Rol yapmayan oyuncular...
33 replies · 820 views
Jon Irenicus wrote:
"birakin gencler oynasin" diyorsun yani.
eskiden yedko süpermarketin arkasındaki arsa vardı adalarda...
şimdi neresi kaldı oynayacakları bilmiyorum...
rol yapmayan oyuncu tabiri yerine gerçeklik hissini en çok veren oyuncu demek lazım bence...bu da en çok oynayan oyuncu anlamaına geliyor bence...
sermest'e katılıyorum bu konuda.
Bu arada iyi oyuncu en güzel malzemeyi kendi içinde bulur muhakkak ama bunun güzel bir performans haline dönüşmesi tamamen onun oyun gücüne/yeteneğine bağlıdır (fikrimce)
Bu anlayış altında hemen aklıma gelenler
Song KangHo
Tony Leung Chiu Wai (In the Mood for Love'daki abi)
Brigitte Lin
Robert De Niro (tabi hangi performanslarını kastettiğimi tahmin edersiniz)
Faye Wong
Asano Tadonobu
Yoo JiTae
şimdi şöyle düşünelim...
burada rol yapmayan oyunculara örnek olarak gösterilen isimlerden birini mesela nejat işleri ele alalım...
diyelim ki nejat beye bir filmde bakkal rolü önerildi.o da görevini hakkıyla yerine getirmek için çekti üstüne mavi önlüğünü,taktı gözlüğünü bıraktı sakalını yaptı rolünü.diyelim ki ekranda biz gerçekten bir bakkal izlediğimiz inancına sahip olduk.şimdi bu adam rol yapmayan oyuncu mu oluyor?
hayır tam tersine sapına kadar rol yapıyor...rolünün gereksinimlerini en iyi şekilde yerine getiriyor...jonaleth in güzel deyimiyle harita metod un 120 yapraklık bölümünü önceden çalışmış belki de,şimdi o öğrendiklerinden sınav oluyor...sete girmeden önce söndürdüğü marlboro paketini asistana verip ağzında maltepe sigarasıyla kamera karşısına geçiyor.(çok kaba bir örnek oldu biliyorum)
tam tersini düşünelim...diyelim ki nejat işler her büründüğü karakteri aynı şekilde yorumluyor olsun...aynı bakışlar,aynı tonlamalar,aynı vücut dili...
o zaman da net olarak şunu söyleyebiliriz...bu adam rol yapıyor!(iyi veya kötü manaya çekerken performansı ön planda olacak elbette)
o zaman şöyle düşünebilir miyiz?
robert de niro örneğinde olduğu gibi büründüğü karakterde mutlaka kendi izini bırakan hatta yeri geldiğinde gerçek ismini büründüğü karakterin adının önüne geçirebilecek bir görüntü sergileyen ama aynı anda nasıl oluyorsa(işte işin mucizesi buradadır) canlandırdığı karakteri yüksek kalite ve gerçekçilikle veren oyuncudur burada anlatılmak istenen.
bunun adı da rol yapmayan oyuncu olmamalı şayet öyle olursa kişisel beğenilere uygun oyuncular listesinden ötesine gitmez bu başlık...
olsa olsa en gerçekçi oynayan oyuncular olabilir...(paradoks serpiştirdim...yerseniz...)
Kesinlikle en sevdiğiniz oyuncular kategorisinde değerlendirmeyin. Öyle değerlendirmenizi isteseydim en sevdiğiniz oyuncular başlığı altında verirdim. En sevdiğiniz oyuncu sizin kriterlerinize bağlıdır. Yani sadece iyi bir oyun çıkarmak sizin onu sevmenize yetmeyebilir. Benim sorduğum ise bütün her şeyden arınmış bir şekilde yani oyuncu için sizin fikirlerinizde yalnızca rol yapmadan oynaması yeterli. Ben sinema başlığı altında vermiştim biraz olsun tanınmış olsun diye ama istediğiniz oyuncunun ismini yazabilirsiniz ( Alt kattaki komşunuzu bile ) Neden ? Sizin alt kattaki komşunuzun oyunculuğu neden beni ilgilendiriyor. İşte bu noktada beni ilgilindirmesinden ziyade hani sizde belki o potansiyeli gördüyseniz ilerde bir yerde karşılaşacağımız isim olabilir. Bizde bu yazdıklarımızı haybeye okumadığımız için aklımızın bir köşesinde kalır. ( İlerisi için ). Benim verdiğim örnektede Celal Kadri vardı yada Altan Erkekli. Bu isimler tanınınca medya SİZ NERELERDEYDİNİZ gibi abuk bir soru soruyor. Cevap hiç gecikmez böyle zamanlarda BİZ BURALARDAYDIK, SİZ NERDEYDİNİZ ?
bakınız.mesaj vermek isteyen telgraf çeksin derler tiyatroda.Rol yapıp yapmamanın ne demek olduğu beni aşan bir konu.eğer ki sahnede veya kadrajda bir canlı varsa(bu bir hayvansa kendine özgü davranışları olacaktır,insansa eğer insana özgü davranışlarda bulunacaktır)onun tiyatral bazı önceden hazırlanmış sunumları sunması beklenecektir.bu sahne sanatlarının temelidir.Ama siz kurgusuz,spontone,senaryosuz,aynı zamanda yönetmensiz demekle bir oyuna veya filme başlamışsanız ki bunun örnekleri tiyatroda bir kez Antonin Artaud tarafından denenmiiştir (sinemada böyle bir deneme bildiğim kadarıyla yapılmamıştır),kaldı ki buna uygun herhangi bir rolü olmayan oyuncuda bulamayacaksınızdır.
bu halde sahnede veya kadrajda heykel olması insan gözünce 3 boyutlu bir objenin algılanmasını,ama canlı bi insansa ortadaki, diğer duyumlarında doyurulmasını, iletilmek istenenin transferini de sağlayacaktır.bu yüzden rol yapmayan bir oyuncuyla sinema gibi bütçeleri planlanan yatırımlarda karşılaşmamız zor bir ihtimaldir.olsa olsa oyuncular bu noktalarda kendi mizaçlarına uygun rollerde ve senaryolarda bulunmayı tercih edeceklerdir.yani rolu için yaşayan birer hazır oyuncular olacaklardır.kurtlar vadisi gibi mafya vari ilşkileri inceleyen yapımlarda kendilerini nehrin akıntısına kaptıran bir sürü oyuncu görmekteyiz.hayatlarını ve varlıklarını diziye endekslemiş görünüyorlar.televizyon onları çabuk tüketecektir mutlaka.mesela bu konuda ben Levent Özdilek"i epeyce başarılı bulurum.Yıllarca rutin aralıklarla kendine işler bulabilmiştir.Çetin Tekindorda öyledir mesela.Ama onlarda geç yakaladıkları şöhreti kulanıyor olmalılar.Ama genç ve bu sisteme dışındanda bakabilen bir oyuncuysanız eğer hayatın verdiği rolü oynamakla yetiniyorsunuz zaten.Nejat İşler"de bunu seçerek hala zaman zaman kitapçılık yaparakta olsa ayakta kalmaya çalışan iyi oyuncu ama ilerde keşfedilecek oyunculardan biridir bana göre.
bu arada faruk peker'i hatırladım yalnız o da hemen hep benzer rolleri oynuyor onun suçu değldir tabii yani öneriliyor işte eh öyle bi sesi olunca insanı otamatikman arıza roller geliyor tabii :)
jennifer connely'nin hulk'ta kaza sonrası hastanede yatan bruce banner'ın başında ağlayışı. off off, böyle de oynanmaz ki.
You need to log in to post a reply.