştan kurmak yerine ne anlattığınızı kurup, olaylar dizgesinde diyalogları karakterlerinizin davranış biçimine bırakmanız daha sağlıklıdır...
Ve Arkadaşım, elbette öykü ve senaryolarınızı verdiğim adrese gönül rahatlığıyla yollayabilirsiniz, beni rahatsız etmez... Zaten bu amaçla adresimi yazdım... Merak ettiğim bir düşünce var, hiç yazdıklarınızı birbirinize yolladınız mı veya buluştunuz mu? Bunu yanıtlarsanız sevinirim...
Bu arada Çağlar, merak ettiğim bir konu var, niye örneklerini popüler dizi yazarlarından seçiyorsun? Bu saydığın iki kişide şu an en popüler dizi yazarları... Bunların ardından, bir kaç popüler örnek daha verirsen ( Örn; Birol Güven, vb.) senin bir sinema severliğin konusunda şüpheye düşüp, popüler diziler yazmak isteyen biri olduğuna inanmaya başlayabilirim... Bence Tv ye yazmak, bir yazarın yalnızca geçim aracı olmalı olmalıdır.

IN
indigo
Joined: Dec 10, 2003
55 posts
Oct 26, 2004, 05:10 PM#15430

Egemen,
Adım Hüseyin. Yazdıklarımı insanlarla daha önce paylaştım ama caglar'la ya da bu forumdan birisiyle paylaşmadım yazdıklarımı. kimseyle de buluşmadım. zaten farkedebileceğin gibi ayrı şehirlerdeyiz. Senaryo yazmak konusunda anlattıkların için sağol, bir şekilde öğrenebiliceğim en ufak bilgi kırıntısının bile benim için önemi büyük. televizyona senaryo yazmanın bir yazara sadece geçim kaynağı olabileceği fikrine katılıyorum. mail adresine yaklaşık 2 yıl önce yazdığım bir öyküyü yolladım. daha güncel bir öykü yollayamama sebebimi mail'de belirtmiştim galiba. ama en kısa zamanda en son yazdığım öykülerden bir tanesini de yollayacağım. çünkü mailimde de belirttiğim gibi eleştiriye çok ihtiyacım var.

CA
caglar_
Joined: Mar 07, 2004
20 posts
Nov 15, 2004, 04:39 PM#15771

egemen wrote:

Bu arada Çağlar, merak ettiğim bir konu var, niye örneklerini popüler dizi yazarlarından seçiyorsun? Bu saydığın iki kişide şu an en popüler dizi yazarları... Bunların ardından, bir kaç popüler örnek daha verirsen ( Örn; Birol Güven, vb.) senin bir sinema severliğin konusunda şüpheye düşüp, popüler diziler yazmak isteyen biri olduğuna inanmaya başlayabilirim... Bence Tv ye yazmak, bir yazarın yalnızca geçim aracı olmalı olmalıdır.

Örneklerimi Popüler senaristlere bakarak yazmıyorum. Benim Raci Şaşmaz'la bir diyoloğum var ve beni senaryo yazmaya ilk yönelten kişide o dur. Bu nedenle onun yazım örneğini kullanıyorum, sadece olay bundan ibaret.

You need to log in to post a reply.