90'lardan Kült Olmaya Namzet Filmler
58 replies · 2,412 views
sermest'e katılıyorum. kült kavramı ile klasik kavramının bu bölümde biraz karıştırılmış olduğunu düşünüyorum. ghostbusters 80'li yılların kült filmlerinden kabul edilir, ama jaws bir klasiktir. bu ayrımı netleştirip temeli düzelttikten sonra dvm etmeliyiz.
ha bu arada 90'ların kült filmlerinden biri:
Delicatessen
sermest wrote:
kült kelimesi fransızca "culte" kelimesinden dilimize kazandırılmış.manası "tapma veya tapınma"dır.bu açıdan bakarsak bir filmin kült haline dönüşebilmesi için "belirli bir azınlık tarafından" tapacak düzeyde ilgi görmesi gerekir.çok tanınan veya başka bir deyimle geniş kitleye ulaşmış bir film kült mertebeye ulaşamaz diye düşünüyorum.hani popülerlik ılımlaştırır diye bir söz vardır.ayrıca bir filmin kült olması için "iyi" bir film olması da gerekmiyor.
peter jackson filmografisinin bir çoğu da bunun içine eklenebilir.elbette istisnalar da yer alabilir.mesela fight club bir yanıyla çağdaş bir başyapıtken aynı zamanda belirli hayran kitlesi sebebiyle kült mertebesine de ulaşmıştır.
eveet sermest'in bu derlemesinden yola çıkarsak - biraz kolaycılık oldu ama güzel açıklamış - "kült film" kavramının geniş bi yelpaze içinde değerlendirilebileceğini görüyoruz. yani film belirli bir kitle tarafından el üstünde tutuluyor, çekildiği yıllarada türüne yenilikler getirebiliyor, bi sürü kırmızı elma arasında yeşil elma olabiliyorsa - tadı ekşi olsa bile (yani kötü film) - o film kült statüsüne erişebilir. kült olarak adlandırılan filmlerin genelde düşük bütçeyle çekilmiş, aykırı konuları olan filmler olduklarını görüyoruz. veya kült filmler peter jackson'un bad taste'i veya braindead'i gibi sonradan geniş kitlelere ulaşan ve tapılan yönetmenlerin düşük bütçeli yeniyetmelik denemeleri olabilir. peki mesela bu değerlendirme çerçevesinde yukarıda yazılmış filmler kült olarak adlandırılabilir mi bi ona bakalım. tabi bu değerlendirme kişisel bi değerlendirmeden öteye gidemez. onu da baştan belirteyim...
fargo - bence coen'ler "man who wasn't there" 'de de aynı şeyi yaptılar. kara film çatısı altında türlerin birleşmesi, alttan alta film noir ikonografisini alt üst etme çabası - beceriksiz kötü karakterler, ne yaptığının bilincinde olmayan iyi karakterler ama en önemlisi olay kurgusunu belirleyen değil de olay kurgusu içinde tesadüfi bir biçimde yer alan aslında orada olmaması gereken karakterler - yani türüne yenilik getiren hatta türünün özelliklerini tersyüz eden bir film. kült
trainspotting - kült bir kitaptan uyarlanması, öteki kültürünü sürrealist anlatımlarla süsleyerek anlatması bana göre bu filmi çoktan kült yaptı.
mezarini derin kaz - danny boyle gibi bi yönetmenin ilk filmi. kült
arizona dream - balıklar, uçma saplantısı olan insanlar, intahara meyilli kadınlar, taklit takıntılı bi Vincent Gallo, aşkın gerçeküstü anlatımı ve en önemlisi Eskimo'ca konuşan bi Jerry Lewis. aykırı yani. kült
çizgi ötesi - her ne kadar tutarsız bi yönetmen olduğunu düşünsem de bazı bazı iyi filmler çeken Joel Schumacher'den bana kalırsa kıyıda köşede kalmış ölüm ve yaşam üzerine çekilmiş tam bir kült film.
ghostbusters - bence popüler kültürün içinde bu kadar yer almış hatta popüler kültürü bu kadar şekillendirmiş bir film kült olamaz.
jaws - çekilmiş en iyi gerilim filmlerinden biri. tam bi klasik. ama bence klasik olarak adlandırılan filmlerin de kült olarak nitelendirilebilir. spielberg gibi bi yönetmeni kitlelere tanıtan, tema müziğinin sahne içinde gerilim unsuru olarak kullanımını gerçekleştiren, "denizden gelen dehşet" furyasını başlatan film olması dolayısıyla mesela...
gerçekten bu "kült" meselesi oldukça kompleks bir konu...
sınırlandırma,belli kalıplara sokma şansının olmadığı bir alan..
Bir tartışma başlatma niyetindeyim...
mesela vingu'nun şöyle bir görüşü var...
Ait olduğu türe veya alt türe yenilik getiren,tersyüz eden..vs.. filmler kült mertebesine ulaşabilir...
peki o zaman "iyi" film,"başyapıt" türündeki adlandırmaları ne için kullanacağız?
mesela,ait olduğu türe yeni bir soluk getiren filmler,başyapıt veyahut klasik listelerine girebiliyor sonuçta...
bence..
SE7EN : Mükemmel senaryo, basit mekanların ve durumların bile olaylarla bir bütün oluşturması (atmosfer) , kanımca eksiksiz yapılandırılmış karakterler ( seyirci John Doe'nun adi bir suçlu mu yoksa yüksek bir amaç için hizmet eden biri mi olduğuna karar veremeyecek duruma gelir ) , görmüş olduğum en iyi finale sahip olup seyirciye kendi içinde [hassiktir!] dedirtebilmesi.
FIGHT CLUB : Yine mükemmel bir senaryo (kitabın yazarı senaryoyu okuduğunda oldukça beğenmiştir) , karakterler, olaylar, [hassiktir!] dedirtebilme, varolan belki de en iyi ve sarsıcı özeleştiri. Repliklerin %80'inde ciddi anlamda düşündürme kapasitesi. Kült olduğu açık olan filmlerden.
MEMENTO : Yorumsuz, kült.
(bu arada Hollywood'un akıl hastalıklarını ciddi bir kaynak olarak kullandığı ve gittikçe daha fazla kullanacağı gözlerden kaçmayan bir durum. )
USUAL SUSPECTS : Yine yorumsuz. ;)
AMERICAN BEAUTY : Kanımca yine oldukça iyi bir eleştiri ve karakter yapıları sağlam bir film. Basit görselliğin muhteşem kullanımı (öznel görüşler bunlar tabii. ) (bir torbanın duvarın önünde rüzgarla rastgele hareketi, Kevin Spacey'nin yüz ifadesi).
MULHOLLAND DRIVE : Yorumsuz.
GHOST IN THE SHELL : Kült olmuş bir anime. Hakkında hiçbir şey söylememe gerek yok. Oturup izleyiniz. Tüm o MATRIX muhabbetinin en şiddetli kaynağıdır bence. (yanına Neuromancer'ı koyduğunuzda belki bütün kaynağı olurlar)
BACK TO THE FUTURE : Trilogy olarak pek değer görmeyebilir. Ancak sanırım ilkinin değerini kimse yadsımayacaktır. Beğenilmese bile sonuçta bazı kült özellikleri olduğunu düşünüyorum.
PI : önüne kocaman harflerle KÜLT yazmak gereken filmlerden.
STAR WARS TRILOGY : listeye almalıyım sanırım.
AMORES/PERROS : bence kesinlikle bir kült.
FULL METAL JACKET : savaş hakkında en kült film. ilk bölümünü muhteşem bulmuştum.
THE SHINING : Yorumsuz.
yanlış seçimlerim olabilir, ve liste mutlaka daha uzun olmalıdır. Ama şimdilik bu kadar.
The Big Lebowski
Benim için gelmiş geçmiş en iyi kült.
Tabii diğerleride var ama bu benim hayatımın filmi diyebilirim.
"kült" ?
anlaşılan kült kavrami yanlis anlasilmis.. burada yazilan cogu filmin bir "kült" olarak adlandirilmasini bu terimin yanlis anlasilmasina bagliyorum. tamam, hepsi gercekten sinema tarihinde önemli ve ben dahil bir cok insanin sevdigi filmler... cogu gercekten cok kaliteli, ama kült statüsüne ulaşmasını yanlış buluyorum... açıkcası "kült" kavraminin yozlaşmasını ve her şey için kullanılmasını pek dogru bulmuyorum.. öncelikle biraz zaman gecmesi gerek bence bir filmin kült olmasına, ardindan, arkadasin da belirttigi gibi, populerliginin ötesinde cok samimi bir fan kitlesi olmali bence..kült statüsünün popüler filmler (yahut gişe filmleri) i kapsamasini haksizlik olarak görüyorum.. gişe filmleri kötüdür, yalnistir demiyorum, gercekten basarili olabiliyorlar ama kült filmin dahil edilmesini yanlis buluyorum.. en azindan simdilik:) birakin 20 sene sonra konusalim. scream, from dusk till dawn, lebowski felan tamam iyi filmler ama "kült" olmasi yanlis (belki de simdilik), trainspotting, pulp fiction, requiem for a dream, fight club vs gibi sinema tarihinin son 10 senesinin muhtesem filmlerini icin de ayni sey gecerli.. bu noktada "kült" ile "iyi" arasindaki fark olmalı.. gercek bir (türk) "kült" filmi mesela dünyayi kurtaran adamdir, ama iyi cekilmis bir film değildir, ticari olanaksizliklar ve teknik başarısızlıklarla doludur ama gerçek bir "kült" filmdir.. ama çekildigi yillarda bir hayran kitlesi yoktu sonuçta, 30 sene sonra su an var ve hakediyor kült filmligi.. bu sadece bir örnek, buna yabanci sinema icin de ornekler bulunabilinir.. ...forumdan ving'in ve rocky balboanin aciklamasini dogru buluyorum fakat (ving'in) verdigi örneklerin kült olmasını tartişmak icn biraz erken oldugunu dusunuyorum... ya, sonuc olarak "iyi bir film" ile "kült" filmin farklı oldugunu anlatmaya calisiyorum... benim gorusum bu en azindan..
kült
kültün tanımında memuza'ya hak veriyorum. yani benim ve birçoğunun en sevdiği film değildir kült olacak olan. en başarılı olanda değildir, en çok satanda değildir. benim en sevdiğim film telma and luise diyelim. ama onun kült film olmayacağını biliyorum. o iyi bir film arkadaşlarıma da önermişimdir. ama o kadar keyif veren ve bir tür insana pek dokunaklı gelen bir benzeri vardır biryerlerde; ama Delicatessen (şarküteri)'yi bir dostum "ölmeden önce yapacağın son şey olsada seyret" demişti ve bende o filmi aynı cümleyle önerdim bir başkasına. o bir kült film olacak çünkü özgün, yeni, şaşırtıcı ve birbirine benzer kafada bir grup insanı çok fena yakalıyor. vs vs...
bence kendi zamaninda popüler olabilmis hiçbir film kült olamaz.
buradan yola çikarak da, burada kült olma iddiasindaki bir çok filmin kült olma sansinin simdiden yandigi söylenebilir.
rezil etmemek için isimlerini vermiyorum.
bu kült meselesi yine dallanıp budaklanmaya çalışıyor da nedense hep gübrelere takılıyor...
zira diğer sanatlarda bir dönem bahis geçen ama üstü kapanan "kitle kültürü ve tüketimi" bu konuya cuk oturuyor.Postmodernist zamanesinde zamazingo filmlerin dam biti gibi türemeleri neticesinde bir bölüm "kitle" sinema içinde unutulan artık fosilleşmeye yüz tutmuş tukaka filmleri göğe çıkarma yoluna gitti...
Potansiyel izleyicinin son sürat kaçacağı bu tipi kaymış filmlerin o "kitle" aracılığıyla yüceltilmesinin yegane sebebi kendini tekrar eden,durmadan üretmeyen sinema kimliğine bir tepkidir...
Kült filmler gül kokulu hatıra defterlerinde ismi yazılacak,saklanacak filmlerden oluşmaz anlayacağınız...
Bu bağlamda,herhangi bir kriter üzerinden yola çıkmak kült ismine ve birikimine hakaretten başka birşey değildir...
You need to log in to post a reply.