Skip to content

Yazı Tura

34 replies · 841 views

BA
barzo
Joined: Aug 01, 2004
84 posts
Dec 13, 2004, 01:37 PM#16215

ben henüz filmi izlemedim fakat yorumlarinizi okudum filmdeki konu karmasasiyla ilgili,benim fikrim söle,bunun para kitliginsan oldugunu düsünmüyorum.ugur yücel'in 2 sene(yaklasik) bu filme kafa patlattigini duydum.sanirim kafasindaki bazi fikirleri atamadi,hepsini kullanmak istedi,güzel olur diye düsündü,... nasil oldu bilmiorum ilk firsatta izliyecem.

Pumpkin King
Pumpkin King
Joined: May 19, 2002
2,100 posts
Dec 20, 2004, 12:33 PM#16359

Yazı Tura ekibi yarın Bilgi Üniversitesi'ndeymiş, söyleşiye herkes davetliymiş, ilgilenenlere...

AS
asuman
Joined: Jan 28, 2005
32 posts
Feb 02, 2005, 11:00 AM#17540

kameranın önünde izlemeye doyamadığımız büyük oyuncu kamerayı eline alıp bir film çekmişse izlememek olmaz. sonunda gittim dün izledim filmi. yorucu ve zor bir filmdi. gerek kamera kullanımı açısından(1) gerekse değindiği konular(2) ve bakış açısı(3) kolay bir film olmadığının kanıtı.

(1) trier filmlerini severim. omuz kamerası. set kurulmaması. bu filmde de aynı havayı duydum ben. ama artık ilk film olduğu için midir, tercih midir bilmiyorum,çok karmaşıktı çekimler. bazı bölümlerde(4) yakışmıştı bu tarz ama filmin tamamı böyle olmasaydı diye düşünmeden edemiyorum doğrusu.kısacası daha dikkatli kamera kullanımı olmalıydı.

(2) deprem, eşcinsellik, askerlik, kürt-türk meselesi, uyuşturucu, sakatlık, türk-yunan meselesi.. film boyunca zaten herbiri ağır-düşünmesi çok da kolay olmayan konular. ortaya karışık konulunca odaklanamadım ben.

(3) bir türkiye filmi izlediğimi hissettim. işte bu kısmına tam not veririm. bu kadar gerçek bu kadar samimi bir bakış açısı yakalamış olması sevindirici. son zaman türkiye filmlerini düşünürsek bu pek de bulamadığımız bişi.

(4) iki karakterin de ruh halini yansıtmak için, en etkili kamera kullanımı bu olabilirdi zaten. trende cevher, kahvede rıdvan. ama her daim sarsılan bir kamera, karışan renkler.

NOT = forumdaki yazılanları okumadan yazıyorum. vakit bulamadım. ama
daha sonra okuycam.

FI
fiction
Joined: Mar 16, 2004
365 posts
Feb 02, 2005, 09:23 PM#17569

aslında aslında filmin yaşadığımız erkek egemen toplumu hakkında söylediği çok önemli şeyler var ...fırat yücel altyazı dergisinin ekim 2004 sayısında çok analzili bir yorum yazmıştı bu filmle ilgili ..okumanızı tavsiye ederim...

DA
darxoul
Joined: Dec 31, 2004
265 posts
Feb 04, 2005, 09:27 AM#17617

yazı tura'yı dün akşam izleyebildim. aslında pek fazla şey beklemiyordum filme giderken. sonuç da beklediğime yakındı.

ilk dikkatimi çeken, filmde etkiyi artırmak için ağer çekimde hareketli görüntülerin çokça kullanılmış olmasıyıdı. ama bunlar o kadar çok kullanlılmış ki artık herhangi bir etki uyandıramaz olmuşlar. bir de görüntülerdeki netsizlik (grenler falan) rahatsız edici idi. belki uğur yücel bunu yaşamın çarpıklığını göstermek vs. için yapmış, ama bütün film böyle çekilince bana görüntü yönetiminin yanlışlığı gibi göründü daha çok. öte yandan uğur yücel'in anlatımda her şeyi falza doğrudan göstermesi (seyircinin gözüne sokması) bence filmi zedeleyen bir diğer unsur. olgun şimşek aynaya baktığında ekrana "şeytan rıdvan" bindirmesinin yapılması bunun en dayanılmaz örneği. bunun dışında: kürt'le türk sevgili, türk'le yunan kardeş, "delikanlı"yla eşcinsel "kardeş" gibi başka sığ ilişkiler de söz konusu.

film savaş'In insan psikolojisi üzerindeki bozucu etkisini bütün bunlar olmasa daha iyi verebilecek. belki de askere gitmeden önce vatanlarına, uluslarına bu denli bağlı olmayan iki gencin, gazi olduktan, vatanları için isteyerek ya da istemeyerek bir şeylerini feda etmiş olmaları onları vatanlarına daha kuvvetli, ama sağlıksız biçimde bağlıyor. sokaktaki insana yaşamını onlar bağışlamış gibi davranmaya, vatana/millete verdiğini ondan geri almaya çalışıyorlar. ama sokaktaki insan bunu umursamıyor. onların askerlik anılarıyla, bacağını/kulağını kaybetmiş olmalarıyla ilgilenmiyor. asla beklediği ilgiyi göstermiyor onlara. ve gerilim buradan ortaya çıkıyor. sonuç, geleceği olmayan bir kaçış çabası. ve başarısızlık. toplum onları bir kez de bunun için cezalandırıyor.

belki uğur yücel sözünü ettiğim teknikleri bu denli aşırı kullanmasa sonuç daha iyi olacak. bu durumu uğur yücel'in dizi deneyimlerine bağladım başta, ama, benim gibi, tv ile fazla haşır neşir olmayan birinin bu konuda yapacağı tespit ne kadar doğru olur bilemiyorum. film sanki dizi izleyicilerini hedefliyormuş (onların anlayışına sesleniyormuş) gibi geldi. yoksa her şeyi böyle "kör kör parmağım gözüne" yapmasını nasıl açıklayabiliriz? uğur yücel saygı duyduğum ve kendisinden iyi şeyler beklediğim bir sanatçı. sanıyorum bu ilk sinema filminden sonra, bu türden acemilikleri aşması uzun sürmeyecektir.

not: şu dizi seyircisi konusunda siz ne dersiniz? özellikle dizileri seyreden arkadaşlar varsa, belki bazı benzerlikle bulabilmişlerdir.

You need to log in to post a reply.